rss
twitter

    2 Ağustos 2009 Pazar

    TFF Süper Kupa'nın Ardından || Diziliş Aynı Sistem Farklı


    Gecen sezon ve bu sezon başında ki hazırlık maçlarında Besiktas genellikle 4-1-2-2-1 dizilişi ile sahaya yayılıyordu. Ama bu maçta başarıyı getiren alışılagelmiş rotasyon da birbirinin yedekleyen Bobo ile Nobre'nin beraber oynaması yani sistemde yapılan bir değişiklik nerdeyse 3 değişikliğe sebep oldu.

    1) Bobo'nun sola geçmesi ile; rotasyonda ortada ve solda oynayan Yusuf Simşek'i sağ tarafta oynatmaya itti. Solda oynarken arkasında Ibrahim Uzulmez guvencesi olan Yusuf'un ilk yarı boyunca daha çok Erhan'ın sıkça boşalttığı alanları doldurması yuzunden ilk 45 dakika boyunca hucumda nerdeyse sadece 1 dakika topa hukmetti.

    2) Bobo'nun sola geçmesi ile, Tello da sola yakın oynamak zorunda kaldı cunku; Ismail surekli hucuma cıktığı için Tello sık sık Ismail'in ve Bobo'nun boşalttığı alanları doldurdu ve bu yuzden de orta da pas dagıtımını gerceklestiremedi.

    3) En onemli değişiklik de dizilişimizin zorunlu olarak 4-1-4-1 şekline donmesi. Bu dizilişte en önemli oyuncular kimdir tabiki kanat oyuncuları peki saha da kimler vardı Sol çizgi de Bobo ve sağ cizgi de Yusuf yani kanat oyuncu özelliklerini barındırmayan oyuncular. Bu oyuncular bir nebze olsun gecen sezon sol iç de oynadılar ama bu maçta daha cok cizgi de oynadıklarından cok fazla efor sarfettiklerinden oturu takımı verimlilikleri git gide azaldı.


    Işte bir Bobo'nun sol tarafa geçmesi sistemde birçok değişikliğe yol açtı. Ilk yarı boyunca iyi bir performans sergiledik. Yusuf'un direkten donen topu, Nobre'nin kaçırdığı gol ve penaltı pozisyonları ile uretken bir ilk yarı geçirsek de ikinci yarı Nihat'ın oyuna girmesi ile yine sistem de değişikliğe gidildi.

    1) Oncelikle Tello Yusuf'un yerine sağa gecti.
    2) Nihat'da Tello'nun gorevini yapmak yerine çok önde durunca da Fink-Ernst ikilisi bu sefer 2 oyuncu ile degil 3 oyuncu ile ugrasmak zorunda kalınca Fenerbahce 2.yarı orta alanda cok daha fazla topa hakim oldu ve Cristian-Emre-Alex uclusu oyunu kanatlara daha sık yaymaya basladılar.

    Ikinci yarı da sistem içerisinde Nihat, Tello'nun, Tello'da Yusuf'un rolunu ustlenemeyince hucumda butun organizasyon Ernst ve Bobo'nun ustune bindi. Onlara da sık sık Cristan-Emre ve Gokhan Gonul'den pres yedikleri için direncleri duşmeye basladı.

    Ardından çalınan penaltı da fiziksel anlamda sezon bası olması dolayısı ile dusus yasayan Besiktas'ın tamamen direncini dusurmesine sabep oldu ve kupayı da Fenerbahce'ye getirdi. Ilginç bir ayrıntı Yunus Yıldırım bugune kadar 4 penaltı çalmış bunların 3'u Fenerbahce'ye ne kadar ilginç bir tesaduf.



    Son olarak da Nobre'yi de ne zaman gelişen bir kombine atak sonucunda plase ile gol atarken gorucez merak ediyorum. O golu de atamıyorsan senin Batuhan'dan veya hatta Mehmet Yıldız'dan ne farkın kalır, aynı mucadeleyi ileride Mehmet Yıldız'da gosteriyor. Nasıl basketbol da bir şutor takımını hayal kırıklığına ugratmamak ve şut isabet oranı yuksek seviye tutmak için sabah akşam şut idmanı yapıyorsa Nobre'nin de sabah akşam şut idmanı yapması lazım artık.

    2 yorum:

    Volkan dedi ki...

    Bu sezon beklerimiz hücuma katılmayı sevecek gibi duruyorlar, fakat Erhan ileri çıktığında çok da verimli olamıyor, ortalarının çoğu isabetsiz kaldı, ikinci yarıda tello sağa geçerek ismail'in önünü boşalttı da ismail'i biraz daha ilerde gördük, gerçekten de hücumda da etkili bir oyuncu olacak gibi duruyor ismail, tabi hucumu bu kadar çok seven bek demek defansta kontra atakta dengesiz yakalanmak demek, ferrari, ernst ve fink'e bu yüzden bu sezon ekstra yük binecek sanırım.

    http://civilikrampon.blogspot.com/2009/08/bjk-0-fenerbahce-2-panige-gerek-yok.html
    adresinde maçın taktiksel analizini yaptım, yorum yerine hepsini yazamadım ne yazık ki :)

    ayrıca Nobre konusunda haklısın, nobrenin gözüme en batan en iyi özelliği kornerlerde karambole girip, o ünlü kambura yatan zıplamasıyla gol atması, onun dışında topla driplingi ve son vuruşları hala istenilen düzeyde değil. İşin garibi de özellikleri bu kadar sınırlı bu oyuncu olmasına rağmen pasaportu sayesinde yılda 2.5 milyon euro'yu kazanabiliyor olması.

    @ asist time dedi ki...

    Bana gore ne Nobre ne de Bobo, Besiktas'ı ust seviyelere tasıyacak forvetler degiller. Bu arada Nobre'nin aldıgı 2.5 milyon euro nun 1 milyon euro sunu menajerlik sirketine verildiği dedikodusu da var. Ama ne olursa olsun Nobre-Bobo ikilisi ile CL liginde ust duzey basarı zor gozukuyor.