rss
twitter

    10 Ağustos 2008 Pazar

    Helal Olsun Sibel ! ~ # 1 Pekin 2008


        Gozlerden uzak olan gonulden de ırak olur derler ya, bu olimpiyatlar da gozlerden cok uzak oldugu için biraz ilgi ve alaka dan da uzak kalacak gibi. Olimpiyatlarda ilk madalyamızı da Sibel Ozkan Olimpiyat tarihimizin Gureş ile beraber en başarılı branşı olan Halter branşında 48 kg da gümüş madalya alarak başardı. Aynı kiloda yarışan ve Olimpiyat tarihimizde ilk altın madalya alan bayan sporcu olan Nurcan Taylan sıfır çekmiş.  Sakatlıgını bile bile sıfır cektik açıklamaları dolaşmakta böyle birşey varsa da daha kotu demek ki hala profesyonellikten bişey katamamışız kendimize.  

        Sibel Ozkan' a dönecek olursak Helal Olsun demekten başka bişey demek gelmiyor insanın içinden yaşan oykusunu okuyunca ileride daha fazla umutlanmamak içten bile değil;

    Pekin Olimpiyatları'nın ilk gününde halterde Türkiye'ye 48 kilo bayanlarda gümüş madalya getiren Sibel Özkan, "Türkiye'ye altın madalya kazandıramadığım için özür diliyorum" dedi.

    Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkenti Pekin'de bugün başlayan 29. Yaz Olimpiyat Oyunları'nda Türkiye'ye ilk madalyayı halterde kazandıran Sibel Özkan'ın bugüne dek Dünya ve Avrupa Şampiyonluğu, Akdeniz Oyunları ikinciliği ve Türkiye'de birçok birinciliği bulunuyor. 

    Anne ve babası boşandığı için 6 yaşında Konya'daki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Yurdu'na yerleştirilen Sibel Özkan, 11 yaşındayken burada ilk olarak judo sporuna başladı. 

    Vali Necati Çetinkaya Kız Yetiştirme Yurdu'na geçen Özkan, judoda il ve Türkiye birinciliği kazandı, 13 yaşına geldiğinde ise haltere ilgi duymaya başlayınca, bu spor dalına yöneldi. 

    Halterde bugüne dek türlü dereceler elde eden 20 yaşındaki Sibel Özkan'ın kazandığı başarılar şöyle: 
    2001-2002 yılında Halter Milli Takımı'na seçildi. 2004'te Norveç'teki Avrupa Yıldızlar Halter Şampiyonası'nda 53 kiloda Avrupa Şampiyonu, 2005'te Güney Kore'deki Dünya Gençler Şampiyonası'nda 48 kiloda Dünya Şampiyonu, İspanya'da 2005'deki 15. Akdeniz Oyunları'nda ise 48 kiloda 2. oldu. 

    Başarıları süren Özkan, 2007 yılında İspanya'daki Avrupa Gençler Şampiyonası'nda silkme ve toplamda altın madalya, Dünya Gençler Şampiyonası'nda, 48 kiloda 2 altın ve 1 gümüş madalya kazandı. Özkan, bu yıl Kolombiya'daki Dünya, İtalya'daki de Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya kazandı, ayrıca Avrupa Gençler Rekoru kırdı. 

    MADDİ OLANAKSIZLIKLARI OLMASA 
    Ancak maddi olanaksızlıkların peşini hiç bırakmadığını belirten Sibel Özkan, 2006 yılında verdiği bir özel röportajda, şunları söylemişti. 
    "Birçok madalyam olmasına rağmen maddi imkansızlıklar yüzünden zor günler geçiriyorum. Maddi sıkıntılar yüzünden çoğu zaman antrenmanlara ve okula gidebilmek için arkadaşlarından yol parası almak zorunda bile kalıyorum. Maddi konuda destek veren yok. Kiramı bile ödeyemiyorum, arkadaşlarımdan yol parasını bile borç alıyorum. Maddi sıkıntım olmasa başarılarım devam edecek. Yurtdışındaki her müsabakada Türk bayrağını dalgalandıracağım." 

    Bu arada Konya Büyükşehir Belediyesi'nin, Sibel Özkan'a destek olmak için girişimlerinin bulunduğu öğrenildi. 

    Türkiye'ye ilk madalyasını kazandıran 20 yaşındaki Özkan, koparmada 88, silkmede 111 ve toplamda 199 kiloluk derecesiyle ikinci oldu. Aynı kiloda yarışan Atina Olimpiyat Şampiyonu Nurcan Taylan ise koparmada 3 kez başarısız olarak sıfır çekti. Çinli Chen Xiexe'nin ise koparmada 95, silkmede 117 ve toplamda 212 kiloyu kaldırarak hem olimpiyat şampiyonu oldu hem de Nurcan Taylan'a ait olan 211 kiloluk olimpiyat rekorunu geliştirdi. 

    Madalya töreninin ardından açıklamalarda bulunan Sibel Özkan, mutlu olduğunu ifade ederek, "Antrenmanda toplamda 218 kaldırmıştım. Burada daha iyi derece yapabilirdim. Kendimden emin değildim. Özellikle silkmede konsantrasyon eksikliği yaşadım. Türk halkından özür diliyorum. Son anda biraz gevşeklik oldu. Eğer silkmede ilk hakkımda başarılı olsaydım, derecem daha iyi olabilirdi" dedi. 

    Özkan, Nurcan Taylan'ın durumunun sorulması üzerine, "Ben burada kendi yarışmamla ilgilendim. Son ana kadar Çinli ve Taili'nin hiç bir yarışmasını izlemedim. Nurcan'ın yarışması konusunda bilgim yok. Çünkü izlemedim. Daha iyi şeyler yapmasını beklerdim. Fakat ben kendi yarışmamla ilgilendim" diye konuştu. 

    Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş ise, olimpiyatın başlangıcında Türkiye'nin yeni bir yıldız kazandığını kaydederek, "Sibel çok genç bir sporcu. Umuyorum Sibel 2009 yılında Çinliyi geçecektir" diye konuştu. 

    Akkuş, Nurcan'la ilgili soruları ise şöyle cevaplandırdı: "Biz sakat bir sporcuyu yarışmaya getiremeyiz. Yaklaşık 3 hafta önce bir sorunu oluştu. MR'ları çekildi. Kontrolleri yapıldı. Psikologlar sürekli kampa geliyordu. GATA'da ağrı tedavisi gördü. Ortak kanaat olarak buraya gelmesinde engel bir durum yoktu. Son müsabakaya gelmeden birkaç gün önce antrenmanı çok kötüydü. Tekrar toplandık. Kendisine , "yarışamayacak durumdaysan oraya gidip de yarışmadan geri dönmen bizim açımızdan çok büyük kayıp olur" dedim. Doktorların görüşünü sordum. Psikolog da vardı. Kendisi bana söz verdi. Yarışacağını söyledi. Ben de kendisine, "mücadele edersen ben ancak kabul ederim" dedim. Ertesi günkü antrenmanı da tatmin ediciydi. Ama maalesef yarıştığı konusunda bir düşüncem yok. Şunu açıkça söylüyorum, "zannediyorum bir olimpiyat şampiyonunun geçilemeyeceği gibi bir takıntı oluştu. Yarışarak geçilmektense yarışmadan geçilmeyi tercih etti. Nurcan'ın yarışması kötüydü. Ama Sibel'in başarısı bunun gölgesinde kalmasın."

    Hiç yorum yok: