rss
twitter
    Besiktas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
    Besiktas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

    12 Şubat 2011 Cumartesi

    Finalin Adı: Besiktas CT - Fenerbahce Ulker


    Spor Toto Türkiye Kupası Yarı Final maçında Beşiktaş CT, büyük bir çekişmeye sahne olan maçta MP Trabzonspor'u 90-88 yenerek adını finale yazdırdı. Yüksek tempoda geçen maçta galibi savunmalar değil, hücum performansları belirledi. MP Trabzonspor, hem Michael Wright'ın birebir oyunları hemde Wright üzerinden oynanan ikili oyunlarla skorda üstünlük kursada, Beşiktaş CT'ın yeni transferleri Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın muhteşem performansları maçı Beşiktaş CT'ya getirdi.

    Maç Öncesi

    Özellikle koç değişikliğinden sonra MP Trabzonspor bambaşka bir havaya büründü. Rotasyonunda Michael Wright'ın da Türk satatüsünde olması onlar için en büyük avantajdı. Çünkü bu sayede Ersin Görkem + 4 yabancı ile iyi sayılabilecek bir rotasyona sahiptiler. Bununla beraber iki guardı da birbirini çok tamamlıyor. Rasic daha çok oynatma rolunde iken Milosevic ise daha çok içeriye drive ederek hücum anlamında katkılar veriyordu. Beşiktaş CT cephesinde ise Fedor Likholitov şoku yaşanıyordu. Tekrardan sakatlanan Likholitov'un MR sonuçlarının ardından maçta oynayamayacağı açıklandı.

    Maçın Öyküsü

    Beşiktaş CT maça Chatman,Kemp,Serhat,Cevher ve Ogilvy beşi ile başladı. Maçın hemen başında MP Trabzonspor, M.Wright'ın 4 sayı Ersin'in de 3 sayı 1 asist ve 1 top çalmalık performansı ile ilk 2.30 saniyeyi 7-2 önde geçti. Beşiktaş CT cephesinde ise ilk dakikalarda Mire Chatman - AJ Ogilvy ikili oyunları vardı. Iki takımda genellikle uzunları besliyordu. Ilk 5 dakika 11-9 MP Trabzonspor üstünlüğü ile geçilirken, MP Trabzonspor'da Wright, Beşiktaş CT'da ise Ogilvy 5'er sayı ile takımların en skorer oyuncularıydı. Ilk 5 dakika içerisinde, maça dair en güzel anektod ise Rasic'in harika no-look pası sonrası Michael Wright'ın basketiydi.


    Efes Pilsen maçında harika bir son çeyrek geçiren Mire Chatman, alternatifsiz olmasından da dolayı dinlendirilmek için 5.dakikada Mustafa Abi ile yer değiştirdi. Mustafa Abi'nin girmesiyle tam sahaya baskıya başlayan Beşiktaş CT, rakibini hataya zorladı. Ancak A.Rasic'in hücumdaki harika yönetimi devam etti. Oyun görüşü çok üst düzeyde olan Rasic, neredeyse ilk yarı boş pozisyonda olan bütün oyuncuları topla buluşturdu. Periyodun bitmesine 3 dakika kala MP Trabzonspor yüksek postda Michael Wright ile bulduğu sayı ile 14-13 öne geçti. Efes Pilsen maçında belirsiz bir rotasyon görüntüsü çizen Ignerski, Cevher Özer ile yer değiştirerek 4 numara da oyuna girdi. Çeyreğin son dakikalarında ise karşılıklı bire bir zorlamalar ile atılan basketlerle ile ilk çeyrek 22-19 Trabzonspor üstünlüğü ile sona erdi.

    Beşiktaş CT, ikinci çeyreğe iki top kaybı yaparak başladı. Top kayıpları üst üste gelince tam saha baskıya geçen Beşiktaş CT bunda da başarılı oldu. Ilk üç dakika sonunda Serkan Erdoğan'dan gelen 5 sayı ile 29-28 MP Trabzonspor üstülüğü vardı. Ikinci çeyreğin 4. dakikası itibari ile Beşiktaş CT, boyalı alanı ve yüksek postu çok iyi kullanan MP Trabzsonspor'a karşı alan savunması denedi ancak bu savunmada pek uzun sürmedi. Önce Serkan Erdoğan ardındanda Ignerski'nin üçlüğü ile 6. dakikada Beşiktaş CT 36-35 öne geçmeyi başardı. M.Wright'a bir türlü önlem alamayan Beşiktaş CT, ikinci çeyrekte Serkan Erdoğan'ın hücumdaki etkili performansı ile (7 sayı) skora ortak oldu. Periyodun sonuna doğru ise Chatman ve Mustafa Abi'den sonra Serhat Çetin, bir numarada oynadı. Son dakikaları karşılıklı basketlere sahne olan maçın ilk yarısı 44-42 MP Trabzonspor'un üstünlüğü ile sonuçlandı.



    Ikinci yarıda ise The Magnificent Three (Mire Chatman - Serkan Erdoğan - Marcelus Kemp) maça damgasını vurdu. Uçüncü çeyreğin başında Mire Chatman, ilk dört dakikada 2 sayı 1 asist 1 top çalma ve 1 ribaund alarak oyunda dengeyi sağladı ve skora 48-48 eşitlik geldi. Beşiktaş CT'da Marcelus Kemp bire bir hücum ederek bulduğu 5 sayıya karşılık, MP Trabzonspor Michael Wright endeksli hücumlarla skor üretmeye devam etti. Ergin Ataman'da önemli katkı veren Chatman'ı 4. çeyreğe hazır olması için dinlendirmek istedi ve Serhat'ı bir numaraya çekti. Serhat Çetin - Ogilvy ikili oyunları ile periyodun son 30 saniyesinde skora 63-63 ile yeniden eşitlik geldi. Son hücumu iyi değerlendiren MP Trabzonspor 3. periyoduda 66-63 önde tamamladı.

    Büyük bir çekişmeye sahne olan son çeyrekte, iki takımda yüksek tempoda oyunlarını sürdürmeye devam etti. Son çeyreğe Beşiktaş CT, Chatman - Serhat - Ignerski - Ogilvy - Cevher beşi ile başlarken, Ogilvy daha 2. dakikada yaptığı faul ile 4. faulunu alıp, kenara gelmek zorunda kaldı. Ogilvy'nin yerine Kemp oyuna girerken, Ignerski ise 4 numaraya çekildi. MP Trabzonspor ise boyalı alanı çok iyi kullanmaya devam etti. Hatta son çeyrekte yanlış hatırlamıyorsam alçak posttan ve boyalı alandan hiç şut kaçırmadılar. Periyodun ilk 3 dakikasında 71-69 MP Trabzonspor üstünlüğü vardı. Ancak bu dakikada oyuna giren Serkan Erdoğan, son iki dakikada gösterdiği performans ile maçı Beşiktaş CT'ya getirdi. Son 5 dakikaya 75-71 önde giren MP Trabzonspor hücuma çıkarken yaptığı basit hatalar ile farkı açamadı.

    Beşiktaş CT'da ise fitili ateşleyen oyuncu Marcelus Kemp oldu. Marcelus Kemp önce 02.25 kala attığı üçlük ile skoru tek sayıya indirdi. Ardından kaptığı toplarlada oyununun momentumunu lehlerine çevirmiş oldu. Serkan Erdoğan son 2 dakikada üst üste attığı 7 sayı ile skorda, BeşiktaşCT'nın 83-81 öne geçmesini sağladı. Ardından, önce Kemp'in asisti Ogilvy'nin basket faulu ve hemen sonrasında Kemp'in sayılarıyla skor son 17 saniyede 89-85'e geldi. Son hücumda ise MP Trabzonspor, Obasohan'ın bulduğu üçlük basketi ile farkı tek sayıya indirmesi maçı kazanması için yeterli olmadı. Bu arada o pozisyonda saha ihlalinin görülmemeside trajikomikti. Son topta Chatman'a yapılan taktik faulu sonrası ikinciyi bilerek kaçırmasıyla, Beşiktaş CT salondan 90-88 galip ayrılarak adını finale yazdırmış oldu.


    Maçın Kırılma Anı

    Baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan maçın kırılma anı, son 2 dakikada Serkan Erdoğan'ın muhtesem hücum performansının baslangıcı diyebiliriz.

    Maçın Hatası

    Hakemin son topta saha ihlalini görememesi.

    Maçın Oyuncusu

    The Magnificent Three (Kemp - Chatman - Serkan)

    Bugün Beşiktaş CT, takım olarak çok iyidi. Bu nedenle tek bir oyuncu söylemek çok zor.

    27 Aralık 2009 Pazar

    Tecrübe = Bogdan Tanjevic

    Maç öncesi korktuğum birkaç konu vardı, bunlardan biri Fenerbahçe'nin alan savunmasına karşı ne kadar çok zorlandığı bilinmesine rağmen alan savunmasına geçilmemesi idi, maç boyunca da ne yazık ki Serhat bir numara oynarken bile hiç denemedik. Bir diğer konu ise; Koç tecrubesi. Burak Bıyıktay ilk defa sıfırdan kendi kurduğu bir takım ile sezona başlıyordu.Bu maçta maçın en kritik anlarında Tanjevic'in hamlelerine karşı cevap veremedi. Özellikle son periyot da yaptığı hamleler ne yazık ki yenilgiyi getirdi.

    Besiktas maça Newley'in yokluğunda klasik ilk beşi Chatman-Engin-Muratcan-Baxter-Cevher ile çıktı. Maça iki takımda pota altından oynayarak basladı. Iki takımın da amacı kısıtlı olan uzun rotasyonlarını faul problemlerine sokup ilerliyen dakikalar da oyunu içeriye yığacaklardı. Bunu Besiktas ilk ceyrek de bir nebze olsun başardı. Ilk 3 dakika da Chatman'ı Mrsic ile savunan Fenerbahce, Chatman'ın oyuna direk ısınması ile beklendiği gibi Omer Onan ile savunmaya başladı. Maç da Chatman'ı 2 numarada başlaması da Chatman'ın oyun genelinde direncini düşmemesini sağlayacaktı. Ilk beş dakika geçildiğinde ise Oguz Savas ve Mrsic 2.faulunu alarak kenara geldi Fenerbahce cephesinde Kinsey'in harika hucum performansı ile bir anda skorda öne fırladı.Aynı şekilde Muratcan Guler'de Besiktas adına ust uste buldugu basketleri ile Besiktas'ın skorda öne geçmesini sağladı. Ilk çeyrek bittiğinde oyun temposu ve skor Besiktas'ın istediği gibi devam ediyordu.

    2. çeyrek te ise kalite farkı ortaya cıktı. Gordan Giricek ve Emir Preldzic hamlesi farkın bir anda farkın artmasına sebep oldu. Ozellikle Emir Preldzic'in Fletcher karşısında hucumda önemli katkılar yapması Besiktas'ın pota altı savunmasının bir nebze olsun direncinin dusmesine neden oldu ki o sırada Giricek'in de üst üste basketleri ile skor 38-30 a geldi. Bu fark devrenin sonuna kadar karşılıklı basketlerde devam etti. Ilk yarı sonunda da Fenerbahce'nin 54-45 lik üstünlüğü vardı.

    2.yarı da ise tamamen Tanjevic Show vardı. Maçı resmen hamleleri ile galibiyeti getirdi. Ilk hamle 2.yarının başında geldi. Hücumları Semih Erden üzerinden oynattı bunun başlıca iki nedeni vardı birincisi Rasim veya Preldzic'in Cevher'i dışarı çekerek Baxter'a karşı olan boy avantajı idi. Ve ikincisi ise ilk defa uygulattığı bir hücum sistemi idi 5 dışarda hücum. Semih'i de dışarı çekerek Kinsey gibi veya ara ara Giricek gibi oyuncuların içeriye dalışları bu hücum sistemi oyunun belli bölümleri çok iyi katkı verdi. Fenerbahce ilk beş dakika da hücum da Semih endeksli hücumlar başarılı oldu ve skorda Beşiktaş'ın yaklaşmasına izin vermedi.Ta ki Semih Erden 3.faulunu alana kadar.Semih Erden 3.faulunu alıp oyundan çıkmak zorunda kalınca guardsız oynayan Fenerbahce'ye karşı Beşiktaş 68-67 öne geçmeyi başarıyordu. Ancak 2 milyon euroluk Giricek bireysel kalitesi ile skor da tekrardan takımını öne geçirdi. 3. periyodun sonlarına doğru özellikle Baxter ve Chatman'ın inanılmaz gayretleri ile son bir dakika da oyun psikolojik açıdan da dengelendi. Son bir dakika da Baxter'a çalınan teknik faul takımın düzenini bir nebze olsun bozsa da son periyoda bir sayı farkla 74-73 önde giren taraf Beşiktaş'dı.

    Son çeyrek de Tanjevic'in belki de maçı koparan hamlesi geldi. Belli ki Tanjevic bu maçı kafasında bayağı oynamıştı. 4. periyodun başında Fenerbahce 4 şutor ile sahada idi. Ve bunun da karşılığını kısa sürede aldı skorda 87-79 öne fırladı. Ancak Tanjevic bu hamleleri yaparken Burak Hoca da herkesi şaşırtan hamleler yaptı. Farkın açılması süresince maçın en kritik dakikalarında önce Engin'i ardından da Chatman'ı kenara aldı. Eğer dinlendirmek için aldıysa bunu maçın en kritik dakikalarında yapması kısa ve net bir biçimde yenilgiyi getirdi. Takım tam düzeni oturmuş öne geçmişken takımın en kritik pozisyonunda oynayan ve oyunu çok iyi yönlendiren oyuncuların çıkması takımın ritmini bozdu. Tam o sırada Beşiktaş'ın molası geldi ve mola sonrası Muratcan Güler'in bir blok ve bir top kapması ile oyunda tekrardan dengeyi yakaladık ki Fenerbahce'nin molası geldi. Bu mola sırasında herkes bu savunma direnci ile maçı uzatmaya götürebileceğine hatta galibiyete bir nebze olsun inanmıştı ki ; mola sonrası ilginç biçimde Muratcan Güler'in oyundan çıktığını gördük. Tanjevic'in hamlelerine karşı Burak Bıyıktay'dan önce Engin sonra Chatman şimdi de Muratcan Guler değişikleri hayretler içerisinde bıraktı ki zaten Muratcan değişikliği ile hemen mola sonrası savunduğu kişi Kinsey'in önce bir hucum ribaundı ve gelen üçlük sonra da attığı basket ile son 3 dakika da skor tekrardan 94-83 e geldi. Maçın sonuna doğru da karşılıklı basketlerle 100-92 lik skorla kazanabileceğimiz maçı kaybetmiş olduk. Ve ikinci hedef maçımızdan da yenilgi ile ayrıldık.

    24 Aralık 2009 Perşembe

    Burak Bıyıktay vs. Bogdan Tanjevic || Hucum vs. Savunma



    Bu hafta oynanacak Fenerbahce Ulker - Beşiktas Cola Turka maçı belki de bu sezonun en ilginç maçlarından biri olacak. Fenerbahce'nin cezası bitiyor ve bu sezon ilk seyircili maçına bizim karşımızda çıkıyor. Diğer bir ilk ise Abdi Ipekci Spor Salonunun Kısa Kulvar Avrupa Havuz Şampiyonasından sonra ilk lig maçına kapılarını açıyor olması.

    Abdi Ipekci'de ki mücadele de bir tarafta ligin en az sayı yiyen takımı diğer tarafta ise ligin en skorer takımı karşı karşıya gelecek. Fenerbahce özellikle Telekom maçında da sıkca görüldüğü gibi rakiplerine kolay kolay ikili oyun şansı vermiyor. Bunu aynı zamanda Milli Takım'da da bariz şekilde görmüştük. Bogdan Tanjevic'in savunma sisteminde her zaman kilit oyuncular yer aldı. Milli Takım ilk yıllarda Fatih Solak'ı daha sonraları da Ömer Aşık'ı bu sistemde önemli roller verdi. Ama hafta sonu oynanacak maçta Ömer Aşık'ın olmaması belki de uzun yıllar sonra uzun rotasyonunda Fenerbahce ile başa baş bir mucadele edeceğimiz anlamına geliyor. Şu an için boyalı alanda sadece Oguz Savas ve Semih Erden ile etkili olmaya çalışacaklar. Hem Rasim hem de Preldzic de bu pozisyona ara ara kaysalarda daha cok dışardan oynayan oyuncular olduğundan Cevher Özer karşısında hem savunma da hem hucumda ustunluk sağlayacaklarını dusunmuyorum.

    Ama unutulmaması gereken bişey var o da tüm kısa oyuncuların uzun oyunculara yardıma gitmesidir. Geçen sene final serisinin 3. maçında Efes Pilsen ilk yarı boyunca pota altında üstünlük kuracağına inanıp nerede ise butun oyunları pota altında oynamıştı. Ama ilk yarı bittiğinde Ergin Ataman skorboard'a baktığında o pota altın da üstünlük kurduğun rakibin kısalarının hem savunma da hem de hucumda ki hareketli yardımlaşmalarından ötürü 37-28 lik skorla geride olduğu görüyordu. Ve belki de şampiyonluğu getiren serinin 2-0 dan 4-2'ye gelmesini sağlayan hamleyi gercekleştirdi Ergin Ataman, o da "Içeri de oynayamıyorsak artık dışardan oynanan oyun ve en önemlisi Adam Adama savunmadan vazgecip Alan Savunması gecilmesi." işte bu iki hamle Efes Pilsen'e geçen sezon şampiyonluğu getirdi. Peki bu hamleyi yapan başka bir takım hatırlıyormusun tabi ki Avrupa Basketbol Şampiyonasın da Slovenya takımı idi. Oyun ne zaman sıkışsa hem Efes Pilsen hem de Slovenya Milli Takımı'da Bogdan Tanjevic'in savunma sistemini bu iki hamle ile geçebilmeyi başardı.

    Yavaş yavaş maça geçecek olursak, Beşiktaş adına en kritik oyuncu tabiki Mire Chatman. Istediği zaman karşısında hangi guard olursa olsun çok rahat üstünlük kurabilecek bir oyuncu. Bu sefer karşısında sert savunmalara karşı direnci hemen düşebilen Green olacaktır. Hucumda ise Chatman'ı büyük bir ihtimal Ömer Onan ve Kinsey savunacaktır. Tarrence Kinsey gibi bir oyuncum olsun asla savunma da ve hucum da o pozisyonda endişe etmem. Kinsey çok beğendiğim oyunculardan biridir; savunması da hucumu da hep belli bir çizgide istikrarlı şekilde devam etmekte. Belki de Hido Cleveland'ı elemese idi şu anda Quicken Loans Arena 'da benchden kombinesi ile LeBron James ve Shaq'ı birlikte izliyor olabilirdi. Ama Engin Atsur'un varlığı işte bu nokta önem kazanıyor. Chatman'ın oyundan düştüğü anlarda aynı düzeyde makina işlemeye devam edecektir.

    Fenerbahce özellikle Lonny Baxter'ı ısındırmamak için bazen tam saha baskı bazen ikili yardımlar ile top aldırmamaya çalışacaklardır. Maçın ilk çeyreğinde Baxter eğer gününde olursa ve Oğuz'u faul problemine sokabilirse savunma da Fenerbahce'nin direncini en az 2-3 seviye aşağı indirebilir. Bu nokta da Cevher'e önemli rol düşüyor şahsi kanaatim Cevher'in çoğu pozisyonda dışarıya Semih'i çekmeli çunku Cevher, Semih'e göre bariz biçimde hız avantajı var zaten Semih'in en büyük dezavantajı savunma da ayaklarının yavaşlığı. Bu nedenle maçın başında Cevher ve Baxter, Oğuz ve Semih'e üstüklük kurmamaları için hiçbir neden yok.

    Buyük bir ihtimal iki takımda çift guard sistemi ile oynayacaklardır. Ama çift guard oynamaları iki takım için de farklı nedenlere dayanıyor; Kinsey-Greer veya Mrsic - Omer rotasyonlarını irdelersek neden Fenerbahce'nin en az sayı yiyen takımı olduğu anlayabiliriz. Hem Kinsey hem de Ömer Onan ligimizin en kaliteli dış savunmacıları. Diğer isim ise zaten Sinan Guler. Işte bu oyun sistemi yukarıda ki tez ile uyuşmuyor. Tanjevic'i yenen takımların ortak hamlesi neydi dışardan oynamak işte bu savunma rotasyonu sayesinde Fenerbahce'in yenilgi sayısı sadece iki. Bizim açımızdan değerlendirdiğimizde ise Newley'in yokluğu bu rotasyon içerisinde en büyük eksiklik. Engin - Chatman ikilisi de bence ligimizin en iyi guard ikililerinden biridir. Birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar. Ama Fenerbahce'ye karşı Newley'in yokluğunda Haluk Yıldırım ve ara ara Kerem Ozkan şans bulacaktır. Ikisi de hucumda guvenilir eller degil. Oyun sıkıştığı anlarda eğer ki dışardan bir skorer çıkaramazsak Chatman'ın eline bakmaya başlarız ve korktugumuz basımıza gelir çunku Chatman tek başına Fenerbahce'ye karşı baş edemez.


    Burak Hoca pek zone savunma yaptırmayı sevmiyor. Ama bu maçta özellikle rakibin kaybettiği maçlara da baktığımızda kesinlikle gerekli. Cunku Bogdan Tanjevic cok tecrubeli bir koç eğer maçın başında Baxter ve Cevher ikilisi ile pota altında üstünlük sağlarsak 4 zone 1 adam adama savunmaya geçecektir. Yani Chatman'ı rakip alanda adam adama savunup diğer 4 oyuncuya alan savunması yaptıracaktır. Bunun da bir örneğini gormustuk o da yine Avrupa Basketbol Şampiyonasında Ispanya'ya karşı idi. Gasol kardeşler ve Garbajosa'ya karsı Tanjevic yine tecrubesi ile B planına geçip Rucky Rubio'yu bazen Kerem bazen de Sinan ile adam adama oynatıp diğer 4 oyuncuya alan savunması yaptırmıştı ve bu hamle işe yarayıp bize tarihi bir zafer yaşatmıştı.

    Bogdan Tanjevic bugüne kadar bütün hamlelere karşı bir hamlesi oldu tabi oyuncu kaliteleri baz alınarak ama yenildiği maçlarda tek ortak yan yapılan alan savunmalarına karşı performansları idi. Ikiye Uc alan savunmasına karşı Fenerbahce'nin zorlanacağını dusunuyorum. Cunku ne Semih'in orta mesafe şutu var ne de Oguz Savas'ın pas yeteneği var. Topu içerden yönlendirmek veya Semih'e alan yaratmak pek avantajlarına gelmeyecektir. Işte bu nokta da Preldzic ve Giricek'in gostereceği performans cok onemli. Atarlarsa çok büyük problem olur ama şutlar girmezse onların yavas yavas direnclerinin düşmesine neden olacaktır. Maç içinde 3 kritik nokta ele alınmalı; Alan Savunması, Chatman ve tabiki Ribaundlar ...

    7 Kasım 2009 Cumartesi

    Spor Mutlu Insanların Isidir || Takım - Yonetim - Taraftar



    Bir takım düşünün;bugune kadar Akatlar parkelerinin görmediği en domine en iyi hucum eden yani en güzel basketbolu oynasın. Ligde butcesinin 2 katı olan ve gectiğimiz hafta tarihinin en pahalı takımını kuran Efes Pilsen'i yenen takımı daha ilk yarıda basketboldan sogutsun. (20 dk 20 asist 20 fark) Işte bu takım bu hafta içerisinde daha 3. hafta olmuşken odeme yapılmadıgı icin bazı oyuncuların idmana cıkmadıgı belirtilen takım.

    Sponsorluk dan gelecek para ile butcelerini duzenleyen takımın, daha sozlesme imzalayalı 2 ay olmuşken oyuncuların paraları odenmemesi işte bu neden bile "yeter" dedirtmeye yetiyor.Insan ister istemez sormadan da edemiyor tabi Cola Turka'dan gelen paralar hucum etmeyi unutmuş futbol takımı mı daha fazla hakediyor ??

    Eğer ki sadece futbol endeksli bir klup olunmak isteniyorsa da basketbol da Efes Pilsen modeli gibi butun amator subeleri kapatıp sadece futbol klubu olunsun. Cunku gercekten yeter daha 3. hafta da çıkan dedikodular ve gercekten takımın kimyası ve oluşturulan organizasyon cok ust duzey ve cok iyi oturmuş durum da bu takımın da havasını bozabiliyorsanız artık soylenecek tek bir kelime bulamıyorum.

    Telekom maçına geçecek olursak ki geçecek fazla bişey yok ilk yarı zaten oyun koptu. Yukarı da da belirttiğim gibi Akartlar parkeleri boyle bir basketbol görmedi. Inanılmaz hucum setleri her plana karsı hazırlanmış savunma kurguları basta Burak Bıyıktay'a tesekkur ediyorum cunku bu takımın ritmi bozulmazsa aynen bugun ki gibi; ilk 10 dk da 40 dk lık basketbol seyir zevkini bize tattıracak.



    Ve taraftarlar, bugun bi yakınımızın cenazesi oldugu icin ben de maça gidemedim ve macı televizyondan izledim. Salonu gorunce gercekten hayal kırıklıgına ugradım. Acaba taraftarlar neyi bekliyor veya soyle soruyim Besiktaslılık acaba gercekten Besiktas sevgisi mi ? yoksa Fenerbahce ve benzeri takımların nefreti mi ??

    Normal bir taraftar izlediği spor branşından seyir zevki almak ister oyle değil mi, o seyri de ozel oyuncular sağlar. Türkiye'ye gelmiş Naumoski ve Mula'dan sonra en yetenekli ve en iyi guard ! olan Mire Chatman'ı izlemeyi ben şahsen butun Besiktas futbol takımına ve hatta Nba'den Milwaukee - Portland - New Orleans gibi takımları izlemeye tercih ederim. El Amin gibi savunma yapmayan mucadele etmeyen bir oyuncuya tabiri caizse tapan bir taraftar grubu Chatman için semtte heykelini dikmesi gerekir. Sadece özellikleri bile baksanız bu oyuncunun ne kadar özel bir oyuncu oldugunu anlayabilirsiniz.

    Başka bir neden ne olabilir diye dusundugumuzde aklımıza ikinci olarak da bilet fiyatları geliyor. Yahu 7,5 lira ya. Hergun kumbaraya birer lira atsanız haftasonu rahat rahat maçınızı izlersiniz. Boyle bir takımı izlemenin degeri 7,5 lira, en düşük bir sinema bileti bile 8 lira.

    Onumuzde ki hafta Efes Pilsen maçı var. Ve haftaya da bu guzel basketbol devam edeceğini dusunuyorum. Efes Pilsen maçı Besiktas taraftarı için milad olsun. Cunku bunu biz daha onceleri sıkca basardık. Arkadaslar, dostlar ve butun Besiktas taraftarları hatırlarmısınız bilmiyorum 2 sezon once Fenerbahce maçında eski kartalbasket.com yeni besiktasbasket.com da ki arkadaslarımız ve abilerimiz ile beraber butun karsı trıbunu kaplayan buyuk bir pankart yaptırmıştık. Oyle bir ortam vardı ki salon da insanın duygulanmaması içten bile degildi oyle bir atmosfer de degil Efes Pilsen Euroleague'nin belli başlı kalbur takımları dışında diğer takımlar bile zor çıkar.

    O zaman gelin hep beraber birlik olup şampiyonlugun en iddialı takımı olan Besiktas basketbol takımına destek olalım. Inanın 2-3 maç duzenli gelseniz daha sonra artık hafta sonu gelse de basketbol maçımızı izleyelim diye heyecanlanmaya baslayacaksınız.

    Son olarak Burak Bıyıktay'ın bence yılın sozu olabilecek cumlesi ile bitirelim; Spor Mutlu Insanların Isidir. Taraftar gelip basketbol takımına destek olursa yonetim de takımın maaşlarını zamanında oderse bu takım sezon sonu 34 senelik bir özlemi giderebilecek seviye de ve o denli iyi bir kimyaya sahip ....



    Haydi Taraftarlar Zamanı Geldi; Remzin Kartalları gibi Manileri Yen Aş, Layıktır Bu Vasıflar Sana Ey Şanlı Beşiktaş ...

    19 Ekim 2009 Pazartesi

    Avrupa Perdesi Acılıyor || Besiktas - WBC Kraftwerk Wels


    Beşiktaş Euro Cup ön eleme macında Avusturya'nın WBC Kraftwerk Wels ekibiyle bugun deplasmanda karşılaşacak. 2 sezon once eski adı ile Uleb Cup'da Final Eight'e kalan Besiktas bu sezonda iddalı kadrosu ile yine aynı basarıyı yakalamaması için hiçbir neden yok. İlk maç yarın TSİ 21.00'de Avusturya ekibinin sahasında oynanacak. Rövanş mücadelesi ise 27 Ekim'de Akatlar'da oynanacak.

    Macın previewını buradan inceleyebilirsiniz.

    7 Ağustos 2009 Cuma

    Sistemin Kaptanları || Michael Fink & Gennaro Gattuso



    Tranferi gercekleştirildiğinde Türkiye'nin belki de en iyi Almanya ligi analizcisi Borges Fink'i bizlere tanıtırken yazısının içerisinde soyle bir yorum da bulunmuştu;


    Takima en büyük katkisini liderlik vasfi ve istikrarli bir sekilde sahada olmasiyla saglar. Bir ortalama oyuncu bazen sizin sahadaki kalbinizdir ve bu Fink olabilir.

    Lakin türk oyunculara liderlik edebilmesinin pek de kolay olmadigini belirtmeye gerek yok sanirim. Her ne kadar Ernst'in o tam olmasi gereken yerde bitmesi ve sahada bulundugu noktalarin ölümcül anlami görülmese de kosmasi, enerjisi ve kaptigi toplarla Türk futbolseverlerin kisa zamanda gönlüne taht kurmayi basarmsitir ve bu Fink icin o kadar kolay olmayacaktir.

    Bunun yaninda Ernst'den daha cok goller atip asist özelligi ile de sahada yer alacak olsa da.. Lincoln meselesi de bir örnektir, sahadaki oyuncuyu teknik adam güzel bir sekilde konumlandirmasi gerekir.

    Fink'in buna ihtiyaci var, Mustafa Denizli ve Tayfur Havutcu almanca bilmektedir, bu acidan iletisim kolayligi da söz konusu. Frankfurt takiminda oldugu gibi ona bahsettigimiz sekilde sahada rol bicilirse onun cok baska bir özelliginden yararlanip Besiktas kendisine en az üc yil bozulmayacak bir sistem insa etmis olacaktir.







    Michael Fink'i sadece 3 maç izlememe rağmen beni şimdiden kendine hayran bıraktı ve yazıda da belirtildiği gibi sistemin adamı olduğu ve Milan'ın Gattuso'ya biçtiği rolun aynısını Besiktas'da Michael Fink'e biçildi. Tam bir Alman disiplinine sahip olan Fink, sahada inanılmaz efor sarfediyor. Ben tribunden Fink'in suratına baktıgımda kendime guven geliyor varın bir de takım arkadaşlarını düşünün Michael Fink'in her olumlu hareketinden sonra kendileri güveni kat ve kat artacaktır ve bana göre bizim adımıza yılın transferi Michael Fink'dir.

    Ozellikle Porto maçında o nasıl bir presdir beni hayretler içerisinde bıraktı Belluschi topu alıyor arkasını donuyor karşısında Fink, Freddy Guarin sağ çizgiden hucuma endeksli pas atmak istiyor kafayı kaldırıyor karşısında Fink, Bruno Alves savunmadan topla beraber çıkmak istiyor ama yine karşısında Fink'i göruyor. Michael Fink transferi ile Şampiyonlar Liginde rakiplerimize karşı düşük olan oyun tempomuzun kademe kademe artacağını düsünüyorum.

    Ilginç olarak da çok güçlü bir fiziğe sahip olmasının yanında pozisyonuna göre de çok atletik.

    Inatçı kişiliği ile de birleştti mi gercekten takımın saha içinde ki direncini istediği zaman istediği seviyeye yükseltecek bir oyuncu. Bir diğer dikkat çekilmesi gereken anektod ise kesinlikse toplu oyunda.

    Topsuz oyunda tam sisteminin oyuncusu olmasına rağmen toplu oyunda da çok iyi. Topu fazla ayağında tutmuyor, Tugay Kerimoğlu gibi hemen oyunu diğer alanlara yayarak rakibin düzenini yani savunma dizilişini dağıtabiliyor.

    Fink ve Ernst gibi bir orta sahaya sahip olmuşken bence bu takımın forveti bitirici özellikleri daha iyi olan bir oyuncu olmalıydı ve yüksek tempoda Yusuf Şimsek'in artık 2. yarılar da sıkışan oyunda rol oynaması lazım.

    Çünkü sistemin işleyebilmesi için Nobre'den başlayarak sıra ile oyununun belirli bölgeleri kapsayarak Ernst ve Fink ile devam eden ön alanda prese dayalı oyunumu anca Mustafa Denizli'nin belirttiği gibi koşan 10 numara yani 10.5 numaraya ihtiyacımız var.

    Eğer ki yeni transfer gercekleşmezse ve Delgado'da beklenirse yeni sistemin oturması 6 ay geçikecektir işte bu yuzden de Mustafa Denizli transfer istiyor.
    Cunku sistemin en büyük rolunu ustlenen Fink'in yanında oynayacak teknik özellikleri yüksek hucuma yön verecek oyuncuya da alışması lazım.
    Michael Fink, Fabian Ernst ikilisi ile birçok maçta rakibimizin bizim yarı sahamızda 3 pas bile yapamayacagını görmemize sebep olacaktır.Şampiyonlar Ligi maçlarını bir kenara koyarsak özellikle ligimizde Ernst-Fink-Tello varyasyonunda Tello sol ve sağ içte rakip hucumlarında Fink ve Ernst'in boşalttığı alanlar da az da olsa rakibin karşısında durmayı başarabilirse bu sezon hiçbir takımın oyunun kontrolune sahip olabileceğine ihtimal dahi vermiyorum. Yeni Gattuso'muz hayırlı olsun şimdiden benim gözumden takımın kaptanı olmasa da sistemimizin kaptanıdır.

    5 Ağustos 2009 Çarşamba

    Batuhan Karadeniz ve A.C. Milan


    Barcelona'nın Mehmet Topal'ı alternatifler arasına aldığını size geçen gunlerde bahsetmiştim. Topal'dan sonra bir diğer geleceğin yıldızlarından Batuhan Karadeniz için de Avrupa'nın diğer büyük kluplerinden Milan alternatifler arasına almış durumda. Bilindiği üzere Batuhan gün içerisinde yaptığı açıklama da Gaziantepspor ile anlaşamadığını ve Beşiktas'a geri döndugunu ifade etmişti. Batuhan Karadeniz şu anda takımda direk oynayabilecek bir oyuncu coçuğu A.C. Milan takip altına almışken biz hala nedensizce takım bulmaya çalışıyoruz. Şahsen Batuhan'ın ani geri dönmesinde bir başka neden ise Fransa'nın St.Etienne klubunun Bobo'yu istemesi de olabilir. Rooney gibi Owen gibi Carlos Vela gibi hatta Messi gibi oyuncular 17-18 yaşında direk oynamaya başlamışken A.C. Milan gibi scout ekibi çok sağlam olan bir takımın Batuhan Karadeniz'i takibe almışken artık bu çocuğun değerinin anlaşılması lazım.Sezon da en az 15-20 maç oynatsan fiyatını katlayabilecek bir yıldız adayı yani bildiğin wonderkid.

    Stefano Cantalupi imzalı A.C. Milan'ın Batuhan Karadeniz'i takibe aldığı haberin orjinal metni;



    Quali sono i giovani che lasceranno il segno nella prossima stagione? Gazzetta.it ha selezionato i 30 giocatori nati dal 1989 in poi con le maggiori chance di mettersi in mostra. Al 26° posto c'è l'attaccante del Besiktas, in prestito al Gaziantepspor

    MILANO, 29 luglio 2009 - Dal vostro normale ragazzone di 192 cm vi aspettate di sicuro tanti gol di testa. E quelli Batuhan Karadeniz li segna a grappoli, da sempre. Ma difficilmente chiedereste al vostro colosso di esibirsi in girate volanti, semi-rovesciate e acrobazie a mezz'aria per spedire il pallone in porta. Ebbene, questo attaccante classe '91, che insieme a Sercan Yildirim rappresenta il futuro del calcio turco, ha nel suo bagaglio fisico e tecnico anche prodezze simili. E' di proprietà del Besiktas, ma giocherà la prossima stagione del Gaziantepspor.

    record di precocita' — Due anni fa, appena 16enne, Karadeniz è diventato il più giovane calciatore ad aver esordito e fatto gol nella Turkcell Superlig, il campionato turco. Nelle nazionali Under del suo paese ha accumulato un bottino di gol da primato, entrando nel giro della selezione di Terim e debuttando ad appena 17 anni. Nella scorsa stagione avrebbe dovuto fare esperienza al Colonia, in una Germania in cui la comunità turca conta su 2,7 milioni di abitanti. Invece, per problemi relativi al tesseramento, non è andato in Bundesliga. E' stato girato in prestito all'Eskisehirspor, dove è partito fortissimo (4 gol in 3 partite) ed è stato poi fermato da un infortunio alla spalla sinsitra, chiudendo la stagione a quota 8 centri.

    prospettive di mercato — Anche nella prossima annata, come detto, Karadeniz non giocherà nel Besiktas: andrà a maturare al Gaziantepspor e l'obiettivo è quello di agguantare la doppia cifra nella classifica marcatori del campionato. La prossima stagione ci dirà anche qualcosa di più sul suo valore di mercato, al momento quantificabile sui 6-7 milioni di euro. Il Milan aveva messo gli occhi su di lui qualche mese fa, forse lo rifarà in futuro.

    il marchio di fabbrica — Il punto di forza di Batuhan è la coordinazione, davvero misteriosa per un giocatore di quella stazza. In acrobazia, quando si stacca da terra, diventa difficile da contenere. Calcia forte col destro e maluccio col sinistro, ma ha ottimo fiuto del gol. Anche troppo, a volte. Come nel novembre 2007, quando sprecò la rete del pareggio contro il Fenerbahçe preferendo il tiro all'assist per il liberissimo Federico Higuain (all'epoca il fratello del "Pipita" giocava a Istanbul). Potremmo cavarcela dicendo che anche questo è un buon segno, è il "naturale egoismo della vera punta". Ma la verità è un'altra, quella fu una stupidaggine calcistica bella e buona, dovuta alla voglia di strafare. Per quell'episodio, è stato letteralmente "mangiato" dalla stampa nazionale: non ripeterà l'errore, potete scommetterci.

    Stefano Cantalupi

    3 Ağustos 2009 Pazartesi

    Sayıların Dili || #71


    71; Dün oynanan TFF Super Kupa maçında Fabian Ernst'in ilk top kaybı yaptığı dakika.

    2 Ağustos 2009 Pazar

    TFF Süper Kupa'nın Ardından || Diziliş Aynı Sistem Farklı


    Gecen sezon ve bu sezon başında ki hazırlık maçlarında Besiktas genellikle 4-1-2-2-1 dizilişi ile sahaya yayılıyordu. Ama bu maçta başarıyı getiren alışılagelmiş rotasyon da birbirinin yedekleyen Bobo ile Nobre'nin beraber oynaması yani sistemde yapılan bir değişiklik nerdeyse 3 değişikliğe sebep oldu.

    1) Bobo'nun sola geçmesi ile; rotasyonda ortada ve solda oynayan Yusuf Simşek'i sağ tarafta oynatmaya itti. Solda oynarken arkasında Ibrahim Uzulmez guvencesi olan Yusuf'un ilk yarı boyunca daha çok Erhan'ın sıkça boşalttığı alanları doldurması yuzunden ilk 45 dakika boyunca hucumda nerdeyse sadece 1 dakika topa hukmetti.

    2) Bobo'nun sola geçmesi ile, Tello da sola yakın oynamak zorunda kaldı cunku; Ismail surekli hucuma cıktığı için Tello sık sık Ismail'in ve Bobo'nun boşalttığı alanları doldurdu ve bu yuzden de orta da pas dagıtımını gerceklestiremedi.

    3) En onemli değişiklik de dizilişimizin zorunlu olarak 4-1-4-1 şekline donmesi. Bu dizilişte en önemli oyuncular kimdir tabiki kanat oyuncuları peki saha da kimler vardı Sol çizgi de Bobo ve sağ cizgi de Yusuf yani kanat oyuncu özelliklerini barındırmayan oyuncular. Bu oyuncular bir nebze olsun gecen sezon sol iç de oynadılar ama bu maçta daha cok cizgi de oynadıklarından cok fazla efor sarfettiklerinden oturu takımı verimlilikleri git gide azaldı.


    Işte bir Bobo'nun sol tarafa geçmesi sistemde birçok değişikliğe yol açtı. Ilk yarı boyunca iyi bir performans sergiledik. Yusuf'un direkten donen topu, Nobre'nin kaçırdığı gol ve penaltı pozisyonları ile uretken bir ilk yarı geçirsek de ikinci yarı Nihat'ın oyuna girmesi ile yine sistem de değişikliğe gidildi.

    1) Oncelikle Tello Yusuf'un yerine sağa gecti.
    2) Nihat'da Tello'nun gorevini yapmak yerine çok önde durunca da Fink-Ernst ikilisi bu sefer 2 oyuncu ile degil 3 oyuncu ile ugrasmak zorunda kalınca Fenerbahce 2.yarı orta alanda cok daha fazla topa hakim oldu ve Cristian-Emre-Alex uclusu oyunu kanatlara daha sık yaymaya basladılar.

    Ikinci yarı da sistem içerisinde Nihat, Tello'nun, Tello'da Yusuf'un rolunu ustlenemeyince hucumda butun organizasyon Ernst ve Bobo'nun ustune bindi. Onlara da sık sık Cristan-Emre ve Gokhan Gonul'den pres yedikleri için direncleri duşmeye basladı.

    Ardından çalınan penaltı da fiziksel anlamda sezon bası olması dolayısı ile dusus yasayan Besiktas'ın tamamen direncini dusurmesine sabep oldu ve kupayı da Fenerbahce'ye getirdi. Ilginç bir ayrıntı Yunus Yıldırım bugune kadar 4 penaltı çalmış bunların 3'u Fenerbahce'ye ne kadar ilginç bir tesaduf.



    Son olarak da Nobre'yi de ne zaman gelişen bir kombine atak sonucunda plase ile gol atarken gorucez merak ediyorum. O golu de atamıyorsan senin Batuhan'dan veya hatta Mehmet Yıldız'dan ne farkın kalır, aynı mucadeleyi ileride Mehmet Yıldız'da gosteriyor. Nasıl basketbol da bir şutor takımını hayal kırıklığına ugratmamak ve şut isabet oranı yuksek seviye tutmak için sabah akşam şut idmanı yapıyorsa Nobre'nin de sabah akşam şut idmanı yapması lazım artık.

    1 Ağustos 2009 Cumartesi

    Onur Bayramoğlu Beşiktaş'da !


    Oyuncu hakkında bilgi sahibi olmadıgımız için resmi bilgileri sunmak daha sağlıklı olacaktır;

    Bozüyükspor'un başarılı futbolcusu Onur Bayramoğlu Beşiktaş Futbol Kulübüne 5 yıllık imza attı.

    Bir süredir Onur için Trabzonspor Kulübü ile temasta olan Bozüyükspor son anda Beşiktaş ile anlaşmaya vardı.Trabzonspor Kulübünün Onur'un bonservis bedelini geniş zamana yayarak ödemek istemesi Bozüyükspor'un bu transferden vazgeçmesine neden oldu.Dün ani gelişen transferle Beşiktaş'lı olan Onur Bayramoğlu'na bundan sonraki futbol hayatında başarılar diliyoruz.


    http://www.bozuyuk11.com/?part=haber&gorev=oku&id=87534


    Reserve yani A2 takım oluşumu sayesinde bu tur genc oyuncuların transferleri daha fazla artmasını bekliyorum. Cok yetenekli oyuncu oldugunu soylenmekte umarım ileride cok faydalınırız.

    Onur, 2 sezon önce Eskişehir DSİ Bentspor'da 20 maçta 19 gol atmış. Onur , gecen sezon da transfer olduğu Bozuyükspor'da ise sakatlığı nedeniyle sadece 9 maçta forma giyebilmiş ve 1 gol atabilmiş.

    Daha once de Bozüyükspor Başkanı Yalın Zeybek, Onur'u Fenerbahçe'nin yanı sıra G.Saray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un da istediğini belirterek, "En fazla parayı veren kulüp Onur'u alır" şeklinde görüş belirtmişti. Sporcu bir aileden gelen Onur'un babası milli masa tenisçi, annesi ise eskrimci ve voleybolcu.

    Bu arada "Dar Alanda Uzun Paslar" adlı blogda Onur hakkında cok geniş bir değerlendirme yazısı yazılmış, genc oyuncu hakkında doyurucu bir yazı olmus;

    Bozüyükspor yazılarımı blogu yakından takip edenler bilecektir. İşte o Bozüyükspor, -büyük bir ihtimalle- tarihinde ilk kez ulusal takıma bir oyuncu verdi; bu sezon Eskişehir DSİ Bentspor'dan alınan Onur Bayramoğlu. 4 ocak 1990 Eskişehir doğumlu Onur, orta sahanın ortasında görev yapıyor ve uzun boyuna rağmen(1.86 cm) tekniğiyle dikkat çekiyor. TFF 2. lig'de bu sezon o kadar çok maç seyrettim ki Onur gibi ayaklarına hakim ve hem sol hem de sağ ayağını kullanabilen bir futbolcuya rastlamadım. Bozüyükspor, sezona 5'te 0 yaparak başlamıştı ardından teknik direktör değişikliği geldi ve göreve Güngören Bld. Spor'un eski teknik direktörü Mustafa Serin getirildi. Serin'in gelişiyle birlikte Onur'un da futbol tarzı pozitif yönde değişikliğe uğradı. Eski teknik direktör İsmail Ertekin döneminde Onur, daha ziyade yedekten oyuna giren, girdiği zaman çok koşmayan, futbolun sadece rakip yarı alandaki işlerini yapan "bildiğimiz" teknik futbolculardan biriydi. Serin, takımın başına geçer geçmez Onur'u ön libero gibi bir göreve soyundurdu. Belki tam olarak ön libero oynamıyordu ama eski mevkisinden birkaç adım geriye çekilmişti ve en önemli fark, artık ilk 11'de sahaya çıkıyordu.
    Geçen hafta, Bozüyükspor'un Gebzespor'u 1-0 yendiği maçta stadyumdaydım. Deniz Kolgu'nun takımdan gönderilişiyle birlikte orta sahanın tüm yükü Onur'un omuzlarına kalmıştı. Maçın tek golünü yine Onur attı. Ceza yayının üstünden çektiği şut, kalecinin müdahalesine rağmen ağlarla buluştu. Ki Onur, o maçta uzaktan bir çok şut çekti ve o şutlar ya kaleyi birkaç cm ile sıyırdı ya da kaleci tarafından kurtarıldı. Yani demek istediğim; Onur, uzaktan da gayet sağlam şutlar atıyor. Onun "minare"cilik çalıştığını şu ana kadar hiç görmedim. Onur'un Bozüyükspor'la 31 mayıs 2011'e kadar sözleşmesi var. Fakat sözleşmenin sonuna kadar Onur Bayramoğlu'nu elimizde tutabileceğimizi düşünmüyorum. Daha ara transfer döneminde bile birçok gazetede Onur'la ilgili haberler yazılıp çizildi. Şunu açık söyleyeyim, Onur'u transfer eden kulüp çok büyük bir iş yapmış olur. Bunu futbolculuğu için değil; karakteri ve sporcu kökenlerine bakarak da söylüyorum. Babası eski milli masa tenisi sporcusu; annesiyse Bentspor'un voleybol branşında yıllarca kaptanlık yapmış bir isim. Sanki Onur'un menajeriymişim gibi bir yazı oldu ama onu bir kez seyretseniz aynı duygulara siz de kapılırsınız. Bence bu ismi bir kenara not edin çünkü ileride lazım olabilir.

    Matias Delgado'nun Sozlesmesi Askıya Alındı (Mı)


    Federasyonun sitesinde Matias Delgado'nun ismi bulunmamakta. Bu da uzun suredir uğraşılan sozleşmeyi askıya alma girişimlerini başarı ile sonuclandıgı anlamına geliyor. Bakalım o meşhur tabirle yeni 10.5 numaramız kim olacak? Onumuzde ki hafta içinde açıklayacaklarını dusunuyorum. Sonucta lig de başlıyor. Deco ismi sıkca gundemde hatta anlaşıldıgına dair haberler de yayılmaya basladı yavas yavas son olarak da bugun Dos Santos dedikodusu gundeme dustu. Deco da Dos Santos'da Besiktas'ı Şampiyonlar Liginde ve ligde cok rahat kademe atlatacak oyuncular umarım bu iki oyuncudan birini takımımıza katmayı başarırırız.






    Sezon:
    Statü:
    Durum:
    Kadro
    DEYVISON ROGERIO DA SILVA
    EKREM HAYYAM DAĞ
    ERHAN GÜVEN
    ERKAN ZENGİN
    FABIAN ERNST
    FILIP HOLOSKO
    HAKAN ARIKAN
    İBRAHİM TORAMAN
    İBRAHİM ÜZÜLMEZ
    İSMAİL KÖYBAŞI
    KORCAN ÇELİKAY
    MATTEO FERRARI
    MERT NOBRE
    MICHAEL FINK
    NECİP UYSAL
    NİHAT KAHVECİ
    RIDVAN ŞİMŞEK
    RODRIGO ALVARO TELLO VALENZUELA
    RÜŞTÜ REÇBER
    SERDAR ÖZKAN
    TOMAS SIVOK
    UĞUR İNCEMAN
    YUSUF ŞİMŞEK


    http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=28&kulupID=3590