rss
twitter

    16 Nisan 2009 Perşembe

    Yeni Sezon da Yerli Piyasası

    Normal sezonun bitmesine artık 4 hafta kaldı. Ve sözleşmesi biten bir çok oyuncu artık yeni sezonların planlarını kuruyor olmalı. Ligimizde sozleşmesi biten kalburustu sayılabilecek makul sozleşmeli oyunculara bakmak gerekirse;


    1) Evren Buker



    Hiç kuşkusuz bu yıl çok verimli bir sezon geçiriyor. Muratcan Guler'in kontratı da dusunuldugun de daha makul olup cok daha yarar sağlayabilecek bir oyuncu.






    2) Murat Kaya


    Murat Didin doneminde cok almaya calıstık ama Galatasaray ile 3 yıllık sozleşme imzalamıstı. Sozlesmesi bu sezon sonu bitiyor. 3 yıl once almayı basaramamıstık umarım yeni sezonda takıma kazandırırız.







    3) Asım Pars




    Serbest kalacak uzunlardan Oguz Savas - Kerem Gonlum - Ermal Kurtoglu'yu bir kenara bırakırsak belki de piyasada ki en iyi verim alınabilecek yerli 5 numara.






    4) Ümit Sonkol


    Kariyerinin en iyi doneminde yani gecen sezon biter bitmez. Mersin ile sozlesme imzaladı. Bu sezon Mersin'de ilk 18 hafta 10 sayı üzerinde sayı bile bulamadı. Eski performansından cok uzakta. Yine de önemli bir bench derinliği katacak seviyede bir oyuncu.









    5) Erkan Veyseloglu



    Gecen sene iyi bir rol oyuncusu olan Erkan bu sene Banvit de cok fazla goze carpmamasına ragmen yine de ust seviye de onemli roller alabilecek kapasite 3+2 yi dusunursek iyi yerliler de takım da onemli parca olacaktır. Madem Omer Unver den yararlanılmıyorsa Haluk'un yanında yerli bir uc numara daha bulunması lazım.



    6) Engin Atsur




    Şu anda sakatlıgı bulunsa da artık TBL de patlama yapacak bir sezona ihtiyacı var Engin gibi takım oyununa önem veren her daim takım disipline sahip bir oyuncu. Engin transferi demek Chatman'ın ara ara 2 numara oynaması demektir. O kadar gözle gorunur cok spektekif bir guard degil belki ama takım oyunu dusunulurse takıma her anlamda direk katkı sağlayabilecek bir oyuncu. Bir takımda Engin ve Haluk varsa başka ne istenir ki ...





    7) Yunus Çankaya

    Son maçlarda önemli katkılar veriyor. Şut stili Serkan Erdogan'a cok benziyor. Ama hucumda tek eksiği şut atarken topu elinden cok yavas bırakıyor. Savunma olarak da hiçbir zaman boş vermeyen disiplinli bir savunması var belki fiziksel olarak cok eksiği olsa da bench de derinlik yaratabilir.

    8) Fatih Solak

    Sadece ve sadece olası rotasyon da pota altında sertlik kazandırabilecek bir oyuncu. Açıkcası Burak Hoca'nın sistemine uymayan bir oyuncu oldugunu dusunuyorum.

    Yeni Sezon da Alınabilecek Avrupa'lı Uzunlar

    Bilindiği gibi gelecek sezon 3+2 kuralı uygulandığın da en az 2 oyuncu Avrupalı olması lazım. Chatman ve Baxter'ın varlığı ve takımda kalması ihtimalini de dusunecek olursak pota alında muhakkak bir Avrupalı uzun transfer edilecektir. Takıma yararlı olabilecek Avrupa pasaportlu birkaç uzuna goz atmak gerekirse;

    1) Nikolaz Tskitishvili



    2002 Nba Draftında 5. sıradan seçilerek belki de cok buyuk baskı altında kalıp Nba'de bekleneni veremedi. Olowakandi - Robert Traylar ve Darko Milicic den sonra Nba'nin en kotu draftı seçildi. Bu kadar olumsuzlar ust uste gelince Avrupa'da da ki kariyeri gecen sezon Sevilla ve bu sezon da Teramo basket ile devam ediyor. Şutu cok iyi olan ama bir turlu istenilen sertliğe erişemeyen yetenek genc uzun takıma katkı sağlayacagını dusunuyorum. Cunku Avrupa'da ismini tekrardan duyurma zamanı geldi.








    2) Pops Mensah - Bonsu




    Ingiliz pasaportu taşıyan Mensah gerek NBA de gerek de Badalona'da isminden sıkca bahsettirdi. Bu sezonun ortalarına dogru NBDL'e giden Monsu akabinde Spurs ve Toronto ile 10 ar gunluk sozlesmeler imzaladı su anda bosta. Çok yararlı olabilecek ve tam aradığımız bir uzun ve ingiliz pasaportuna da sahip daha ne istenebilir ki hızlı hucuma yatkın bir sistemimize Chatman - Baxter'ın yanına alınabilecek makul en iyi uzun oyuncu.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Pops_Mensah-Bonsu


    3) Nick Fazekas



    Ncaa'i az biraz takip edenlerin bile cok yakından tanıdığı Alman pasaportlu uzun Fazekas cok değil 2-3 seneye kalmaz ismini daha sık duyarız. Nba'de klasik uzun oyuncuların cektiği sıkıntıyı cekip cok sert oyuncu olamadıgı icin tutunamadı. Herkes onu 2006 da drafta girmeyi bekliyordu. Eğer 2006'da drafta girseydi kesin ilk 20 de secilirdi ama bir sene sonra girmeyi tercih etti ve 34.sıradan Dallas tarafından secildi. Sene başında Belcika'da Oostende takımında baslayan Fazekas daha sonra Fransa'nın yolunu tutup Asvel takımına transfer oldu sezonu da Fransa'da tamamlar. Fazekas gibi bir oyuncuyu transfer edip en az 3 yıllık sozlesme imzalamak gerekir. Bu kadar yetenekli bir uzunun pişmesini bekleyen Avrupa'nın buyuk takımlarına yedirmemek icin. Gidip Pekovic veya Teletovic'i alamayacagımıza gore kendimizin bir yıldız yaratma vakti geldi. Fazla masrafı olmayan ama cok yetenekli bir uzun almanın ve 2 veya 3 yıllık sozlesmenin imzalamanın tam sırası. 2 defa genclerde 3 kez de ncaa de kendi konferansında yılın oyuncusu secilmiş. Kolej de ki son yılında da en iyi Amerika kadrosunda yer almıs bir uzun. Umarım en yakın zamanda bizimkilerinin dikkatini ceker.

    17 Şubat 2009 Salı

    Besiktas Cola Turka | Savunma ve Hucum Sistemleri Uzerine

    Sezon başından bu yana bir türlü hücumda istenilen seviye de olamadık. Hucum da kısıtlı olsak da çoğu zaman Chatman ve Baxter'ın kişisel yetenekleri ile oyunda tutunabiliyoruz. (Zorluk derecesi yuksek maclarda goz onune alındıgında) Ancak geçtiğimiz yıllarda süre gelen savunmamız da ki gayret veya direnci ne yazık ki bu sene gösteremiyoruz. Özellikle son Efes Pilsen maçında yapılan savunma düzeni gerçekten cok zayıftı ve yenilginin açıkca nedeni yapılan Alan Savunmasından geciyordu. Ilk 20 dakika da yenilen 54 sayı herseyin acıklaması olsa gerek.

    Alan Savunmamız 3-2 olmak uzere iki uzunlu bir düzende oynadık.






















    Ancak ilginc olan bu duzenle ne zaman oynasak ozellikle ilk yarı nerdeyse potamızda min. 2 sayı görmemizdi. Hatta 6 pas da cok rahat icerden buldukları sayıyı da ekleyebiliriz.































    Duzene baktığımızda ilk goze batan yanlış 2 uzunlu Alan Savunması yapıp 3-2 oynamak olsa gerek. Top ne zaman cizgiye gelse kaymalarda Cevher yetişene kadar C.Smith veya o koşede bulunan kısa oyuncu nerdeyse 2 defa ucluk kullanacak kadar vakit bulabiliyor. Arkada 3 lu tutuluyorsa kaymalardan oturu kesinlik tek uzun oynamalı idi ve bu duzen ne yazık ki rakibin ekmeğine yağ surdu. Umarım ilerleyen gunlerde aynı hataları yapmayız hele ki yine Alan Savunması denersek ve arkada 3-2 duzende Cevher-Wesson ikilisini kullanırsak yine aynı senaryoyu izleriz gibime geliyor. Cevher kayma sırasında Smith gibi hızlı top cıkaran bir oyuncu yetişmesi imkansız.































    Biz arkada cift uzunlu Alan Savunmasını ne zaman oynasak rakibimizin setleri de hep aynı oldu. Resimde de belirttiğim gibi ya C.Smith endeksli koseden uclukler veya uzun kısa organizasyonu ile içerden bulunan basketler. Mac içerisinde de neden hala Alan Savunmasında ısrar edildiğini anlamasak da mac sonunda Salih ile sohbet ederken cok basit bir matematiksel sonuc herseyi acıklıyor gibiydi; 10 kere Alan Savunması yapsak 30 sayı yapıyor zaten ...


























    Hucum da ki yerleşimimiz genellikle bu sekilde oluyor gerci hucum diyince herkesin aklına gelen ilk isim Omer Unver oldugunu dusunuyorum. Acıkcası savunması yuzunden oynamadığı deniliyor ama bu takımda Adem Oren oynuyorsa Omer hayli hayli oynaması lazım. Mac bası 20 dakika (abartmıyorum) oynatıp ona ozel 2-3 hucum seti hazırlansa o da bu rolun ustesinden kesinlikle geleceğine inanıyorum. Ve o guveni kendinde buldugunda cok verimli bir oyuncu olacagından hiç suphem yok. Son macta Adem yaptıklarını herkes gordu anlatmaya gerek yok. Zorluk derecesi yuksek maclar da Adem yerine Levent Bilgin'in olması daha kabul edilebilir. Hucum da ki dizilişimiz genellikle resimde ki gibi Muratcan oyunda oldugu sure zarfında genellikle kose de beklerken Haluk Yıldırım oyunda oldugunda daha hareketli olup ara ara içeriye dalışları ile rakibin duzenini bozabiliyor veya dışardan dış şutlar kullanıyor.



























    Genellikle Baxter-Chatman endeksli dağınık bir hucum anlayışımız olsa da hucum duzenimiz içerisinde Chatman endeksli hucum performansları takımın hucumda direncini sağlıyor. Ara ara denediğimiz ama basarılı oldugumuz birkac seti burada gostermek istiyorum. (cunku diger set hucumlarımız ya cok dagınık ya da anonim :) )























    En cok tuttugum hucum seti aslında Baxter-Wesson endeksli olan ikili oyun sonucunda atılan dış şut veya içeride savunmacısından kurtulup kullanılan şut denemesi. Açıkcası gecen sezon ki Nicevic- Shumpert ikili oyunlarını izledikten sonra (Hele Shumpert in ani içeriye dalıp attıgı basit gozukup ama bi o kadar zor hazırlanan basketleri ve dışarıda uzun ile yaptıgı 4 pasla attıgı dıs sut setleri hala akılları ve database imizin bir kosesinde) biraz zor alışsak da yine de en yuzdeli oldugumuz hucum setimiz bu gibi duruyor.

    26 Ocak 2009 Pazartesi

    Basketbol'un Aurelio'su; J.J. Redick



        Oncellikle o kadar yogun bir sene yasıyorum ki blogun varlığını bile unutmus durumdaydım :). Son gunlerde cok şaşırdıgım bir haberi paylasmak icin hemen bloga haberi gecmek istedim cunku guncel olarak federasyona yakın veya gelişmeden direk haberdar olan bir arkadaş daha net bir bilgilendirme yapabilir. 

       Geçtiğimiz senelerde sıkça gündemi meşgül eden yabancı oyuncuların Milli Takım forması giymesi konusu ileri ki bir zamanda yeniden gündemi meşgül edeceğe benziyor. Geçen sene önce Willie  Solomon akabinde birkaç yabancı oyuncu daha basına teklif gelmesi durumunda Milli Takım formasını seve seve giyebileceklerini iletmişlerdi. Aynı şekilde Milli Takım Antrenörü Bogdan Tanjevic tarafından da bir yabancı oyuncuya Milli Takım forması giydirebilecekleri de basına yansımıştı. Bugüne gelirsek o yabancının Orlando Magic forması giyen J.J. Redick olduğu dedikoduları yayılmaya basladı. J.J. Redick'e Ay Yıldızlı formayı giydirmek icin teklifte bulunulacakmış. J.J. Redick bilindiği gibi Ncaa tarihinin en iyi şutorlerinden birisidir. Duke cıkışlı olan (Nedendir bilinmez  bir çok Duke çıkışlı oyuncu bir turlu profesyonel basketbol kariyerlerini en ust seviyeye çıkaramıyorlar) J.J. Redick 24 Haziran 1984 doğumlu olup NBA kariyeri boyunca Orlando Magic forması ile 13.3 dakika ortalama ile sahada kalıp 5.3 sayı 0.8 asist ortalamaları ile oynadı. J.J. Redick Nba de fiziksel eksikliklerinden dolayı o sertlikte başarılı olması için oyununa ekstra bişeyler daha katması gerekir. Ancak Avrupa Basketbol'un da çok büyük bir yıldız olabilir. Milli Takım için şütör eksikliğini de göz önünde bulundurursak 2010 Dünya Şampiyonasında belki de çok daha iddialı konumda girmemizi sağlayan bir hamle olabilir.

    20 Ekim 2008 Pazartesi

    Yeni Yuzu Ile TBL 2008/2009



          Yeni transferler, yeni yayın dönemi ve yepyeni yüzü ile Beko Basketbol Ligi bu hafta oynanan maçlar ile başladı. İlk hafta da oynanan maçlarda en büyük sürprizi hiç kuşkusuz kendi sahasında şampiyonluğun en büyük favorisi olan Efes Pilsen’i deviren Banvit gerçekleştirdi. Bir tarafta kupa da üc maçta yenilgi ile ayrılan Banvit diğer tarafta da üç maçını kazanan Efes Pilsen vardı. Maç içeriisnde Banvit özellikle Crispin önderliğinde o kadar yüzdeli dışarıdan isabet budular ki bu isabet oranı Efes Pilsen’in direncinin erken kaybolmasına neden oldu. Maç genelinde özellikle Crispin 35 sayı 10 asistlik performansı ile takımı tek başına maçı kazandırdı diyebiliriz. Crispin gibi iki ucu keskin bıçak misalı bir guard a sahip olan Banvit’de Efes Pilsen maçında olduğu gibi oyun genelinde Yunus Çankaya ve Agudio da takıma hücum anlamında istikrarlı biçimde katkı sağlarlarsa playoff içerisinde yer bulabilirler. Efes Pilsen cephesinde ise Kasun ve Shumpert gibi oyuncuların eksik olmasına rağmen Banvit’in hücum da ki çok yüzdeli oyunu dirençlerinin erken kırılmasına neden oldu maç içerisinde sevindirici olay olarak da Cenk Akyol’un performansı diyebiliriz. Ergin Ataman yönetiminde geniş kadro içerisinde rotasyonda yer alabilirse kariyerinin ilerlemesi açısından önemli bir rol oynayabilir. 

          Haftanın bir diğer maçında geçen yıl normal sezon lideri Beşiktaş Cola Turka Akatlar’da Kepez Belediyesini yenerek lige galibiyet ile başladı. Takım da Muratcan Güler 18 sayı 6 ribaund 4 asistlik performansı ile takımdan ayrılan kardeşi Sinan Güler gibi komple bir oyuncu olacağının sinyallerini verdi. Hem Muratcan olsun hem de Haluk Yıldırım olsun geçen sezon takımda ki dış yerliler Erkan Veyseloğlu ve Sinan Güler den daha verimliler. Bunlara ek olarak da rotasyonda Ömer Ünver’in de varlığını unutmamak gerek. Ligin yeni Solomon’u olmaya aday Mire Chatman’ın maçın başında sakatlanmasından sonra genç guard Mehmet Yağmur’da çok iyi performans sergiledi ama Mehmet Yağmur’un devamlılığı çok önemli çünkü ileride Chatman’ı dinlendirecek ve oyun genelinde direk takıma katkı verecek bir konumda olması lazım. Şu an için beklentilerin altında performans sergileyen Faison çok yonlu bir oyuncu. Ayakları hızlı ve savunma sertliğini iyi ayarlıyor. Önemli skorerler karşısında ( Giricek - Serkan - Vujanic - C. Smith) yeterli direnci gösterebilir. Pozisyon bilgisi de yüksek hücumda ve savunma da oyunu seyretmiyor. Ancak negatif yönleri de yok değil; Özellikle en dikkat çeken olay tabi ki de istikrarsız dış şutu olması. Bunun nedeni de doğal olarak şutu girmeyince zorlamalar ile daha da negatif yönde etkilenmesi. Hakan Hoca ona özel birkaç set hücumu eklediği takdirde hücumda daha verimli kullanılabilir. Hücumda genellikle savunmacıları ondan daha kısa oyuncular olacaktır bu nedenle hücumda oyuncuları sırtı donuk çok rahat oynayabilir. Beşiktaş Cola Turka’nın şu an için en büyük zafiyeti hiç kuşkusuz pota altı savunması. Austin çok iyi bir hücum da ama savunma da bir o kadar da etkisiz bununla birlikte Sırp pivot Jovo da savunmada ve özellikle ribaund konusunda çok yetersiz görüntü çizmekte. Austin – Jovo ikilisi pota altı savunmasında sertlik konusunda ve özellikle ribaundlarda çok büyük sıkıntı çekebilirler. Kepez cephesinde de en fazla göze batan oyuncu 20 sayı 13 ribaund ve 2 asistlik performansı ile Torrel Martin oldu. Kepez Belediyesinin yabancıları çok kaliteli özellikle Nba Scoutlarının takibinde olan Edin Bavcic ile skor anlamında yeterli potansiyele sahip Kammron Taylor gibi yabancılara sahipler. Bunların yanına rotasyon içerisinde takıma direk katkı verebilecek yerliler katıldığında takım beklenenden yüksek performanslar sergileyebilir. 

          Yeni sezonun ilk maçında son şampiyon Fenerbahçe Ülker de İstanbul’da Ted Kolejliler karşısında hiç zorlanmadan 83-46 lık farklı bir skorla galip geldiler. Oyunun genelinde üstün bir oyun oynayan Gordon Giricek’li Fenerbahçe Ülker’de Solomon’ın ayrılmasından sonra Green önderliğinde takım oyunu çok iyi benimsemesi de göze çarpan en büyük ayrıntı idi. İstanbul da ki bir diğer maçta ise Galatasaray Cafe Crown kupa da yenildikleri Daruşşafaka Cooper Tires karşısında zorlanmadan 73-58 yenmeyi başardı. Oyun genelinde Gurovic takıma yavaş yavaş adapte olmuşa benziyor ama bu sezon ki bence en iyi transferleri Zizic. Özellikle oyun genelinde maksimum veren Zizic oyun zekası ile de TBL de ki uzunlar arasında kendisini bir iki adım öne atıyor. Ligde geçen sezonun Türkiye Kupası şampiyonu ve finalisti bu sezonun da Cumhurbaşkanlığı Kupası sahibi Türk Telekom’ da kendi evinde Erdemirspor’a zorlanmasına rağmen ikinci yarıda ki etkili performansı ile 70-61 lik skorla kazanmasını bildi. Bir ara 10 sayı geriye düşen Türk Telekom Barış Ermiş’in benchten getirdiği direnç ve hava ile skorda önce dengeyi sağladı ardından üst üste bulduğu basketler ile maçı kazanmasını bildi.

    http://www.ajansspor.com/yazarlar/ismailarslan/h/20081020/yeni_yuzu_ile_tbl_200809.html

    11 Ekim 2008 Cumartesi

    Film Seridi || 1581 Gun 5 Antrenor ve Tek Başkan

    => Vicente Del Bosque 233 gun || 8 Haziran 2004












































    => Rıza Çalımbay 264 Gun || 27 Ocak 2005































































    => Jean Tigana 591 Gun || 1 Ekim 2005 ;Uzun yıllar sonra Turkiye Kupası ve Turkiye Super Kupası













































































    => Ertugrul Saglam 492 gun || 1 Haziran 2007













































































    = > Mustafa Denizli || 9.10.2008


    10 Ekim 2008 Cuma

    Adam Gibi Adam Ertugrul SAGLAM


































    Buyukluk her zaman mutevazilik ile baslar. Istifa ederken bile yaptıgı acıklamalar ile gurur duydum. Herşey için Teşekkurler Ertugrul Saglam umarım en yakın zamanda yine Besiktas ile yolların kesişir ...

    Ertugrul Saglam;

    ...Sözlerime ilk önce terör kurbanlarına rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum.. Beşiktaş'ın başına geldiğimde 2.5 yıllık bir plan yapmıştık.. Geçen sezon herşeye rağmen başarılı günler geçirdik. Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool ve Marsilya gibi iki devi yenmeyi başardık. Ancak ligde bariz hakem hataları ile olmadık puanlar kaybettik.. Taraftarımızın desteği ile bir yerlere gelmeye çalıştık.. Bu sezona ise istediğimiz transferleri yaparak başladık.. Bugün şampiyonluk yolunda ezeli rakiplerimizden Galatasaray'ın 3, Fenerbahçe'nin 8 puan önündeyiz. Bugün Trabzon gibi bir deplasmandan puanla dönmeyi başardık. Oraya gidecek olan diğer rakiplerimizin neler yapacağını göreceğiz.. Bu arada bizim için en büyük üzüntü UEFA Kupası'nda Melalist yenilgisi oldu.. Bu nedenle Beşiktaşlı taraftarlardan ve kamuoyundan özür diliyorum.. Benim Beşiktaş'a gelişlerimde ve gidişlerimde benzer olaylar oldu.. Beşiktaş camiasını en iyi şekilde temsil ettiğime inanıyorum. Ancak Beşiktaş'ta teknik direktörlük görevine geldiğimden bu yana ummadık şeylerle karşılaştım. Ben dışarıdaki isimlerle uğraşırken içeridekilerle de uğraşmak zorunda kaldım.. Burada aleyhimde yazan gazetecileri söylemek dahi istemiyorum. Biz sevinirken üzülen, biz üzülürken sevinen Beşiktaşlılar gördüm. Sevgili Beşiktaşlılar ben görevdeyken bir başkası ile görüşülmesine dayanamam.. Yüzüme başkası ile görüşülmedi denilse de yapılan ayaıptır. Bu nedenle görevimden istifa ediyorum.. Bu tabloya bakıp bu sezon şampiyon olurum diyebilirdim. Ben bu toplantıya girene kadar başkasıyla görüşmedik diyenler artık istedikleriyle görüşebilirler.. Ben Beşiktaş'ta Ertuğrul Sağlam oldum.. Ama bir Türk antrenörü olarak yapılanlara dayanamam. Ben başkaları gibi paramı almak için kendimi kovdurtma çabaları içine girmem. İçimizde fırtınalar kopsa da, Beşiktaş'a karşı olan sevgimden dolayı susmak zorundayım. Bu nedenle basın mensubu arkadaşların sorularına cevap vermeyeceğim. Tek dileğim bana yapılanların benim yerime gelene yapılmaması. Taraftarların bana yaptığı ''Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam'' tezahüratını unutamam.. Buraya adam gibi geldim, adam gibi gidiyorum. Herkese, tüm Beşiktaş camiasına teşekkür ediyorum....

    25 Eylül 2008 Perşembe

    " www.besiktasbasket.com " Yayında !!


    Beşiktaş'ın final oynadığı seneye kadar salonlar da basketbol taraftarı diye tanımlayabileceğimiz taraftar sayısı pek azdı. Daha çok futbol taraftarlarının yerini aldığı basketbol salonlarında son 2-3 sene içerisinde basketbola olan ilgi de git gide artmaya başladı ve Beşiktaş Basketbol Takımını da takip edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar yüksek rakamlara ulaştı. Işte bu sebeple seviyeli tartışmaların dönebileceği daha çok basketbolu ele alabilecek transfer haberlerini daha hızlı duyurabileceğimiz ve ortak bir payda da bilgilerimizi paylaşabileceğimiz bir site açmaya karar verdik. Umarım yeterli katkıyı görüp en yakın zamanda hakettiği yeri alır.

    www.besiktasbasket.com

    Shumpert'de Sorun Kalmadı

    Geçen sezon Beşiktaş Cola Turka'da harika bir sezon geçiren ve takımının hem Uleb Cup'taki başarısında hem de Beko Basketbol Ligi'ndeki normal sezon liderliğinde önemli pay sahibi olan Preston Shumpert'in Efes Pilsen ile 2 yıllık anlaşma imzalandığı belirtilmişti. Hatta söylentiler arasında başarılı oyuncunun, ilk yıl için 900 bin dolar, ikinci yıl 1,1 milyon dolar gibi yüksek bir ücret alacağı da yer alıyordu.

    Ancak Shumpert'in sözleşmesinde de yer aldığı gibi Türkiye Ligi'nde bir takımda oynaması için Efes Pilsen'in, Beşiktaş'a 325 bin dolar bonservis parası ödemek zorunda olduğu biliniyordu. Ve Efes Pilsen uzun suredir sonuca varılamayan pazarlıklardan sonra 325 bin doları Beşiktaş'a bonservis bedeli olarak verdi. Preston Shumpert için Turkiye Basketbol Federasyonu lisansı çıkartılması için önünde hiçbir engel kalmadı. Bonservis sorununun çözüme kavuşması ile beraber yeni sezonda Efes Pilsen forması giyebilecek.

    http://www.ajansspor.com/basketbol/tbl/h/20080925/shumpertte_sorun_kalmadi.html

    22 Eylül 2008 Pazartesi

    Avrupa Piyasasının Kalburüstü Son Free Agent'ları

    1- Marcus Fizer




    Maccabi Tel Aviv yakın bir zaman da oyuncuyu serbest bıraktığını açıkladı. Euroleague'de geçtiğimiz sezon 15 maçta 11.5 sayı 3.6 ribaund ortalamaları tutturan Fizer geçmişte yaşadığı sakatlıklardan ötürü kariyeri boyunca beklentilerinin altında performans sergiledi. Ancak pota altında önemli bir caydırıcı güç olan Fizer'ın yakın zamanda Rusya'ya doğru yol tutan oyuncular arasında yer alacağını düşünüyorum.






    2- Alex Acker



    Draft'da seçildikten sonra Avrupa'da ilk senesinde Yunanistan'da çok başarılı bir sezon geçiren Acker ardından Barcelona'da Navarro'nun yerine transfer edildi ancak bir türlü beklentileri karşılayamayarak takım içinde güveni yavaş yavaş yitirdi. Daha çok içeriye dalışları ile savunmanın düzenini çok rahat bozabilen oyun içerisinde ritm buldu mu çok rahat skor gücü olan Acker ile yaz boyunca yasadığı sakatlıktan oturu Nba Yaz Liginde de yer alamamıştı. Birkaç Nba takımları ile work-out lara çıkan Alex Acker Nba ihtimali azalırsa Euroleague takımlarından biri ile anlaşması bekleniyor.


    3- Daniel Santiago




    Ismi Malaga ile özdeşleşen Porto Riko'lu pivot sert olması ve sırtı dönuk oyunda asist özelliği bulunması onu diğer uzunlardan ayırt eden en belirtici özellikti. Her yaz döneminde NBA kovalayan oyuncular arasında yer alan Santiago'yu Ispanya'nın en başarılı kluplerinden Barcelona ve Real Madrid'de yakın takipde. Bir zamanlar Efes Pilsen'in de listesinde yer alan Santiago'nun son yaptığı açıklamada Ispanya ve Rusya liginden çok ciddi teklifler aldığını ifade etti.

    4- Arvydas Macijauskas



    Henüz resmi olarak serbest bırakıldığı açıklanmasa da 3 aylık sure zarfına uzanacak sakatlık surecinden ötürü Olympiakos klubu gelecek 2 sezonluk 4.4 milyon euroluk masrafını da göz önünde bulundurarak Macijauskas'ı gözden çıkarmışa benziyor. Hatta kulisler de Arvydas Macijauskas'ın serbest bırakılması durumunda David Blatt'ın koçluk yaptığı Rus takımı Dinamo Moskova'nın transfer teklifinde ısrarcı olacağı konuşulmakta.