rss
twitter

    13 Mart 2011 Pazar

    Oyun Stratejisinin Önemi || Fenerbahçe Ulker:84 Beşiktaş CT:92


    Haftanın sonucu en merakla beklenen maçında Beşiktaş CT Fenerbahçe Ülker'i deplasmanda 92-84 yenmeyi başararak, olası Play-off eşleşmesinde durumu 0-0'a getirmiş oldu. Ergin Ataman'ın takımın başına geçmesiyle başlayan çıkış bu maçla da devam etti.Ergin Ataman'lı Beşiktaş CT, Efes Pilsen ve kupa finalinde Fenerbahçe Ülker maçlarındaki yenilgiler dışında 9.maçında 7.galibiyetini aldı.

    Maç Öncesi

    Daha çok futbolda karşılaştığımız kamp kültürü ile basketbolda ilk defa bu maç öncesi karşılaştık. Beşiktaş CT, maç öncesi kampa girerek basketbolda kamp kültürünü bir nevi başlatmış oldu. Fenerbahçe Ülker cephesinde ise Mirsad Türkcan'ın sezonu kapamasından sonra bu maçta da Kinsey'in eksikliği önemli eksikliklerdi.

    Maçın Öyküsü

    Tabir-i caizse Beşiktaş CT, maça kolay sorudan başlayarak başladı. Sınav boyuncada hep çalıştığı yerden sorular geldi. Yani çok iyi hazırlandığı ve Fenerbahçe Ülker'i çok iyi etüt ettiği daha ilk çeyrekten anlaşılıyordu. Maça her maç olduğu gibi Ogilvy üzerinden ikili oyunlarla başladık. AJ Ogilvy'yi her geçen maç çok daha iyi besliyormuş gibi bir görüntü var. Maçın başında onun üzerinden bulduğumuz 6 sayı ile ilk 3 dakikayı 8-2 önde geçtik. Fenerbahçe Ulker ise maçın başında bir türlü oyuna adapte olamadı. Zorlama dış atışlar ve hücumda istenilen organizasyon sağlanamayınca bu seriye karşılık veremedi. Ancak Beşiktaş CT bu süreçte Marcelus Kemp ve Cevher Özer'in üçlükleri ile bir anda 7-0'lık bir seri yakaladı ve 5. dakikada 16-5 ile 11 sayılık üstünlüğü sağladı.Bu diferansta aslında maç boyunca devam etti diyebiliriz. Ilk 5 dakika içerisinde AJ Ogilvy 8 sayı ile oynarken, Mire Chatman ise 2 sayı 2 ribaund ve 3 asist ile maça yine damga vuracağının habercisi gibiydi. Çeyreğin sonlarına doğru Fenerbahçe Ülker, Beşiktaş CT'nın bu rüzgarını biraz olsun dindirmeyi başarsada, son bölüm karşılıklı basketlerle geçildi ve çeyreğide Beşiktaş CT 28-19 önde tamamladı.

    Ilk Çeyrekten Anektodlar

    Ilk çeyrekte Beşiktaş CT kullandığı 4 üç sayı denemesinden hepsini sayıya çevirerek skorda bir anda fırlamasının başlıca nedeni oldu. Bununla beraber Serkan Erdoğan ise ilk çeyrek aldığı 3 faulle, maç geneli için endişe yaratsada korkulan olmadı maçıda 3 faulle tamamlamasını bildi.



    Ikinci çeyrekte ise oyunun momentumu tamamen Beşiktaş CT'nın eline geçti. Çeyreğin başında Mire Chatman ve Marcelus Kemp'ten gelen üçlüklerle farkı 17 sayıya kadar çıkaran Beşiktaş CT, 6/6 üç sayı isabeti ile de Fenerbahçe Ülker'i savunmada çözümsüz bıraktı. Skor 36-19'a geldikten sonra Fenerbahçe Ülker hücumda Marko Tomas önderliğinde yavaş yavaş toparlanarak hücumda daha etkin oynamaya başladı. Beşiktaş CT'da ise rotasyonun hücumda belli bir set düzenine geçmesi zaman alınca Fenerbahce Ulker bu sürecte buldugu 10 sayı ile farkı tek hanelere kadar indirdi. Ancak devrenin sonunda yeniden toparlanan Beşiktaş CT, devreyi de 51-38 önde tamamladı.

    Ikinci Çeyrekten Anektodlar

    Ikinci çeyrekte Fenerbahçe Ülker'de efsane oyuncu Sarunas Jasikevicius'un tecrübesi ile nasıl takımını oyunda tuttuğunu gördük. Ikinci çeyrekte attığı 12 sayının yanı sıra çeyrek genelinde hücumda takımı frenleyen, acele şut kullanmalarını izin vermeyen isimdi. Açıkcası şöyle bir maçta Jasikevicius'un da eski günlerinden kesitler sunması oyun seyiri açısından ayrı bir güzellikti.

    Ikinci yarıda ise, Fenerbahçe Ülker oyunun temposunu düşürerek Beşiktaş CT'yı durdurmayı başardı. Düşük tempoda oynanan ikinci yarıda, Beşiktaş CT ilk 5 dakikalık dilimde ilk saha içi isabetini Cevher Özer'in üçlüğü ile buldu. Bu süreçte Fenerbahçe Ülker'de farkı yeniden tek hanelere kadar indirsede yine yakalayamadı. Ve ikinci yarıya damgasını vuran isim Serkan Erdoğan ve maça genel olarak damgasını vuran isim Mire Chatman'dan gelen üçlüklerle fark yeniden 15 sayıya kadar çıktı. Çeyreğin bitmesine 3 dakika kala skor 65-50'ye geldi. O ana kadar Beşiktaş CT 11/16 üç sayı isabeti ile oynamayı başardı. Çeyreğin son 3 dakikasında ise Fenerbahçe Ulker savunmada ekstra performans sergileyip baskılı oynayınca farkı yeniden tek hanelere indirdi. Son çeyreğe ise 71-63'lük skorla 8 sayı farkla girmeyi başardı.

    Üçüncü Çeyrekten Anektodlar

    Uçüncü çeyrekte Fenerbahçe Ülker tecrübesi ile de oyunu biraz olsun dengelemeyi başardı. Ancak ne zaman geri dönüş yapsa hep cevap veren Serkan Erdoğan oldu. Serkan Erdoğan üçüncü çeyrekte yanlış hatırlamıyorsam son 3 dakikada bulduğu 8 sayı ile oyunun momentumunun Fenerbahçe Ülker'e geçmesini engelledi.

    Son çeyreğe Fenerbahçe Ülker, Ömer Onan'ın üçlüğü ile girerek farkı uzun bir aradan sonra 5 sayıya kadar indirdi. Beşiktaş CT'da ise kenarda dinlenmek için oturan Mire Chatman'ın yerine giren Cüneyt Erden bir türlü oyuna katılamayınca Mustafa Abi değişikliği geldi. Iyi bir hava yakalayan Fenerbahce Ulker oyunun momentumunu da tam eline alıyorken bu değişiklik oyunun kaderini değiştirdi. Mustafa Abi, her ne kadar hücumda 2 şut üst üste kaçırsada savunmada Ukic'i çok iyi savunarak yeniden Fenerbahçe Ulker'in hücumda tıkanmasını sağladı. Tam o sırada yine Serkan Erdoğan'dan gelen üçlük ile de oyunun kontrolu yeniden Beşiktaş CT'nın eline geçmiş oldu. Son 7 dakika 76-68 Beşiktaş CT üstünlüğü ile geçilirken, Fenerbahçe Ülker bu dakikadan itibaren tam saha baskıya geçip daha sonra set savunmasını alan savunması ile yapmayı tercih etti. Bu tercih maç boyuncada devam etti. Serkan Erdoğan ve Marcelus Kemp'ten gelen üçlüklerle skor 79-70'e geldi.Son 5 dakika da (özellikle not aldım) sahada inanılmaz hazır bir takım vardı. Uzun zamandır bu kadar iyi bir takım olamamıştık. Son 5 dakikaya Chatman-Kemp-Serkan-Ogilvy-Cevher beşiyle giren Beşiktaş CT, Fenerbahçe Ülker'in tam saha baskı ve alan savunmasına karşı çok iyi hücum etti. Maçın geri kalan kısmında Mire Chatman'ın önderliğinde farkı da koruyarak salondan 91-84 galip ayrılan taraf Beşiktaş CT oldu.

    Maçtan Anektodlar

    Beşiktaş CT maç genelinde sadece 3 oyuncusu serbest atış kullandı.

    Yine maç genelinde ilk beş oyuncuları 14 sayı ve üzerinde oynadılar.Benchden sadece 9 sayı bulabildik.

    Fenerbahçe Ülker'de ise ilk yarıda 51 sayı yemesi bir yana sadece 6 faul yapmıştı.

    Serkan Erdoğan ilk çeyrekte 3 faul yapıp maçıda 3 faulle bitirmesi önemliydi.

    Beşiktaş CT neredeyse hücumlarının 3'de 2 sini 24 saniyelik hücum süresinin ilk 15 saniyesi dolmadan kullandı.

    Son olarakta bulduğumuz üçlük yüzdesi maçı getirsede, atılan üçlüklerin birçoğu hazırlanmış boş üçlüklerdi.

    Maçın Kırılma Anı

    Maçın kırılma anı; Son çeyrekte Fenerbahçe Ülker tam oyunu dengelemişken Mustafa Abi'nin Ukic'e çaldırdığı hücum faul ve daha sonra gelen Serkan Erdoğan'ın üçlüğü maçın hiç kuşkusuz kırılma anıydı. Çünkü bu basket ile beraber Fenerbahçe Ulker'in de direnci düşmüş oldu.


    Maçın Oyuncusu

    Mire Chatman bu takımın yıllardır vazgeçilmez bir oyuncusuydu. Ancak hep birşeyler eksik kalıyordu. Ergin Ataman'ın gelmesiyle de o eksikler tamamlandı. Maestro Mire Chatman önderliğinde tam bir yerli lider oyuncu Serkan Erdoğan ve çok iyi tamamlayıcı Marcelus Kemp ile beraber takım iyi bir hava yakaladı. Özellikle AJ Ogilvy'i de çok iyi beslediğimiz düşünülürse iyi bir ana rotasyon yakaladık. Mire Chatman elimde olsa formasını emekli ettirip heykelini Akatlar Salonunun oraya diktiririm ancak Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın takıma dahil olmasından bu yana tek bir isim söyleme gönlüm razı olmuyor;

    The Magnificent Three Vol.1

    The Magnificent Three Vol.2

    The Magnificent Three Vol.3

    Son olarak Ergin Ataman'ın bu ülke topraklarının yetiştirdiği en iyi basketbol koçu olduğunu bir kez daha gördüm. Bu galibiyet ve Ergin Ataman'ın varlığı gelecek sezonki sponsor anlaşması içinde güzel bir referans oldu. Ergin Ataman, basketbol branşı olarak önümüzdeki yıllara umutla bakmamı sağlıyor. Winner koç , winner oyuncular ve yakında winner bir takım olacağımızı düşünüyorum. Şu anda yukarıdaki hiçbir takım birbirinden üstün değil. Herşeyi playofflardaki performanslar belirleyecek.

    12 Mart 2011 Cumartesi

    The Magnificent Three Vol.3


    Maestro Mire Chatman: 30 Dk || 4/6 Saha Içi Isabet 16 Sayı 10 Asist 4 Ribaund
    Lider Serkan Erdoğan: 28 Dk || 5/7 Saha Içi Isabet 17 Sayı 1 Asist 1 Ribaund
    Tamamlayıcı Marcelus Kemp: 36 Dk || 5/14 Saha Içi Isabet 14 Sayı 5 Asist 3 Ribaund

    Maçın değerlendirmesi geç saatlerde burada olacak arkadaşlar. Maç yazısına kadar bir anket yapıp taraftarın düşüncesini merak ediyorum. Sizce Allen Iverson'ın playofflarda takıma dönmesi ne gibi bir etki yaratır? Şunu da unutmamak gerek; tamam belki Iverson çok büyük bir isim ve taraftarlarında futboldan gelme bir yıldız sevgisi var. Ancak Avrupa Birliği pasaportu dışında sadece 3 oyuncu oynatabilme şansın var. Sonuç olarak Iverson'da Türkiye'ye geldiği an onuda dışarıda bırakamazsın. Yönetimin ve teknik heyetin vereceği kadar çok önemli.

    7 Mart 2011 Pazartesi

    Ettore Messina || Where's The Good In Goodbye!



    Bu hafta içerisinde bir efsane daha istifasını verdi. Ettore Messina Siena yenilgisi sonrası 1,5 yıldır görev yaptığı Real Madrid'den istifa etti. Ettore Messina'nın 1,5 yıllık Real Madrid kariyerinde çok fazla oyuncu sirkülasyonu yaşandığı için bir türlü aşı tutmamıştı.

    Aslında Euroleague'de çeyrek finale çıkılmasına rağmen, bu kadar iyi bir bütçe ile paralel olan beklentiler bir türlü karşılığını bulamamıştı. Euroleague Top 16 son maçında Siena karşısında alınan 95-77'lik yenilgiden sonra istifa kararı açıklandı. Real Madrid, bu sezon Euroleague Top 16'da 5-1 ile takım tarihinin en iyi performansını sergilesede, ligde ve son olarakta Ispanya Kral Kupasındaki Barcelona yenilgisi, takıma güveni azaltmıştı. Ve kaçınılmaz son Siena maçı ile geldi. Açıkcası Messina gibi bir koç boşa çıkmışken, bu şansı iyi değerlendirip Milli Takım için düşünülmesini çok isterim. Umarım en yakın zamanda Tükiye'de görev alır.

    5 Mart 2011 Cumartesi

    Ironman Omer Aşık vs. Superman Dwight Howard


    Öncellikle bir not ile kayıda girelim. Blogspot sunucusunda yaşanan yasaklardan sonra bloğada 3-4 günlük ufak bir ara verdik. Blogspot sorunu kısa bir süre içerisinde çözülmezse eğer farklı çözümlere yönelmeyi düşünüyorum.

    Dün gece oynanan Orlando Magic - Chicago Bulls maçında bu sefer sahneye çıkan Türk oyuncu Ömer Aşık oldu. Maçı izleyemedim, ancak Dwight Howard karşısında gösterdiği performans ve aldığı 13 ribauntla da kariyer rekoru kırması sevindirici gelişmeler. Keşke o smaçta olmasaydı demek isterdim. Dwight Howard'ın Ömer Aşık'ın üzerinden vurduğu smaç tek kelime ile inanılmaz. Bu smaç biraz olsun Ömer Aşık'ın bu etkili performansını gölgede bırakmışa benziyor.

    Ömer Aşık All-Star sonrası ilk maç haricinde savunmada artık rolunu tamamen benimsemiş. Bir de hücumda ekstra bişeyler yapabilirse, gelişimi çok daha hızlı ilerleyebilir.

    Ömer Aşık'ın son 5 maç istatistikleri;

    Chicago Bulls vs. Orlando Magic @ 31 Dakika 13 Ribaund 5 Sayı 2 Blok
    Chicago Bulls vs. Atlanta Hawks @ 14 Dakika 9 Ribaund 4 Sayı 2 Blok
    Chicago Bulls vs. Washington Wizard @ 15 Dakika 7 Ribaund 2 Sayı
    Chicago Bulls vs. Milwaukee Bucks @ 15 Dakika 6 Ribaund
    Chicago Bulls vs. Miami Heat @ 21 Dakika 11 Ribaund




    Fotoğraf

    28 Şubat 2011 Pazartesi

    Kobe Bryant || Nba Tarihini Yeniden Yazanlar #2


    Kobe Bryant, Nba tarhine adına yazdırmaya devam ediyor. Son olarak, dün akşam oynanan Oklahoma City Thunder maçında bulduğu 17 sayı ile Nba kariyerinin 27,320. sayısını kaydederek bu kategoride 7. liğe yükseldi. Daha önce 7.lik 27,313 sayı ile Elvin Hayes'e aitti.

    Tüm zamanların en fazla sayı atan oyuncu ise 38,387 sayı ile Kareem Abdul-Jabbar'a ait. Kobe Bryant'ın ise şu anda önünde 27,409 sayı ile Moses Malone yer alıyor. Bu sezon Moses Malone'ı da geçmesi kolay gözüküyor. Ilk beşte ise faal basketbolcu sadece 28,590 sayı 5. sırada yer alan Shaquille O'Neal.

    Nba Tarhinde Tüm Zamanların En Fazla Sayı Atan Oyuncuları

    1) Kareem Abdul-Jabbar @ 38,387
    2) Karl Malone @ 36,928
    3) Michael Jordan @ 32,292
    4) Wilt Chamberlain @ 31,419
    5) Shaquille O'Neal @ 28,590
    6) Moses Malone @ 27,409
    7) Kobe Bryant @ 27,320

    27 Şubat 2011 Pazar

    And The Oscar For Best Foreign Language Film Goes To Hedo Turkoglu in "Ball"



    Hazı Oscar'a saatlerde kalmışken, Basketbolda 2010 yılının en iyileri listesindede yer alan bu muhteşem röportaja ödül vermemek olmazdı.

    The Magnificent Three Vol. 2

    Türkiye Kupası yarı finalinde MP Trabzonspor ile başlayan The Magnificent Three etkisi yani Serkan Erdoğan,Marcelus Kemp ve Mire Chatman'ın inanılmaz performansı bugün Bornova maçı ile devam etti. Daha ilk çeyrekte yanılmıyorsam bu sezonki en yüksek skorlu ilk çeyreğini geçiren takımda Marcelus Kemp 16 sayı ve Serkan ise 11 sayı ile oynadılar. Ilk çeyrek itibari ile Marcelus Kemp 4/4 3PT isabeti ile Serkan ise 4/4 2PT isabeti ile oynayarak daha ilk çeyrekten maçı alıp götürdüler.

    32 Dk 7/11 2PT 6/8 3PT || 35 Sayı 4 Ribaund 3 Asist

    28 Dk 6/9 2PT 2/6 3PT || 18 Sayı 3 Ribuand 1 asist


    30 Dk 2/2 2PT 3/6 3PT || 13 Sayı 8 Asist 6 Ribaund

    And The Oscar Goes To Chris Bosh ..



    Oscar organizasyonunun içerisinde yer alsam; En iyi erkek oyuncu adayları jeneriğini girmeden önce bu videoyu girerdim. Zaten hiç sevmediğim bir oyuncu olan Chris Bosh, bu hareketi ile birçok destekçisinide kaybetmiş olabilir.

    25 Şubat 2011 Cuma

    Nba Trades || Nba Takas Dönemi 2011


    Bu sezon belkide son yılların en ilginç takaslarına şahit olduk. Carmelo Anthony ve Deron Williams ile başlayan takas dönemi, dün gece Semih Erden'in de içinde yer aldığı önemli takas geçişleri ile sona erdi.

    1) Boston Celtics <=> Oklahoma City Thunder

    Hiç kuşkusuz gecenin en flaş takasını Boston Celtics greçekleştirdi. Aslında takasın son saatlerinide en hararetli geçiren takımdı. Boston Celtics Kendrick Perkins ve Nate Robinson'ı Oklahoma City Thunder'a gönderip, karşılığında Jeff Green ve Nenad Krstic'i takıma dahil etti.

    Hatırlanacağı gibi, Kendrick Perkins daha önce önerilen sözleşme taleplerini kabul etmemişti. Boston Celtics'de sezon sonu sözleşmesi bitecek Perkins'in contract extensionı da kabul etmeyince, elden çıkarmak zorunda kaldı. Nba Power Rankings serisini takip eden arkadaşlarda çok iyi bilecektir ki; Oklahoma City Thunder,bana göre bu sezonun en sehir zevki yüksek basketbolunu oynayan takımıydı. Jeff Green'de bu takımın en önemli parçalarından biriydi. Rotasyon içerisinde hücumda önemli role sahip olan Jeff Green'i sözleşmesi bitecek bir oyuncu için takas edilmesi biraz olsun hayal kırıklığı yarattı. Çünkü Kendrick Perkins'in sezon sonunda sözleşme yenileyeceğini düşünmüyorum.

    Her zaman Oklahoma City Thunder'ın bir,iki önemli parça ile çok iyi bir seviyeye gelebileceğini düşünüyordum. Peki bu hamleler takıma ne yönde etki eder derseniz, en önemli nokta Perkins'in göstereceği performans olacak. Westbrook-Durant-Ibaka-Perkins ve daha sonra bahsedeceğimiz Nazr Mohammed hamleleri ile sistemde değişikliğe gidilecekmiş bir görüntüde var. Şu an için net birşey söylemek çok zor ancak parke üzerinde takımı birkaç maç izlediğimizde daha sağlıklı yorumlar yapabilecez.

    Boston Celtic cephesinde ise dün gece çok yoğun geçti. Big Five'ı (Rondo-Allen-Pierce-Garnett-Shaq)bir kenara koyarsak tam 5 oyuncu dün gece itibari ile farklı takımlara takas oldu. Takımda tabir-i caizse büyük bir oyuncu sirkülasyonı yaşandı. Oklahoma City Thunder ile yapılan takas sonucu, 2007 yılında 5.sıradan draft ettiği Jeff Green'i tekrardan takıma dahil etti. Bununla beraber rotasyon dahilinde Nenad Krstic de Boston Celtics'e katıldı. Jeff Green dış oyuncular arasında iyi bir back gibi dursada takıma kısa süre içerisinde ne kadar adapte olacak merak konusu. Bununla beraber kadroda giden oyunculardan sonra, boşalan yere Troy Murphy hamlesi konuşuluyor. Troy Murphy Golden State'e takas olduktan sonra buyout olması bekleniyor. Açıkcası Troy Murphy'nun hamlesi her takım için çok büyük bir avantaj sağlar. Ancak ilginç bir anektodu da es geçmek olmaz; Troy Murphy kariyeri boyunca tek bir playoff maçı bile oynamadı.


    2) Charlotte Bobcats <=> Portland Trail Blazers

    Günün bir diğer önemli takası ise Charlotte Bobcats ve Portland Trail Blazers takımları arasında gerçekleşti. Chrlotte Bobcats, Hidayet Türkoğlu'nun Sacramento yıllarından takım arkadaşı Gerald Wallace'ı Portland Trail Blazers'dan Joel Przybilla, Dante Cunningham, Sean Marks'e karşılık takas etti.

    Gerald Wallace bir türlü Nba otoriteleri tarafından istenilen saygıyı göremediğini düşünüyorum. Zaten son iki senedir de ha takas oldu ha olacak diye geçirdi. Takas döneminde Nicolas Batum'a karşılık takas olacağı beklenen Wallace, Joel Przybilla endeksli takası gerçekleşti. Michael Jordan, takımda tasarrufa giderek Wallace ile beraber Nazr Mohammed'i de Oklahoma City Thunder'a gönderdi.Portland Trail Blazers ise Joel Przybilla'yı da göndererek takımda neredeyse eli yüzü düzgün tek uzun Marcus Camby kaldı.

    3) Houston Rockets <=> Phoneix Suns

    Açıkcası en çok şaşırdığım takasların başında Houston Rockets ve Phoneix Suns takımlarının yaptığı takas geliyor. Her geçirdiği sezon sonrası yavaş yavaş adı Houston Rockets ile anılan Aaron Brooks, Phoenix'de Steve Nash'in yedeği Goran Dragic'e karşılık takas edildi.

    Houston Rockets'da Rafer Alston'dan sonra harika bir performans sergileyen ve en gelişme gösteren oyuncu ödülünü alan Brooks, bu sezon yaşadığı sakatlık ve ardından toparlanması uzun sürünce Houston Rockets'da ilginç bir şekilde takas etmeyi tercih etti. Semih Erden'den sonra en çok takasına üzüldüğüm oyuncu oldu. Phoneix Suns cephesinde ise Goran Dragic her ne kadar Steve Nash'den çok iyi şeyler öğrensede bir türlü basketbolunda o beklenen patlamayı yapamadı.Yani oyununa o ikinci tuğlayı atamadığı için dokunulmaz genç oyuncu sınıfından da çıkmış oldu. Phoneix Suns'da tam zamanında takas ederek belkide yapabileceği en iyi takası yaptı.


    4) Boston Celtics <=> Cleveland Cavaliers

    Şimdi sıra bizi ilgilendiren takasa geldi. Gerçi tam takas olarak bile adlandırmak çok zor. Boston Celtics, sırf kadroda yer açabilmek için Semih Erden ve Luke Harangody'i 2. tur Draft hakkı karşılığında Cleveland Cavaliers'a gönderdi.

    Takasların en şansız oyuncusu Semih Erden olsa gerek.Şampiyonluğa oynarken Acıların Takımı Cleveland'a takas oldu. Cleveland'da göstereceği performans, Nba'de geleceği açısından çok önemli. Varajeo'nun sezonu kapatması ile bu şansıda yakalayacak olan Semih Erden,umarım bu şansı en iyi şekilde değerlendirir.

    5) Houston Rockets <=> Memphis Grizzlies

    Houston Rockets, Aaron Brooks ile beraber dün gece bir takasa daha imza attı. Bu takas Aaron Brooks takasında bile fena bana göre. Takımın bir nevi lideri konumuna gelen Shaune Battier'i, Memphis Grizzlies'in neredeyse sezon başından beri takas etmek için uğraştığı Hasheem Thabeet ve 1. tur Draft hakkı karşılığında gönderdi.

    Bu takaslardan sonra Houston Rockets, bi nevi yeniden yapılanmayı seçti. Yao Ming'in da bu sezonu boş geçmesi ile artık zamanının da geldiğini düşünen Houston organizasyonunun şu an için nasıl bir yol izleyeceğini bende merak ediyorum. Memphis Grizzlies ise eski oyuncusu Shane Battier'i takıma dahil ederek, OJ Mayo - Tony Allen olayı sonrası karmaşıklığı yavaş yavaş gidermeye çalışıyor. Bu arada OJ Mayo'nun da Indiana Pacers'a takası geç bildirilmesinden ötürü kesinlik kazanmadı.

    6) Los Angeles Clippers <=> Cleveland Cavaliers

    Denver Nuggents ile beraber bu takas döneminin en şanslı bir başka takımı ise Los Angeles Clippers oldu. Los Angeles Clippers, Baron Davis ve 2011 1.tur Draft hakkı karşılığında Cleveland Cavaliers'dan Mo Williams ve Jamario Moon'u kadrosuna kattı.

    Los Angeles Clippers,Baron Davis'in kontratından kurtularak bi nevi başlarına talih kuşu kondu. Baron Davis'in önümüzdeki iki yıl içerisinde alacağı 27 milyon dolardan kurtulan Clippers, büyük sıkıntı çektiği dış savunmayı Jamario Moon ile kapatmış oldu. Jamario Moon'un da bu sezon sonu sözleşmesi bitecek ancak Moon'un Blake Griffin ile beraber oynamanın keyfi ile sözleşmede sorun çıkaracağını sanmıyorum. Baron Davis ise Cleveland Cavaliers'da ne kadar basketbol oynayacağı ise soru işareti.


    7) Atlanta Haws <=> Washington Wizards

    Atlanta Hawks tecrübeli guardı Mike Bibby'i ile beraber Jordan Crawford, Maurice Evans ve 1.tur Draft hakkı karşılığında Washington Wizards'dan Kirk Hinrich ve Hilton Armstrong'u takıma dahil etti.

    Iki takım içinde yararlı bir takas olabilir. Atlanta Hawks belki Mike Biby'den aldığı hücum katkısını Hinrich'den alamayabilir. Ancak Mike Biby savunmanın kanayan yarasıydı. Neredeyse rakipler birçok hücumda Mike Biby üzerinden oynamaya çalışır hale gelmişti. Washington Wizards cephesinde ise ilk merak edilen konu;John Wall bu takas ile beraber 2 numaraya mı çekilecek yoksa Mike Biby, John Wall'un backi mi olacak.

    8) Oklahoma City Thunder <=> Charlotte Bobcats

    Oklahoma City Thunder takasın son gününde Charlotte Bobcats'in veteran uzunu Nazr Mohammed'i bir başka veteran skorer Morris Peterson ve D.J. White'a karsılık takas etti.

    9) Boston Celtics <=> Sacramento Kings

    Boston Celtics, kadroda kontenjan açmak için yolladığı bir diğer oyuncu ise Marquis Daniels oldu.Yaşadığı büyük bir sakatlıktan sonra sezonu bile kapatabileceği gündeme gelen Daniels'ın nakit para karşılığı Sacramento Kings'e transfer oldu. Espn'in Boston yazarı Forsberg'in de belirttiğine göre Marquis Daniels'da bu teklifi kabul etmiş.


    10)Utah Jazz <=> New Jersey Nets

    Utah Jazz, bu sezonun yönetimsel açıdan en büyük hayal kırıklığını yaratan takımı oldu. Önce Jerry Sloan ile yolları ayıran Utah Jazz takas döneminin sonlarına doğruda Deron Williams'ı New Jersey Nets'e takas etti. Jerry Sloan istifasının birinci nedeni olarak gösterilen Deron Williams takası, herkese aynı soruyu sordurdu: Madem Deron Williams'ı takas edecektiniz de ne diye Jerry Sloan'ı yolladınız. Bu gelişmelerden sonra her türlü kaybeden Utah Jazz oldu.

    Utah Jazz, Deron Williams'a karşılık New Jersey Nets'den Devin Harris,Derrick Favors ve 2 adet 1.tur Draft hakkı aldı. Deron Williams gibi piyasası olan bir oyuncuyu çok daha iyi bir paketle göderebilirlerdi. Bu takasın bence iki ihtimali olduğunu düşünüyorum. Ya Deron Williams, Utah Jazz'ın sunduğu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine Utah Jazzrı ile Deron Williams'ı yollamayı tercih etmiş olabilir. Ama o z yönetimide sen misin bizi kabul etmeyen deyip New Jersey Nets'e yolladı. Bir diğer ihtimal ise, Jerry Sloan gittikten sonra bi nebze olsun pişman olan Utah Jazz yönetiminin, sıfırdan yapılanma kararı alması olabilir. Ama o zamanda çok daha iyi bir paketle alma ihtimali varken New Jersey Nets ile böyle bir takasa girmeleri bu ihtimali biraz olsun güçleştiriyor. Gerci bu yapılanmadan sonra artık her koşulda sil baştan bir yapılanmaya gidilecektir.


    11) Denver Nuggents <=> New York Knicks

    Yılın en büyük takası sonunda gerçekleşti. All Star sonrası gerçekleşen takas ile beraber New York Knicks, Carmelo Anthony'e karşılık Raymond Felton,Wilson Chandler,Gallinari,Timofey Mozgov,2014 1.tur Draft hakkı,Golden State Warrios'ın 2 adet 2.tur Draft hakkı ve nakit 3 milyon dolar verdi. Bu istekleri ben yazarken yoruldum ama Dever nasıl istedi bu kadar şeyi, gerci orası ayrı konu bir olsa gerek. Bununla beraber Denver Nuggents ise Carmelo Anthony ile beraber Chauncey Billups,Sheldan Williams,Renaldo Balkman ve Anthnoy Carter'ı New York Knicks'e gönderdi.

    Açıkcası Denver Nuggents'ın başına bildiğin talih kuşu kondu. Carmelo Anthony sonrası bundan daha iyi yapılanma şansları olamazdı. Dün gece oynanan Boston Celtics maçı ile beraberde bunun ilk izlenimlerini herkese verdiler. New York Knicks cephesinden bakacak olursak; her ne kadar bu takas, Isiah Thomas hamlelerine bezensede ben New York Knicks'e hak veriyorum. Çünkü şehirin başarı beklentisi ve potansiyeli böyle bir hamleyi gerektiriyordu. Genç oyunculardan kurulu takımın başarılı bir düzeye gelmesini beklemeyemezlerdi. Bu hamle ile beraber Billups-Carmelo-Amre üçlüsü ile onlarda bir nevi Big Three yaratmış oldular. Birde bunların yanında genç yetenek Fields'ı da sayarsak hiç de fena olmayan bir ana rotasyona sahip oldular. Benchden de birkaç iyi rotasyon oyuncusu çıkarabilirlerse, uzun yıllardır bekledikleri başarıya ulaşmaları hiç de zor olacağını sanmıyorum.

    24 Şubat 2011 Perşembe

    Verebileceğimiz Herşeyi Verdik !


    Euroleague’in en fazla seyirci toplayan takımı Fenerbahçe Ülker’in Grup 1.liği için Yunan ekibi Olympiacos ile oynadığı maçı 80–65 kaybetti. Hem maçı kaybettik hem ikili averajı kaybettik, hem de işi Valencia’da mutlak galibiyete bıraktık. (Valencia’ya deplasmanda 1 sayıyla yenilir veya yenerse grubunda ikinci olacak, aksi halde elenecek Fenerbahçe Ülker)

    3. Çeyreğe kadar kafa kafaya giden hatta bir ara farkı 12 sayıya çıkardığımız maçta 15 sayı fark ile kaybettik ve son çeyrekte 26 sayı yiyip sadece 10 sayı bulabildik. Maçın genelinde 3 sayıda %25 ile 5 basket bulabildik, sadece 6 hücum ribaundu aldık. Karşı tarafta Yunan ekibi 13 hücum ribaundu ile kolay sayılar buldu, %50 ile 27 iki sayılık basket bulan ekip maçının kazanan tarafı oldu.

    Fenerbahçe Ülker maça iyi savunma yaparak ama kolay top kaybederek başladı, Fenerbahçe’nin savunmasına dış şutlarla cevap verdi Yunan ekibi ve ilk 5dk da küçük bir fark yakaladı, Roko Ukic’li Fenerbahçe zorlama sayılar bulmaya çalıştı ardından Sarunas Jasikevicius oyuna girmesiyle top dönmeye, pota altına inmeye başladı. Bench’ten gelen Emir ve Marko Thomas ile ekstra katkı bulan Fenerbahçe’nin dışardan bulduğu 3’lüklere karşılık Zorean Erceg’ten 3’te 3 ile attığı 3 sayılık basketleri ile geldi. İlk çeyreğe 20–18 geride girdik.

    İkinci periyot Ukic kötü tercihleri ile başladı Yunan ekibinin önde kalmasına yol açtı. Ömer Onan dış şutunu bulamayınca hücumda sorun yaşayan Fenerbahçe Ülker iyi savunmanın getirdiği nimetlerden yararlandı ve hızlı hücumlarla kolay sayılar buldu. Darjus Lavrinovic’in ekstra katkısı, son toplarda Roko Ukic kötü başladığı birebir oyunlarını avantaja çevirmesi sayesinde öne geçmesini bildi Fenerbahçe Ülker. İtalyan hakemin çaldığı Teodosic ve Nestorovic faulü farkın açılmamasını sağladı. 36–34 Fenerbahçe önde tamamladı.

    Darjus Lavrinovic’e çalınan kolay faul ile başlayan üçüncü periyotun başına damgasını uzun zamandır istenen katkıyı veremeyen Lavrinovic’ten ve sakatlıktan yeni kurtulan T.Kinsey’den geldi. 6 kişilik savunma yapan, pota altını kullanan ve topu döndüren Fenerbahçe Ülker 12’ye kadar çıkardığı farkı son dakikalarda savunma yapmamaya ve bireyselliğe dönünce fark 1’e indi. 55–54

    Son Periyota Yunan ekibi fırtına gibi girdi ve ilk 3.5 dakika boyunca 10–0’lık bir seri ile 9 sayı öne geçti. Fenerbahçe’nin ilk sayısı Ukic ile Maçın 5.30’unda geldi. Papaloukas takımı o kadar iyi yönetti ki Fenerbahçe Ülker sadece Yunan ekibini izledi.

    23 Şubat 2011 Çarşamba

    Fenerbahçe’nin Jengası, Diana Taurasi ve Penny Taylor Taşları !


    Fenerbahçe Kadın Basketbol takımı son birkaç aydır kalbindeki hançerle yaşıyor sanırım bunda herkes hem fikir peki şimdi ne olacak demek istiyorum. Durumu şöyle özetleyelim:

    Fenerbahçe Euroleague’de gruplarda oynadığı tüm maçları kazandı. Son iki maç öncesi Diana Taurasi doping skandalı oraya çıktı. Hacettepe kesin olarak dedi, Taurasi doping yapmıştır! Taurasi ile sözleşme feshedildi. Arkasından Taurasi’nin yakın arkadaşı Penny Taylor da psikolojisi bozulduğu için ayrıldı ve Fenerbahçe bir darbe daha yedi. Taurasi ısrarla dedi ‘ BEN DOPİNG YAPMADIM ’ WNBA Tarihinin gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerinden, en profesyonel oyuncularından biri bunu dediği zaman inanmamak elde de değil.

    Amerika’da yalan makinesi da giren Taurasi yalan söylemediğini hayranlarına kanıtladı.Ancak resmi olarak kurtulamamıştı. Federasyonumuzun resmi doping kontrol merkezi Hacettepe bir dünya skandalına imza attı. ‘ PARDON BİZ YANLIŞ BAKMIŞIZ DOPİNG YAPMAMIŞSIN ’ ESPN-YAHOO-…. Gibi dünyanın en önemli haber kaynaklarına tek kelime ile rezil olduk. Fenerbahçe bu arada aldığı yaralara yara değil de kalbine bir hançer saplanması sonunda ne yaptı diyelim, genç yetenek Angel Mc Coughtry takıma kattı. Ama Taurasi seviyesinde bir oyuncu değildi tabikide takımın tüm ahengi bozuldu. Her şeye rağmen Final Four için kenetlenildi. Avrupa derbisi kazanıldı ve bir üst tura çıkıldı rakip Spartak oldu. Tabiî ki sezon başından beri kurulu olan Jenga taşlarının en altta ki iki taşının bir anda dikkatsizce çekince olan oldu sonunda, Spartak’a Caferağa’da 86-78 yenilerek avantajı rakibine kaptırdı Fenerbahçe.

    Fenerbahçe Diana Taurasi’yi geri getirmek için Amerika’ya ekip gönderdi. Geri dönmesi için ne yapılabilir hiçbir fikrim yok açıkça, Taurasi yeniden Avrupa’da oynamaktan artık çekindiğini belirtti ve “Bu ceza sona erdiği için mutluyum. Benim yaşadıklarım sayesinde diğer sporcular bunu yaşamaktan kurtulabilir. Bundan sonra bir Avrupa ülkesinde oynamadan önce işlerin nasıl yürüdüğüne daha dikkatli bakacağım” dedi.

    Taurasi’nin Geri dönmesi için açılan internet sitesi 6.500 kişi destek vermiş durumda : http://www.comebackdiana.com/

    Aziz Yıldırım Maç Sonu Açıklamaları :
    “Esas nokta biz buralara gelirken Avrupa Şampiyonluğu için yola çıkan bir kadro kurduk. Hacettepe Doping Merkezi ve Türkiye Basketbol Federasyonu elele önce teşhis koydular, kanser dediler, 3 ay sonra da kanser değil dediler. O arada hasta öldü zaten. Çok ağır hesap sorarım. Avrupa şampiyonluğumuz güme gitti. Biz ona göre bir takım oluşturmuştuk. Türkiye Basketbol Federasyonu aklını başına alsın. Gitmiş Amerikalarda geziyorlar. Toplanıp hemen karar versinler. Biz bu oyuncuları getirirsek oynatabilir miyiz, oynatamaz mıyız? Bu şekilde giderse lig şampiyonluğunu da kaybettirecekler. Herkes aklına başına toplasın. Biz de olanlara göre şeyler uygulayacağız. Ancak onlar bu utançla yaşayacaklarsa sorun yok. Yapılan çok ayıptır.”

    Not : “You’ll Never Walk Alone Dee” (Asla Yalnız Yürümeyeceksin Dee), “Diana What Doesn’t Kill You, Makes You Stronger” (Diana, Seni Öldürmeyen Şey, Seni Güçlendirir” yazılı pankartlar açan taraftarlar yıldız oyuncu lehine tezahüratlarda da bulundular.

    Ömer Oğuz Uluscutürk - Twitter.com/Uluscuturk

    22 Şubat 2011 Salı

    Kobe Bryant @ The Black Mamba



    Kobe Bryant'ın merakla beklenen reklam filmi The Black Mamba yayınlamaya başlandı. Efektler olsun Bruce Wills olsun,tek kelime ile harika bir reklam filmi olmuş.

    21 Şubat 2011 Pazartesi

    Nba All-Star Weekend 2011 || Bir Nba All Star'da Böyle Geçti !

    Bu sezonki Nba All Star organizasyonu son yılların en zevkli organizasyonlarından biri idi. Özellikle smaç yarışması bana göre Nba tarihin en seyir zevki yüksek smaç yarışmasıydı.

    Rookie Challenge @ Friday Events



    2011 Nba All Star heyecanı Cuma günü oynanan Rookie - Sophomore ( Çaylaklar ve 2.yıl oyuncuları) maçı ile başladı. All Star gösterisinin ilk seansı ise Çaylaklarındı. Los Angeles'da oynanan maçta geçen sene olduğu gibi yine Çaylaklar 148-140 kazanmayı başardı. Çaylak takımında yer alan Washington Wizard'ın genç yeteneği John Wall 12 sayı 22 asist ile maçın MVP'si oldu.

    Celebrity Game @ Friday Events



    Cuma günü Rookie maçı ile beraber programda Celebrity maçıda yer alıyordu. Celebrity maçında ise Scottie Pippen'lı Doğu takımı Justin Bieber'lı Batı takımını 54-49 yenmeyi başardı.

    Haier Shooting Stars @ Saturday Events



    Nba All Star haftasonunda ise Cumartesi günü,hiç unutulmayacak enstantanelere sahne oldu. Günün ilk yarışması olan şut performansı yarışmasını Atlanta Hawks 1.10 saniyede tamamlayarak kazandılar.

    Skills Challenge @ Saturday Events



    Günün ikinci yarışması ise Chris Paul'un favori çıktığı yetenek yarışmasıydı. Ancak Chris Paul şansız bir şekilde turnikeyi bile kaçırınca finalde Russel Westbrook'u geçen Stephen Curry, bu sezon ki yetenek yarışmasını kazanan oyuncu oldu.

    3 Point Contest @ Saturday Event



    All Star haftasonlarının en renki yarışması olan üçlük yarışmasında ise finale kadar heyecan devam etti. Ray Allen, Paul Pierce ve James Jones'un yarıştığı finalde ise kazanan son bölümde renkli top hariç hepsini sokan ve 20 puan toplayan James Jones oldu.


    Slam Dunk Contest @ Saturday Events (Blake Griffin || Are You Kidding Me! Full)



    All Star haftasonu Cumartesi gününün son yarışması ise merak beklenen smaç yarışmasıydı. Son yılların değil, şahsen Nba tarihinin en güzel smaç organizasyonuna sahne olan yarışmada Blake Griffin yaptığı muhteşem şov ile smaç yarışmasının şampiyonu oldu. Ancak üçtopu birden smaç vuran Javale McGee'ye haksızlık edildiğini düşünüyorum. Ama olsun bize böyle bir smaç yarışmasını izlettirdiklerle artık seneye iyice beklentiler arttı. Blake Griffin'den sene kafasını potaya sokup, metrobüsün üzerinden vuracağı smaçlar görmek istiyorum.

    Nba All Star Saturday Night Movie


    Nba All Star Games @ Sunday Events



    Pazar günü ise merakla beklenen All Star maçı sahne aldı. Açıkcası All Star maçıda diğer All Star maçlarına nazaran beklentileri karşıladı diyebiliriz. Güzel sahnelerin yaşandığı All Star'da Batı, Doğu'yu 148 - 143 yenmeyi başardı. LeBron James'in triple double yaptığı maçta, Kobe Bryant 37 sayı 14 ribaund 2 asistlik performansı ile kariyerinde 4.kez All Star'da MVP olmayı başardı.

    2011 Nba All Star Winner: Kobe Bryant




    Kobe Bryant'ı hala oynarken izleyebildiğim için, ne kadar şanslı olduğumu bu All Star maçından sonra birkez daha anladım. LeBron James'in triple double yaptığı All Star maçında, Kobe Bryant 37 sayı 14 ribaund 2 asistlik performansı ile kariyerinde 4.kez All Star'da MVP olmayı başardı. Kobe Bryant kariyerinde ilk defa double double yaparak All Star MVP'si olurken, 12. All Star maçında attığı 37 sayı ile toplamda 244. sayısına ulaşarak Nba tarihinde Michael Jordan (252) ve Kareem-Abdul Jabbar'dan (251) sonra en fazla skor üreten 3. oyuncu oldu. Bununla beraber top çalma kategorisinde ise yine Michael Jordan'ın (37) arkasında 33 top çalma ile 2. sıraya yerleşti.

    LeBron James'e geçecek olursak, yukarıdaki videoda da gözüktüğü gibi maçın sonlarına doğru bayağı hırslandığı gözlenen LeBron James, maçıda 29 sayı 12 ribaund ve 10 asistlik performansı ile triple double yapmayı başardı. Ancak bu triple double galibiyet için yeterli olmayınca MVP'de olamadı. Daha önce Michael Jordan 1997 yılında 14 sayı 11 ribaund ve 11 asistlik performansı ile triple double yapıp All Star MVP'si olamamıştı.

    20 Şubat 2011 Pazar

    Blake Griffin || Are You Kidding Me ! (Slam Dunk Contest Full)

    Tartışmasız tarihin en muazzam smaç yarışmasıydı. Ibaka'nın faul cizgisinden vurduğu smaç mı dersiniz, McGee'nin çift topla yaptığı smaçlar mı, yoksa Griffin'in inanılmaz smaçları mı .. Herşey tek kelime ile inanılmazdı. Bu smaç yarışmasını eskilerinden ayıran en güzel yani, hiç kuşkusuz şov tarafıydı. Blake Griffin'e metrobüs getir onunda üzerinden uçmayı denerdi herhalde.


    Round 1




    Round 2



    Round 3



    19 Şubat 2011 Cumartesi

    All Star'da Ilk Gunun En Güzel 3 Hareketi

    3) DeMarcus Cousins-John Wall ikilisinden güzel bir alley-opp;



    2) James Harden'dan 2 güzel smaç



    1) Ve günün en güzel hareketi John Wall'dan Blake Griffin'e harika bir Alley- Opp Pası .

    All Star Gösterisinin Ilk Seansı Çaylakların


    2011 Nba All Star haftasonu heyecanı Rookie - Sophomore ( Çaylaklar ve 2.yıl oyuncuları) maçı ile başladı. Los Angeles'da oynanan maçta geçen sene olduğu gibi yine Çaylaklar 148-140 kazanmayı başardı. Çaylak takımında yer alan Washington Wizard'ın genç yeteneği John Wall 12 sayı 22 asist ile maçın MVP'si olurken, aynı zamanda John Wall yaptığı 22 asist ile All Star rekoru kırmış oldu. Çaylaklar takımında Sacmento Kings'in uslanmaz çocuğu DeMarcus Cousin 33 sayı 14 ribaund, Los Angeles Clippers'ın yıldızı Blake Griffin ise 14 sayı oynarken, 2. yıl takımında öne çıkan oyuncu ise San Antonio Spurs'ten De Juan Blair oldu. Blair 28 sayı 15 ribaundlık performans sergiledi.

    18 Şubat 2011 Cuma

    J.J. Redick vol. 2 || Günün Trajikomik Videosu



    J.J. Redick'in geçen hafta yaşadığı talihsiz pozisyonu sizlerle paylamıştık. Yine JJ Redick ve yine bilekleri birbirine dolanıyor. =) Ah JJ Redick, ben sana daha ne diyim.

    Euroleague Top 16'da 4.Haftanın Ardından


    Grup H

    Zalgiris Kaunas:85 Fenerbahçe Ulker:84

    Yaşanılan sakatlıklardan sonra çok büyük eksiklikler yaşayan Fenerbahce Ulker, maç önceside Ukic'in sakatlık haberi ile iyce sarsıldı. Birde bunun yanında Zalgiris Kaunas, son çeyrekte ve uzatma dakikalarında çok ekstra sayılar bulunca Fenerbahce Ulker sahadan yenilgi ile ayrıldı.

    Zalgiris Kaunas, ilk ceyrekte hızlı hucumları saymazsak cogu zaman ikili oyunlarla sayı buldu. Fenerbahce Ulker ise buna karşılık hiç zone denemedi. Özellikle Marjanovic'i pota altında bayağı etkin kullandılar. Fenerbahçe Ulker'de ise Kinsey - Emir Preldzic ve Sean May benchten gelip cok iyi katkı verdiler. Oyunun momentumuda yavaş yavaş Fenerbahce Ulker'in eline gecti. Maç boyunca oyunun kontrolu ne zaman Zalgiris'in eline geçmiş gibi olsa, Fenerbahce Ulker oyunda hep bir karşılık verdi. Emir Preldzic ise Besiktas Cola Turka finalinde kaldığı yerden devam ediyordu. Son çeyrekte pota altı etkinliğini azaltmak için zone a geçen Fenerbahce Ulker, bunda da başarılı oldu. Ancak maçın sonlarına doğru çalınan teknik faul sonrası tekrardan maça ortak olan Zalgiris Kaunas, son 1 dakikada yakaladığı 7-0'lık seri ile maçı uzatmaya götürmeyi başardı. Maç boyunca %20 üçlük isabet oranı ile oynayanan Zalgiris Kaunas, uzatma dakikalarında bulduğu 3 şans üçlüğü ile bir anda skorda öne fırlayıp maç boyunca bu diferansı korudu ve maçtanda 85-84 galip ayrılmasını bildi.Her ne kadar şansız bir yenilgi olsada Valencia'nın dün oynanan maçta yenilmesi ile moraller bir nebze olsun düzelmiş oldu.

    Power E. Valencia:79 Olympiacos:85

    Grubun bir diğer maçı ise 2 takım için bir nevi; ya tamam ya devam maçıydı. Pamesa Valencia taraftarlarının maç içerisinde hakemler için açtıkları; "Tarafsız Hakem istiyoruz" pankartıda tansiyonu iyice yükseltti. Baştan sona kadar büyük bir mücadeleye sahne olan maçta, son çeyreğe kadar 0/7 ile oynayanan Milos Teodosic'in son çeyrekte oyunun kontrolunun eline alması ve Rasho Nesterovic'in ise son dakikalarda 3 ayrı hücumda hiç pas alamamasına rağmen 3 ayrı hücum ribaundı ile attığı 6 sayı maçı Olympiakos'a getirdi.Bu yenilgiden sonra Pamesa Valencia, üsteki grubunun 2 galibiyet arkasına düşerek çeyrek final şansını tamamen olmasada büyük ölçüde yitirdi.


    Grup G

    Efes Pilsen:60 Real Madrid: 77

    Efes Pilsen şansız bir şekilde Ispanya'da yenildiği rakibine bu seferde Istanbul'da yenilerek, çeyrek final şansını Siena maçına bıraktı. Real Madrid ise bu galibiyet ile çeyrek finale çıkmayı garantiledi. Euroleague'de bu sezon ilk kez mağlup olan Efes Pilsen'de Igor Rakocevic'in eksikliği takıma olumsuz etkilemiş gibiydi. Maçın başından sonuna kadar üstün oynayanan Real Madrid maçıda 60-77 kazanarak yenilgisiz liderliğini sürdürüp, gruptan çıkmayı garantilerdi.

    Montepaschi:77 Partizan: 74

    Gruptan çıkma şansını sürdürebilmek için mutlak kazanması gereken Siena ile grupta henüz galibiyeti bulunmayan Partizan takımlarının karşılaştığı maçta Jan Vesely'nin harika performansı maçı neredeyse Partizan'a getirecekti. Ancak Siena tecrübesi ile maçı kazanmasını bildi. Partizan'da Jan Vesely %50 saha içi isabeti ile 17 sayı 7 ribaundlık performansı galibiyet için yeterli olmadı. Siena ise bu galibiyet ile çeyrek final şansını Efes Pilsen maçına bıraktı.

    Grup F

    U. Olimpija:65 Maccabi Electra:83

    Dünkü Olympikos - Pamesa Valencia maçı sırasında, molalarda ara ara geçiş yapılan Maccabi - U.Olimpia maçında ilk yarı sonunda maç başa baş geçiyordu.Ancak Maccabi ikinci yarıda gösterdiği performans ile rahat bir galibiyet aldı. Özellikle 3.çeyrekte yakaladığı 23-8'lik seri maçı Maccabi'ye getirdi. Maccabi bu galibiyet ile çeyrek finale çıkmayı başarmış oldu.

    Lottomatica:65 Regal Barcelona:74

    Grubun favorisi Barcelona, namağlup şekilde yoluna devam ediyor. Henüz galibiyet yüzü göremeyen Roma karşısında rahat bir oyunla galip gelen Barcelona, Maccabi ile beraber şimdiden çeyrek finale çıkmayı garantilediler.

    Grup E

    Panathinaikos:76 Caja Laboral:74

    Grubun kaderini belirleyecek maçta Panathiniakos - Caja Laboral'ı yenerek grup liderliği için çok büyük avantaj elde etmiş oldu. Panathiniakos için çarpraz grupta Barcelona'ya yakalanmamak çok önemliydi. Bu galibiyetle beraber bu olasılık artık zor gözüküyor.

    Lietuvos Rytas:70 Unicaja:65

    Top 16'nın en sürpriz takımı Lietuvos Rytas,çeyrek final ısrarını sürdürmeye devam ediyor. 3 hafta önce Caja Laboral maçında Khalid El Amin'in son saniye basketi ile galip gelen Rytas, bu haftada kendi sahasında bir başka Ispanyol takımı Unicaja Malaga'yı yenerek çeyrek final şansını son maça taşımış oldu. Unicaja Malaga ise bu yenilgi ile beraber çeyrek final şansını yitirmiş oldu.


    17 Şubat 2011 Perşembe

    Blake Griffin || Günün Trajikomik Videosu #3



    Kaç zamandır ha vurdu, ha vuracak derken sonunda Blake Griffin panyaya kafasını vurmayı başarmış.

    16 Şubat 2011 Çarşamba

    Dwayne Wade & LeBron James || Kardeşim Sen Ne Yaptın Ya #5

    Pardon !


    Konu bayan basketbolu olunca, birde bu olayda yaşanan süreçleri tam takip edemediğim için en sağlıklı yorumu Serdar Gürel abimizden alacağımızı düşünüyorum.



    Türkiye Basketbol Federasyonu
    tarafından resmi açıklama yapıldı Diana Taurasi ve Monique Coker‘ın cezalarının Hacettepe Üniversitesi Doping Merkezi‘nin “analiz sertifikalarının geri çekilmesi üzerine” kaldırıldığı açıklandı.

    Bu ayıptır !
    Önce bu sporcuların şahsına yapılmış çok büyük bir ayıptır,
    bu sporculara güvenen, transfer eden, planlarının ona göre yapan kulüplere karşı yapılmış bir ayıptır,
    bu sporcuların forma giydiği kulüpleri tutan taraftarlara yapılmış bir ayıptır,
    Taurasi gibi bir dünya yıldızın, dünyanın en iyi kadın basketbolcusunu izlemekten mahrum kalan Türk basketbolseverlere yapılmış bir ayıptır,
    Bu oyuncularımız oynasaydı sizi yenebilirdik denilirse, Fenerbahçe ve Ceyhan Belediyesi‘nin yenen kulüplere, o kulüplerde forma giyen sporculara yapılmış bir ayıptır
    ve Penny Taylor Türkiye’de yapılacak bir doping testine güvenmediğini belirtip numunesinin Köln’e gönderilmesini istediğinde bu isteği eleştiren ülkesinin kurumlarına güvenenlere karşı yapılmış bir ayıptır…
    Ferhan Şensoy‘un “PARDON” filmi değil ki bu, pardon deyip üzeri örtülsün, elbette bir takım sonuçları olacaktır bu yaşananların.
    Mesela Ceyhan Belediyesi yaşadıkları mağduriyetten ötürü bugün oynayacakları Samsun Basketbol maçının ertelenmesini talep etti (kabul edilmemiş) ve Monique Coker‘ın oynamadığı karşılaşmalarının tekrarını talep edeceklerini açıkladı. Ya Ceyhan Belediyesi sezon sonu ligden düşerse ? Ya Fenerbahçe, aldığı Galatasaray yenilgisiyle kaybedeceği muhtemel saha avantajı nedeniyle şampiyonluktan olduğunu iddia ederse ?
    Sezon sonunda lig nasıl tescil edilecek !
    Peki bundan sonra herhangi bir oyuncuyu doping testine nasıl, hangi yüzle tabi tutacağız (?)
    Oldu olacak İsrail gibi yapalım kaldıralım doing testlerini ! en azından güvenilir bir kurum bulana dek !!!

    S. Serdar GÜREL

    http://www.pota6.com/pardon

    Where's The Good In Goodbye !

    Son 15 gün içerisinde yaşanan gelişmelerden sonra, artık iyiden iyiye yaşlandığımı hissetmeye başladım.


    11.02.2011 @ Jerry Sloan



    13.02.2011@ Ronaldo




    14.02.2011 @ Predrag Drobnjak


    Partizan Belgrade (1992–98)
    Efes Pilsen (1998–01)
    Seattle SuperSonics (2001–03)
    Los Angeles Clippers (2003–04)
    Atlanta Hawks (2004–05)
    TAU Cerámica (2005–06)
    Partizan Belgrade (2006–07)
    Akasvayu Girona (2007)
    Beşiktaş Cola Turka (2008)
    Efes Pilsen (2008–09)
    PAOK (2009–10)
    Iraklis (2010-11)

    World Championships (Yugoslavia)
    Gold 1998
    Gold 2002

    Eurobasket (Yugoslavia)
    Gold 2001


    14.02.2011 @ Ibrahim Uzulmez



    Bu oyuncuların yanı sıra, geçen ay Nikola Prkacin'de basketbolu bıraktığını açıklamıştı. Geçen yılda Michael Jackson ölmüştü. Zaten Ali Sami Yen'de yıkılıyor. Sanki bir nesili daha geride bırakmak üzereyiz.

    15 Şubat 2011 Salı

    1993 Nba Draft #10 || En Iyi 10 Nba Draft Serisi




    Bugünden itibaren Asisttime'da yeni bir yazı dizisine başlıyorum. 10 bölümden oluşacak yazı dizisi, Nba tarhinin en iyi Draft dönemlerini içerecek.

    Listemizde 10. sırada;Chris Webber'in ilk sırada seçildiği 1993 Nba Draft Dönemi yer alıyor. Bu draftın en ilginç anektodu ise; Orlando Magic'in Chris Webber'i seçer seçmez, Golden State Warrios takımının seçtiği Penny Hardaway'e karşılık takas edilmesiydi.

    - Ilk 5 Seçim

    1) Chris Webber @ Orlando Magic (Golden State Warrios)

    Chris Webber, kuşkusuz 1993 yılında draftlara giren en değerli oyuncu konumundaydı. Zaten Nba kariyerinde 5 kez All Star'a seçilerekte bunu kanıtladı. Nba'ye ayak basmadan önce, kolejde yılın oyuncusu seçilmişti.Nba kariyeride beklenildiği gibi harika geçti. Ilk sezonunda Nba'de yılın çaylak oyuncusu seçilmeyi başaran Chris Webber, Nba kariyerinin ise en iyi dönemini Sacramento Kings forması ile geçirdi. 2001 sezonunu 27.1 sayı 11.1 ribaund istatistikleri ile tamamlayarak, yılın en iyi takımına seçildi. Ve Sacramento forması ile konferans finaline kadar çıkmayı başardı. Hidayet Türkoglu'nun da Konferans yarı final maçında Dallas karşısında harika performans sergilediği dönemde, final serisinin en kritik maçında Robert Horry'nin son saniye basketi ile şampiyonluk hayalleri sona ermişti. Ancak bu inanılmaz sezon hiçbir Sacramento taraftarı tarafından unutulmadı ve Chris Webber'in 4 numaralı forması Sacramento Kings yetkilileri tarafından emekli edildi.

    2)Shawn Bradley @ Philadelphia

    Hem Alman hem de Amerikan vatandaşı olan Bradley, Nba tarihinin en uzun ikinci oyuncusuydu. Aslında yılların yaşlandıramadığı oyuncuların başında gelen Shaw Bradley, 1994-95 sezonunda Philadelphia ile 1996-97 sezonunda New Jersey Net forması ile ve son olarak 2000-2001 sezonunda Dallas forması ile Nba'de en fazla blok yapan oyuncu oldu.Nba kariyeri boyunca 5 kez de triple double yapmayı başardı.



    3) Penny Hardaway @ Golen State Warrios (Orlando Magic)

    Penny Hardaway, yukarıda bahsettiğim gibi draft günü Chris Webber ile karşılıklı takas edilerek Orlando Magic'e gönderildi. Orlando Magic'de Shaq önderliğindeki takımın önemli bir parçası oldu. Ilk sezonunda All Star çaylaklar maçına seçilip MVP olmayı başardı. Ardından 4 sezon Nba All Star maçına seçilen Penny Hardaway, birçok kişi için efsane oyuncular arasında yer alır. Ancak en büyük talihsizliği ise sakatlıklar oldu. Tabir-i caizse sakatlıklardan dolayı bir türlü belini doğrultamayan Penny Hardaway, aynı zamanda Nba tarihininde en iyi 3. sıra seçimlerinden biri.

    4) Jamal Mashburn @ Dallas Mavericks

    Jamal Mashburn ilk sezonunda en iyi yakaladığı 19.2 sayı 4.5 ribaund 3.4 asist ortalamaları ile en iyi Rookie takımına seçilmeyi başardı. Dallas Mavericks'in o dönem 3J (Jason Kidd - Jim Jackson - Jamal Mashburn) diye tabir edilen oyuncuların Jason Kidd ile beraber en etkin olanıydı. Istikrarlı hücum performansını ilerliyen sezonlarda da devam ettirdi. 1994-95 sezonunda 24.1 sayı 1995-96 sezonunda ise 23.4 sayı ortalamaları ile oynadı. Kariyer rekorunu ise 1994 yılında Chicago Bulls'a karşı attığı 50 sayı ile kırdı. Pozisyon iribari ile belkide o dönemde 1-4'e birçok pozisyonda oynayabilen nadir oyunculardandı.

    5) Isaiah Rider @ Minnesota Timberwolves

    Isaiah Rider, ilk yıllarında Nba All Star organizasyonlarının başrol oyuncularındandı. Ilk yılında en iyi Rookie takımına seçilen Rider, 1994 All Star organizasyonunda smaç şampiyonu olmayı başardı. Bir sonraki sezonda 21 maç üst üste en az 1 üçlük isabeti bularak, Minnesota tarihine adını yazdırdı. Kariyerinin en yüksek skorunu ise 42 sayı ile Golden State Warrios'a karşı buldu.




    - En Iyi 2.Tur Seçimi

    37) Nick Van Exel @ Los Angeles Lakers

    Nick Van Exel'in belkide en büyük avantajı Los Angeles Lakers tarafından seçilmesi olsa gerek. Çünkü o dönemin en çok maçları yayınlanan takımı olan Lakers'da Nick Van Exel oynadığı bütün maçlarda ilk beş başladı. Ilk 4 sezonunda sadece bir maç kaçıran Nick Van Exel kariyeri boyunca; 14.4 sayı 6.6 asist ve 3 ribaund ortalamaları ile oynadı.

    - All Star Olanlar

    1) Chris Webber @ Orlando Magic (Golden State Warrios)
    3) Penny Hardaway @ Golden State Warrios (Orlando Magic)
    4) Jamal Mashburn @ Dallas Mavericks
    8) Vin Baker @ Milwaukee Bucks
    11) Allan Houston @ Detroit Pistons
    24) Sam Cassel @ Houston Rockets
    37) Nick Van Exel @ Los Angeles Lakes



    14 Şubat 2011 Pazartesi

    Nba Power Rankings || Nba'de 15. Hafta


    1. San Antonio Spurs || 45/9: Şüphe yok ki ligin en iyi takımı olan San Antonio Spurs, bu haftayıda 2-1 ile geçerek ligden farklı bir seviyede değerlendirilmesi gerektiğini tekrardan kanıtladı.

    2. Boston Celtics || 39/14: Boston Celtics bu hafta oynadığı iki maçtan; bir galibiyet bir de yenilgi aldı. Dün gece oynanan Miami maçında gösterdikleri performans, bir mesaj niteliğindeydi. Miami galibiyeti, All Star öncesi takım için güzel bir moral oldu. Bununla birlikte Ray Allen, bu hafta oynanan Los Angeles Lakers maçında attığı üç üçsayı isabeti ile tarihin en fazla üç sayı isabetini bulan oyuncusu konumuna geldi.

    3. Miami Heat || 39/15: Miami Heat, Le Bron James ve Chris Bosh’un sakatlıkları yaşandığı dönemden bu yana ilk yenilgisini Boston’a karşı aldı. Boston ile Doğu’da büyük bir mücadeleye giren Miami Heat’de bazen rotasyona girildiğinde ters tepmesi onlar adına olumsuz bir gelişme olarak göze çarpıyor.

    4. Dallas Mavericks || 38/16: Dirk Nowitzki döndükten sonra üst üste 9 galibiyet alan Dallas, bu hafta Denver’a yenilerek seriyi bozdu. Bu haftayı 2-1 ile geçen Dallas, eski formunu yakaladığını rahatlıkla belirtebiliriz.

    5. Los Angeles Lakers || 38/17: Los Angeles Lakers da bu haftayı 2-1 ile geçen takımlardan biri oldu. Lakers dün oynanan maçta Orlando Magic’e yenilerek haftanın ilk yenilgisini almış oldu. Dünkü maçta Lakers’da Shannon Williams ve Ron Artest’in kötü şut yüzdesi ve ceza atışlarının da girmemesi ile hücumda iyice tıkanması, Orlando yenilgisine kaçınılmaz kıldı.


    6. Chicago Bulls || 36/16:
    Chicago Bulls, geçen haftanın aksine bu hafta oynadığı 2 maçıda kazanmasını bildi. Bu arada son maçta Ömer Aşık 15 dakikada aldığı 11 ribaund ile kariyer rekorunu kırdı.

    7. Orlando Magic || 35/21: Orlando Magic, takas sonrası yakaladığı havayı tamamen kaybetmiş durumda. Özellikle Gilbert Arenas, tamamen basketboldan kopmuş gibi oynuyor. Dün oynanan Lakers maçı ile beraber Brandon Bass’in geri dönmesi, uzun rotasyonu açısından bir nebze olsun rahatlatsada hala bir uzun gerekli olduğu gözüküyor.

    8. Oklahoma City Thunder || 34/19: Oklahoma City, dün kaybettikleri Golden State Warrios maçında yaptıkları dış savunma çok yetersizdi. Haftayı 1-1 ile kapatan Oklahoma City, belli bir çizgide performansını devam ettiriyor.

    9.Atlanta Hawks || 33/20: Atlanta Hawks için iki ucu keskin bıçak tabiri yapsak, pek yanılmış olmayız. Geçen hafta 35 sayı fark yiyen Atlanta bu hafta sadece bir maç oynadı ve maçtanda yenik ayrılan taraftı.

    10. New Orleans Hornets|| 33/23: New Orleans Hornets, bu haftayı 1-2 ile geçerek biraz olsun hayal kırıklıgı yarattı. Her ne kadar hafta içi Orlando galibiyeti alsalarda, bu hafta kaybettikleri New Jersey Nets maçı, sezon başındaki gibi savunma yapamadıklarını gösterir nitelikteydi.

    J.J. Hickson || Kardeşim Sen Ne Yaptın Ya #4

    13 Şubat 2011 Pazar

    Glen Davis || Günün Trajikomik Videosu #2

    Türkiye Kupasında 100 Yıllık Derbi Finali


    Bir tarafta, son yılların en iyi organizasyonunu oluşturan Fenerbahçe Ülker, diğer tarafta ise yeniden yapılanan Beşiktaş CT. Bu sezon 26. düzenlenecek olan Türkiye Kupasında Beşiktaş CT 2 kez final oynamasına rağmen, kupayı hiç müzesine götüremedi. ( Bir de şu 39 sene olayı vardı dimi, merak ediyorum acaba 1973-1992 yılları arasında Türkiye Kupasını kimler kazandı?)


    Teknik Analiz

    - Fenerbahçe Ulker Hücumları

    1) Ömer Onan Endeskli Esnek Hücum



    Fenerbahçe Ülker'in en çok kullandığı hücum setlerinin başında, yukarıda çizilmiş set geliyor. Bu hücum setini genellikle Ömer Onan ve Emir Preldzic üzerinden oynuyorlar. Bu hücum setininin başarılı sonuçlanması için, oyuncuların hareketli top alması gerekir. Ukic ile başlayan hücum setinde; öncelikle sol dip çizgide pozisyonunu alan Marko Tomas, Ukic'in hareket alana geçip topu alıyor. Ardından dışarı koşu yapan Kaya Peker'de aldığı pas sonrasında, oyunun yönünü değiştirip, kendisine doğru gelen Ömer Onan'a topu geçiriyor ve perdeleme yaparakta Ömer Onan'ın savunmasından kurtulmasını sağlayıp, boş şut imkanı doğuyor.

    2) Emir Preldzic Endeksli Hücumlar



    Neven Spahija'nın gelmesi ile, Euroleague'in en önemli genç yeteneklerinden biri konumuna gelen Emir Preldzic, bugünkü maçta da benim en çekindiğim isimlerin başında geliyor. Emir Preldzic ile en sık kullanılan setlerden biri; uzunun perdesi sonrası, yüksek postdan içeriye doğru penetre ederek attığı basketler. Ömer Onan'da olduğu gibi Emir Preldzic'in de atlet özelliklerinden yararlanılması bu setin kullanabilirliğini arttırıyor. Pozisyonun başında yapılan uzun - kısa paslaşmasından sonra, dikey koşu yaparak savunmacısından kurtulup kendine boş koridor alanı yaratan Emir Preldzic, pozisyonuda ya turniye yada şut olarak sonlandırıyor.

    Türk statüsünde de oynayan Emir Preldzic için, bir diğer önemli set ise; içeriye penetreleri sonrası rakip savunmalarının düzeni bozması olarak değerlendirebiliriz. Özellikle Preldzic, bize çok büyük eşleşme problemi yaratacağı düşünüyorum. Bakalım Emir Preldzic'in etkinliğine bir çare bulabilecekmiyiz ?


    - Beşiktaş CT Hücumları

    1) AJ Ogilvy Üzerinden Hücum Çeşitliliği


    Açıkcası AJ Ogilvy'yi maç içerisinden bu kadar iyi besleyebileceğimizi tahmin etmiyordum. Ama Ergin Ataman, AJ Ogilvy'i inanılmaz etkin kullanıyor. Yukarıda çizilen hücum setini son maçta sıkca görmüşsünüzdür. Setin süresi 4 ile 6 saniye arasında sürüyor. Mire Chatman hızlı bir şekilde topla yarı sahayı geçip, hiç bekletmeden sola doğru koşu yapıyor. O sırada Serhat'da hızlı bir şekilde ortaya doğru koşu yapıp pası alıyor. Son olarak da Serhat, pası alır almaz yüksek postda hazır kıta bekleyen Ogilvy'e topu indiriyor ve Ogilvy'de hızlı olmasının avantajı ile basketi buluyor.

    AJ Ogilvy üzerinden oynanan bir diğer oyun ise, kısaların içeriye penetre ettiklerinde, yardıma oyuncu geldiği anda topu ya direk Ogilvy ile buluşturuyorlar yada topu çevirip yine sonunda Ogilvy ile seti bitiriyorlar.

    Ogilvy'yi etkin kullandığımız bir diğer oyun ise ikili oyunlar. Özellikle yüksek postda şut tehditide olması büyük bir avantaj sağlıyor.

    2) The Magnificent Three ( Kemp - Chatman - Serkan)

    Son Trabzonspor maçına damga vuran bu muhteşem üçlü için ayrı bir parantez açmak gerekir. Dikkat ettiyseniz bu üç oyuncudan biri, savunmacısı ile bire bire kaldığında, takım hep farklı pozisyonlar aldı ve oyuncusuna göre de farklı hareket alanı yarattı. Içeriye penetre eden oyuncunun önemini sıkca belirtmiştim ve Kemp transferi ile takımın ne kadar önemli bir eksikliği giderdiğini Trabzonspor maçı ile gördük.

    Tahmin

    Iki takım arasındaki zayıf halkalara veya oyuncu değerlendirmesine girmek istemedim. Çünkü gerçekten iki takım arasında bayağı bir fark var. Fenerbahçe Ülker, Beko Basketbol Liginin çok çok üstünde bir takım. Kısacası finalin keyfini çıkarmaya bakalım. Doğal olarak mantığım Fenerbahce Ulker kazanır desede gönlümden tabi Beşiktaş geçiyor. Hatta ilk defa gönlümden skor tahmini bile yapmak geçiyor. Direk skor tahminimi veriyorum =) Beşiktaş CT: 77 Fenerbahce Ulker:73

    12 Şubat 2011 Cumartesi

    Potada 100 Yıllık Derbiye Doğru


    Muhteşem final öncesi koçlar ve kaptanların maçla ilgili TBF'de yer alan görüşleri şu şekildeydi;


    Beşiktaş Cola Turka Baş Antrenörü Ergin Ataman kulüp olarak çok önemli bir final karşılaşması oynayacaklarını belirtirken, “Dün yönetimin bana söylediğine göre 39 yıl sonra basketbolda Türkiye Kupası’nda final oynuyoruz. Buraya gelirken önemli süreçten geçtik. Efes Pilsen maçını büyük mücadeleyle kazandık. Dün de iyi basketbol oynadık. Finalde çok güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Geçtiğimiz yılın lig ve kupa şampiyonu ile karşılaşacağız. Rakibimiz, Euroleague’in en iyi basketbol oynayan takımlardan biri. Zor maç olacağı kesin. Ama biz de eksik kadromuzu, son zamanlarda yaptığımız takviyelerle, sakat oyuncuların iyileşmesiyle bir seviyeye getirdik. Efes Pilsen maçından önce de bizde bazı düşünceler vardı. O karşılaşmayı savunmamızla kazanmayı bildik. Fenerbahçe Ülker maçında rakibimizin oyun düzenini bozup, kupayı müzemize götürmek istiyoruz. Beşiktaş taraftarı bize destek oluyorlar, ama bunun daha fazla olmasını diliyorum. Türkiye’nin dört büyük kulübü yarı finaldeydi. Salonda Fenerbahçe ve Galatasaray’ın büyük üstünlüğü vardı. Ümit ediyorum ki yarın eşit bir seyirci olur. Biz kupayı kazanmak için son topa kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.



    Fenerbahçe Ülker Baş Antrenörü Neven Spahija, öncelikle takımını Spor Toto Türkiye Kupası 8’li finalinde sergilediği mücadeleden ötürü kutlarken, “Beşiktaş Cola Turka ilk turda Efes Pilsen’i elemeyi başardı. Onları da tebrik ediyorum. Biz daha önce Beşiktaş Cola Turka’ya karşı oynadık. Ama bu seferki takım daha farklı. Birçok değişiklik yaptılar. Eminim ki yarınki mücadele de zorlu olacak. Fenerbahçe Ülker antrenörü olarak ilk iki günde daha iyi oynadığımızı düşünüyorum. Yarın da bunu sürdüreceğimize inanıyorum” açıklamasında bulundu.

    Fenerbahçe Ülker kaptanı Ömer Onan, Kayseri’de çok iyi bir atmorsfer olduğunu belirtirken, “Taraftarların yan yana olaysız maç izlemesi de mutluluk verici. Kupanın zor olacağını biliyorduk. Eleme usulü olan maçlar her zaman gergin geçiyor. İlk maçlarda şut yüzdeleri bu nedenle düşüktü. Bizi yarın zorlu bir maç bekliyor. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Rakibimiz, Ergin Ataman ile birlikte toparlanma sürecine girdi. Biz de iyi durumdayız. Banvit’i ilk gün Galatasaray Cafe Crown’ı da ikinci yendik. Yarın da Beşiktaş Cola Turka maçımız çok zorlu olacak. Kupayı kaldırmak istiyoruz. İyi basketbol oynadığımızı düşünüyorum. En az hatayı yaparak kazanmak istiyoruz” dedi.

    Beşiktaş Cola Turka oyuncusu Cevher Özer ise yarın oynanacak final karşılaşmasıyla ilgili olarak, “Efes Pilsen maçının zor geçeceğini biliyorduk. Biz Kayseri’ye bir hedef doğrultusunda geldik. Amacımız kupayı kazanmaktı. Efes Pilsen maçını savaşarak kazandık. Medical Park Trabzonspor karşılaşmasında da olağanüstü bir mücadele ortaya koyduk. Bütün takım kenetlenmiş durumda. Final maçında da elimizden geleni yaparak kupaya uzanmak istiyoruz” ifadesini kullandı.

    Son olarak, bu büyük final öncesi iki takımın teknik analizini önümüzdeki saatlerde burada bulabilirsiniz.


    Finalin Adı: Besiktas CT - Fenerbahce Ulker


    Spor Toto Türkiye Kupası Yarı Final maçında Beşiktaş CT, büyük bir çekişmeye sahne olan maçta MP Trabzonspor'u 90-88 yenerek adını finale yazdırdı. Yüksek tempoda geçen maçta galibi savunmalar değil, hücum performansları belirledi. MP Trabzonspor, hem Michael Wright'ın birebir oyunları hemde Wright üzerinden oynanan ikili oyunlarla skorda üstünlük kursada, Beşiktaş CT'ın yeni transferleri Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın muhteşem performansları maçı Beşiktaş CT'ya getirdi.

    Maç Öncesi

    Özellikle koç değişikliğinden sonra MP Trabzonspor bambaşka bir havaya büründü. Rotasyonunda Michael Wright'ın da Türk satatüsünde olması onlar için en büyük avantajdı. Çünkü bu sayede Ersin Görkem + 4 yabancı ile iyi sayılabilecek bir rotasyona sahiptiler. Bununla beraber iki guardı da birbirini çok tamamlıyor. Rasic daha çok oynatma rolunde iken Milosevic ise daha çok içeriye drive ederek hücum anlamında katkılar veriyordu. Beşiktaş CT cephesinde ise Fedor Likholitov şoku yaşanıyordu. Tekrardan sakatlanan Likholitov'un MR sonuçlarının ardından maçta oynayamayacağı açıklandı.

    Maçın Öyküsü

    Beşiktaş CT maça Chatman,Kemp,Serhat,Cevher ve Ogilvy beşi ile başladı. Maçın hemen başında MP Trabzonspor, M.Wright'ın 4 sayı Ersin'in de 3 sayı 1 asist ve 1 top çalmalık performansı ile ilk 2.30 saniyeyi 7-2 önde geçti. Beşiktaş CT cephesinde ise ilk dakikalarda Mire Chatman - AJ Ogilvy ikili oyunları vardı. Iki takımda genellikle uzunları besliyordu. Ilk 5 dakika 11-9 MP Trabzonspor üstünlüğü ile geçilirken, MP Trabzonspor'da Wright, Beşiktaş CT'da ise Ogilvy 5'er sayı ile takımların en skorer oyuncularıydı. Ilk 5 dakika içerisinde, maça dair en güzel anektod ise Rasic'in harika no-look pası sonrası Michael Wright'ın basketiydi.


    Efes Pilsen maçında harika bir son çeyrek geçiren Mire Chatman, alternatifsiz olmasından da dolayı dinlendirilmek için 5.dakikada Mustafa Abi ile yer değiştirdi. Mustafa Abi'nin girmesiyle tam sahaya baskıya başlayan Beşiktaş CT, rakibini hataya zorladı. Ancak A.Rasic'in hücumdaki harika yönetimi devam etti. Oyun görüşü çok üst düzeyde olan Rasic, neredeyse ilk yarı boş pozisyonda olan bütün oyuncuları topla buluşturdu. Periyodun bitmesine 3 dakika kala MP Trabzonspor yüksek postda Michael Wright ile bulduğu sayı ile 14-13 öne geçti. Efes Pilsen maçında belirsiz bir rotasyon görüntüsü çizen Ignerski, Cevher Özer ile yer değiştirerek 4 numara da oyuna girdi. Çeyreğin son dakikalarında ise karşılıklı bire bir zorlamalar ile atılan basketlerle ile ilk çeyrek 22-19 Trabzonspor üstünlüğü ile sona erdi.

    Beşiktaş CT, ikinci çeyreğe iki top kaybı yaparak başladı. Top kayıpları üst üste gelince tam saha baskıya geçen Beşiktaş CT bunda da başarılı oldu. Ilk üç dakika sonunda Serkan Erdoğan'dan gelen 5 sayı ile 29-28 MP Trabzonspor üstülüğü vardı. Ikinci çeyreğin 4. dakikası itibari ile Beşiktaş CT, boyalı alanı ve yüksek postu çok iyi kullanan MP Trabzsonspor'a karşı alan savunması denedi ancak bu savunmada pek uzun sürmedi. Önce Serkan Erdoğan ardındanda Ignerski'nin üçlüğü ile 6. dakikada Beşiktaş CT 36-35 öne geçmeyi başardı. M.Wright'a bir türlü önlem alamayan Beşiktaş CT, ikinci çeyrekte Serkan Erdoğan'ın hücumdaki etkili performansı ile (7 sayı) skora ortak oldu. Periyodun sonuna doğru ise Chatman ve Mustafa Abi'den sonra Serhat Çetin, bir numarada oynadı. Son dakikaları karşılıklı basketlere sahne olan maçın ilk yarısı 44-42 MP Trabzonspor'un üstünlüğü ile sonuçlandı.



    Ikinci yarıda ise The Magnificent Three (Mire Chatman - Serkan Erdoğan - Marcelus Kemp) maça damgasını vurdu. Uçüncü çeyreğin başında Mire Chatman, ilk dört dakikada 2 sayı 1 asist 1 top çalma ve 1 ribaund alarak oyunda dengeyi sağladı ve skora 48-48 eşitlik geldi. Beşiktaş CT'da Marcelus Kemp bire bir hücum ederek bulduğu 5 sayıya karşılık, MP Trabzonspor Michael Wright endeksli hücumlarla skor üretmeye devam etti. Ergin Ataman'da önemli katkı veren Chatman'ı 4. çeyreğe hazır olması için dinlendirmek istedi ve Serhat'ı bir numaraya çekti. Serhat Çetin - Ogilvy ikili oyunları ile periyodun son 30 saniyesinde skora 63-63 ile yeniden eşitlik geldi. Son hücumu iyi değerlendiren MP Trabzonspor 3. periyoduda 66-63 önde tamamladı.

    Büyük bir çekişmeye sahne olan son çeyrekte, iki takımda yüksek tempoda oyunlarını sürdürmeye devam etti. Son çeyreğe Beşiktaş CT, Chatman - Serhat - Ignerski - Ogilvy - Cevher beşi ile başlarken, Ogilvy daha 2. dakikada yaptığı faul ile 4. faulunu alıp, kenara gelmek zorunda kaldı. Ogilvy'nin yerine Kemp oyuna girerken, Ignerski ise 4 numaraya çekildi. MP Trabzonspor ise boyalı alanı çok iyi kullanmaya devam etti. Hatta son çeyrekte yanlış hatırlamıyorsam alçak posttan ve boyalı alandan hiç şut kaçırmadılar. Periyodun ilk 3 dakikasında 71-69 MP Trabzonspor üstünlüğü vardı. Ancak bu dakikada oyuna giren Serkan Erdoğan, son iki dakikada gösterdiği performans ile maçı Beşiktaş CT'ya getirdi. Son 5 dakikaya 75-71 önde giren MP Trabzonspor hücuma çıkarken yaptığı basit hatalar ile farkı açamadı.

    Beşiktaş CT'da ise fitili ateşleyen oyuncu Marcelus Kemp oldu. Marcelus Kemp önce 02.25 kala attığı üçlük ile skoru tek sayıya indirdi. Ardından kaptığı toplarlada oyununun momentumunu lehlerine çevirmiş oldu. Serkan Erdoğan son 2 dakikada üst üste attığı 7 sayı ile skorda, BeşiktaşCT'nın 83-81 öne geçmesini sağladı. Ardından, önce Kemp'in asisti Ogilvy'nin basket faulu ve hemen sonrasında Kemp'in sayılarıyla skor son 17 saniyede 89-85'e geldi. Son hücumda ise MP Trabzonspor, Obasohan'ın bulduğu üçlük basketi ile farkı tek sayıya indirmesi maçı kazanması için yeterli olmadı. Bu arada o pozisyonda saha ihlalinin görülmemeside trajikomikti. Son topta Chatman'a yapılan taktik faulu sonrası ikinciyi bilerek kaçırmasıyla, Beşiktaş CT salondan 90-88 galip ayrılarak adını finale yazdırmış oldu.


    Maçın Kırılma Anı

    Baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan maçın kırılma anı, son 2 dakikada Serkan Erdoğan'ın muhtesem hücum performansının baslangıcı diyebiliriz.

    Maçın Hatası

    Hakemin son topta saha ihlalini görememesi.

    Maçın Oyuncusu

    The Magnificent Three (Kemp - Chatman - Serkan)

    Bugün Beşiktaş CT, takım olarak çok iyidi. Bu nedenle tek bir oyuncu söylemek çok zor.

    11 Şubat 2011 Cuma

    Chatman - Serkan - Kemp || The Magnificent Three





    Beşiktaş CT - MP Trabzonspor maçının geniş analizi önümüzdeki saatlerde sizlerle ...

    Ray Allen || Nba Tarihini Yeniden Yazan Adam




    Ray Allen, dün gece Los Angeles Lakers karşısında attığı üç üçsayı isabeti ile kariyerindeki 2,562. üçlük isabetini buldu ve Nba tarihinde 2,560 üç sayı isabeti ile en fazla üç sayı isabet rekorunu elinde bulunduran Reggie Miller'ı geçerek bu unvanın yeni sahibi oldu.

    Jerry Sloan || Bir Devir Kapandı



    Dilek olay tam 23 sene geçti. Ilk sezonu hariç,bütün kariyeri boyunca Chicago Bulls'da oynayan Jerry Sloan, koçluk kariyerinede Chicago Bulls'da başladı. 3 sezon süren Chicago Bulls kariyerinden sonra 1988-1989 sezonunda Utah Jazz'ın başına geçti. John Stockton'lı, Karl Malone'lı efsane kadrolu 1997-1998 ve 1998-1999 sezonlarında, takımı finallere taşıdı. Ancak o yıllarda karşısında hep Michael Jordan olması en büyük şansızlığı idi. Chicago Bulls o dönem üst üste iki sene finallerde Utah Jazz'ı yenerek şampiyon olmuştu.

    Jerry Sloan, Utah Jazz takımın başında normal sezonda 2024 maça çıkıp 1221 galibiyet alırken, playofflarda ise 202 maçta 98 galibiyet aldı. Hiç şampiyonluk yüzüğü almasada, Şöhretler Müzesi yani Hall Of Fame'e adını yazdırdı.


    Işin ilginç tarafı ise Jerry Sloan daha bir hafta öncesine kadar sözleşmesini bir sene uzatmıştı. Daha kontratın mürekkebi kurumadan istifa etmesi birçok soru işaretlerini beraberinde getirdi. Şimdilik bütün dedikodular Deron Williams'ı işaret ediyor. Anlaşılan aralarında yaşanan anlaşmazlık; 'ya o ya ben' noktasına kadar ulaştı. Sanırım yönetimde Deron Williams'ı kaybetmeyi göze alamayarak orta bir yol bulmaya çalışırken Jerry Sloan'ın istifası geldi. Bu yaşanan gelişmelerden sonra, umarım Deron Williams'da 2012'de takımdan ayrılır ve Utah Jazz yönetimi, ne kadar büyük bir hata yaptığını anlar.

    Her ne kadar Jerry Sloan; artık takım çalıştırmayacağını ifade etsede, şahsen bu adamın bu diyardan yüzüksüz gitmesine gönlüm razı olmaz. Miami Heat, böyle bir güzellik yapar mı dersiniz...

    10 Şubat 2011 Perşembe

    Kupaya Iki Kala Beşiktaş Cola Turka


    Kayseri Kadir Has Spor Salonunda oynanan Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Beşiktaş CT, savunmanın ön plana çıktığı maçta Efes Pilsen'i son saniyede AJ Ogilvy'nin basketi ile 57-55 yenmeyi başardı ve final için çok büyük bir engelide aşmış oldu. Iki takımda düşük skorlu geçen maçta iki devrede en az ikişer defa 5+ farklı seriler yakaladı ve her seferinde bu farklar eridi. Maçın sonuna kadar büyük bir çekişmeye sahne olan maçta; Efes Pilsen'in Türkiye Beko Basketbol Liginde ki yabancı rotasyon etkisi , Beşiktaş CT'nın da Ergin Ataman faktörü maçın gidişatında etkin rol oynadı.

    Maç Öncesi

    Açıkcası bu maçı izleyebilmek için neler çektim, bir ben bilirim. Turnuvanın ilk gününün en önemli maçını saat 18.00'e koymak ne kadar doğru bir tercih olduğunu, düzenleyenlerde reyting oranlarını görünce anlamıştır. Maç öncesi ilk olarak Flip Murray'nin Wisinewski'nin yerine kadroya alındığı haberi,ardından da bugüne kadar bütün kariyer rekorlarını Beşiktaş CT'ya karşı kıran Bostjan Nachbar'ın dışarda kaldığı haberi geldi. Ergin Ataman'ın takımın başına gelmesi ile Türkiye Kupası için artan umutlarım bu gelişmelerden sonra daha da arttı.


    Maçın Öyküsü

    Alelacele şekilde maçı izlemek için yer taraması çalışmam sonunda başarı ile sonuçlandı ve maçın ikinci çeyreğine yetişebildim. Bu nedenle ilk çeyrek ile alakalı söyleyebileceğim tek şey; Efes Pilsen'in 17-10 önde tamamlası olur. Ikinci çeyreğin başında, iki takımda birbirlerine ne kadar iyi etüt ettiğini gördük. Efes Pilsen'in ikinci çeyrek ile beraber yabancı rotasyonunun etkinliği azalmaya başladı. Çünkü Efes Pilsen için Türkiye Liginde en zayıf halkalardan biri olan yabancı rotasyonunun önemi bu çeyrekte kendini gösterdi. Beşiktaş CT'da ise Ignerski belirsizliği yaşanıyordu. Yeni transferlerden sonra sanki daha rolü belirlenmemiş gibiydi.

    Savunmaların ön plana çıktığı ikinci çeyrekte, ilk 4.30 dakika 21-12 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile geçildi. Efes Pilsen'in maça iyi başlamasınında etkisiyle, Beşiktaş CT'nın maça ortak olmasına izin vermiyordu. Ergin Ataman'ın daha önce Erkan Veyseloğlu ve Nachbar üzerinden oynadığı dip çizgiden oynanan hücum setini bu seferde Serhat Çetin endekli oynaması ile fark 6 sayıya indi. Hemen akabinde Perasovic'in molası geldi. Mola sonrası, Ergin Ataman'ın yeni Shumpert'ini buldu söylemimizi doğrular nitelikte bir hamle geldi ve Kemp 4 numaraya çekildi. Marcelus Kemp'de koçunu yanıltmadı ve mola sonrası bulduğu üçlük isabeti ile skoru 23-18'e getirdi. Oyunun momentumu yavaş yavaş dengelenirken bir de Perasovic'e teknik faul çalınması sonucu, devrenin bitimine 02.30 kala skoru 23-22'ye getirerek farkı 1 sayıya kadar indirdik. Beşiktaş CT 3 dakikalık süreçte 10-2'lik seri ile oyunuda dengeledi. Ancak ilk yarının sonuna doğru Efes Pilsen'den gelen Sinan Güler hamlesi tekrardan fark diferansının artmasına neden oldu. Sinan Güler, önce Beşiktaş CT topu oyuna sokarken kaptığı top, ardından Chatman'a tam sahada baskı ve 1.30 dakikalık süreçte bulduğu 5 sayı ile Efes Pilsen'in 7-0'lık seri yakalamasında başrol oynadı ve skor da 30-22'ye geldi. Devre ise karşılıklı basketlerle 32-24 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile sona erdi.

    Ikinci yarıya geçmeden önce maç öncesi yaptığım analize göz atmanızı rica ediyorum. Ikinci yarıyada, ikinci çeyreğin başında olduğu gibi Efes Pilsen, yine hızlı bir giriş yaparak 6-0'lık seri yakaladı. Özellikle Chatman alternatifsiz olduğu için onun üzerinden başlatılan tam saha baskı planıda ilk dakikalarda tuttu ve Efes Pilsen ilk dakikayı 36-24 önde geçti. Bu seriye Beşiktaş CT'da seri ile karşılık verdi.Efes Pilsen serisine Ignerski'nin üçlüğü ile son veren Beşiktaş CT, Chatman'ın 4, Ogilvy'nin de 2 sayısı ile 9-0'lık seri yakaladı ve 05.35 kala skor 36-33'e geldi. Oyunun kopma anıda bu süreç içerisinde yaşandı. Iyi bir hava yakalayan Beşiktaş CT karşısında Efes Pilsen, önce Sinan Güler'i bir numaraya çekti. Ardından Ender Arslan'ın oyuna girmesi ile Ender, Sinan, Roberts, Kerem Gönlüm, Murray beşine dönerek arayışlarını sürdürdü.Ancak bu süreçte hücumda bir türlü bekleneni veremediler.Çeyreğin bitmesine 02.30 kala Ogilvy'nin basketi ile Beşiktaş CT 39-38 ile maçta ilk defa öne geçmiş oldu.


    Efes Pilsen, 3. çeyreğin ilk dakikasından sonra geçen 6.30 dakikada sadece 2 sayı bulabildi. Bu süreçte Beşiktaş CT ise 15-2'lik seri ile ilk kez öne geçmeyi başardı. Bu serinin yakalanmasındaki en önemli faktörler ise; kısaların hücumda AJ Ogilvy'yi çok iyi beslemesi ve takımın kısalarının özellikle son 3 dakikada topu getirerek Mire Chatman'ı çok iyi dinlendirmesi olarak değerlendirebiliriz. Periyodun sonunda yine Ogilvy üzerinden oynanan oyun ile son çeyreğe 44-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile girildi. Harika geçen 3.periyotda tek olumsuzluk ise Mustafa Abi ve Serhat Çetin'in 4'er faul almasıydı.

    Son çeyrekte ise Maestro Chatmania başroldeydi. Inanilmaz bir son çeyrek oynadı. Bu üst düzey performans,belki maçı kazandıran basketi atan AJ Ogilvy'nin arkasında kalmış gibi gözüksede, şu son çeyrekte gösterdiği performanstan sonra, artık Chatman'ın yeri benim için üst düzey değil, tarif edemeyeceğim bambaşka bir noktaya ulaştı. Mire Chatman, son çeyreğin ilk 4 dakikasında 3 top çalma 3 ribaund ve 2 sayılık performansı ile önemli bir giriş yaparak oyununun momentumunun tamamen Beşiktaş CT'nin eline geçmesini sağladı ve ilk 04.45 'lik dilim 46-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile geçildi.Efes Pilsen ise üçüncü çeyrekte,hücumda yaşadığı sıkıntıları yaşamaya devam etti ve bu süreçte basket bulamadı. Mire Chatman'ın etkili performansından sonra Efes Pilsen molası geldi. Mola dönüşü 04.20 kala Cevher Özer'den gelen üçlük isabeti ile Beşiktaş CT 49-44 öne geçti. Bu skor Beşiktaş CT'ın maç içerisinde yakaladığı en yüksek farktı.

    Son 4 dakikaya girilirken; Efes Pilsen en kritik hücumda Thornton endeksli hücum setini tercih etti. Bu hücumda Thornton'a yapılan sportmenlik dışı faul ile Efes Pilsen yeniden oyuna ortak olma şansını yakaladı. Bu dakikadan sonra Efes Pilsen savunmada kolay sayı şansı vermezken Cevher Özer'in çok önemli üçlüğü ile son 2 dakikaya Beşiktaş CT 55-49 önde girdi. Efes Pilsen ise bu baskete, Lawrance Robert'in üst üste bulduğu iki üçlük ile karşılık verdi ve son 7 saniyeye 55-55 beraberlikle girildi. Son top ise büyük bir heyecana sahne oldu demek isterdim ama Sports Tv saolsun o heyecanı farklı heyecanlara çevirdi. Sports Tv bildiğin son hücumu direk ekrana yansıttı. Bir zoom yapmadıkları kaldı. Belki Efes Pilsen'in o sıra mola alma hakkı kalmamıştı ama ya olsaydı ve görevlilerden biri hücumu ekranda görseydi ne olacaktı peki? Iki heyecanın beraber yaşandığı son topta sıkca bahsettiğimiz ve artık Beşiktaş CT'nın en güvenilir hücum seti olan AJ Ogilvy üzerinden oynanan başarılı oyun ile Beşiktaş CT salondan 57-55 galip ayrıldı.


    Maçın Kırılma Anı

    Maçın kırılma anı, ikinci yarının ilk dakikası diyebiliriz. Skor tam 36-24 Efes Pilsen lehine gelmişken, Beşiktaş CT'nın yakaladığı seri ve Efes Pilsen rotasyonunda yaşanan belirsizlik, oyuna yeniden Beşiktaş CT'nın ortak olmasını sağladı.

    Maçın Hatası

    Maçın son 30 saniyesinde, Beşiktaş CT 3 sayı farkla önde iken ve yanlış hatırlamıyorsam faul hakkıda dolmamışken, faul yapılmaması çok büyük bir tercih hatasıydı. Eğer Roberts'in üçlüğünden sonra Kerem Tunçeri son hücumda basketi bulabilseydi. Belki şu anda bu pozisyonu tartışıyor olacaktık.

    Maçın Kader Anı

    Maçın kader anı, hiç kuşkusuz Efes Pilsen'in son hücumunda Kerem Tunçeri'nin kaçırdığı üç sayılık şuttu. Top potaya doğru yönelirken sanırım birçok Beşiktaş taraftarı ekrana dahi bakamamıştır.

    Maçın Oyuncusu

    Mire Chatman, en az AJ Ogilvy kadar maçın oyuncusu olmayı haketti. Özellikle son çeyrekteki performansı uzun yıllar unutulmayacak bir performanstı.

    Fotoğraflar: http://www.tbf.org.tr/