rss
twitter

    10 Şubat 2011 Perşembe

    Kupaya Iki Kala Beşiktaş Cola Turka


    Kayseri Kadir Has Spor Salonunda oynanan Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Beşiktaş CT, savunmanın ön plana çıktığı maçta Efes Pilsen'i son saniyede AJ Ogilvy'nin basketi ile 57-55 yenmeyi başardı ve final için çok büyük bir engelide aşmış oldu. Iki takımda düşük skorlu geçen maçta iki devrede en az ikişer defa 5+ farklı seriler yakaladı ve her seferinde bu farklar eridi. Maçın sonuna kadar büyük bir çekişmeye sahne olan maçta; Efes Pilsen'in Türkiye Beko Basketbol Liginde ki yabancı rotasyon etkisi , Beşiktaş CT'nın da Ergin Ataman faktörü maçın gidişatında etkin rol oynadı.

    Maç Öncesi

    Açıkcası bu maçı izleyebilmek için neler çektim, bir ben bilirim. Turnuvanın ilk gününün en önemli maçını saat 18.00'e koymak ne kadar doğru bir tercih olduğunu, düzenleyenlerde reyting oranlarını görünce anlamıştır. Maç öncesi ilk olarak Flip Murray'nin Wisinewski'nin yerine kadroya alındığı haberi,ardından da bugüne kadar bütün kariyer rekorlarını Beşiktaş CT'ya karşı kıran Bostjan Nachbar'ın dışarda kaldığı haberi geldi. Ergin Ataman'ın takımın başına gelmesi ile Türkiye Kupası için artan umutlarım bu gelişmelerden sonra daha da arttı.


    Maçın Öyküsü

    Alelacele şekilde maçı izlemek için yer taraması çalışmam sonunda başarı ile sonuçlandı ve maçın ikinci çeyreğine yetişebildim. Bu nedenle ilk çeyrek ile alakalı söyleyebileceğim tek şey; Efes Pilsen'in 17-10 önde tamamlası olur. Ikinci çeyreğin başında, iki takımda birbirlerine ne kadar iyi etüt ettiğini gördük. Efes Pilsen'in ikinci çeyrek ile beraber yabancı rotasyonunun etkinliği azalmaya başladı. Çünkü Efes Pilsen için Türkiye Liginde en zayıf halkalardan biri olan yabancı rotasyonunun önemi bu çeyrekte kendini gösterdi. Beşiktaş CT'da ise Ignerski belirsizliği yaşanıyordu. Yeni transferlerden sonra sanki daha rolü belirlenmemiş gibiydi.

    Savunmaların ön plana çıktığı ikinci çeyrekte, ilk 4.30 dakika 21-12 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile geçildi. Efes Pilsen'in maça iyi başlamasınında etkisiyle, Beşiktaş CT'nın maça ortak olmasına izin vermiyordu. Ergin Ataman'ın daha önce Erkan Veyseloğlu ve Nachbar üzerinden oynadığı dip çizgiden oynanan hücum setini bu seferde Serhat Çetin endekli oynaması ile fark 6 sayıya indi. Hemen akabinde Perasovic'in molası geldi. Mola sonrası, Ergin Ataman'ın yeni Shumpert'ini buldu söylemimizi doğrular nitelikte bir hamle geldi ve Kemp 4 numaraya çekildi. Marcelus Kemp'de koçunu yanıltmadı ve mola sonrası bulduğu üçlük isabeti ile skoru 23-18'e getirdi. Oyunun momentumu yavaş yavaş dengelenirken bir de Perasovic'e teknik faul çalınması sonucu, devrenin bitimine 02.30 kala skoru 23-22'ye getirerek farkı 1 sayıya kadar indirdik. Beşiktaş CT 3 dakikalık süreçte 10-2'lik seri ile oyunuda dengeledi. Ancak ilk yarının sonuna doğru Efes Pilsen'den gelen Sinan Güler hamlesi tekrardan fark diferansının artmasına neden oldu. Sinan Güler, önce Beşiktaş CT topu oyuna sokarken kaptığı top, ardından Chatman'a tam sahada baskı ve 1.30 dakikalık süreçte bulduğu 5 sayı ile Efes Pilsen'in 7-0'lık seri yakalamasında başrol oynadı ve skor da 30-22'ye geldi. Devre ise karşılıklı basketlerle 32-24 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile sona erdi.

    Ikinci yarıya geçmeden önce maç öncesi yaptığım analize göz atmanızı rica ediyorum. Ikinci yarıyada, ikinci çeyreğin başında olduğu gibi Efes Pilsen, yine hızlı bir giriş yaparak 6-0'lık seri yakaladı. Özellikle Chatman alternatifsiz olduğu için onun üzerinden başlatılan tam saha baskı planıda ilk dakikalarda tuttu ve Efes Pilsen ilk dakikayı 36-24 önde geçti. Bu seriye Beşiktaş CT'da seri ile karşılık verdi.Efes Pilsen serisine Ignerski'nin üçlüğü ile son veren Beşiktaş CT, Chatman'ın 4, Ogilvy'nin de 2 sayısı ile 9-0'lık seri yakaladı ve 05.35 kala skor 36-33'e geldi. Oyunun kopma anıda bu süreç içerisinde yaşandı. Iyi bir hava yakalayan Beşiktaş CT karşısında Efes Pilsen, önce Sinan Güler'i bir numaraya çekti. Ardından Ender Arslan'ın oyuna girmesi ile Ender, Sinan, Roberts, Kerem Gönlüm, Murray beşine dönerek arayışlarını sürdürdü.Ancak bu süreçte hücumda bir türlü bekleneni veremediler.Çeyreğin bitmesine 02.30 kala Ogilvy'nin basketi ile Beşiktaş CT 39-38 ile maçta ilk defa öne geçmiş oldu.


    Efes Pilsen, 3. çeyreğin ilk dakikasından sonra geçen 6.30 dakikada sadece 2 sayı bulabildi. Bu süreçte Beşiktaş CT ise 15-2'lik seri ile ilk kez öne geçmeyi başardı. Bu serinin yakalanmasındaki en önemli faktörler ise; kısaların hücumda AJ Ogilvy'yi çok iyi beslemesi ve takımın kısalarının özellikle son 3 dakikada topu getirerek Mire Chatman'ı çok iyi dinlendirmesi olarak değerlendirebiliriz. Periyodun sonunda yine Ogilvy üzerinden oynanan oyun ile son çeyreğe 44-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile girildi. Harika geçen 3.periyotda tek olumsuzluk ise Mustafa Abi ve Serhat Çetin'in 4'er faul almasıydı.

    Son çeyrekte ise Maestro Chatmania başroldeydi. Inanilmaz bir son çeyrek oynadı. Bu üst düzey performans,belki maçı kazandıran basketi atan AJ Ogilvy'nin arkasında kalmış gibi gözüksede, şu son çeyrekte gösterdiği performanstan sonra, artık Chatman'ın yeri benim için üst düzey değil, tarif edemeyeceğim bambaşka bir noktaya ulaştı. Mire Chatman, son çeyreğin ilk 4 dakikasında 3 top çalma 3 ribaund ve 2 sayılık performansı ile önemli bir giriş yaparak oyununun momentumunun tamamen Beşiktaş CT'nin eline geçmesini sağladı ve ilk 04.45 'lik dilim 46-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile geçildi.Efes Pilsen ise üçüncü çeyrekte,hücumda yaşadığı sıkıntıları yaşamaya devam etti ve bu süreçte basket bulamadı. Mire Chatman'ın etkili performansından sonra Efes Pilsen molası geldi. Mola dönüşü 04.20 kala Cevher Özer'den gelen üçlük isabeti ile Beşiktaş CT 49-44 öne geçti. Bu skor Beşiktaş CT'ın maç içerisinde yakaladığı en yüksek farktı.

    Son 4 dakikaya girilirken; Efes Pilsen en kritik hücumda Thornton endeksli hücum setini tercih etti. Bu hücumda Thornton'a yapılan sportmenlik dışı faul ile Efes Pilsen yeniden oyuna ortak olma şansını yakaladı. Bu dakikadan sonra Efes Pilsen savunmada kolay sayı şansı vermezken Cevher Özer'in çok önemli üçlüğü ile son 2 dakikaya Beşiktaş CT 55-49 önde girdi. Efes Pilsen ise bu baskete, Lawrance Robert'in üst üste bulduğu iki üçlük ile karşılık verdi ve son 7 saniyeye 55-55 beraberlikle girildi. Son top ise büyük bir heyecana sahne oldu demek isterdim ama Sports Tv saolsun o heyecanı farklı heyecanlara çevirdi. Sports Tv bildiğin son hücumu direk ekrana yansıttı. Bir zoom yapmadıkları kaldı. Belki Efes Pilsen'in o sıra mola alma hakkı kalmamıştı ama ya olsaydı ve görevlilerden biri hücumu ekranda görseydi ne olacaktı peki? Iki heyecanın beraber yaşandığı son topta sıkca bahsettiğimiz ve artık Beşiktaş CT'nın en güvenilir hücum seti olan AJ Ogilvy üzerinden oynanan başarılı oyun ile Beşiktaş CT salondan 57-55 galip ayrıldı.


    Maçın Kırılma Anı

    Maçın kırılma anı, ikinci yarının ilk dakikası diyebiliriz. Skor tam 36-24 Efes Pilsen lehine gelmişken, Beşiktaş CT'nın yakaladığı seri ve Efes Pilsen rotasyonunda yaşanan belirsizlik, oyuna yeniden Beşiktaş CT'nın ortak olmasını sağladı.

    Maçın Hatası

    Maçın son 30 saniyesinde, Beşiktaş CT 3 sayı farkla önde iken ve yanlış hatırlamıyorsam faul hakkıda dolmamışken, faul yapılmaması çok büyük bir tercih hatasıydı. Eğer Roberts'in üçlüğünden sonra Kerem Tunçeri son hücumda basketi bulabilseydi. Belki şu anda bu pozisyonu tartışıyor olacaktık.

    Maçın Kader Anı

    Maçın kader anı, hiç kuşkusuz Efes Pilsen'in son hücumunda Kerem Tunçeri'nin kaçırdığı üç sayılık şuttu. Top potaya doğru yönelirken sanırım birçok Beşiktaş taraftarı ekrana dahi bakamamıştır.

    Maçın Oyuncusu

    Mire Chatman, en az AJ Ogilvy kadar maçın oyuncusu olmayı haketti. Özellikle son çeyrekteki performansı uzun yıllar unutulmayacak bir performanstı.

    Fotoğraflar: http://www.tbf.org.tr/



    9 Şubat 2011 Çarşamba

    J.J. Redick || Günün Trajikomik Videosu



    Allah iyliğini vermesin Redick ya hala yerledeyim =)

    Nba Power Rankings || Nba'de 14. Hafta


    1. San Antonio Spurs || 43/8: Bu sezonu artık, San Antonio Spurs ve diğerleri olarak adlandırmalıyız. San Antonio Spurs, bu sezon hiç olmadığı kadar iyi oynuyor. Bu haftayı da 3-1 ile kapatan San Antonio Spurs, bakalım playofflarda nasıl bir performans sergileyecek.

    2. Boston Celtics || 38/13: Acaba Boston Celtics için bu sezon; “tam takımla bu haftayı tamamladı.” ifadesini kullanabilecek miyiz çok merak ediyorum. Bu hafta da Shaq’tan yoksun oynayan Boston Celtics, haftayı Orlando Magic galibiyeti ile 2-2 ile kapattı.

    3. Miami Heat || 38/14: Miami Heat bu hafta zor sayılabilecek bir fikstürü 4-0 ile kayıpsız geçerek, tüm rakiplerine yine mesajını vermiş oldu. Çok formdalar ve en önemlisi takımda herkes rolünü benimsemiş durumda.

    4. Dallas Mavericks || 36/15: Nowitzki olmadığı zaman üst üste yenilgiler alan Dallas Mavericks, Dirk Nowitzki’nin dönmesi ile son 9 maçın hepsini kazanarak, yeniden sezon başındaki formunu yakaladılar.

    5. Los Angeles Lakers || 36/16: Los Angeles Lakers, çok zor olan fikstüründe finali çok iyi geçtiler. Haftayı 3-0 ile kayıpsız geçen Lakers’da son dönemde Carmelo Anthony takası gündeme gelmesi de ilginç bir gelişme. Lakers’ın Carmelo’ya ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. Hatta ters tepebilecek bir takviye bile olabilir.


    6. Chicago Bulls || 34/16: Chicago Bulls bu haftayı 1-2 ile kapattı. Noah’ın yokluğunda çok iyi bir performans sergileyen Chicago da şu an için tek eksik dış savunma gibi duruyor. Bir şekilde savunmada bu delikleri kapatabilirse, hedef takımı olmamaları için hiçbir neden kalmaz.

    7. Oklahoma City Thunder || 33/18: Oklahoma City Thunder bu haftayı 3-1 ile geçerek istikrarlı performansını ve güzel oyununu devam ettirdi. Bu sezonu nerede tamamlarlar bilinmez ama benim için bu sezonun en iyi basketbolunu oynayan takımların başında geliyor.

    8. Atlanta Hawks || 33/19: Atlanta Hawks yine beni şaşırtarak haftayı tam 3-0 ile kayıpsız geçiyorken, dün gece Philadelphia karşısında aldıkları 35 sayılık fark ile bi nevi gerçek savunmalarını yine gösterdiler.

    9. Orlando Magic || 33/20: Orlando Magic’de Brandon Bass’in sakatlığı ve Hidayet’in de form düşüklüğü takımın hücum düzenini bozdu. Bunlara ek olarak Gilbert Arenas’ın da bir türlü takımda istenilen katkıyı verememesi, istikrarsız gidişatın bir başka nedeni oldu. Orlando Magic bu haftayı 2-3 ile geçti. Eğer herhangi bir uzun takviyesi yapılmazsa pek büyük başarıların gelmesi zor gibi gözüküyor. Zaten şu dönemde performansları ile Chicago Bulls, Boston Celtics ve Miami Heat’in arkalarında kaldılar.

    10. New Orleans Hornets || 32/21: New Orleans Hornets daha 2 hafta öncesine kadar ligin en formda takımı iken,bu haftayı da 1-3 ile geçerek sıralamada gerilemeye devam ediyorlar. Işin ilginç yanı ise, artık eskisi kadar iyi savunmada yapamıyorlar.

    8 Şubat 2011 Salı

    Spor Toto Türkiye Kupası || Beşiktaş CT - Efes Pilsen Eşleşmesi


    Bu sezon Kayseri Kadir Has Spor Salonunda oynanacak Spor Toto Türkiye Kupasında yine alışılagelmiş bir eşleşme bizleri bekliyor olacak. Bir tarafta; Euroleague'de son dönemin en formda takımı Efes Pilsen, diğer tarafta ise yapılan koç değişikliği ve takviyeler sonrası tabir-i caizse yeniden yapılanan Beşiktaş CT. Eşleşmenin analizine geçmeden önce takımlardaki son gelişmeleri verelim; Beşiktaş CT'da yeni transfer Marcelus Kemp Kayseri'de takımla ilk idmanına çıktı. Bununla beraber bir başka yeni transfer Serkan Erdoğan'da Türkiye Kupasında ilk kez Beşiktaş CT formasını giyecek. Sakatlığı bulunan Fedor Likholitov ise takıma geri dönüyor. Hüseyin Beşok'u da sayarsak takım yeni görüntüsü ile ilk kez Efes Pilsen karşısında görücüye çıkacak. Efes Pilsen cephesinde ise Ender Arslan'ın 24 Ocak'ta yaşamış olduğu bir sakatlığı vardı ve 10 gün dinlendirileceği ifade edilmişti. Hazır olup olmadığı hakkında net bir bilgiye ulaşamadım.


    Teknik Analiz

    - Efes Pilsen Hücumları

    1) Ikili Oyunlar (Kerem Gönlüm - L.Roberts endeksli)

    Efes Pilsen bu sezon pick and roll düzeni çok iyi benimsemiş durumda. Özellikle Kerem Gönlüm üzerinden hücumda çok etkili oluyorlar. Ikili oyun sırasında, Lawrance Roberts'in de atletiklik özelliğini kullanarak, Kerem Gönlüm, Lawrance Roberts ikilisinden biri kendini yüksek posta atıyor. Diğeri ise içeriye penetre ediyor. Bu sayede hem rakip savunmanın düzenini bozabiliyorsun hemde miss match avantajını sağlamış oluyorsun. Aşağıda paylaştığım video ile bu hücum düzeninin savunma örneğini görebilirsiniz;



    Bu savunmada görüldüğü gibi Marcin Gortat, kısa süre içerisinde yardıma giden Lewis'in adamının pas kanallarına giriyor ve top yüksek posta geldiğinde ise hemen pozisyonunu alıyor. Son Euroleague maçlarını izleyenler daha net hatırlayacaktır ki Kerem Gönlüm bu sistem içerisinde bayağı verimli oynadı.

    2) Hareketli Esnek Hücum (Bootsy Thornton Endeksli)

    Son yıllarda bu hücumu başarı ile oynayan az takım görmüştüm. Ancak Perasovic, hücumda çarkları öyle bir işletiyor ki hayran kalmamak elde değil. Bu hücumu daha önce sadece Euroleague'de oynadıkları maçlarda gördüm. Ama son Real Madrid maçında bu set görülmeye değerdi. Biraz da hücum setinden bahsetmek gerekirse; hücum süresince herkesin eline top değiyor. En önemlisi ise herkes hareketli top alıyor. Bu sayede kendi pas kanallarını kendi yaratıyorlar ve sonunda yüksek posta inen Thornton veya Nachbar bu seti bitiriyor. Anlattığım hücumu aşağıdaki videodan daha iyi süzebilirsiniz.




    3) Içeriye Penetre Ederek (Kısa Oyuncular)

    Efes Pilsen'in belki de en iyi yaptığı hücum düzeni, kısaların içeriye penetre ederek sağladıkları hücum çeşitlilikleri diyebiliriz. Bu düzenin savunmasını da video üzerinden anlatalım;




    Bu hücum düzenini de bozmanın tek olaslığı, ayakları hızlı hareketli bir uzuna sahip olmaktan geçiyor. Yardım savunması ile rakibin hareket alanını kapattığın sürece başarılı olabilirsin. Bu da hiçte kolay değil. Videoda da görüldüğü gibi 3 ayrı penetre imkanıda, hareket alanı kapatıldığı için gerçekleştirilemedi.


    - Beşiktaş CT Hücumları

    Ergin Ataman'ın takımın başına geçmesi, transferlerin yeni tamamlanması ve yeni takımında ilk kez bu maçta seyirci karşısına çıkacak olması, hücum anlamında sağlıklı bir teknik analiz yapmayı imkansız hale getiriyor. Ancak Serkan Erdoğan ve Marcelus Kemp'in takıma katılması çok farklı hücum çeşitliliği sağlayacaktır. Ergin Ataman'ın gelmesi ile hem savunmada hemde hücumda inanılmaz bir performans sergileyen Cevher Özer'in yeni takviyelerle artan performansının daha da arttacağını düşünüyorum. Ergin Ataman'ın gelmesi ile bambaşka bir havaya bürünen diğer bir oyuncu ise AJ Ogilvy;

    1) AJ Ogilvy'nin Boyalı Alanda Beslenmesi

    Ergin Ataman takımın başına geçtikten sonra ilk göze çarpan gelişme; Ogilvy'nin hücumda çok iyi beslenmesi gibi duruyor. Kısalar Ogilvy'yi doğru yerde topla buluşturduğu sürece hücumda oyuncudan maksimum katkıyı alabiliyorlar. Yeter ki Efes Pilsen pas kanallarını kapatmasın;




    Zayıf Halkalar

    Efes Pilsen belkide son iki yılın en formda dönemini geçiriyor. Ancak unutulan bir nokta var; o da yabancı rotasyonunun etkinliği. Efes Pilsen'in başarısındaki en büyük etken yabancı rotasyonunun verimliliğidir. Efes Pilsen'in şu anda kadrosunda 8 yabancı (Wisinewski - Rakocevic - Roberts - Nachbar - Thornton - Vujcic - Radulijca - Murray) yer almakta ve bununla beraber Wisinewski'de rotasyon dahilinde Ender Arslan'ın önünde yer alıyor. Kupa maçında Murray - Radulijca ile beraber Wisinewski'nin dışarda kalmasını bekliyorum. Eğer Ender Arslan hazır durumda değilse piyango farklı bir yabancıya da çıkabilir.


    Hiç kuşkusuz Efes Pilsen'in en zayıf halkası, Igor Rakocevic'in savunmadaki varlığı olsa gerek. Özellikle Eurolague maçlarında bunu daha net gördük. Rakipler birçok kez Igor Rakocevic'in savunduğu oyuncu üzerinden oynadılar ve bunun sonucunda çoğu kezde başarılı oldular. Nba'de Atlanta maçlarında sıkca gördüğümüz Mike Biby endeksli miss-match hücumlarını bizde Rakocevic üzerinden deneyebiliriz. Efes Pilsen'in bunun dışında pek bir zayıf noktası da gözükmüyor. Çünkü hem Thornton hem de Roberts savunmada neredeyse bütün delikleri kapatıyorlar.

    Beşiktaş CT'da ise bu sezon sıkca dillendirdiğimiz ribaund sıkıntısını giderebilmiş değil. Fedor Likholitov'un dönmesi ile bir nebze olsun katkı verecek olsada, Roberts ve Kerem Gönlüm'ün varlığı birde Thornton'ında ribaundlardaki aktifliği büyük sıkıntı yaratacak gibi. Zaten pota altında büyük bir üstünlüğü olan Efes Pilsen, bir de ribaundlarda önemli üstünlük sağlarsa maçta önemli bir fark yaratabilir.

    Bununla beraber bir diğer önemli sıkıntı ise Mire Chatman'ın 1 numarada tek opsiyon olacak olması. Özellikle Sinan Güler ile tam saha baskı karşısında çok zorlanacağını düşündüğüm Chatman'ın alternatifsiz olması maç genelinde sıkıntı yaratacaktır.

    Eşleşmenin En Kritik Oyuncuları

    Açıkcası şöyle bir gerçek var ki, Efes Pilsen kadrosunda şu oyuncu oyuna damgasını vuramaz diyebileceğimiz neredeyse hiçbir oyuncu yok. Bence son üç sezondur Avrupa'nın en iyi üç numarası olan Bootsy Thornton ve Bostjan Nachbar'ın olumlu veya olumsuz oyuna katkıları, paralel olarak takımına yansıyacaktır. Özellikle Nachbar'ın Beşiktaş CT'ya karşı performansları hala gözümün önünde. Geçen sezon oynanan ilk maçta 20 dakikada 20 sayı 10 ribaund, ikinci maçta ise 30 dakikada yine 20 sayı 4 ribaundlık performans sergileyek kariyer rekorlarını kırdı. Bu sezonki lig maçında da pek birşey değişmedi. 30 dakika süre aldığı maçta 21 sayı 8 ribaund ile yine sayı ve ribaund kategorilerinde kariyer rekorlarını kırdı. Ust üste bu kadar iyi performanslar tesadüf olmasa gerek. Beşiktaş CT kesinlikle Nachbar'ın ritm bulmasına izin vermemeli.


    Beşiktaş CT için ise şu zamanda sadece bir isimden bahsedebiliriz o da Ergin Ataman. Belkide yeni kadrosu ile maçı en az 3 kere kafasında oynamıştır. Kime hangi rolü vereceğini, rakibi nasıl durduracağını yani yeni rotasyonu ile bu maçta nasıl oynayacağını sadece o biliyor.

    Tahmin

    Efes Pilsen ile Türkiye Kupasında son dört yılda bu üçüncü eşleşmemiz oluyor. Bu sefer kazananın final yolu diğer eşleşmelere göre daha kolay olacak. Beşiktaş CT şu anda tam bir kapalı kutu diyebiliriz. Yeni oyuncuları ilk defa görücüye çıkıyor. Efes Pilsen ise yabancı rotasyonuna endeksli bir takım. Sonuçta Efes Pilsen'i de kimse eski koçu Ergin Ataman'dan daha iyi analiz edemez. Ergin Ataman'a güveniyorum ve bu eşleşmeden umutluyum. Pota altında ezilmezsek ve Efes Pilsen de abartı yüzde ile dışardan oynamazsa,maçın sonuna kadar oyunda kalabiliriz. Beşiktaş CT'nın kazanması belki sürpriz olarak nitelendirilebilir ama bu sürprizi gerçekleştireceğimize inanıyorum. ( Beşiktaş CT: %51 Efes Pilsen:%49)

    Acıların Takımı: Cleveland Cavaliers

    Az önce Dallas yenilgisi ile biten maçla beraber, Cleveland Cavaliers, LeBron James'in takımdan ayrılmasından sonraki ilk sezonunda 25 yenilgi üst üste alarak 1981-82 sezonunda 24 maçlık kendilerine ait olan rekoru bir kez daha kırmış oldu. Aslında bu tablo LeBron James'in de ne kadar büyük bir yıldız olduğunu gösteriyor. LeBron James ile beraber finale oynarlarken şimdiki durum ise tam bir hayal kırıklığı. Herhalde şu zamanda kimse Cleveland taraftarı olmak istemez. Yönetim ise bu rekordan sonra belki yeniden yapılanmak için bir şehir değişikliğine gidebilir.

    7 Şubat 2011 Pazartesi

    Bir Beko All Star'da Böyle Geçti


    Bu sezonki Beko All Star organizasyonu belkide tüm zamanların en sönük All Star organizasyonuydu. Organizasyonun en güzel yani ise Russian Bar Trio'nun o harika gösterisiydi.

    2011 Beko All Star organizasyonunun ilk yarışması 3 sayı yarışmasıydı. 3 sayı yarışmasına Ömer Onan, David Holston, Yunus Cankaya, Rasim Başak, Michael Ignerski ve Alwin Snow katıldı. Yarışma öncesi açıkcası favorim Yunus Çankaya idi. Ama heyecandan olsa gerek finale kalamadı. Ilk turda Alwin Snow 21, Ömer Onan 16 ve Rasim Başak 13 puan alarak finale çıkmayı başardılar. Finalde ise Show Tv saolsun reklamdan geç dönünce Rasim Başak'ın performansı ve Ömer Onan'ın ilk şutlarını göremedik.Finalde Alwin Snow 9 puan yaparken Ömer Onan 14 sayı yaparak 2011 Beko All Star da üç sayı şampiyonu oldu.


    Programın ikinci yarışması ise smaç yarışmasıydı. Smaç yarışmasında daha önce belirlenen isimlerden Lawrence Roberts,Vincent Grier ve Antwain Barbour yarışmaya katılmadı. Bu eksiklerden sonra yarışmaya Antalya BŞB'den James Christopher dahil edildi. Smaç yarışmasına katılan diğer oyuncular ise; Ilkan Karaman,Altan Erol ve Tyler Smith oldu. Smaç yarışmasıda keyif olarak beklentileri karşılayamazken, ilk turdan sonra finale Tyler Smith ve James Christopher çıkmayı başardı. Finalde ise Tyler Smith bacağın arasından topu geçirerek vurduğu smaç sayesinde smaç yarışmasını kazandı.

    2011 Beko All-Star maçında ise Yerli Karması, Yabancı Karmasını hakem Fatih Söylemezoğlu'nun katkısı ile 128-127 yenmeyi başardı. Maçın MVP'si ise Yerli Karmasından Pınar Karşıyakalı genç oyuncu Birak Batuk, 26 sayı 6 ribaund 4 asistlik performansı ile kazandı. Bu kadar sönük geçen All Star'ın bir diğer güzel yanı ise Haluk Yıldırım'a verilen ödüldü. 10. kez All Star seçilen Haluk Yıldırım'a Yıldızların Yıldızı ödülü verildi.

    6 Şubat 2011 Pazar

    Marcelus Kemp || Beşiktaş CT'da Son Hamle


    Beşiktaş CT, daha önce anlaştığı Oliver Lafayette'nin sağlık kontrollerinde spor yapmasının sakıncalı olduğu belirlenmesi üzerine, transferinden vazgeçmek zorunda kalmıştı. Oliver Lafayatte yerine ise acil bir çalışma sonrasında daha önce de ilgilendiği Marcelus Kemp ile sezon sonuna kadar anlaşma sağladı.

    Öncelikle Marcelus Kemp'in menajerini kutlamak lazım. Çünkü son 1 ay içerisinde 3 ayrı takımla (Roanne - Limoges - Unicaja Malaga ) anlaşmak üzere olduğu haberleri cıkmıştı ve sonunda imzayı Beşiktaş CT'ya attı.

    Marcelus Kemp'in son form durumu hakkında sizlere sağlıklı bilgiler vermek isterdim ancak Kemp'in Avrupa kariyerini pek takip etme fırsatım olmadı. Ama kolej kariyerini hatırlıyorum. Bu transferi çok farklı noktalarla değerlendirmek gerekir.

    Ilk olarak ofansif yeteneği çok yüksek bir oyuncu. Kolej takımının tarihinde en fazla üçlük isabeti bulan oyuncuydu. Bununla beraber en fazla sayı atanda ikinci oyuncu olmuştu. Aynı zamanda 2005 yılında NCAA'de lig genelinde en çok gelişme gösteren oyuncu ödülünüde aldı. Marcelus Kemp'in Ncaa kariyeri boyunca ligdeki genel istatistik sıralamasını aşağıdaki resimden inceleyebilirsiniz.



    Marcelus Kemp, kolej kariyerinden sonra sırasıyla Basket Livorno, Dinamo Sassari ve son olarak da Virtus Bologna'da oynadı. Yukarıda bahsettiğim gibi Kemp'in Avrupa kariyerini pek takip etme şansım olmamıştı. Ancak transfer gerçekleştikten sonra Marcelus Kemp'in bu sezon Virtus Bologna forması ile oynadığı maçların videolarına ulaştım.

    Marcelus Kemp'in maçlarını aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz;

    17 Ekim 2010 | Virtus Bologna - Bennet Cantù için tıklayınız
    31 Ekim 2010 | Virtus Bologna - Air Avellino için tıklayınız
    13 Kasım 2010 | Pepsi Caserta - Virtus Bologna için tıklayınız
    7 Kasım 2010 | Scavolini Pesaro - Virtus Bologna için tıklanıyınız

    Maçlarını yüzeyselde olsa inceleme fırsatı bulduysanız hemen ribaundlarda ki agresifliği dikkatinizi çekecektir. Ribaundların yanında hücumdaki çok farklı opsiyonlarda kullanılmasıda, kendisi için farklı bir avantaj sağlıyor. Lafayette için bahsettiğim konu Kemp içinde geçerli. Üçlük çizgisi geriye alındığı için bu tür delici veya rakip savunmanın düzeni bozan direncini düşüren oyuncuların önemi çok arttı.

    Marcelus Kemp, Bologna forması ile son maçını 12 Aralık'ta oynamış. Bu süreden sonra ne kadar idman yediğide önemli. Eğer bu süreçte idman yapmadıysa kısa süre içerisinde katkı almak biraz zor olabilir. Kemp için sadece videolarla yetinmeyip biraz da oyuncu hakkında farklı kişilerden bilgiler paylaşmak istiyorum; Çoğu kişinin ortak kanısı Kemp'in hücum yeteneklerinin çok iyi düzeyde olması. Özellikle kendi şutunu yaratabilmesi çok büyük bir avantaj. Oyun görüşü pas yeteneği ise o kadar üst düzeyde olmadığı bilgileri var. Şimdilik izlenimim ise, sanki Ergin hoca yeni Preston Shumpert'ini bulmuş gibi bir his var. Preston Shumpert kadar iyi skorer, ondan daha iyi bir savunmacı gibi bir görüntüsü var ama sanırım onun kadar iyi bir oyun görüşü veya pas yeteneği yok.


    Oliver Lafayette tercihi bize bir numaralı pozisyonda çok büyük rahatlık getirecekti. Çünkü hem oyun içinde hemde oyun dışında Chatman'ı dinlendirecek olması, oyun içinde bir avantaj sağlayacaktı. Kemp'in gelmesi ile bu ihtimal ortadan kalkmış oldu. Yine Chatman o pozisyonda tek opsiyon gibi duruyor. Kemp ile beraber ana rotasyonumuz; Chatman - Kemp - Serkan - Fedor-Cevher benchimiz ise; Cüneyt - Serhat - Ignerski - Ogilvy - Hüseyin şeklinde olacak. Ignerski'yi oyun genelinde ara ara 4 numarada kullanıldığı düşünürsek rotasyona savunma yönü açısında Mustafa Abi de bazı maçlarda önemli süreler alabilir. Şimdilik Bekir Yarangüme rotasyonun gerisinde kalacakmış gibi bir görüntü var.

    Serkan Erdoğan, Marcelus Kemp transferleri ve Fedor Likholitov'un da takıma dönmesi ile rotasyondaki roller neredeyse baştan aşağı değişti. Bu oluşumda Serkan Erdoğan'ın katkısı, takımın başarısında çok büyük önem arz ediyor. Lafayyette transferi sonrasında söylediğim gibi Türkiye Kupasında umutlarım çok artmış durumda. Tabi umutlarımın artmasının tek nedeni oyuncular değil Ergin Ataman'ın varlığıdır.


    5 Şubat 2011 Cumartesi

    Oliver Lafayette Transferinden Vazgeçildi


    Beşiktaş CT'ın Oliver Lafayette transferi ile hem hücumda hemde savunmada birçok eksiklikleri kapatabileceğini düşünmüşken bu sabah talihsiz bir haber geldi. En son maçını NBDL'de 31 Ocak'ta oynayan Oliver Lafayette'ın sağlık kontrollerinden geçemediği için transferinden vazgeçildi. Tam da Türkiye Kupası öncesi belkide Ergin Ataman'ın planlarını bozan bir gelişme oldu. Oliver Lafayette cephesinden ise henüz bir açıklama gelmedi oysaki bu haberi almadan önce BJK TV'ye heyecanını paylaşmıştı;

    Beko Basketbol Ligi'nde mücadele eden Beşiktaş Cola Turka'nın yeni transferi ABD'li oyuncu Oliver Lafayette, Beşiktaş için yüreğini vermeye ve kazanmak için Türkiye'ye geldiğini söyledi.

    BJK TV'ye açıklamalarda bulunan Lafayette, Beşiktaş Cola Turka'ya transferinden dolayı çok mutlu olduğunu ifade ederek, ''İyi bir takıma geldim. Forma giymek, sahaya çıkmak için sabırsızlanıyorum. Her zaman kazanmak isteyen bir takımda oynamayı isteyen bir oyuncuyum. Beşiktaş için yüreğimi vermeye ve kazanmaya geldim'' dedi.

    Beşiktaş Cola Turka'yı tercih ederken zorlanmadığını anlatan Oliver Lafayette, ''Beşiktaş Cola Turka büyük bir takım, iyi kadrosu var. Tercih yaparken zorlanmadım. Ligde ipi göğüslemek, kazanmak istiyorum. Mücadele ettiğimiz bütün kupaları kazanmak istiyorum'' diye konuştu.

    Lafayette, sakatlığı nedeniyle takımdan ayrı kalan ABD'li yıldız Allen Iverson için de ''Kendisi çok büyük bir oyuncu, geri döndüğü zaman takıma büyük katkı sağlayacaktır'' yorumunda bulundu.

    Röportaj Kaynak

    Bu arada Beşiktaş klübünden yapılan resmi açıklamada;

    Basın Sözcüsü Prof. Dr. Mete Düren, Oliver Lafayette'nin sağlık durumu ile ilgili internet sitesinden açıklama yaptı:

    "Beşiktaş Cola Turka Erkek Basketbol Takımımız'a transferi planan Oliver Lafayette'nin dün ve bugün Maslak Acıbadem Hastanesi'nde yapılan geniş kapsamlı tetkiklerinde kardiolojik açıdan ağır spor yapmasının sakıncalı olduğu belirlenmiş ve gerekli ileri tedavisi için kendisine önerilerde bulunulmuştur.

    Bu nedele Oliver Lafyette'nin Beşiktaş Cola Turka Erkek Basketbol Takımımız'a transferinden vazgeçilmiştir.

    Kamuoyunun bilgilerine saygılarımla sunarım.”

    Beşiktaş Resmi Sitesi

    NBA All Star 2011 || Son Los Angeles Yolcusu Kevin Love


    Yao Ming'in yerine All Star karşılaşmasında oynayacak son isim Kevin Love oldu. Son günlerde LaMarcus Aldridge ismi bayağı bir ön plana çıkmıştı ancak Kevin Love'da bu sezon 21.5 sayı 15.5 ribaund ortalamaları ile oynayarak kat ve kat All Star'da oynamayı hakketti. Hazır konu Kevin Love'dan açılmışken; asıl benim en çok merak ettiğim konu Minnessota Timberwolves'un bundan sonra nasıl bir organizasyon planlayacağıdır. Önlerinde bir Kevin Garnett örneği varken kadro planlaması olarak nasıl bir yol izleyecekler gerçekten çok merak ediyorum.

    Photo: nba.com

    4 Şubat 2011 Cuma

    Euroleague Top 16 #3 || Real Madrid - Efes Pilsen Maçının Öyküsü


    Efes Pilsen, Euroleague Top 16'da dün akşam Real Madrid karşısında tabir-i caizse maçı kendi elleri ile ikram etti. Maç en az 2-3 kere gidip geldi. Belki de Final Four yolunda grubun en önemli maçında neredeyse elimize gelen bütün fırsatları elimizin tersiyle itip, +5 farkla kazanabileceğimiz maçı 89-86 kaybettik.

    Efes Pilsen kazanması halinde, liderlik yolunda çok büyük avantaj sağlayacağı Real Madrid maçına; Wisinewski,Kerem Gönlüm,Rakocevic,Vujcic,Thornton ilk beşiyle başladı. Maça çok iyi bir başlangıç yapan Efes Pilsen ilk 3 dakikayı 10-2'lik seri ile geçti. Bu süreçte Thornton ve Rakocevic 5'er sayı ile sayı yükünü çekerken, Real Madrid cephesinden de bu seriye karşılık mola geldi. Real Madrid maç başında çoğunlukla Ante Tomic ile boyalı alandan oynamaya çalıştı. Mola sonrası Felipe Reyes,Ante Tomic - Mirotic,Fischer değişiklikleri geldi. Ilk 6 dakikayı 14-5 ile önde geçen Efes Pilsen, çeyreğin son 4 dakikasında gelen 13-5'lik seriye engel olamayınca periyot 18-19 Efes Pilsen üstünlüğü ile tamamlandı. Ilk çeyrekte en önemli anektod; Real Madrid'de Tucker'in oyuna girdikten sonra attığı 5 sayı ile oyunun momentumunun tamamen Efes Pilsen'e geçmesine izin vermemesiydi.


    Ikinci çeyreğe Flip Murray'in etkili oyunu ile giren Efes Pilsen periyodun başında Murray'den gelen 4 sayı ile skorda üstünlüğünü korumaya devam etti. Real Madrid cephesinde ise bu sefer sahneye Sergio Rodriguez çıktı. Sergio Rodriguez'in etkili oyunu ile karşılaşma başa baş bir hal aldı. Periyodun beşinçi dakikasında skor 28-30'a geldiğinde Sinan Güler, Sergio Rodriguez'i durdurmak için oyuna girdi.Ancak ilginç olansa maç boyunca çok farklı rotasyonlar deneyen Perasovic'in bu süreçte guardsız oynamasıydı. Flip Murray'in periyodun son 2 dakikasında hücumdaki etkinliği ile skorda çok iyi bir katkı alan Efes Pilsen'e karşı Real Madrid 1.30 kala 3 guardla sahadaydı. 3 kısalı düzene karşı da Efes Pilsen çok iyi hücum edince 2. periyotda toplam 27 sayı buldu ve devreyi 46-40 önde kapattı. Ilk yarıda ribaundlarda Efes Pilsen'in 20-12 üstünlüğü varken, takımı adına ilk defa bu kadar büyük sorumluluk alan Flip Murray 4/6 iki sayı isabeti ile 8 sayı 2 asist 1 top çalma istatistikleri ile oynadı. Real Madrid cephesinde ise ilk yarıda Sergio Rodriguez 6 asistle oynayarak önemli katkı verdi.

    Üçüncü çeyrek ise çok büyük mücadeleye sahne oldu. Çeyreğin hemen başında 8-2'lik seri ile giren Real Madrid, bu süreçte Tucker'dan inanılmaz katkı aldı. Tucker'in çeyreğin ikinci dakikası itibari ile 6/7 iki sayı isabeti oranı yakalayarak 10 sayı ile oynarken, Efes Pilsen cephesinde ise savunmada sıkıntılar yaşanıyordu. Özellikle 3. periyodun ilk 4 dakikasında Real Madrid çoğu zaman Rakocevic'in üzerinden oynamaya çalıştı. Ilk 4 dakika 54-54 ile geçililirken, mola sonrası Perasovic Kerem Tunçeri,Thornton,Murray,Roberts,Kerem Gönlüm beşiyle sahaya dönen Efes Pilsen, Kerem Gönlüm ile üst üste bulduğu 4 sayı ile Real Madrid'in rüzgarını dindirmeyi bildi ve periyodun sonuna 4.30 kala skoru 59-58'e getirdi. Oyunun momentumu yine yavaş yavaş Efes Pilsen'e geçerken önce Prigioni'nin üçlüğü ardından da çalınan teknik faul Real Madrid'in tekrardan oyuna ortak olmasını sağladı. Özellikle oyunun momentumu ne zaman tam Efes Pilsen'e geçti derken Prigioni'nin ekstra üçlüğü geldi. Periyodun son dakikasına girilirken Efes Pilsen lehine çalınmayan 3 saniye sonrası verilen tepki teknik faul ile cezalandırılınca skor 65-62'ye geldi. Ancak çaldıkları düdüklerin yanlış olduğu bilen hakemler bir sonraki hücum düdüklerini telafi edercesine Real Madrid'e 3 saniye çaldılar. Son topu da iyi kullanan Efes Pilsen son çeyreğe 65-65 beraberlikle girdi.


    Son çeyrekte ise iki takım da çok akıllıca savunmalar yaptı. Real Madrid Efes kısalarının pas kanalları kapatarak hücum düzenlerini bozmaya çalışırken, Efes Pilsen ise iki yardımlarla rakibini durdurmaya çalıştı. Son çeyreğe iyi bir başlangıç yapıp skor da 71-67 öne geçmişken Nachbar'ın sportmenlik dışı faulu geldi. Bu düdük tam Efes Pilsen'in maçı alacağına inanmaya başladığı zamanda geldi. Son 3.30 da skor 76-70 Efes Pilsen üstünlüğü ile girilirken Efes Pilsen; Wisinewski,Murray,Thornton,Roberts,Kerem Gönlüm beşi ile sahadaydı. Oyunun kırılma anı ise bu dakikadan sonra başladı. Önce Prigioni 1.50 kala öyle bir üçlük attı ki Real Madrid'in tekrardan oyuna ortak olmasını sağladı. Bu dakikadan sonra da sahnede Igor Rakocevic vardı. Oyunun kırılma anları bu süreçte Rakocevic tarafından yaşandı. Önce hücum sırasında elindeki topu kaybetti. Ardından 1.32 kala öyle bir şut tercihinde bulundu ki, zaten bu şut tercihi kenara alınmasına yetti. Son 41 saniye 76-76 beraberlik ile girilirken Kerem Gönlüm'ün inanılmaz üçlüğü ile son top öncesi Efes Pilsen 3 sayı farkla öne geçti. Son hücumda Real Madrid 2 defa şut imkanı bulup bunları değerlendiremedi ve hücum ribaundı sonrası belki de böyle bir hatayı yapacak en son kişi Thornton'ın üçlük sırasında yaptığı faul maç 79-79 berabere bitmesini sağladı.

    Maçın sonunda rüzgarı arkasına Real Madrid, uzatma dakikalarına da 7-2'lik seri ile girip skoru 86-81'e getirdi. Maç içerisinde olduğu gibi uzatma dakikalarında da yine Efes Pilsen çok büyük fırsatları tepti. Skor 86-83'e geldiğinde 2 boş üçlük kaçıran Efes Pilsen son 1 dakikaya Thonrton'ın üçlüğü ile 87-86'lık skorla girdi. Ardından Real Madrid hücumu değerlendiremeyince, Efes Pilsen 12.4 saniye kala son topa 1 sayı geride girdi. Son hücumda yine başarısız olunca, rahat kazanabileceğimiz maçı 89-86 kaybettik.

    Bu maçı kazanabilseydik Final Four'da iki Türk takımını görme şansımız yüksek ihtimalle devam edecekti. Açıkcası böyle maç kaybedilmez. Bu yenilgiyi sadece şansızlık olarak göremeyiz. Top 16'da liderlik yolundaki en önemli maç olan Real Madrid deplasmanında son topta 3 sayı önde olupta faul yapılmaması inanılır gibi değil. Perasovic'e de pek birşey diyemiyorum. Çünkü gerçekten güzel basketbol oynatmaya çalşıyor. Sonuçta Efes Pilsen her sene Final Four yapabilen bir takımda değil, bu nedenle final four hasreti bazen büyük hayal kırıklıklarıda yaşatabiliyor. Tabi herşeyde bitmiş değil. Bu sezon Sinan Erdem'de hiç yenilmeyen Efes Pilsen'in, Real Madrid'i de +3 farkla yenebilecek seviyede olduğunu düşünüyorum ama tabi hiçbir maç oynanmadan da kazanılmıyor.

    Fotoğraflar: Efesbasket