rss
twitter
    Mire Chatman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
    Mire Chatman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

    13 Mart 2011 Pazar

    Oyun Stratejisinin Önemi || Fenerbahçe Ulker:84 Beşiktaş CT:92


    Haftanın sonucu en merakla beklenen maçında Beşiktaş CT Fenerbahçe Ülker'i deplasmanda 92-84 yenmeyi başararak, olası Play-off eşleşmesinde durumu 0-0'a getirmiş oldu. Ergin Ataman'ın takımın başına geçmesiyle başlayan çıkış bu maçla da devam etti.Ergin Ataman'lı Beşiktaş CT, Efes Pilsen ve kupa finalinde Fenerbahçe Ülker maçlarındaki yenilgiler dışında 9.maçında 7.galibiyetini aldı.

    Maç Öncesi

    Daha çok futbolda karşılaştığımız kamp kültürü ile basketbolda ilk defa bu maç öncesi karşılaştık. Beşiktaş CT, maç öncesi kampa girerek basketbolda kamp kültürünü bir nevi başlatmış oldu. Fenerbahçe Ülker cephesinde ise Mirsad Türkcan'ın sezonu kapamasından sonra bu maçta da Kinsey'in eksikliği önemli eksikliklerdi.

    Maçın Öyküsü

    Tabir-i caizse Beşiktaş CT, maça kolay sorudan başlayarak başladı. Sınav boyuncada hep çalıştığı yerden sorular geldi. Yani çok iyi hazırlandığı ve Fenerbahçe Ülker'i çok iyi etüt ettiği daha ilk çeyrekten anlaşılıyordu. Maça her maç olduğu gibi Ogilvy üzerinden ikili oyunlarla başladık. AJ Ogilvy'yi her geçen maç çok daha iyi besliyormuş gibi bir görüntü var. Maçın başında onun üzerinden bulduğumuz 6 sayı ile ilk 3 dakikayı 8-2 önde geçtik. Fenerbahçe Ulker ise maçın başında bir türlü oyuna adapte olamadı. Zorlama dış atışlar ve hücumda istenilen organizasyon sağlanamayınca bu seriye karşılık veremedi. Ancak Beşiktaş CT bu süreçte Marcelus Kemp ve Cevher Özer'in üçlükleri ile bir anda 7-0'lık bir seri yakaladı ve 5. dakikada 16-5 ile 11 sayılık üstünlüğü sağladı.Bu diferansta aslında maç boyunca devam etti diyebiliriz. Ilk 5 dakika içerisinde AJ Ogilvy 8 sayı ile oynarken, Mire Chatman ise 2 sayı 2 ribaund ve 3 asist ile maça yine damga vuracağının habercisi gibiydi. Çeyreğin sonlarına doğru Fenerbahçe Ülker, Beşiktaş CT'nın bu rüzgarını biraz olsun dindirmeyi başarsada, son bölüm karşılıklı basketlerle geçildi ve çeyreğide Beşiktaş CT 28-19 önde tamamladı.

    Ilk Çeyrekten Anektodlar

    Ilk çeyrekte Beşiktaş CT kullandığı 4 üç sayı denemesinden hepsini sayıya çevirerek skorda bir anda fırlamasının başlıca nedeni oldu. Bununla beraber Serkan Erdoğan ise ilk çeyrek aldığı 3 faulle, maç geneli için endişe yaratsada korkulan olmadı maçıda 3 faulle tamamlamasını bildi.



    Ikinci çeyrekte ise oyunun momentumu tamamen Beşiktaş CT'nın eline geçti. Çeyreğin başında Mire Chatman ve Marcelus Kemp'ten gelen üçlüklerle farkı 17 sayıya kadar çıkaran Beşiktaş CT, 6/6 üç sayı isabeti ile de Fenerbahçe Ülker'i savunmada çözümsüz bıraktı. Skor 36-19'a geldikten sonra Fenerbahçe Ülker hücumda Marko Tomas önderliğinde yavaş yavaş toparlanarak hücumda daha etkin oynamaya başladı. Beşiktaş CT'da ise rotasyonun hücumda belli bir set düzenine geçmesi zaman alınca Fenerbahce Ulker bu sürecte buldugu 10 sayı ile farkı tek hanelere kadar indirdi. Ancak devrenin sonunda yeniden toparlanan Beşiktaş CT, devreyi de 51-38 önde tamamladı.

    Ikinci Çeyrekten Anektodlar

    Ikinci çeyrekte Fenerbahçe Ülker'de efsane oyuncu Sarunas Jasikevicius'un tecrübesi ile nasıl takımını oyunda tuttuğunu gördük. Ikinci çeyrekte attığı 12 sayının yanı sıra çeyrek genelinde hücumda takımı frenleyen, acele şut kullanmalarını izin vermeyen isimdi. Açıkcası şöyle bir maçta Jasikevicius'un da eski günlerinden kesitler sunması oyun seyiri açısından ayrı bir güzellikti.

    Ikinci yarıda ise, Fenerbahçe Ülker oyunun temposunu düşürerek Beşiktaş CT'yı durdurmayı başardı. Düşük tempoda oynanan ikinci yarıda, Beşiktaş CT ilk 5 dakikalık dilimde ilk saha içi isabetini Cevher Özer'in üçlüğü ile buldu. Bu süreçte Fenerbahçe Ülker'de farkı yeniden tek hanelere kadar indirsede yine yakalayamadı. Ve ikinci yarıya damgasını vuran isim Serkan Erdoğan ve maça genel olarak damgasını vuran isim Mire Chatman'dan gelen üçlüklerle fark yeniden 15 sayıya kadar çıktı. Çeyreğin bitmesine 3 dakika kala skor 65-50'ye geldi. O ana kadar Beşiktaş CT 11/16 üç sayı isabeti ile oynamayı başardı. Çeyreğin son 3 dakikasında ise Fenerbahçe Ulker savunmada ekstra performans sergileyip baskılı oynayınca farkı yeniden tek hanelere indirdi. Son çeyreğe ise 71-63'lük skorla 8 sayı farkla girmeyi başardı.

    Üçüncü Çeyrekten Anektodlar

    Uçüncü çeyrekte Fenerbahçe Ülker tecrübesi ile de oyunu biraz olsun dengelemeyi başardı. Ancak ne zaman geri dönüş yapsa hep cevap veren Serkan Erdoğan oldu. Serkan Erdoğan üçüncü çeyrekte yanlış hatırlamıyorsam son 3 dakikada bulduğu 8 sayı ile oyunun momentumunun Fenerbahçe Ülker'e geçmesini engelledi.

    Son çeyreğe Fenerbahçe Ülker, Ömer Onan'ın üçlüğü ile girerek farkı uzun bir aradan sonra 5 sayıya kadar indirdi. Beşiktaş CT'da ise kenarda dinlenmek için oturan Mire Chatman'ın yerine giren Cüneyt Erden bir türlü oyuna katılamayınca Mustafa Abi değişikliği geldi. Iyi bir hava yakalayan Fenerbahce Ulker oyunun momentumunu da tam eline alıyorken bu değişiklik oyunun kaderini değiştirdi. Mustafa Abi, her ne kadar hücumda 2 şut üst üste kaçırsada savunmada Ukic'i çok iyi savunarak yeniden Fenerbahçe Ulker'in hücumda tıkanmasını sağladı. Tam o sırada yine Serkan Erdoğan'dan gelen üçlük ile de oyunun kontrolu yeniden Beşiktaş CT'nın eline geçmiş oldu. Son 7 dakika 76-68 Beşiktaş CT üstünlüğü ile geçilirken, Fenerbahçe Ülker bu dakikadan itibaren tam saha baskıya geçip daha sonra set savunmasını alan savunması ile yapmayı tercih etti. Bu tercih maç boyuncada devam etti. Serkan Erdoğan ve Marcelus Kemp'ten gelen üçlüklerle skor 79-70'e geldi.Son 5 dakika da (özellikle not aldım) sahada inanılmaz hazır bir takım vardı. Uzun zamandır bu kadar iyi bir takım olamamıştık. Son 5 dakikaya Chatman-Kemp-Serkan-Ogilvy-Cevher beşiyle giren Beşiktaş CT, Fenerbahçe Ülker'in tam saha baskı ve alan savunmasına karşı çok iyi hücum etti. Maçın geri kalan kısmında Mire Chatman'ın önderliğinde farkı da koruyarak salondan 91-84 galip ayrılan taraf Beşiktaş CT oldu.

    Maçtan Anektodlar

    Beşiktaş CT maç genelinde sadece 3 oyuncusu serbest atış kullandı.

    Yine maç genelinde ilk beş oyuncuları 14 sayı ve üzerinde oynadılar.Benchden sadece 9 sayı bulabildik.

    Fenerbahçe Ülker'de ise ilk yarıda 51 sayı yemesi bir yana sadece 6 faul yapmıştı.

    Serkan Erdoğan ilk çeyrekte 3 faul yapıp maçıda 3 faulle bitirmesi önemliydi.

    Beşiktaş CT neredeyse hücumlarının 3'de 2 sini 24 saniyelik hücum süresinin ilk 15 saniyesi dolmadan kullandı.

    Son olarakta bulduğumuz üçlük yüzdesi maçı getirsede, atılan üçlüklerin birçoğu hazırlanmış boş üçlüklerdi.

    Maçın Kırılma Anı

    Maçın kırılma anı; Son çeyrekte Fenerbahçe Ülker tam oyunu dengelemişken Mustafa Abi'nin Ukic'e çaldırdığı hücum faul ve daha sonra gelen Serkan Erdoğan'ın üçlüğü maçın hiç kuşkusuz kırılma anıydı. Çünkü bu basket ile beraber Fenerbahçe Ulker'in de direnci düşmüş oldu.


    Maçın Oyuncusu

    Mire Chatman bu takımın yıllardır vazgeçilmez bir oyuncusuydu. Ancak hep birşeyler eksik kalıyordu. Ergin Ataman'ın gelmesiyle de o eksikler tamamlandı. Maestro Mire Chatman önderliğinde tam bir yerli lider oyuncu Serkan Erdoğan ve çok iyi tamamlayıcı Marcelus Kemp ile beraber takım iyi bir hava yakaladı. Özellikle AJ Ogilvy'i de çok iyi beslediğimiz düşünülürse iyi bir ana rotasyon yakaladık. Mire Chatman elimde olsa formasını emekli ettirip heykelini Akatlar Salonunun oraya diktiririm ancak Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın takıma dahil olmasından bu yana tek bir isim söyleme gönlüm razı olmuyor;

    The Magnificent Three Vol.1

    The Magnificent Three Vol.2

    The Magnificent Three Vol.3

    Son olarak Ergin Ataman'ın bu ülke topraklarının yetiştirdiği en iyi basketbol koçu olduğunu bir kez daha gördüm. Bu galibiyet ve Ergin Ataman'ın varlığı gelecek sezonki sponsor anlaşması içinde güzel bir referans oldu. Ergin Ataman, basketbol branşı olarak önümüzdeki yıllara umutla bakmamı sağlıyor. Winner koç , winner oyuncular ve yakında winner bir takım olacağımızı düşünüyorum. Şu anda yukarıdaki hiçbir takım birbirinden üstün değil. Herşeyi playofflardaki performanslar belirleyecek.

    12 Mart 2011 Cumartesi

    The Magnificent Three Vol.3


    Maestro Mire Chatman: 30 Dk || 4/6 Saha Içi Isabet 16 Sayı 10 Asist 4 Ribaund
    Lider Serkan Erdoğan: 28 Dk || 5/7 Saha Içi Isabet 17 Sayı 1 Asist 1 Ribaund
    Tamamlayıcı Marcelus Kemp: 36 Dk || 5/14 Saha Içi Isabet 14 Sayı 5 Asist 3 Ribaund

    Maçın değerlendirmesi geç saatlerde burada olacak arkadaşlar. Maç yazısına kadar bir anket yapıp taraftarın düşüncesini merak ediyorum. Sizce Allen Iverson'ın playofflarda takıma dönmesi ne gibi bir etki yaratır? Şunu da unutmamak gerek; tamam belki Iverson çok büyük bir isim ve taraftarlarında futboldan gelme bir yıldız sevgisi var. Ancak Avrupa Birliği pasaportu dışında sadece 3 oyuncu oynatabilme şansın var. Sonuç olarak Iverson'da Türkiye'ye geldiği an onuda dışarıda bırakamazsın. Yönetimin ve teknik heyetin vereceği kadar çok önemli.

    27 Şubat 2011 Pazar

    The Magnificent Three Vol. 2

    Türkiye Kupası yarı finalinde MP Trabzonspor ile başlayan The Magnificent Three etkisi yani Serkan Erdoğan,Marcelus Kemp ve Mire Chatman'ın inanılmaz performansı bugün Bornova maçı ile devam etti. Daha ilk çeyrekte yanılmıyorsam bu sezonki en yüksek skorlu ilk çeyreğini geçiren takımda Marcelus Kemp 16 sayı ve Serkan ise 11 sayı ile oynadılar. Ilk çeyrek itibari ile Marcelus Kemp 4/4 3PT isabeti ile Serkan ise 4/4 2PT isabeti ile oynayarak daha ilk çeyrekten maçı alıp götürdüler.

    32 Dk 7/11 2PT 6/8 3PT || 35 Sayı 4 Ribaund 3 Asist

    28 Dk 6/9 2PT 2/6 3PT || 18 Sayı 3 Ribuand 1 asist


    30 Dk 2/2 2PT 3/6 3PT || 13 Sayı 8 Asist 6 Ribaund

    12 Şubat 2011 Cumartesi

    Finalin Adı: Besiktas CT - Fenerbahce Ulker


    Spor Toto Türkiye Kupası Yarı Final maçında Beşiktaş CT, büyük bir çekişmeye sahne olan maçta MP Trabzonspor'u 90-88 yenerek adını finale yazdırdı. Yüksek tempoda geçen maçta galibi savunmalar değil, hücum performansları belirledi. MP Trabzonspor, hem Michael Wright'ın birebir oyunları hemde Wright üzerinden oynanan ikili oyunlarla skorda üstünlük kursada, Beşiktaş CT'ın yeni transferleri Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın muhteşem performansları maçı Beşiktaş CT'ya getirdi.

    Maç Öncesi

    Özellikle koç değişikliğinden sonra MP Trabzonspor bambaşka bir havaya büründü. Rotasyonunda Michael Wright'ın da Türk satatüsünde olması onlar için en büyük avantajdı. Çünkü bu sayede Ersin Görkem + 4 yabancı ile iyi sayılabilecek bir rotasyona sahiptiler. Bununla beraber iki guardı da birbirini çok tamamlıyor. Rasic daha çok oynatma rolunde iken Milosevic ise daha çok içeriye drive ederek hücum anlamında katkılar veriyordu. Beşiktaş CT cephesinde ise Fedor Likholitov şoku yaşanıyordu. Tekrardan sakatlanan Likholitov'un MR sonuçlarının ardından maçta oynayamayacağı açıklandı.

    Maçın Öyküsü

    Beşiktaş CT maça Chatman,Kemp,Serhat,Cevher ve Ogilvy beşi ile başladı. Maçın hemen başında MP Trabzonspor, M.Wright'ın 4 sayı Ersin'in de 3 sayı 1 asist ve 1 top çalmalık performansı ile ilk 2.30 saniyeyi 7-2 önde geçti. Beşiktaş CT cephesinde ise ilk dakikalarda Mire Chatman - AJ Ogilvy ikili oyunları vardı. Iki takımda genellikle uzunları besliyordu. Ilk 5 dakika 11-9 MP Trabzonspor üstünlüğü ile geçilirken, MP Trabzonspor'da Wright, Beşiktaş CT'da ise Ogilvy 5'er sayı ile takımların en skorer oyuncularıydı. Ilk 5 dakika içerisinde, maça dair en güzel anektod ise Rasic'in harika no-look pası sonrası Michael Wright'ın basketiydi.


    Efes Pilsen maçında harika bir son çeyrek geçiren Mire Chatman, alternatifsiz olmasından da dolayı dinlendirilmek için 5.dakikada Mustafa Abi ile yer değiştirdi. Mustafa Abi'nin girmesiyle tam sahaya baskıya başlayan Beşiktaş CT, rakibini hataya zorladı. Ancak A.Rasic'in hücumdaki harika yönetimi devam etti. Oyun görüşü çok üst düzeyde olan Rasic, neredeyse ilk yarı boş pozisyonda olan bütün oyuncuları topla buluşturdu. Periyodun bitmesine 3 dakika kala MP Trabzonspor yüksek postda Michael Wright ile bulduğu sayı ile 14-13 öne geçti. Efes Pilsen maçında belirsiz bir rotasyon görüntüsü çizen Ignerski, Cevher Özer ile yer değiştirerek 4 numara da oyuna girdi. Çeyreğin son dakikalarında ise karşılıklı bire bir zorlamalar ile atılan basketlerle ile ilk çeyrek 22-19 Trabzonspor üstünlüğü ile sona erdi.

    Beşiktaş CT, ikinci çeyreğe iki top kaybı yaparak başladı. Top kayıpları üst üste gelince tam saha baskıya geçen Beşiktaş CT bunda da başarılı oldu. Ilk üç dakika sonunda Serkan Erdoğan'dan gelen 5 sayı ile 29-28 MP Trabzonspor üstülüğü vardı. Ikinci çeyreğin 4. dakikası itibari ile Beşiktaş CT, boyalı alanı ve yüksek postu çok iyi kullanan MP Trabzsonspor'a karşı alan savunması denedi ancak bu savunmada pek uzun sürmedi. Önce Serkan Erdoğan ardındanda Ignerski'nin üçlüğü ile 6. dakikada Beşiktaş CT 36-35 öne geçmeyi başardı. M.Wright'a bir türlü önlem alamayan Beşiktaş CT, ikinci çeyrekte Serkan Erdoğan'ın hücumdaki etkili performansı ile (7 sayı) skora ortak oldu. Periyodun sonuna doğru ise Chatman ve Mustafa Abi'den sonra Serhat Çetin, bir numarada oynadı. Son dakikaları karşılıklı basketlere sahne olan maçın ilk yarısı 44-42 MP Trabzonspor'un üstünlüğü ile sonuçlandı.



    Ikinci yarıda ise The Magnificent Three (Mire Chatman - Serkan Erdoğan - Marcelus Kemp) maça damgasını vurdu. Uçüncü çeyreğin başında Mire Chatman, ilk dört dakikada 2 sayı 1 asist 1 top çalma ve 1 ribaund alarak oyunda dengeyi sağladı ve skora 48-48 eşitlik geldi. Beşiktaş CT'da Marcelus Kemp bire bir hücum ederek bulduğu 5 sayıya karşılık, MP Trabzonspor Michael Wright endeksli hücumlarla skor üretmeye devam etti. Ergin Ataman'da önemli katkı veren Chatman'ı 4. çeyreğe hazır olması için dinlendirmek istedi ve Serhat'ı bir numaraya çekti. Serhat Çetin - Ogilvy ikili oyunları ile periyodun son 30 saniyesinde skora 63-63 ile yeniden eşitlik geldi. Son hücumu iyi değerlendiren MP Trabzonspor 3. periyoduda 66-63 önde tamamladı.

    Büyük bir çekişmeye sahne olan son çeyrekte, iki takımda yüksek tempoda oyunlarını sürdürmeye devam etti. Son çeyreğe Beşiktaş CT, Chatman - Serhat - Ignerski - Ogilvy - Cevher beşi ile başlarken, Ogilvy daha 2. dakikada yaptığı faul ile 4. faulunu alıp, kenara gelmek zorunda kaldı. Ogilvy'nin yerine Kemp oyuna girerken, Ignerski ise 4 numaraya çekildi. MP Trabzonspor ise boyalı alanı çok iyi kullanmaya devam etti. Hatta son çeyrekte yanlış hatırlamıyorsam alçak posttan ve boyalı alandan hiç şut kaçırmadılar. Periyodun ilk 3 dakikasında 71-69 MP Trabzonspor üstünlüğü vardı. Ancak bu dakikada oyuna giren Serkan Erdoğan, son iki dakikada gösterdiği performans ile maçı Beşiktaş CT'ya getirdi. Son 5 dakikaya 75-71 önde giren MP Trabzonspor hücuma çıkarken yaptığı basit hatalar ile farkı açamadı.

    Beşiktaş CT'da ise fitili ateşleyen oyuncu Marcelus Kemp oldu. Marcelus Kemp önce 02.25 kala attığı üçlük ile skoru tek sayıya indirdi. Ardından kaptığı toplarlada oyununun momentumunu lehlerine çevirmiş oldu. Serkan Erdoğan son 2 dakikada üst üste attığı 7 sayı ile skorda, BeşiktaşCT'nın 83-81 öne geçmesini sağladı. Ardından, önce Kemp'in asisti Ogilvy'nin basket faulu ve hemen sonrasında Kemp'in sayılarıyla skor son 17 saniyede 89-85'e geldi. Son hücumda ise MP Trabzonspor, Obasohan'ın bulduğu üçlük basketi ile farkı tek sayıya indirmesi maçı kazanması için yeterli olmadı. Bu arada o pozisyonda saha ihlalinin görülmemeside trajikomikti. Son topta Chatman'a yapılan taktik faulu sonrası ikinciyi bilerek kaçırmasıyla, Beşiktaş CT salondan 90-88 galip ayrılarak adını finale yazdırmış oldu.


    Maçın Kırılma Anı

    Baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan maçın kırılma anı, son 2 dakikada Serkan Erdoğan'ın muhtesem hücum performansının baslangıcı diyebiliriz.

    Maçın Hatası

    Hakemin son topta saha ihlalini görememesi.

    Maçın Oyuncusu

    The Magnificent Three (Kemp - Chatman - Serkan)

    Bugün Beşiktaş CT, takım olarak çok iyidi. Bu nedenle tek bir oyuncu söylemek çok zor.

    11 Şubat 2011 Cuma

    Chatman - Serkan - Kemp || The Magnificent Three





    Beşiktaş CT - MP Trabzonspor maçının geniş analizi önümüzdeki saatlerde sizlerle ...

    10 Şubat 2011 Perşembe

    Kupaya Iki Kala Beşiktaş Cola Turka


    Kayseri Kadir Has Spor Salonunda oynanan Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Beşiktaş CT, savunmanın ön plana çıktığı maçta Efes Pilsen'i son saniyede AJ Ogilvy'nin basketi ile 57-55 yenmeyi başardı ve final için çok büyük bir engelide aşmış oldu. Iki takımda düşük skorlu geçen maçta iki devrede en az ikişer defa 5+ farklı seriler yakaladı ve her seferinde bu farklar eridi. Maçın sonuna kadar büyük bir çekişmeye sahne olan maçta; Efes Pilsen'in Türkiye Beko Basketbol Liginde ki yabancı rotasyon etkisi , Beşiktaş CT'nın da Ergin Ataman faktörü maçın gidişatında etkin rol oynadı.

    Maç Öncesi

    Açıkcası bu maçı izleyebilmek için neler çektim, bir ben bilirim. Turnuvanın ilk gününün en önemli maçını saat 18.00'e koymak ne kadar doğru bir tercih olduğunu, düzenleyenlerde reyting oranlarını görünce anlamıştır. Maç öncesi ilk olarak Flip Murray'nin Wisinewski'nin yerine kadroya alındığı haberi,ardından da bugüne kadar bütün kariyer rekorlarını Beşiktaş CT'ya karşı kıran Bostjan Nachbar'ın dışarda kaldığı haberi geldi. Ergin Ataman'ın takımın başına gelmesi ile Türkiye Kupası için artan umutlarım bu gelişmelerden sonra daha da arttı.


    Maçın Öyküsü

    Alelacele şekilde maçı izlemek için yer taraması çalışmam sonunda başarı ile sonuçlandı ve maçın ikinci çeyreğine yetişebildim. Bu nedenle ilk çeyrek ile alakalı söyleyebileceğim tek şey; Efes Pilsen'in 17-10 önde tamamlası olur. Ikinci çeyreğin başında, iki takımda birbirlerine ne kadar iyi etüt ettiğini gördük. Efes Pilsen'in ikinci çeyrek ile beraber yabancı rotasyonunun etkinliği azalmaya başladı. Çünkü Efes Pilsen için Türkiye Liginde en zayıf halkalardan biri olan yabancı rotasyonunun önemi bu çeyrekte kendini gösterdi. Beşiktaş CT'da ise Ignerski belirsizliği yaşanıyordu. Yeni transferlerden sonra sanki daha rolü belirlenmemiş gibiydi.

    Savunmaların ön plana çıktığı ikinci çeyrekte, ilk 4.30 dakika 21-12 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile geçildi. Efes Pilsen'in maça iyi başlamasınında etkisiyle, Beşiktaş CT'nın maça ortak olmasına izin vermiyordu. Ergin Ataman'ın daha önce Erkan Veyseloğlu ve Nachbar üzerinden oynadığı dip çizgiden oynanan hücum setini bu seferde Serhat Çetin endekli oynaması ile fark 6 sayıya indi. Hemen akabinde Perasovic'in molası geldi. Mola sonrası, Ergin Ataman'ın yeni Shumpert'ini buldu söylemimizi doğrular nitelikte bir hamle geldi ve Kemp 4 numaraya çekildi. Marcelus Kemp'de koçunu yanıltmadı ve mola sonrası bulduğu üçlük isabeti ile skoru 23-18'e getirdi. Oyunun momentumu yavaş yavaş dengelenirken bir de Perasovic'e teknik faul çalınması sonucu, devrenin bitimine 02.30 kala skoru 23-22'ye getirerek farkı 1 sayıya kadar indirdik. Beşiktaş CT 3 dakikalık süreçte 10-2'lik seri ile oyunuda dengeledi. Ancak ilk yarının sonuna doğru Efes Pilsen'den gelen Sinan Güler hamlesi tekrardan fark diferansının artmasına neden oldu. Sinan Güler, önce Beşiktaş CT topu oyuna sokarken kaptığı top, ardından Chatman'a tam sahada baskı ve 1.30 dakikalık süreçte bulduğu 5 sayı ile Efes Pilsen'in 7-0'lık seri yakalamasında başrol oynadı ve skor da 30-22'ye geldi. Devre ise karşılıklı basketlerle 32-24 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile sona erdi.

    Ikinci yarıya geçmeden önce maç öncesi yaptığım analize göz atmanızı rica ediyorum. Ikinci yarıyada, ikinci çeyreğin başında olduğu gibi Efes Pilsen, yine hızlı bir giriş yaparak 6-0'lık seri yakaladı. Özellikle Chatman alternatifsiz olduğu için onun üzerinden başlatılan tam saha baskı planıda ilk dakikalarda tuttu ve Efes Pilsen ilk dakikayı 36-24 önde geçti. Bu seriye Beşiktaş CT'da seri ile karşılık verdi.Efes Pilsen serisine Ignerski'nin üçlüğü ile son veren Beşiktaş CT, Chatman'ın 4, Ogilvy'nin de 2 sayısı ile 9-0'lık seri yakaladı ve 05.35 kala skor 36-33'e geldi. Oyunun kopma anıda bu süreç içerisinde yaşandı. Iyi bir hava yakalayan Beşiktaş CT karşısında Efes Pilsen, önce Sinan Güler'i bir numaraya çekti. Ardından Ender Arslan'ın oyuna girmesi ile Ender, Sinan, Roberts, Kerem Gönlüm, Murray beşine dönerek arayışlarını sürdürdü.Ancak bu süreçte hücumda bir türlü bekleneni veremediler.Çeyreğin bitmesine 02.30 kala Ogilvy'nin basketi ile Beşiktaş CT 39-38 ile maçta ilk defa öne geçmiş oldu.


    Efes Pilsen, 3. çeyreğin ilk dakikasından sonra geçen 6.30 dakikada sadece 2 sayı bulabildi. Bu süreçte Beşiktaş CT ise 15-2'lik seri ile ilk kez öne geçmeyi başardı. Bu serinin yakalanmasındaki en önemli faktörler ise; kısaların hücumda AJ Ogilvy'yi çok iyi beslemesi ve takımın kısalarının özellikle son 3 dakikada topu getirerek Mire Chatman'ı çok iyi dinlendirmesi olarak değerlendirebiliriz. Periyodun sonunda yine Ogilvy üzerinden oynanan oyun ile son çeyreğe 44-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile girildi. Harika geçen 3.periyotda tek olumsuzluk ise Mustafa Abi ve Serhat Çetin'in 4'er faul almasıydı.

    Son çeyrekte ise Maestro Chatmania başroldeydi. Inanilmaz bir son çeyrek oynadı. Bu üst düzey performans,belki maçı kazandıran basketi atan AJ Ogilvy'nin arkasında kalmış gibi gözüksede, şu son çeyrekte gösterdiği performanstan sonra, artık Chatman'ın yeri benim için üst düzey değil, tarif edemeyeceğim bambaşka bir noktaya ulaştı. Mire Chatman, son çeyreğin ilk 4 dakikasında 3 top çalma 3 ribaund ve 2 sayılık performansı ile önemli bir giriş yaparak oyununun momentumunun tamamen Beşiktaş CT'nin eline geçmesini sağladı ve ilk 04.45 'lik dilim 46-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile geçildi.Efes Pilsen ise üçüncü çeyrekte,hücumda yaşadığı sıkıntıları yaşamaya devam etti ve bu süreçte basket bulamadı. Mire Chatman'ın etkili performansından sonra Efes Pilsen molası geldi. Mola dönüşü 04.20 kala Cevher Özer'den gelen üçlük isabeti ile Beşiktaş CT 49-44 öne geçti. Bu skor Beşiktaş CT'ın maç içerisinde yakaladığı en yüksek farktı.

    Son 4 dakikaya girilirken; Efes Pilsen en kritik hücumda Thornton endeksli hücum setini tercih etti. Bu hücumda Thornton'a yapılan sportmenlik dışı faul ile Efes Pilsen yeniden oyuna ortak olma şansını yakaladı. Bu dakikadan sonra Efes Pilsen savunmada kolay sayı şansı vermezken Cevher Özer'in çok önemli üçlüğü ile son 2 dakikaya Beşiktaş CT 55-49 önde girdi. Efes Pilsen ise bu baskete, Lawrance Robert'in üst üste bulduğu iki üçlük ile karşılık verdi ve son 7 saniyeye 55-55 beraberlikle girildi. Son top ise büyük bir heyecana sahne oldu demek isterdim ama Sports Tv saolsun o heyecanı farklı heyecanlara çevirdi. Sports Tv bildiğin son hücumu direk ekrana yansıttı. Bir zoom yapmadıkları kaldı. Belki Efes Pilsen'in o sıra mola alma hakkı kalmamıştı ama ya olsaydı ve görevlilerden biri hücumu ekranda görseydi ne olacaktı peki? Iki heyecanın beraber yaşandığı son topta sıkca bahsettiğimiz ve artık Beşiktaş CT'nın en güvenilir hücum seti olan AJ Ogilvy üzerinden oynanan başarılı oyun ile Beşiktaş CT salondan 57-55 galip ayrıldı.


    Maçın Kırılma Anı

    Maçın kırılma anı, ikinci yarının ilk dakikası diyebiliriz. Skor tam 36-24 Efes Pilsen lehine gelmişken, Beşiktaş CT'nın yakaladığı seri ve Efes Pilsen rotasyonunda yaşanan belirsizlik, oyuna yeniden Beşiktaş CT'nın ortak olmasını sağladı.

    Maçın Hatası

    Maçın son 30 saniyesinde, Beşiktaş CT 3 sayı farkla önde iken ve yanlış hatırlamıyorsam faul hakkıda dolmamışken, faul yapılmaması çok büyük bir tercih hatasıydı. Eğer Roberts'in üçlüğünden sonra Kerem Tunçeri son hücumda basketi bulabilseydi. Belki şu anda bu pozisyonu tartışıyor olacaktık.

    Maçın Kader Anı

    Maçın kader anı, hiç kuşkusuz Efes Pilsen'in son hücumunda Kerem Tunçeri'nin kaçırdığı üç sayılık şuttu. Top potaya doğru yönelirken sanırım birçok Beşiktaş taraftarı ekrana dahi bakamamıştır.

    Maçın Oyuncusu

    Mire Chatman, en az AJ Ogilvy kadar maçın oyuncusu olmayı haketti. Özellikle son çeyrekteki performansı uzun yıllar unutulmayacak bir performanstı.

    Fotoğraflar: http://www.tbf.org.tr/



    22 Ocak 2011 Cumartesi

    Yeni Görüntüsü Ile Beşiktaş CT 2011


    Ergin Ataman'ın ne kadar büyük bir taşın altına elini koyduğunu daha önce bahsetmiştik. Her ne kadar takımın başına geçeli kısa bir süre olsada, oynanan maçlarda göze çarpan ilk anektod hiç kuşkusuz takıma verdiği özgüven olsa gerek. Bu özgüven sayesinde oyunculardan maksimum verimi de her zaman almayı başarıyor.

    Yeni transferlere geçmeden önce, ilk olarak Cevher Özer'den bahsetmek gerekir. Ergin Ataman'ın gelmesi ile hem savunmada hem de hücumda bir anda bambaşka bir havaya büründü. Cevher'in bu üstün performansını ilk olarak hücumlarda ki opsiyonların artmasına bağlayabiliriz. Oynanan maçlarda görüldü ki;boyalı alanda hücum çeşitliliği çoğu zaman dengeli dağılıyor. Eğer hücumda doğru işleyen bir yol bulunursa onun üzerinde çeşitlilik çok rahat sağlanabiliyor. Bunu boyalı alanda çok rahat görebiliyoruz. Takımın kısaları hem Cevher Özer'i hem de AJ Ogilvy'i hücumda çok iyi besliyorlar.

    Aslında en başta ifade ettiğim özgüven kelimesini de o kadar basite indirgememiz gerekir. Bu kadar kısa sürede böyle bir değişimin altında koç faktörü kesinlikle yattığını düşünüyorum. Önce Mire Chatman'a takımın liderliğini verip onu tekrardan basketbola döndürmesi ardından basketbolu sadece tek yönünde iyi olan Ogilvy için bir nevi takımın vazgeçilmesi olarak lanse etmesi bunlar hepsi oyuncudan maksimum verim alabilmek için yaptığı moral ve motivasyonu sağlayan stratejik açıklamalar olduğu gözükmekte.


    Takım da yaşanılan sakatlıklardan sonra Allen Iverson belirsizliği de eklenince, rotasyonda ki eksiklik bir nevi çaresizliğe büründü. Bir de zamanın kısıtlı olması ve transfer piyasasında da yeterli seviyede yerli oyuncunun bulunmaması, transfer stratejilerini bayağı bir zorlaştırdı.

    Yapılacak transfer stratejisinde yerli tercihi çok önemli bir rol oynuyordu. Açıkcası AJ. Ogilvy'nin varlığı ve Fedor Likholitov'un da sakatlığını da düşünürsek, uzun oyuncu olarak; savumanın direncini yukarı cekebilecek ve ribaundları toplayabilecek bir uzun beklerken Hüseyin Beşok'un transfer haberi geldi. Bu tercihin yapılması beni biraz şaşırttı. Ergin Hoca'nın planlamasını bilmiyorum ama sezonun ilerisinde istenilen noktaya gelinirse, yabancı uzun transferi de yapılacağını düşünüyorum.

    Hüseyin Beşok'un rotasyon içerisinde verebileceği katkı gerçekten merak konusu. Belki savunmada bütün delikleri kapatacak bir uzun beklerken böyle bir transfer ile karşılaşınca net bir oyun kurgusu kuramıyor da olabilirim. Ancak ne olursa olsun Hüseyin Beşok'un ayaklarının yavaşlığı ve eskisi kadar boyalı alanda savaşmayıp onun yerine daha çok yüksek postdan veya dışardan oynaması da verimliliği açısından soru işaretlerini arttırıyor. Çünkü Ergin Ataman'ın ara ara kullandığı 4 kısalı sistemde veya Cevher Özer ile genelde yüksek postdan veya dışardan oynanan oyunlara Hüseyin'in de dahil olması durumunda, rakibi savunmada yıpratmayıp rakibe direnç sağlamasına neden olabilir. Bugüne kadar basketbolda en çok duyduğum iki söz vardır. Bunlar; En iyi savunma hücumda başlar. Diğeri ise; En iyi hücum savunmada başlar. Bu sezon anlaşılan ilk cümleyi sık sık irdeliyecez gibi bir görüntü var.


    Allen Iverson'ın sakatlığından sonra kısa oyuncu arayışlarına hız veren Beşiktaş CT, daha önce de belirttiğimiz üç ismi listesine almıştı. Bu üç isim arasında transferi gerçekleşen oyuncu ise Serkan Erdoğan oldu. Açıkcası ne yalan söyliyim; bu üç isim arasında en az istediğim oyuncuyudu. Özellikle Chris Lofton'la anlaşılmasına rağmen sözleşme imzalanmaması bende hayalkırıklığı yarattı. Bu transfer biraz da gelecek yılın kadro planlaması için yapılmış bir hamle gibi gözüküyor. Ancak unutulmaması gereken hususlar da var.

    Dış oyuncu rotasyonuna şöyle bir göz attığımızda ilk göze çarpan eksiklik, atlet bir skorerin bulunmaması gibi duruyor. Bekir Yarangüme gibi statik bir şütörün yanına ikinci bir statik şütör transferi ve takımında yaş ortalamasının da her transferden sonra yükselmesi, yavaş yavaş kadro planlaması ile ilgili endişelerimin artmasına neden oldu. Yine de son hamleyi de beklemekte yarar var. Ergin Ataman, Serkan Erdoğan transferinden sonra yaptığı açıklamada; “Bir yabancı daha alacağız. Ancak bunun hangi pozisyona olacağı konusunda net bir karar vermedik. Bir transfer daha yapacağız” ifadesinde bulundu. Bu yabancı oyuncu tercihi de pota altına yapılacağını düşünüyorum.

    Şu anda rotasyonda ki roller için net bir tahminde bulunmak çok güç olsada, Serhat Çetin'in dönmesiyle rotasyonda ki roller de hemen hemen kesinlik kazanacaktır. Ignerski-Serhat-Mustafa Abi & Serkan Erdoğan - Bekir Yarangüme rotasyonunu varsayarsak; Ergin Ataman'ın maç içerisinde sıkca denediği 4 kısalı sistemde Ignerski önemli bir yer edinecektir.


    Serkan Erdoğan'ın takıma katılması ile yerli rotasyonumuz daha da genişledi.

    PG || Mire Chatman - Allen Iverson - Cüneyt Erden

    SG || Serkan Erdoğan - Ignerski* - Bekir Yarangüme

    SF || Serhat Çetin - Mustafa Abi - Ignerski*

    PF || Cevher Özer - AJ. Ogilvy - Ignerski * - Ismail Cevik

    C || Fedor Likholitov - Hüseyin Beşok

    Şu anda sistemler üzerinden yorumlar yapmak için çok erken olabilir. Transferler gerçekleştikten sonra rotasyon oturduğunda ve herkes rolünü benimsediğinde daha sağlıklı bilgilerle sistem üzerinde yorumlar yapabiliriz. Kadro planlaması ile ilgili endişeye kapılsamda, ben yine de Ergin Ataman'ın zamana ihtiyacı olduğunu ve uzun vadede başarılı olabileceğine inanıyorum.

    9 Ocak 2011 Pazar

    Şansızlık || Efes Pilsen:85 Beşiktaş CT:83


    Hafta içinde yaşanan koç değişikliğinden sonra herkesin aklındaki ilk soru; Ergin Ataman'ın takımda nasıl bir etki yaratacağı idi. Sonuçta insanların alışkanlıklarından vazgeçmesi hiç de kolay değildi. Maça trafik dolayısı ile geç girmek zorunda kaldım ve yerime oturur oturmaz salonda bir anda 'sonunda be' gibi rahatlama söylemlerini işitince hemen gözlerim skorboard a gitti ve Efes Pilsen'in maça 6-0 lık seri ile başladığını gördüm. Ilk çeyrek boyunca iki takım da çok rahat basketler buldu. Aslında bakarsak Beşiktaş CT neyse de Efes Pilsen de savunmada çok yumuşak bir takımdı ve Ergin Ataman bunu çok iyi kullandı. Ergin Hoca'nın takıma ilk aşıladığı şey kesinlikle özgüven olmuş. Ilk yarıda tüm takım neredeyse hep AJ Ogilvy'nin üzerinden oynadı ve pota altında çok iyi beslediler. AJ Ogilvy her zamanki gibi oyunun tek yönünde çok iyi performans sergilerken savunmada ise sıkça kullandığım bir tabir olacak ama savunma yapma alışkanlığını hala kazanamadığını gösterdi. (Oyunun tek yönünü diyoruz ama o son periyotta kaçırdığı basket yok mu altı pasta boş kaleye kaçırmak gibi birşey; biraz yukarıdan çıkarsa belki maçı almıştık)

    Maçta ilk 15 dakikayı 25-38 önde geçerken savunma hariç herşey harika gidiyordu. Şimdi diyeceksin; abi 15 dakikada Efes Pilsen gibi bir takıma 25 sayı şansı vermişiz hala savunma diyorsun. Ilk yarı sonunda sohbet ettiğimiz arkadaşlara da ifade etmiştim, maç içerisinde not etme şansı bulamadım ancak Efes Pilsen'in ilk yarıdaki kaçırdıkları şutların bazıları boş atış bazıları da doğru hücumlar sonucu kaçan şutlardı. Yani hücum düzenlerini bir türlü bozamamıştık.


    Ilk yarıda dikkat çeken bir diğer isim ise Allen Iverson'dı. ( Tabi son periyodu ayrı tutuyorum; rotasyondan dolayı dinlendirme fırsatı da bulunamadığı için fiziksel olarak çok yoruldu) Allen Iverson Türkiye'ye geldiğinden bu yana NBA salonlarına en yakın salonlardan birinde ilk defa oynuyordu. Bu kadar güzel salonda oynama zevki de sanırım onun için maç başında çok farklı bir heyecan yaratmış ki ilk yarı da basketbolseverlere güzel bir resital sundu. NBA yıllarından kalma crossoverlar mı dersin yoksa basket ile sonuçlandırdığı fadeawayler mi... En önemlisi hem Ogilvy'yi hem de Cevher'i sık sık oyunda tutması ile takıma verdiği katkılardı.

    Oyunun iki yönünde de maksimum verim sağlayan ve bu yenilgide en çok adına üzüldüğüm isim ise Cevher Ozer oldu. Bence bugünki maçta Beşiktaş CT forması ile en iyi kişisel performansını sergiledi. Oyunun savunma kısmında hiçbir zaman direnci düşmeyen Cevher, oyunun hücum kısmında da çok etkin rol oynadı. Tabii bunda en büyük etken de hücumdaki opsiyonların artması diyebiliriz. Ergin Ataman'ın aşıladığı özgüvenden sonra takımda dikkat çeken bir diğer nokta ise hücumdaki opsiyonların artması idi. Oyunun genelinde de bu gözüktü. Hep hücum çeşitliliği dengeli dağıldı. Daha önce bahsettiğimiz Allen Iverson Sonrası Hücum Set Opsiyonları yazısında anlatılan özel kişiye özel taktiksel opsiyonları sanki ileride daha çok izleyecek gibiyiz.


    Ikinci yarı ile beraber Efes Pilsen, Kerem Gönlüm'ün fiziksel üstünlüğünden ve oyun zekasından yararlanarak çoğu hücumda topu boyalı alana indirdi. Başta ikili oyunlar olmak üzere Lakersvari üçgen hücumları ile de savunmanın düzenini bozmayı başardılar. Hatta bir ara hücumda hep doğru adamları topla buluşturdular. Çok klişe bir söz olacak ama pek hakemleri konuşmayı sevmeyen bir yapım vardır. Çünkü basketbolda kararlar o kadar saniyelik süreçte veriliyor ki bazen hata yapmaları da çok olası olabiliyor. Ancak bugün çalınan öyle düdükler vardı ki; yakaladığımız fark diferansında çoğu kez yakalanmamıza neden oldu. Şimdi tek tek pozisyonları sayıp da yazının canına okumak istemiyorum =) Tek bir pozisyondan bahsedeceğim -o da yine maçı kaybetmemize neden olan bir düdük oldu-; Mustafa Abi'ye çalınan karşılıklı teknik faul düdüğü. Çalınan teknik faul ile Mustafa Abi 4. faulunu almış oldu. Son iki maçtır çok üst düzey savunma performansı sergileyen Mustafa Abi'nin rotasyona girmesine neden oldu. Oysa ki Mustafa Abi o ana kadar sadece savunmada değil hücumda da hem Chatman hem Allen Iverson'a top getirmede yardımcı oluyordu. Rakiplerin kısalarına tam saha baskı yapması da Efes Pilsen'in hücumda istedikleri yapmasını zorlaştırıyordu. Bu kadar başa baş giden bir maçta çalınan bu düdük de Ergin Hoca'nın oyun planlarının bozulmasına neden oldu.

    Savunmada Nachbar ve Kerem Gönlüm'e bir türlü çözüm bulunamaması ve son periyotta yapılan çok basit top kayıpları ile fark diferansı yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı. Rotasyon yetersizliğinden dolayı pota altı savunmasında bir türlü istenilen seviyeye gelemedik. Bu da doğal olarak Ergin Ataman'ın savunmada elini kolunu bağladı. Bu sezonki Galatasaray CC - Fenerbahce Ulker maçında izleyenlerin dikkatini çekmiştir; Preston Shumpert gibi hareketli, kendi şutunu yaratabilen ve zaman zaman 4 numara oynayan oyuncuları savunmak için en iyi seçim ondan daha hareketli bir oyuncuyu karşısına koymaktan geçiyor. Fenerbahce Ulker de maç içerisinde bu seçimi yapmış, ondan daha hareketli olan Emir Preldzic'i alarak bir nebze de olsa Preston Shumpert'in etkinliğini azaltmayı düşünmüş ve bunda da başarılı olmuştu. Şimdi benche baktığımızda Nachbar'ı savunabilecek en iyi oyuncu Ignerski olarak duruyordu onun da ne kadar etkin savunabildiğini maç içerisinde gördük. Kerem Gönlüm'ün etkinliği ise çok normal belki Fedor olsaydı bi nebze durdurabilirdi.


    Maçın sonlarına doğru gelirsek gerçekten kötü oynadık diyebiliriz. Kötü şut tercihlerinden tutup da yapılan top kayıplarına kadar bir türlü son çeyrekte oyuna ortak olamadık. Tabii bunda en büyük etken ise; Ergin Hoca'nın birbaşka çaresiz bırakan konu olan rotasyon eksikliği oldu. Sonuçta Efes Pilsen'e karşı 7 kişilik rotasyon ile oynamak (Chatman:32 Iverson:35 Bekir Yarangüme:33) ve maç boyunca aynı çizgide performansını sürdürmek çok zordu ve ne yazık ki fiziksel düşüş de maç sonuna yansıdı. Maçın sonunda kaçan serbest atışlardan sonra Kerem Tunçeri'in de son hücumda yaptığı şut tercihinin olumsuz sonuçlanması ile maç uzatmaya gitti.

    Uzatma dakikalarında da aynen yukarıda bahsettiğim fiziksel olarak yorgunluk devam etti ancak ne olursa olsun son topa kadar skor da tutunmayı başardık. Ancak Chatman'ın akılalmaz faul tercihi ile maçı kaybettik. Şimdi süreden haberi yoktu da desem öyle bişey mümkün değil çünkü son topu kendi oynadı gözü hep süredeydi. Sadece şutu engellemeyi düşüncesi oldu desem o da değil bana göre bariz faul yapıyor pozisyonda. (Maçın tekrarını izlemedim sadece salondaki ekrandan pozisyonun tekrarını izleme şansını buldum) Faulden sonra da Nachbar'ın ikinci faulu kaçıramaması da ilginç anektodlardan biri idi bence.

    Şansız bir şekilde yenildik. Ancak ben Ergin Ataman'ın zamana ihtiyacı olduğunu ve uzun vadede başarılı olabileceğine inanıyorum. Öncelikle Nachbar gibi Shumpert gibi hareketli uzunları savunabilecek ve en önemlisi ribaund toplayabilecek bir uçan kaçan Amerikalı uzuna ihtiyacımız var. Bir diğer çok önemli eksik ise sırtı dönük oynayabilecek ve savunmada belli bir sertlik çizgisi olan bir 5 numara. Ogilvy'nin savundukları son 3 maçtır neredeyse kariyer rekorları kırıyorlar. Belki bu pozisyon döndüğünde Fedor ile doldurulabilir veya Dudley-Michael Wright vb. yerli uzun ile 4-5 de yerli rotasyona ekleme yapıp rotasyon genişletilebilir. Bir de ek olarak kesinlikle hareketli bir 3 numara eksiğimiz olduğunu dusunuyorum. Gerçekleşecek takviyelerin takıma katkıları ile bu sezonu kurtarabiliriz. Önümüzdeki sezon ne olacağı hiç belli olmaz; bakarsınız Euroleague elemesinde 2 takım oynar.

    31 Aralık 2010 Cuma

    Emeği Geçenlere Teşekkür Ederim



    Tofaş yenilgisinden sonra bazı radikal kararlar alınması bekleniyordu ancak böyle bir olayı da hiçkimse tahmin dahi edemezdi. Mire Chatman belki de bugüne kadar Beşiktaş CT forması giymiş en değerli yabancılarından biri. Ne yalan söyliyim Allen Iverson ilk geldiğinde açıkcası çok heyecanlıydım ancak şu an itibariyle takımdan bir taraftar olarak tamamen soğumuş durumdayım.

    - Eskiden yenilsekde yensekde bir oyun karakterimiz vardı. Bu basketbol seyri açısından doyurucu oluyordu.

    - Şimdi parke üzerinde şahsen bir basketbolsever olarak seyir zevki bile alamıyorum. Bir oyun karakterimiz bile yok gibi.

    - Fark diferanslarında birçok kez verilen geri dönüşler.

    - Zaten her halukerda hücum ribaundı da veriyoruz.

    Oyak Renault maçında@ verilen 17 hücum ribaundı || aldığımız 4
    Hemofarm maçında @verilen 13 hücum ribaundı || aldığımız 9
    Fenerbahçe Ulker maçında @verilen 15 hücum ribaundı || aldığımız 8
    Gottingen maçında @ verilen 14 hücum ribaundı || aldığımız 8
    M.P. Trabzonspor @ verilen 22 hücum ribaundı || aldığımız 9
    Olin Edirne @ verilen 8 hücum ribaundı || aldığımız 7
    Antalya BŞB. @ verilen 10 hücum ribaundı || aldığımız 11
    P.Karşıyaka @ verilen 9 hücum ribaundı || aldığımız 19
    Tofaş @ verilen 19 hücum ribaundı || aldığımız 13

    Son olarak da hafta içi çok kötü oynayarak kaybedilen Tofaş maçından sonra Chatman'ın da bugün kadro dışı kalması birçok soru işareti ve hayal kırıklığını da beraberinde getirdi.

    Öncelikle bugün yapılan açıklama ile başlayalım;

    Kulübümüzün maddi tüm vecibelerini yerine getirmesine karşın, iki kez antrenmana çıkmayan ve takım içinde disiplinsiz hareketlerde bulunan Mire Chatman, Coach Burak Bıyıktay tarafından süresiz olarak kadro dışı bırakılmıştır.

    Chatman ile ilgili nihai karar Yönetim Kurulumuz tarafından verilecektir.

    Kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız."

    Beşiktaş JK


    - Mire Chatman çok değil daha geçen gün Hemofarm deplasmanında 43 sayı 7 ribaund 3 top çalma 3 asistlik istatistik yakalayarak takımın en değerli oyuncularından biri olduğunu tekrardan gösterdi.

    - Yeri geldi takım için Avrupa kupalarında hayati önem arz eden Goettingen maçında sakat sakat oynadı.

    - Gün geldi takımda ki yabancılar kaçarken o takımında kalmayı tercih etti.

    - Hatta gelecek sezon Türk olacağını da bilmesine rağmen sezon başında 2 senelik sözleşme imzaladı.

    - Ve bu şartlar altında 2 senedir takımda olan Mire Chatman ne oldu da tavrı değişti nasıl küstürüldü çok merak ediyorum.


    Peki Asvel yenilgisi sonrası Ogilvy'nin twitter üzerinden verdiği mesaja bir bakalım isterseniz;

    Haber de verilen metin aynen şu şekilde;

    Beşiktaş, Asvel deplasmanında da klasik bir yenilgi aldı. Siyah-Beyazlılar önde götürdükleri maçı son dakikalarda kaybetti. 2.13'lük Avustralyalı pivot da twittera sarılıp, takım arkadaşlarını ve koç Burak Bıyıktay'ı topa tuttu. İngilizce 'bullshit. We lost on the back of some selfish ass plays. Everyone jus playing for themselves. Same reason we lose every game' diyen yazan Ogilvy, 'Saçmalık. Bencil b.ktan oyunlarla kaybediyoruz. Herkes kendisi için oynuyor. Tüm maçları aynı sebepten kaybediyoruz' diyerek takım arkadaşlarını hedef aldı. Burak Bıyıktay ise twitter eleştirilerinden 'Give me a piece of paper and a pen and I'll give you a play by play of how this shit will end' yani 'Bana bir kalem ve kağıt verin, bu işin nasıl biteceğini adım adım gösteriyim' mesajıyla aldı.


    Yanlış hatırlamıyorsam bu açıklamalarından sonra Ogilvy'ye herhangi bir disiplin cezası verilmemişti.

    Bunu belki de sıkca soyluyorum ancak söyleme gereği de hissediyorum, çünkü gerçekten üzülüyorum; Burak Hoca'nın iyi niyetinden kimsenin şüphesi yok. Sezon başında hem Beşiktaş camiası hemde taraftarlar Burak Bıyıktay'ı çok seviyorlardı. Beşiktaş camiası içinde herhangi bir görevde bulunması herkesi de mutlu eder. Ama koç kariyeri olarak üzülerek belirtmeliyim ki hayal kırıklığı yarattı. Ne yazık ki bu son yaşanan Tofaş yenilgisi ile beraber sozluk de olsun forumlarda olsun sitelerde olsun bu sevginin git gide azaldığını görüyorum.

    Özellikle hafta başından bu yana ardı ardına çıkan haberler ve takımın Tofas maçında ki performansı ve son olarak yaşanan kadro dışı olayı; yaşananlara artık aklım almıyor. Başta da belirttiğim gibi takımdan tamamen soğumuş durumdayım. Şahsen maçları artık izlememe kararı aldım. Bu kararı almamda da emeği geçen herkese teşekkür ederim.

    14 Aralık 2010 Salı

    Chatmania


    43 sayı 7 ribaund 3 top çalma 3 asist

    Chatman, Hemofarm deplasmanında sanki basketbol oyunlarında ki easy modu seçip oynuyormuş gibi bir performans sergiledi. Emin olmamakla beraber sanırım skor açısından en iyi Eurocup performansı olması gerek. Ne diyelim böyle bir performans sonrası alınan yenilgi, gerçekten yazık oldu. Peki maçı hakkettik mi derseniz bence maçı değilde gruptan çıkmayı haketmiyoruz.


    3 Aralık 2010 Cuma

    Beşiktaş CT - Olin Edirne Maçına Doğru


    Bugün saat 19.00'da oynanacak Olin Edirne - Beşiktaş CT maçı öncesi Mire Chatman'ın geçen haftadan beri yaşadığı sakatlıktan ötürü bu akşam ki maçta takımda ki yerini alamayacağı ifade edildi. Bakalım Chatman'ın yokluğunda Allen Iverson ilk defa takım kontrolunu tek başına eline almış olacak. Büyük bir ihtimalle; Olin Edirne, maçın büyük bir bölümünde tam saha baskı ile Beşiktaş CT'yı karşılayacaktır. Bu nedenle Cüneyt Erden'e de maç boyunca çok büyük iş düşecek.

    27 Ekim 2010 Çarşamba

    Allen Iverson Sonrası Hücum Opsiyonları

    Artık transfer kesinlik kazandığına göre yavaş yavaş Iverson'ın saha içindeki etkinliğinden de bahsetmek gerekir. Özellikle Burak Hoca'nın bugüne kadar ki hücum setlerinde ilk göze batan olay kısaların hücum setlerinde ki etkinliğiydi. Tabi bunda Chatman'ın varlığı ve boyalı alanda da bir türlü tam rotasyon sağlanmaması da büyük etkendi. Peki Iverson'ın katılımı ile hücum da neler değişebilir sorusuna cevap arayalım;

    1. 1-2-2 Zone Savunmasına Karşı Hücum Setleri

    Belki de Allen Iverson'ın gelişi ile en etkin kullanacağımız hücum setlerinden biri olacak. Iverson'ın tarihin en hızlı cross-over ve cross-dribble ını yapan oyuncusu olmasından dolayı artık çoğu takım 1-2-2 zone savunmayı tercih edecektir. Bu savunmaya karşı Iverson'ın o kadar çok olasılığı var ki; öncelikle takım arkadaşlarına çoğu zaman miss-match şansı verecektir. Çunku Iverson'ın her içeriye dalışında veya dışarda pick and roll aradığında geçiş savunması ile karşı karşıya kalacaktır. Rakiplerin en çok kullandığı yardım savunması ile içeride oynayan hareketli uzun yani 4 numara oynayan oyuncumuzu alan değiştirterek ve dışarda şut potansiyeli olan boşta bir oyuncu bıraktırarak yüksek posta her girişinde yardıma gelen savunmacısı ya dışarıda bekleyeni yada içeride olan 4 numara pozisyonunda ki oyuncunun diğer takım arkadaşı ile miss-match ine tercih etme şansı doğuracaktır.



    Bir diğer hücum olasılığı da; bunu sıkca izleyeceğimizi düşünüyorum. Allen Iverson a karşı adam adama tek oyuncu ve diğer takım alana savunması yaparak Iverson'a bire bir direncini düşürüp takıma en kötü şut tercihini şansını yakalatmaktır. Bunu geçen sezon Chatman'da sıkca görmüştük ancak bu sefer Iverson gibi bir cross over ustası olunca bu ihtimal de rakipler için 2-3 maç sonra çürüyüp gidecektir. Her ne kadar yaşı ilerlemiş olsada Iverson'ı Türkiye Basketbol Liginde bire bir durdurabilecek bir oyuncu olduğunu sanmıyorum. Yani her türlü 1-4 savunmaya karşı bire bir de içeriye penetre olsun ya da yüksek post da el üstünden olsun Iverson için pek sorun olmayacak gibi duruyor. Iverson'ın sıkca karşılaştığı 1-2-2 Zone Savunmaya karşı hücumuna bir şöyle bir göz atalım;









    Hem hücum cizelgesinde hemde yukarıda belirttiğim gibi Iverson ile başlayan hücum da takım 1'e 4 set halinde kalmış bekliyor bunun nedeni de rakibin savunma yardımlarında olası miss-match i sağlamak. Andre Igoudola'nın set hücumunun 3. adında ki koşusu şut imkanı da bu savunmaya karşı bulanabilecek en rahat basketlerdendir.

    2. Özel Set Hücumları



    Konu Iverson olunca doğal olarak da Burak Hoca'nın saha içinde en az 4-5 ayrı Iverson'a özel set hücumları düzenlenmesi bekleniyor. Özellikle Chatman'ın da varlığını da düşünürsek bu ikili belki de seyir zevki yüksek özel set veya oyunları ile rakiplerin erken havlu atmalarını da sağlayabilirler. Öncelikle Türk basketbol severlerin çoğu zaman Solomon'dan ve daha öncelerde de Naumoski'den gördükleri ve şimdilerde de Milos Teodosic ile sık sık izlediğimiz rakibi geçip uzun da dışarıya yardıma gidecek savunmacı perdeleyerek PG nin yüksek postdan rahat şut imkanı sağlaması seti. Bu set Iverson gibi oyuncular için belki de en sevdikleri settir. Bir de Chatman ile beraber ikisi birbirini tamamlayarak ekstra pas ile birbirlerini çok rahat tamamlayacaklardır. Bir diğer özel set ise dip çizgi de takımı adına boş şut yakalama şansını getirir. Bu nokta da Bekir Yarangüme ve Mustafa Abi'nin ceza atışlarında ki istikrarı büyük önem arz edecektir. Ignerski'nin artık çok zor süre alabileceğini düşünürsek ki bahsetmeden de geçemeyecem; Banvit maçında gerçekten çok güçsüz gözüktü. Ne 3 ne de 4, ne savunmacı ne de hücumcu bir de bunlara fiziksel yetersizliği de eklenince takıma direk katkı verebilecek veya rotasyonda direk rol biçilebilecek bir oyuncu konumundan yavaş yavaş uzaklaşıyor. Son çizilebilecek özel set ise uzunların pas yeteneğine kalıyor. Bu set hücumunda da en dikkat çekici özellik ise hem Chatman'ı hem de Iverson'ı dip çizgiye yollayarak onların hem içeriye hızlı penetreleri hem de dışarıdan yüzdeli skorerliğinden yararlanmak olacaktır.

    3. Üçgen Hücum Setleri



    Yeni adıyla aslında Lakers Hücum setleri de diyebiliriz. Internet'de birçok yerde karşılaşabileceğiniz ve Lakers'ın sıkca kullandığı ve bütün koçların ezbere bildiği ancak bir türlü de önlem alınamayan hücum setidir. Genellikle yine uzunların pas yeteneğine ve yüksek postan şut istikrarı bu sistemde büyük önem arz ediyor. Keşke Nicevic gibi bir oyuncu bu sezonda kadro da olsaydı dedirtebilecek bir set. Çunku hem Iverson hem de Chatman için biçilmiş kaftan bir set hücumu. Uzun dan çıkacak top kısalardan birinin dış çizgiye diğerinin de savunmacının önünde top alıp tekrardan uzun a hareketli pası verip uzunun boşta olan kısaya topu atarak tamamlanan bir set hücumu, bu sette de hem Chatman hem de Iverson ile birbirini tamamlayacak bir oyun sergilenebilir.


    Are You Kidding Me
    Allen Iverson @ Beşiktaş CT

    11 Mart 2010 Perşembe

    Ceza Belli Oldu Sıra Yönetimde !





    Mire Chatman'ın merakla beklenen cezası belli oldu. Disiplin Kurulu'nun açıkladığı karara göre Mire Chatman'a tedbir tarihi 16.02.2010'dan başlamak üzere 3 ay hak mahrumiyeti cezası verildi. Açıkcası yasaklı maddenin içeriği açıklanmadan önce çok ağır bir ceza bekliyordum. Açıklanan ceza ilerisi için de ilginç biçimde emsal teşkil edecek. Şimdi sıra ise yönetimde, Her ne kadar yaptığı yanlış da olsa Chatman en zor anında bu takımı yanlız bırakmadı. Gecen sezon Maccabi'nin ısrarlı tutumuna rağmen takımdan ayrılmayarak burada mutlu olduğunu her seferinde dile getirmişti.Yönetimin herkesi şaşırtması dileğiyle ...

    Mire Chatman hakkında alınan detaylı karar açıklamasını buradan okuyabilirsiniz.