rss
twitter
    Besiktas Cola Turka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
    Besiktas Cola Turka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

    27 Şubat 2011 Pazar

    The Magnificent Three Vol. 2

    Türkiye Kupası yarı finalinde MP Trabzonspor ile başlayan The Magnificent Three etkisi yani Serkan Erdoğan,Marcelus Kemp ve Mire Chatman'ın inanılmaz performansı bugün Bornova maçı ile devam etti. Daha ilk çeyrekte yanılmıyorsam bu sezonki en yüksek skorlu ilk çeyreğini geçiren takımda Marcelus Kemp 16 sayı ve Serkan ise 11 sayı ile oynadılar. Ilk çeyrek itibari ile Marcelus Kemp 4/4 3PT isabeti ile Serkan ise 4/4 2PT isabeti ile oynayarak daha ilk çeyrekten maçı alıp götürdüler.

    32 Dk 7/11 2PT 6/8 3PT || 35 Sayı 4 Ribaund 3 Asist

    28 Dk 6/9 2PT 2/6 3PT || 18 Sayı 3 Ribuand 1 asist


    30 Dk 2/2 2PT 3/6 3PT || 13 Sayı 8 Asist 6 Ribaund

    13 Şubat 2011 Pazar

    Türkiye Kupasında 100 Yıllık Derbi Finali


    Bir tarafta, son yılların en iyi organizasyonunu oluşturan Fenerbahçe Ülker, diğer tarafta ise yeniden yapılanan Beşiktaş CT. Bu sezon 26. düzenlenecek olan Türkiye Kupasında Beşiktaş CT 2 kez final oynamasına rağmen, kupayı hiç müzesine götüremedi. ( Bir de şu 39 sene olayı vardı dimi, merak ediyorum acaba 1973-1992 yılları arasında Türkiye Kupasını kimler kazandı?)


    Teknik Analiz

    - Fenerbahçe Ulker Hücumları

    1) Ömer Onan Endeskli Esnek Hücum



    Fenerbahçe Ülker'in en çok kullandığı hücum setlerinin başında, yukarıda çizilmiş set geliyor. Bu hücum setini genellikle Ömer Onan ve Emir Preldzic üzerinden oynuyorlar. Bu hücum setininin başarılı sonuçlanması için, oyuncuların hareketli top alması gerekir. Ukic ile başlayan hücum setinde; öncelikle sol dip çizgide pozisyonunu alan Marko Tomas, Ukic'in hareket alana geçip topu alıyor. Ardından dışarı koşu yapan Kaya Peker'de aldığı pas sonrasında, oyunun yönünü değiştirip, kendisine doğru gelen Ömer Onan'a topu geçiriyor ve perdeleme yaparakta Ömer Onan'ın savunmasından kurtulmasını sağlayıp, boş şut imkanı doğuyor.

    2) Emir Preldzic Endeksli Hücumlar



    Neven Spahija'nın gelmesi ile, Euroleague'in en önemli genç yeteneklerinden biri konumuna gelen Emir Preldzic, bugünkü maçta da benim en çekindiğim isimlerin başında geliyor. Emir Preldzic ile en sık kullanılan setlerden biri; uzunun perdesi sonrası, yüksek postdan içeriye doğru penetre ederek attığı basketler. Ömer Onan'da olduğu gibi Emir Preldzic'in de atlet özelliklerinden yararlanılması bu setin kullanabilirliğini arttırıyor. Pozisyonun başında yapılan uzun - kısa paslaşmasından sonra, dikey koşu yaparak savunmacısından kurtulup kendine boş koridor alanı yaratan Emir Preldzic, pozisyonuda ya turniye yada şut olarak sonlandırıyor.

    Türk statüsünde de oynayan Emir Preldzic için, bir diğer önemli set ise; içeriye penetreleri sonrası rakip savunmalarının düzeni bozması olarak değerlendirebiliriz. Özellikle Preldzic, bize çok büyük eşleşme problemi yaratacağı düşünüyorum. Bakalım Emir Preldzic'in etkinliğine bir çare bulabilecekmiyiz ?


    - Beşiktaş CT Hücumları

    1) AJ Ogilvy Üzerinden Hücum Çeşitliliği


    Açıkcası AJ Ogilvy'yi maç içerisinden bu kadar iyi besleyebileceğimizi tahmin etmiyordum. Ama Ergin Ataman, AJ Ogilvy'i inanılmaz etkin kullanıyor. Yukarıda çizilen hücum setini son maçta sıkca görmüşsünüzdür. Setin süresi 4 ile 6 saniye arasında sürüyor. Mire Chatman hızlı bir şekilde topla yarı sahayı geçip, hiç bekletmeden sola doğru koşu yapıyor. O sırada Serhat'da hızlı bir şekilde ortaya doğru koşu yapıp pası alıyor. Son olarak da Serhat, pası alır almaz yüksek postda hazır kıta bekleyen Ogilvy'e topu indiriyor ve Ogilvy'de hızlı olmasının avantajı ile basketi buluyor.

    AJ Ogilvy üzerinden oynanan bir diğer oyun ise, kısaların içeriye penetre ettiklerinde, yardıma oyuncu geldiği anda topu ya direk Ogilvy ile buluşturuyorlar yada topu çevirip yine sonunda Ogilvy ile seti bitiriyorlar.

    Ogilvy'yi etkin kullandığımız bir diğer oyun ise ikili oyunlar. Özellikle yüksek postda şut tehditide olması büyük bir avantaj sağlıyor.

    2) The Magnificent Three ( Kemp - Chatman - Serkan)

    Son Trabzonspor maçına damga vuran bu muhteşem üçlü için ayrı bir parantez açmak gerekir. Dikkat ettiyseniz bu üç oyuncudan biri, savunmacısı ile bire bire kaldığında, takım hep farklı pozisyonlar aldı ve oyuncusuna göre de farklı hareket alanı yarattı. Içeriye penetre eden oyuncunun önemini sıkca belirtmiştim ve Kemp transferi ile takımın ne kadar önemli bir eksikliği giderdiğini Trabzonspor maçı ile gördük.

    Tahmin

    Iki takım arasındaki zayıf halkalara veya oyuncu değerlendirmesine girmek istemedim. Çünkü gerçekten iki takım arasında bayağı bir fark var. Fenerbahçe Ülker, Beko Basketbol Liginin çok çok üstünde bir takım. Kısacası finalin keyfini çıkarmaya bakalım. Doğal olarak mantığım Fenerbahce Ulker kazanır desede gönlümden tabi Beşiktaş geçiyor. Hatta ilk defa gönlümden skor tahmini bile yapmak geçiyor. Direk skor tahminimi veriyorum =) Beşiktaş CT: 77 Fenerbahce Ulker:73

    12 Şubat 2011 Cumartesi

    Potada 100 Yıllık Derbiye Doğru


    Muhteşem final öncesi koçlar ve kaptanların maçla ilgili TBF'de yer alan görüşleri şu şekildeydi;


    Beşiktaş Cola Turka Baş Antrenörü Ergin Ataman kulüp olarak çok önemli bir final karşılaşması oynayacaklarını belirtirken, “Dün yönetimin bana söylediğine göre 39 yıl sonra basketbolda Türkiye Kupası’nda final oynuyoruz. Buraya gelirken önemli süreçten geçtik. Efes Pilsen maçını büyük mücadeleyle kazandık. Dün de iyi basketbol oynadık. Finalde çok güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Geçtiğimiz yılın lig ve kupa şampiyonu ile karşılaşacağız. Rakibimiz, Euroleague’in en iyi basketbol oynayan takımlardan biri. Zor maç olacağı kesin. Ama biz de eksik kadromuzu, son zamanlarda yaptığımız takviyelerle, sakat oyuncuların iyileşmesiyle bir seviyeye getirdik. Efes Pilsen maçından önce de bizde bazı düşünceler vardı. O karşılaşmayı savunmamızla kazanmayı bildik. Fenerbahçe Ülker maçında rakibimizin oyun düzenini bozup, kupayı müzemize götürmek istiyoruz. Beşiktaş taraftarı bize destek oluyorlar, ama bunun daha fazla olmasını diliyorum. Türkiye’nin dört büyük kulübü yarı finaldeydi. Salonda Fenerbahçe ve Galatasaray’ın büyük üstünlüğü vardı. Ümit ediyorum ki yarın eşit bir seyirci olur. Biz kupayı kazanmak için son topa kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.



    Fenerbahçe Ülker Baş Antrenörü Neven Spahija, öncelikle takımını Spor Toto Türkiye Kupası 8’li finalinde sergilediği mücadeleden ötürü kutlarken, “Beşiktaş Cola Turka ilk turda Efes Pilsen’i elemeyi başardı. Onları da tebrik ediyorum. Biz daha önce Beşiktaş Cola Turka’ya karşı oynadık. Ama bu seferki takım daha farklı. Birçok değişiklik yaptılar. Eminim ki yarınki mücadele de zorlu olacak. Fenerbahçe Ülker antrenörü olarak ilk iki günde daha iyi oynadığımızı düşünüyorum. Yarın da bunu sürdüreceğimize inanıyorum” açıklamasında bulundu.

    Fenerbahçe Ülker kaptanı Ömer Onan, Kayseri’de çok iyi bir atmorsfer olduğunu belirtirken, “Taraftarların yan yana olaysız maç izlemesi de mutluluk verici. Kupanın zor olacağını biliyorduk. Eleme usulü olan maçlar her zaman gergin geçiyor. İlk maçlarda şut yüzdeleri bu nedenle düşüktü. Bizi yarın zorlu bir maç bekliyor. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Rakibimiz, Ergin Ataman ile birlikte toparlanma sürecine girdi. Biz de iyi durumdayız. Banvit’i ilk gün Galatasaray Cafe Crown’ı da ikinci yendik. Yarın da Beşiktaş Cola Turka maçımız çok zorlu olacak. Kupayı kaldırmak istiyoruz. İyi basketbol oynadığımızı düşünüyorum. En az hatayı yaparak kazanmak istiyoruz” dedi.

    Beşiktaş Cola Turka oyuncusu Cevher Özer ise yarın oynanacak final karşılaşmasıyla ilgili olarak, “Efes Pilsen maçının zor geçeceğini biliyorduk. Biz Kayseri’ye bir hedef doğrultusunda geldik. Amacımız kupayı kazanmaktı. Efes Pilsen maçını savaşarak kazandık. Medical Park Trabzonspor karşılaşmasında da olağanüstü bir mücadele ortaya koyduk. Bütün takım kenetlenmiş durumda. Final maçında da elimizden geleni yaparak kupaya uzanmak istiyoruz” ifadesini kullandı.

    Son olarak, bu büyük final öncesi iki takımın teknik analizini önümüzdeki saatlerde burada bulabilirsiniz.


    Finalin Adı: Besiktas CT - Fenerbahce Ulker


    Spor Toto Türkiye Kupası Yarı Final maçında Beşiktaş CT, büyük bir çekişmeye sahne olan maçta MP Trabzonspor'u 90-88 yenerek adını finale yazdırdı. Yüksek tempoda geçen maçta galibi savunmalar değil, hücum performansları belirledi. MP Trabzonspor, hem Michael Wright'ın birebir oyunları hemde Wright üzerinden oynanan ikili oyunlarla skorda üstünlük kursada, Beşiktaş CT'ın yeni transferleri Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın muhteşem performansları maçı Beşiktaş CT'ya getirdi.

    Maç Öncesi

    Özellikle koç değişikliğinden sonra MP Trabzonspor bambaşka bir havaya büründü. Rotasyonunda Michael Wright'ın da Türk satatüsünde olması onlar için en büyük avantajdı. Çünkü bu sayede Ersin Görkem + 4 yabancı ile iyi sayılabilecek bir rotasyona sahiptiler. Bununla beraber iki guardı da birbirini çok tamamlıyor. Rasic daha çok oynatma rolunde iken Milosevic ise daha çok içeriye drive ederek hücum anlamında katkılar veriyordu. Beşiktaş CT cephesinde ise Fedor Likholitov şoku yaşanıyordu. Tekrardan sakatlanan Likholitov'un MR sonuçlarının ardından maçta oynayamayacağı açıklandı.

    Maçın Öyküsü

    Beşiktaş CT maça Chatman,Kemp,Serhat,Cevher ve Ogilvy beşi ile başladı. Maçın hemen başında MP Trabzonspor, M.Wright'ın 4 sayı Ersin'in de 3 sayı 1 asist ve 1 top çalmalık performansı ile ilk 2.30 saniyeyi 7-2 önde geçti. Beşiktaş CT cephesinde ise ilk dakikalarda Mire Chatman - AJ Ogilvy ikili oyunları vardı. Iki takımda genellikle uzunları besliyordu. Ilk 5 dakika 11-9 MP Trabzonspor üstünlüğü ile geçilirken, MP Trabzonspor'da Wright, Beşiktaş CT'da ise Ogilvy 5'er sayı ile takımların en skorer oyuncularıydı. Ilk 5 dakika içerisinde, maça dair en güzel anektod ise Rasic'in harika no-look pası sonrası Michael Wright'ın basketiydi.


    Efes Pilsen maçında harika bir son çeyrek geçiren Mire Chatman, alternatifsiz olmasından da dolayı dinlendirilmek için 5.dakikada Mustafa Abi ile yer değiştirdi. Mustafa Abi'nin girmesiyle tam sahaya baskıya başlayan Beşiktaş CT, rakibini hataya zorladı. Ancak A.Rasic'in hücumdaki harika yönetimi devam etti. Oyun görüşü çok üst düzeyde olan Rasic, neredeyse ilk yarı boş pozisyonda olan bütün oyuncuları topla buluşturdu. Periyodun bitmesine 3 dakika kala MP Trabzonspor yüksek postda Michael Wright ile bulduğu sayı ile 14-13 öne geçti. Efes Pilsen maçında belirsiz bir rotasyon görüntüsü çizen Ignerski, Cevher Özer ile yer değiştirerek 4 numara da oyuna girdi. Çeyreğin son dakikalarında ise karşılıklı bire bir zorlamalar ile atılan basketlerle ile ilk çeyrek 22-19 Trabzonspor üstünlüğü ile sona erdi.

    Beşiktaş CT, ikinci çeyreğe iki top kaybı yaparak başladı. Top kayıpları üst üste gelince tam saha baskıya geçen Beşiktaş CT bunda da başarılı oldu. Ilk üç dakika sonunda Serkan Erdoğan'dan gelen 5 sayı ile 29-28 MP Trabzonspor üstülüğü vardı. Ikinci çeyreğin 4. dakikası itibari ile Beşiktaş CT, boyalı alanı ve yüksek postu çok iyi kullanan MP Trabzsonspor'a karşı alan savunması denedi ancak bu savunmada pek uzun sürmedi. Önce Serkan Erdoğan ardındanda Ignerski'nin üçlüğü ile 6. dakikada Beşiktaş CT 36-35 öne geçmeyi başardı. M.Wright'a bir türlü önlem alamayan Beşiktaş CT, ikinci çeyrekte Serkan Erdoğan'ın hücumdaki etkili performansı ile (7 sayı) skora ortak oldu. Periyodun sonuna doğru ise Chatman ve Mustafa Abi'den sonra Serhat Çetin, bir numarada oynadı. Son dakikaları karşılıklı basketlere sahne olan maçın ilk yarısı 44-42 MP Trabzonspor'un üstünlüğü ile sonuçlandı.



    Ikinci yarıda ise The Magnificent Three (Mire Chatman - Serkan Erdoğan - Marcelus Kemp) maça damgasını vurdu. Uçüncü çeyreğin başında Mire Chatman, ilk dört dakikada 2 sayı 1 asist 1 top çalma ve 1 ribaund alarak oyunda dengeyi sağladı ve skora 48-48 eşitlik geldi. Beşiktaş CT'da Marcelus Kemp bire bir hücum ederek bulduğu 5 sayıya karşılık, MP Trabzonspor Michael Wright endeksli hücumlarla skor üretmeye devam etti. Ergin Ataman'da önemli katkı veren Chatman'ı 4. çeyreğe hazır olması için dinlendirmek istedi ve Serhat'ı bir numaraya çekti. Serhat Çetin - Ogilvy ikili oyunları ile periyodun son 30 saniyesinde skora 63-63 ile yeniden eşitlik geldi. Son hücumu iyi değerlendiren MP Trabzonspor 3. periyoduda 66-63 önde tamamladı.

    Büyük bir çekişmeye sahne olan son çeyrekte, iki takımda yüksek tempoda oyunlarını sürdürmeye devam etti. Son çeyreğe Beşiktaş CT, Chatman - Serhat - Ignerski - Ogilvy - Cevher beşi ile başlarken, Ogilvy daha 2. dakikada yaptığı faul ile 4. faulunu alıp, kenara gelmek zorunda kaldı. Ogilvy'nin yerine Kemp oyuna girerken, Ignerski ise 4 numaraya çekildi. MP Trabzonspor ise boyalı alanı çok iyi kullanmaya devam etti. Hatta son çeyrekte yanlış hatırlamıyorsam alçak posttan ve boyalı alandan hiç şut kaçırmadılar. Periyodun ilk 3 dakikasında 71-69 MP Trabzonspor üstünlüğü vardı. Ancak bu dakikada oyuna giren Serkan Erdoğan, son iki dakikada gösterdiği performans ile maçı Beşiktaş CT'ya getirdi. Son 5 dakikaya 75-71 önde giren MP Trabzonspor hücuma çıkarken yaptığı basit hatalar ile farkı açamadı.

    Beşiktaş CT'da ise fitili ateşleyen oyuncu Marcelus Kemp oldu. Marcelus Kemp önce 02.25 kala attığı üçlük ile skoru tek sayıya indirdi. Ardından kaptığı toplarlada oyununun momentumunu lehlerine çevirmiş oldu. Serkan Erdoğan son 2 dakikada üst üste attığı 7 sayı ile skorda, BeşiktaşCT'nın 83-81 öne geçmesini sağladı. Ardından, önce Kemp'in asisti Ogilvy'nin basket faulu ve hemen sonrasında Kemp'in sayılarıyla skor son 17 saniyede 89-85'e geldi. Son hücumda ise MP Trabzonspor, Obasohan'ın bulduğu üçlük basketi ile farkı tek sayıya indirmesi maçı kazanması için yeterli olmadı. Bu arada o pozisyonda saha ihlalinin görülmemeside trajikomikti. Son topta Chatman'a yapılan taktik faulu sonrası ikinciyi bilerek kaçırmasıyla, Beşiktaş CT salondan 90-88 galip ayrılarak adını finale yazdırmış oldu.


    Maçın Kırılma Anı

    Baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan maçın kırılma anı, son 2 dakikada Serkan Erdoğan'ın muhtesem hücum performansının baslangıcı diyebiliriz.

    Maçın Hatası

    Hakemin son topta saha ihlalini görememesi.

    Maçın Oyuncusu

    The Magnificent Three (Kemp - Chatman - Serkan)

    Bugün Beşiktaş CT, takım olarak çok iyidi. Bu nedenle tek bir oyuncu söylemek çok zor.

    11 Şubat 2011 Cuma

    Chatman - Serkan - Kemp || The Magnificent Three





    Beşiktaş CT - MP Trabzonspor maçının geniş analizi önümüzdeki saatlerde sizlerle ...

    6 Şubat 2011 Pazar

    Marcelus Kemp || Beşiktaş CT'da Son Hamle


    Beşiktaş CT, daha önce anlaştığı Oliver Lafayette'nin sağlık kontrollerinde spor yapmasının sakıncalı olduğu belirlenmesi üzerine, transferinden vazgeçmek zorunda kalmıştı. Oliver Lafayatte yerine ise acil bir çalışma sonrasında daha önce de ilgilendiği Marcelus Kemp ile sezon sonuna kadar anlaşma sağladı.

    Öncelikle Marcelus Kemp'in menajerini kutlamak lazım. Çünkü son 1 ay içerisinde 3 ayrı takımla (Roanne - Limoges - Unicaja Malaga ) anlaşmak üzere olduğu haberleri cıkmıştı ve sonunda imzayı Beşiktaş CT'ya attı.

    Marcelus Kemp'in son form durumu hakkında sizlere sağlıklı bilgiler vermek isterdim ancak Kemp'in Avrupa kariyerini pek takip etme fırsatım olmadı. Ama kolej kariyerini hatırlıyorum. Bu transferi çok farklı noktalarla değerlendirmek gerekir.

    Ilk olarak ofansif yeteneği çok yüksek bir oyuncu. Kolej takımının tarihinde en fazla üçlük isabeti bulan oyuncuydu. Bununla beraber en fazla sayı atanda ikinci oyuncu olmuştu. Aynı zamanda 2005 yılında NCAA'de lig genelinde en çok gelişme gösteren oyuncu ödülünüde aldı. Marcelus Kemp'in Ncaa kariyeri boyunca ligdeki genel istatistik sıralamasını aşağıdaki resimden inceleyebilirsiniz.



    Marcelus Kemp, kolej kariyerinden sonra sırasıyla Basket Livorno, Dinamo Sassari ve son olarak da Virtus Bologna'da oynadı. Yukarıda bahsettiğim gibi Kemp'in Avrupa kariyerini pek takip etme şansım olmamıştı. Ancak transfer gerçekleştikten sonra Marcelus Kemp'in bu sezon Virtus Bologna forması ile oynadığı maçların videolarına ulaştım.

    Marcelus Kemp'in maçlarını aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz;

    17 Ekim 2010 | Virtus Bologna - Bennet Cantù için tıklayınız
    31 Ekim 2010 | Virtus Bologna - Air Avellino için tıklayınız
    13 Kasım 2010 | Pepsi Caserta - Virtus Bologna için tıklayınız
    7 Kasım 2010 | Scavolini Pesaro - Virtus Bologna için tıklanıyınız

    Maçlarını yüzeyselde olsa inceleme fırsatı bulduysanız hemen ribaundlarda ki agresifliği dikkatinizi çekecektir. Ribaundların yanında hücumdaki çok farklı opsiyonlarda kullanılmasıda, kendisi için farklı bir avantaj sağlıyor. Lafayette için bahsettiğim konu Kemp içinde geçerli. Üçlük çizgisi geriye alındığı için bu tür delici veya rakip savunmanın düzeni bozan direncini düşüren oyuncuların önemi çok arttı.

    Marcelus Kemp, Bologna forması ile son maçını 12 Aralık'ta oynamış. Bu süreden sonra ne kadar idman yediğide önemli. Eğer bu süreçte idman yapmadıysa kısa süre içerisinde katkı almak biraz zor olabilir. Kemp için sadece videolarla yetinmeyip biraz da oyuncu hakkında farklı kişilerden bilgiler paylaşmak istiyorum; Çoğu kişinin ortak kanısı Kemp'in hücum yeteneklerinin çok iyi düzeyde olması. Özellikle kendi şutunu yaratabilmesi çok büyük bir avantaj. Oyun görüşü pas yeteneği ise o kadar üst düzeyde olmadığı bilgileri var. Şimdilik izlenimim ise, sanki Ergin hoca yeni Preston Shumpert'ini bulmuş gibi bir his var. Preston Shumpert kadar iyi skorer, ondan daha iyi bir savunmacı gibi bir görüntüsü var ama sanırım onun kadar iyi bir oyun görüşü veya pas yeteneği yok.


    Oliver Lafayette tercihi bize bir numaralı pozisyonda çok büyük rahatlık getirecekti. Çünkü hem oyun içinde hemde oyun dışında Chatman'ı dinlendirecek olması, oyun içinde bir avantaj sağlayacaktı. Kemp'in gelmesi ile bu ihtimal ortadan kalkmış oldu. Yine Chatman o pozisyonda tek opsiyon gibi duruyor. Kemp ile beraber ana rotasyonumuz; Chatman - Kemp - Serkan - Fedor-Cevher benchimiz ise; Cüneyt - Serhat - Ignerski - Ogilvy - Hüseyin şeklinde olacak. Ignerski'yi oyun genelinde ara ara 4 numarada kullanıldığı düşünürsek rotasyona savunma yönü açısında Mustafa Abi de bazı maçlarda önemli süreler alabilir. Şimdilik Bekir Yarangüme rotasyonun gerisinde kalacakmış gibi bir görüntü var.

    Serkan Erdoğan, Marcelus Kemp transferleri ve Fedor Likholitov'un da takıma dönmesi ile rotasyondaki roller neredeyse baştan aşağı değişti. Bu oluşumda Serkan Erdoğan'ın katkısı, takımın başarısında çok büyük önem arz ediyor. Lafayyette transferi sonrasında söylediğim gibi Türkiye Kupasında umutlarım çok artmış durumda. Tabi umutlarımın artmasının tek nedeni oyuncular değil Ergin Ataman'ın varlığıdır.


    2 Ocak 2011 Pazar

    Iyiler Mutlaka Kazanır


    Arkadaşlarımın ısrarı nedeniyle yine dayanamayıp maça gittim. Maçta daha önce atılan bir sayı gecikmeli olarak Beşiktaş CT skoruna eklendi. Maça gidenler daha net görmüştür; Skorun eklendiğini farkeden Galatasaray CC koçu Oktay Mahmudi hakem masasına gelerek skor kontrolunu yaptı. Daha sonra benchine koşarak bütün takımı yanına toplayıp farkın 4 değil de 3 olduğunu ifade etti ve ona göre de büyük bir ihtimal planlarını değiştirmiştir. Oyun başladığında ise bir anda Ignerski'nin üçlüğü geldi ve skorda 71-71'lik eşitlik oluştu. Galatasaray topu oyuna sokar sokmaz ise Iverson'ın faulu geldi. Jest ve mimiklerinden zaten tribünde de anlaşılıyordu sayı eklendiğinden haberi yok gibiydi ve farkın da o ara hala 1 sayı olduğunu düşünüyordu. Işin aslı da aynen anlaşıldığı gibiymiş; Burak Bıyıktay Skyturk'te Basketbol Panorama programında Iverson'ın ona; " 1 sayı geride olduğumuzu sanıyordum " dediğini belirtti. Bir tarafta sayı eklendiğini görüp hemen takımını toplayıp haber veren Oktay Mahmudi öteki tarafta Iverson'a bile haber verilmemesi.

    edit: Geçmişe dönük olumsuzluklar o kadar fazla ki bugun özellikle Mustafa Abi'nin Efes Pilsen yıllarından kalma savunma performansını da gözardı etmemek gerekir.

    11 Aralık 2010 Cumartesi

    BBL #9 || Beşiktaş CT:96 - Antalya BB:75


    Beko basketbol liginin 9. hafta maçında,Beşiktaş'ımız konuk ettiği AntalyaBŞB'yi 96-75 'lik skorla geçerek galibiyet serisini üç maça çıkardı.

    Karşılaşmaya Chatman,Likholitov,Serhat,Cevher,Ignerski ile başlayan ekibimiz özellikle Fedor ve Cevher'in içeriden etkili oyunu ile maçın ilk üç dakikası içinde 14-6 'lık skoru yakaladı,rakibin hareketli perdeleri kullanarak içeriyi zorlaması ve kazanılan sayılar farkı azaltmasına rağmen periyodun sonunu iyi oynayan ekibimiz farkı tekrar arttırarak ilk 10 dakikayı 25-17 önde geçtik.

    İkinci periyoda ekibimiz iyi savunma ve yüksek yüzdeli şutlarla başladı,Ignerski'nin adeta ne attıysa girdiği bu bölümün sonunda 56-30 'a gelen skor,maçın da galibini ortaya koyar gibiydi.Takımlar soyunma odasına girerken bizim adımıza dikkat çeken en önemli istatistiğin 6/7 ile atılan üç sayı performansı ve saha içini 19 sayı atarak %100 le oynayan Ignerski'nin faul çizgisinden 3/6 ile % 50 'de kalması ve 22 sayıya ulaşması idi.Takımın ilk bölümü % 65 iki sayı,% 85,7 üç sayı,% 63,2 faul çizgisi,6 sı hücum 23 ribaunt,15 asistlik genel istatistikle tamamlarken,iyi oyunla gelen 56 sayı özlenen Beşiktaş'ı parkeye çıkarmıştı.

    Üçüncü periyot rakibin direnç koymaya çalıştığı bölümdü,iyi başlamalarına rağmen Antalya farkı 15 sayının altına indiremedi ve periyodun son bölümünde devreye giren Chatman'ın Cevher Özer'le birlikte kaydettiği basketler yaptığı asistler ile dengelemesi maçtaki farkı korudu ve ekibimiz final periyoduna 72-48 önde girdi.

    Son bölüm artık rakibin direncinin tamamen kırıldığı ve bizim ise hafta içi iki farklı ülkede oynayacağımız kupa maçları öncesi aktif dinlenmeye geçtiğimiz bölüm olmasına rağmen,Chatman'ın istekli oyunu takıma da yansıdı ve temponun tekrar hızlanması,savunmaların maç başındaki sertliğini yitirmesi skoru yüksek bir oyuna dönüştürdü ve maçı 96-75 kazanılmasını sağladı,zaten yukarda da yazdığımız gibi 2. periyotta yapılan iyi savunma maçın neticesini belirlemişti.Takımımıza salı ve perşembe günleri ardarda oynayacağı Hemofarm Stada ile BG Göetingen maçları öncesi iyi şanlar dilerken bu oyunun o karşılaşmalara moral olmasını diliyoruz.



    SALON : Beşiktaş Akatlar Arena

    HAKEMLER : Erşan Kartal – Zafer Yılmaz – Erman Erdemli

    BEŞİKTAŞ COLA TURKA (96): Fedor Likholitov 7 (7 rib), İsmail Çevik 2 (1 rib), Bekir Yarangüme 7 (3 asist), Mustafa Abi 3 (3 rib,1 asist), Cüneyt Erden (1 rib,3 asist), Mutlu Nuri Kutlu 3 (1 rib,1 asist), Serhat Çetin 6 (2 rib,5 asist), Michal Ignerski 26 (5 rib), Cevher Özer 17 (3 rib,8 asist), Andrew Ogilvy 12 (4 rib,1 asist)

    ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE (75): Devon Chism 9 (2 rib), Muratcan Güler 10 (5 rib,6 asist), John Prince 18 (1 rib,4 asist), James Chrisopher 18 (3 rib), Hadi Doğan 3 (2 rib), Emre Bayev 4 (4 rib), Erdinç Balto 3 (3 rib), Barış Hersek 4 (3 rib,1 asist), Polat Kocaoğlu 6 (2 rib).

    1.PERİYOT: 25-17
    2.PERİYOT: 31-13
    3.PERİYOT: 16-18
    4.PERİYOT: 24-27


    Besiktasbasket

    19 Kasım 2010 Cuma

    Son Dakika || Beşiktaş CT-Fenerbahce Ulker Maçı NBA TV'de (Bant Yayını)



    Beşiktaş Cola Turka Arena
    21 Kasım 2010
    Spormax ||15.30

    NBA TV || 22.30 (Bant Yayını)


    Allen Iverson transferinin getirileri devam ediyor. Son dakika inanılmaz bir olay gercekleşti Nba Tv haftasonu oynanacak Beşiktaş CT - Fenerbahce Ulker maçını banttan verecek. Maçı da Chris Webber'in yorumlayacağı açıklandı.

    8 Kasım 2010 Pazartesi

    Ve Mutlu Son; Allen Iverson @ Istanbul


    Başkanımız Yıldırım Demirören'in de katıldığı törenle New York'ta resmi sözleşme imzalayan ve bugün İstanbul'a gelen Allen Iverson, 9 Kasım Salı günü BJK Cola Turka Arena'da taraftarlarımız ile buluşacak.

    Siyah-Beyaz renklerimize gönül veren taraftarlarımızın huzurunda, Başkanımız Yıldırım Demirören ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz'in de katılacağı imza töreni saat 20.00'de başlayacak ve unutulmaz anlara sahne olacak.

    Işık şovlar ve müziklerle renklenecek olan törende Allen Iverson için hazırlanmış özel klipler gösterilecek.

    İsteyen tüm taraftarlarımız herhangi bir ücret ödemeden töreni izleyebilecek.

    Basın mensupları ise akreditasyon yaptırmak koşuluyla salona alınacak. Daha önce yapılan akreditasyonlar geçerli olmakla birlikte, isteyen televizyon kanalları başvurmaları halinde töreni canlı olarak yayınlayabilecek.

    resmi site


    28 Ekim 2010 Perşembe

    Qyntel Woods @ Beşiktaş CT




    Beşiktaş Basketbol tarihin en sansasyonel kadrosu Woods transferi ile beraber kurulmak üzere diyebiliriz. Saha içi teknik yorumlara şimdi girmek istemiyorum ancak basketbol da 2-3 topla oynanmadığına göre koç Burak Bıyıktay'a inanılmaz bir görev düşecek gibi duruyor. Burak Hoca'ya da bu konuda güvenim sonsuz çünkü oyuncularla ikili ilişikileri ve sıkıntılı zamanlarda yönetimi çok iyi sağlayan bir koç. Ama saha içinde işi gerçekten çok zor olacak gibi. Woods transferi ile beraber Avrupa pasaportu olmayan oyuncu sayısı şu an için 4 oluyor. Türkiye Basketbol Liginde 3+2 kuralı olduğu için 1 yabancı artık dışarıda kalacak. Ancak Eurocup'da 6 yabancı da oynayabilir.

    10 Ekim 2010 Pazar

    Beşiktaş CT 2011


    Türkiye adına her anlamda harika geçen Dünya Basketbol Şampiyonasından sonra sezon öncesi en ciddi turnuva olan Türkiye Kupasın'da bugün rakibimiz Galatasaray'dı. Aslında kura şansızlığımız devam etmiş ve Türkiye Kupasında ilk torba haricinde diğer tüm torbaların en iyi takımları bu grupta eşleşmişti. Dünya Şampiyonasından sonra belki de her takım artık çıtayı bir kademe daha yükseltmek için sezon öncesi farklı hamlelerde bulunmaya çalışıyordu. Galatasaray, Türkiye'nin bana göre Aydın Örs'den sonra yetiştirdiği en iyi basketbol koçu olan Oktay Mahmudi'yi takımın başına getirerek takıma önemli bir katkı da bulundu. Telekom ise sezon öncesi planlamasından vazgeçip yeniden paraya kıyarak yabancılarını değiştirme yoluna gittiler. Bununla beraber Beşiktaş'da her sezon yaşanan maddi istikrarsızlıktan ötürü dağılan takıma önemli bir iki katkı ile sezona girmeyi planlıyordu ki Allen Iverson heyecanı sardı bütün taraftarları.

    Allen Iverson'da ki son gelişme de biraz hayalkırıklığı yaşatabilir. Yahoo'nun Nba yazarı Adrin Wojnarowski'ye göre şu an için Allen Iverson'ın Beşiktaş'ın sözleşmesine karşılık önerdiği şartlardan birinden ötürü anlaşma sağlanamamış durumda. Sozlesme de kabul edilmediği söylenen şart ise; disiplin cezası alması durumunda sözleşme bedelinin sadece yüzde 1’lik kısmını ödeyeceği şartı. Bakalım Iverson'ın akıbeti ne olacak ...

    Maça geçecek olursak öncelikle şunu belirtmeden geçemeyecem; Beşiktaş'da Ignerski aşısı tutmamış gibi. Maça Chatman-M.Abi-Ignerski-Fedor ve Cevher beşiyle başladık. Burak Hoca geçen sezon ki gibi bu sezon da yüksek tempoda oynatıyor takımını. Ilk beş dakikada ilk göze çarpan gelişme Chatman'ın ikili oyunları oldu. Bu sezon Chatman'ın eskisi gibi düzensiz şekilde içeriye dalışlarını nadir izleyecez gibi çünkü Chatman hemen hemen her pozisyonda uzunların ona yarattığı alanlara penetre ederek potaya gitti. Ilk beş dakika da özellikle dışarıdan da çok yüzdeli oynayınca skor bir anda 18-8 'e geldi ve bu fark oyunun büyük bir bölümünde bize avantaj sağladı. Galatasaray'da özellikle ilk çeyrek de Rancik'in ribaundlara hiç konsantre olmaması da bize çoğu hucümda ikinci şansları yakalamamızı sağladı. Bir de ek olarak dikkatimi çeken olay ise Galatasaray'ın ilk çeyrekte genellikle yüksek postdan oynamasıydı. Ikinci çeyrekte de genellikle karşılıklı basketlerle ile geçildi. Burak Hoca'nın Ogilvy'i içerde çok etkin kullanması da Burak Hoca'nın başarısı olarak saymalıyız. Hemen hemen her pozisyonda eskiden M.Wright ile oynadığımız yüksek post ve dairenin hemen dışında geriye çekilerek guardlar ile oynanan ikili oyunları bu maçta Ogilvy ile oynadık. Ogilvy'nin yanında pasör, sırtı dönük oynayabilen kaliteli bir beş numara ile takıma çok rahat seviye atlatabilirler.

    Ikinci yarı da ise iki takımda bir nebze olsun savunma da vites yükselterek başladılar. Haluk Yıldırım'ın da girmesi ile salonda bir anda herkes eski Ulker havasını solmaya başladı. Aynı dönemin oyuncuları Haluk-Tutku-Cuneyt-Bekir ve aynı jenerasyondan Mustafa Abi'yi de sayarsak bugün salonda belki eski günler sıkca yad edilmişti. Periyodun sonuna doğru Beşiktaş'da zorlama atışlar başlayınca skor bir anda eridi ve son periyoda iki sayı farkla 66-64 girildi. Son çeyrekte ise Chatman oyuna damgasını vurdu. Ve skorda Chatman'ın önderliğinde fark tekrardan açıldı. Chatman'a Cevher de eşlik edince sahadan 89-80 Beşiktaş'ın üstünlüğü ile tamamlandı. Yeni transferlere göz atacak olursak;


    Ignerski; yeni transferler gerçekleştiği zaman biraz araştırma fırsatım olmuştu. Aslında birçok soru işareti arkasında bırakarak transfer gerçekleşti. Çunku Devin Smith,Luke Jackson derken biraz acele ile yapılmış bir transfer gibi duruyordu. Bugün ilk kez canlı izleme şansı buldum Ignerski'yi ve tam tahmin ettiğim gibi bir oyuncu tam bir soru işareti. Ne 3 ne de 4 numara. Ne savunmacı ne de hücumcu bide ayakları da biraz ağır gibi geldi bana. Rol oyuncusu olamaz sadece rotasyon oyuncusu olabilir. Ancak bu takımın yabancılarının kesinlikle rol oyuncusu olması gerekir. Bu nedenle Burak Hocanın fazla üzerinde durmayacağını ve kısa bir süre içerisinde bir yabancı değişikliğine gideceğini düşünüyorum.

    Ogilvy; ise sezona damga vurabilecek potansiyele ve yeteneğe sahip bir oyuncu. Yüksek post da inanılmaz istikrarlı atıyor. Ve aynı zamanda yeterli sertliğe de sahip. Sözleşmesi 2 senelik olsa da seneye Euroleague takımlarından birine rahatlıkla gideceğini düşünüyorum. Ogilvy'nin yanına kesinlikle çok bir beş numara transfer edilebilirse takım boyalı alanda önemli üstünlük sağlar.


    Bekir Yarangüme,Serhat Çetin, Cüneyt Erden,Mustafa Abi; Cüneyt Erden'in takıma dahil olması hem Chatman adına hem de rakiplerin iki kısaya dönüp alan savunmasına geçtiğinde karşı yapıcağımız hamlelerde önemli rol oynayacak. Bir diğer yeni transfer Serhat Çetin ise uzun süredir basketbola bir nevi hasret olmasından dolayı bir durgunluk içerisinde. Açıkcası Serhat da rotasyon dışında kalacak gibi duruyor. Keşke Erkan Veyseloğlu veya Murat Kaya ikilisinden birini sezon öncesi takıma dahil edebilseydik. Mustafa Abi ise Haluk Yıldırım'ın yerini rahatlıkla doldurabileceğine inanıyorum. Ve takıma çok önemli maçlarda tecrübesi ile önemli katkılar verecektir. Bekir Yarangüme ise her sezon belli bir istikrarı yakalayan ve o çizginin altına pek düşmeyen bir oyuncu. Ancak ne olursa olsun Bekir ile de sezon bitmez. Ignerski'nin belli bir çizgiye ulaşması beklenirse o bölge de sezon boyunca aksaklıklar yaşabiliriz.

    Son olarak yukarıda da bahsettiğim gibi; Allen Iverson transferi büyük bir ihtimal gerçekleşmeyecek. Ignerski'nin yerine 3, 4 oynayabilen Woods tarzı bir oyuncu ile beraber pasör ve sırtı dönük oynayabilen iyi bir beş numara ile bu takım sonuna kadar götürebilir. Tabi ki maddi açıdan aksaklıklar yaşanmazsa.


    8 Mayıs 2010 Cumartesi

    Besiktas - Efes Pilsen Serisi




    Bir tarafta Euroleague'de şansız şekilde elendikten sonra hazırlık maçları ile çarşamba, pazar maç oynarak playofflara hazırlanan ve son 11 maçın 9 unu 20+ sayı farkla kazanan normal sezon lideri Efes Pilsen, diğer tarafta ise sezon başından bu yana olumsuzluklarla boğuşan Beşiktaş. Birde Efes Pilsen'in seriye 1-0 önde başlayacağını da düşünürsek serinin mutlak favorisi Efes Pilsen olduğu aşikar. Efes Pilsen çeyrek finalde Erdemirspor'u rahat bir seri sonunda 3-0'la geçerken Beşiktaş ise ligin kalburustu takımlarından ve deplasmanda 6 senedir yenemediği Türk Telekom'u bir sezonda 3 kez yenerek seriyi 3-1 geçmeyi başardı. Serinin yıldızı ise maddi sıkıntılardan ötürü takımdan ayrılmaktan son anda vazgecen Brad Newley idi. Okay Karacan'ın Newley hakkında ki görüşü herşeyi özetler nitelikte;

    İtalya'da Beşiktaş'ta tahsil edemediğinden fazlasını alacakken, kariyerine ihanet etmeyen, bir adım öne çıkmak için iki adım geriye giden, işine odaklanan Newley'e bizim verebileceğimiz tek ödül alkış olur.


    Efes Pilsen cephesinde ise Erdemirspor serisinde kadro derinliği de göz önüne alındığında hemen hemen her oyuncudan maksimum verim alınabilmiş.



    Serinin En Kritik Oyuncuları

    Beşiktaş açısından serinin en kritik oyuncusu çeyrek finalde Türk Telekom karşısında gösterdiği performans ile hiç kuşkusuz Brad Newley olacaktır. Newley özellikle ikinci ve üçüncü maçta tam Naumoski vari oyunu ile tek başına maçı götüren isimdi. Anlatılanlara göre saatlerce özel antreman ve şut çalışması yapıyormuş umarım bu çalışmanın karşılığını Efes Pilsen maçında da kat ve kat alır. Ikinci ve üçüncü maçta Newley üzerinden oynanan sıkca gördüğümüz 2 ayrı hücum sistemi vardı. Biri bildiğimiz Aydın Örs'un Naumoski üzerinden oynattığı uzunların birini kenara diğerini de dışarıya çekerek boyalı alanı boşaltıp Newley'i içeriye penetreler ile ya boş alanı iyi bir şekilde kullanmısı sağlamak ya da içeriye penetre edildiğinde ikili sıkıştırmaya gelindiğinde boş adamı bulmak. Newley bu oyunu Türk Telekom serisinde çok iyi başardı. Bir diğer hücum sistemi ise Newley - Fedor Likholitov ikili oyunları. Fedor boyuna göre fundamentalı çok iyi düzeyde ve ribaund sezgisi de yüksek düzeyde olan bir oyuncu. Daha çok Fedor içeriye gömüldüğünde ikili oyun sırasında ona ikili sıkıştırma geliyor o sırada Newley kendini hemen köşelere atıp üçlük pozisyonunda bekliyor. Artık ondan sonra herşey Fedor'un pas yeteneğine kalıyor.

    Efes Pilsen cephesinde ise serinin kritik oyuncusu olabilecek o kadar çok oyuncu var ki. Son maçta 6.yabancı olduğu için oynamayan Mario Kasun'un maliyeti takımın maliyetinin yarısıdır belkide. Efes Pilsen'de geçtiğimiz maçlara bakıldığında bir oyuncunun performansı dikkat çekiyor. O da Bostjan Nachbar. Nachbar sezon içerisinde sezonun en yüksek skoruna iki maçta ulaşmış. Bunlarda Beşiktaş maçlarında 20 sayılık performanslar. Özellikle Akatlar'da ki performansı hala akıllarda. O gün neredeyse ne attıysa girmişti. Zaten Nachbar'ın öyle yüksek isabet oranını bir o maçta görmüştüm bir de Türk Milli Takımı'na karşı geçen sene Avrupa Şampiyonası'nda gördüm. Hiç kuşkusuz serinin de en kritik oyuncularından biri olacaktır. Yine büyük bi ihtimal Nachbar-Cevher eşleşmesi görebiliriz. Nachbar, Cevher'e göre ayakları cok daha hızlı olduğu için Cevher'i dışarı çektiğinde ya çok rahat faul alıyor ya da Cevher'i rahat geçebiliyor. Bunun için maç içerisinde ara ara kesinlikle alan savunmasına geçilmeli. Çunku Efes Pilsen bir hava yakaladığında, ne olduğunu anlamadan bi bakmışsın fark bir anda 15 oluvermiş. Alan savunmasının önemi de burda ortaya çıkıyor. Bi nebze olsa da hucum ritmlerini bozmak.

    Zayıf Halkalar

    Beşiktaş'ın yine en büyük handikabı pota altı rotasyonunda olacaktır. Nasıl Türk Telekom serisinde Likholitov'u yıpratarak hemen 4 faul aldırıp ardından oyunu pota altına yıktılarsa, Efes Pilsen'de maçın başında pota altından oynarak uzunlarımızı erken faul problemlerine sokmak isteyeceklerdir. Kasun-Kaya-Nachbar-Ermal ve hatta Ergin Ataman'ın oyun koparan 4 kısa düzeninde Shumpert böyle bir pota altı rotasyonuna karşı baş etmek imkansız gibi duruyor. Bu nedenle hem Cevher hem de Likholitov erken oyundan düşmemeleri gerekir.

    Efes Pilsen cephesinde ise, lig maçlarını ölçü alırsak herhangi bir zayıf halkası gözükmüyor. Çünkü kadro o kadar geniş ki benchde muhakkak bir eksiklik yani oyunda bir delik olduğunda o deliği kapatacak bir oyuncu cıkıveriyor. Bu nedenle Euroleague maçlarını ölçü alırsak, Efes Pilsen'i yenen takımlar öncelikle tam saha baskı uygulamasını sıkca yapıyorlardı. Cunku Efes Pilsen'e sadece 10-15 saniye arası hücum etme şansı veriyorlardı. Ancak Beşiktaş'ın kısıtlı rotasyonunu da düşündüğümüzde tam saha baskıdan dolayı fiziksel olarak oyundan erken düşebilirler. Ama ne olursa olsun Efes Pilsen'in yenmenin birinci şartı tam saha baskıdan geçiyor. Bir diğer etken ise Alan savunması. Özellikle Igor Rakocevic oyunda olduğu zamanlar da geçilebilecek alan savunmasında kaçabilecek şutlar hemen takımı demoralize edebiliyor. Istanbul'da ki Olympiakos maçını gözünüz önüne getirin; resmen Rakocevic uzerinden tüm takım demoralize oldu.



    Serinin Düğümü

    Beşiktaş açısından serinin düğümü yukarıda da biraz bahsettiğim gibi tam saha baskıdan geçiyor. Efes Pilsen Kerem Tunceri önderliğinde hem çok iyi şutorlere hem de çok iyi uzun rotasyonuna sahipler. Bu nedenle Kerem ne kadar az süre topla oynarsa hucumları o kadar fazla aksar. Tam saha baskı sayesinde Efes Pilsen'e 10 veya 15 saniye arası hucum yaptırırsan hücumda ister istemez bir telaş oluşabilir. Hücumda ise Beşiktaş için tabir-i caizse her top altın değerinde olacaktır. Brad Newley'nin hücum performansı takımın hücumda en belirgin unsur olacaktır. Telekom serisinde bize Naumoski'yi hatırlatan Newley şimdi de Efes Pilsen'lilere eski günleri yad ettirebilecek mi bekleyip göreceğiz artık ..


    Takvim

    09 Mayıs Pazar || Efes Pilsen - Beşiktaş
    12 Mayıs Carsamba || Beşiktaş - Efes Pilsen
    14 Mayıs Cuma || Beşiktaş - Efes Pilsen **
    17 Mayıs Pazartesi || Efes Pilsen - Beşiktaş **


    Seri Tahmini

    Efes Pilsen seride 1-0 önde başlamanın yanında hem kadro derinliği ve koçu hem de tecrübesi ile serinin doğal olarak mutlak favorisi konumunda. Haluk Yıldırım'ın maç sonu röportajı ve maddi açıdan çıkan olumsuz haberlerden sonra da ilk mac herşeyi belirleyecek gibi duruyor. Ilk maçı kaybedersek seri 3-0 biter. Ancak olurda ilk maçta bir sürpriz yaşanırsa Akatlar'da Efes Pilsen 2 maç ust uste kazanamaz. Bu nedenle seri son maça kalır. Tahminim ise ne yazık ki ilk olasılıkdan yana; 3-0 Efes Pilsen.



    11 Mart 2010 Perşembe

    Ceza Belli Oldu Sıra Yönetimde !





    Mire Chatman'ın merakla beklenen cezası belli oldu. Disiplin Kurulu'nun açıkladığı karara göre Mire Chatman'a tedbir tarihi 16.02.2010'dan başlamak üzere 3 ay hak mahrumiyeti cezası verildi. Açıkcası yasaklı maddenin içeriği açıklanmadan önce çok ağır bir ceza bekliyordum. Açıklanan ceza ilerisi için de ilginç biçimde emsal teşkil edecek. Şimdi sıra ise yönetimde, Her ne kadar yaptığı yanlış da olsa Chatman en zor anında bu takımı yanlız bırakmadı. Gecen sezon Maccabi'nin ısrarlı tutumuna rağmen takımdan ayrılmayarak burada mutlu olduğunu her seferinde dile getirmişti.Yönetimin herkesi şaşırtması dileğiyle ...

    Mire Chatman hakkında alınan detaylı karar açıklamasını buradan okuyabilirsiniz.