rss
twitter

    27 Aralık 2009 Pazar

    Tecrübe = Bogdan Tanjevic

    Maç öncesi korktuğum birkaç konu vardı, bunlardan biri Fenerbahçe'nin alan savunmasına karşı ne kadar çok zorlandığı bilinmesine rağmen alan savunmasına geçilmemesi idi, maç boyunca da ne yazık ki Serhat bir numara oynarken bile hiç denemedik. Bir diğer konu ise; Koç tecrubesi. Burak Bıyıktay ilk defa sıfırdan kendi kurduğu bir takım ile sezona başlıyordu.Bu maçta maçın en kritik anlarında Tanjevic'in hamlelerine karşı cevap veremedi. Özellikle son periyot da yaptığı hamleler ne yazık ki yenilgiyi getirdi.

    Besiktas maça Newley'in yokluğunda klasik ilk beşi Chatman-Engin-Muratcan-Baxter-Cevher ile çıktı. Maça iki takımda pota altından oynayarak basladı. Iki takımın da amacı kısıtlı olan uzun rotasyonlarını faul problemlerine sokup ilerliyen dakikalar da oyunu içeriye yığacaklardı. Bunu Besiktas ilk ceyrek de bir nebze olsun başardı. Ilk 3 dakika da Chatman'ı Mrsic ile savunan Fenerbahce, Chatman'ın oyuna direk ısınması ile beklendiği gibi Omer Onan ile savunmaya başladı. Maç da Chatman'ı 2 numarada başlaması da Chatman'ın oyun genelinde direncini düşmemesini sağlayacaktı. Ilk beş dakika geçildiğinde ise Oguz Savas ve Mrsic 2.faulunu alarak kenara geldi Fenerbahce cephesinde Kinsey'in harika hucum performansı ile bir anda skorda öne fırladı.Aynı şekilde Muratcan Guler'de Besiktas adına ust uste buldugu basketleri ile Besiktas'ın skorda öne geçmesini sağladı. Ilk çeyrek bittiğinde oyun temposu ve skor Besiktas'ın istediği gibi devam ediyordu.

    2. çeyrek te ise kalite farkı ortaya cıktı. Gordan Giricek ve Emir Preldzic hamlesi farkın bir anda farkın artmasına sebep oldu. Ozellikle Emir Preldzic'in Fletcher karşısında hucumda önemli katkılar yapması Besiktas'ın pota altı savunmasının bir nebze olsun direncinin dusmesine neden oldu ki o sırada Giricek'in de üst üste basketleri ile skor 38-30 a geldi. Bu fark devrenin sonuna kadar karşılıklı basketlerde devam etti. Ilk yarı sonunda da Fenerbahce'nin 54-45 lik üstünlüğü vardı.

    2.yarı da ise tamamen Tanjevic Show vardı. Maçı resmen hamleleri ile galibiyeti getirdi. Ilk hamle 2.yarının başında geldi. Hücumları Semih Erden üzerinden oynattı bunun başlıca iki nedeni vardı birincisi Rasim veya Preldzic'in Cevher'i dışarı çekerek Baxter'a karşı olan boy avantajı idi. Ve ikincisi ise ilk defa uygulattığı bir hücum sistemi idi 5 dışarda hücum. Semih'i de dışarı çekerek Kinsey gibi veya ara ara Giricek gibi oyuncuların içeriye dalışları bu hücum sistemi oyunun belli bölümleri çok iyi katkı verdi. Fenerbahce ilk beş dakika da hücum da Semih endeksli hücumlar başarılı oldu ve skorda Beşiktaş'ın yaklaşmasına izin vermedi.Ta ki Semih Erden 3.faulunu alana kadar.Semih Erden 3.faulunu alıp oyundan çıkmak zorunda kalınca guardsız oynayan Fenerbahce'ye karşı Beşiktaş 68-67 öne geçmeyi başarıyordu. Ancak 2 milyon euroluk Giricek bireysel kalitesi ile skor da tekrardan takımını öne geçirdi. 3. periyodun sonlarına doğru özellikle Baxter ve Chatman'ın inanılmaz gayretleri ile son bir dakika da oyun psikolojik açıdan da dengelendi. Son bir dakika da Baxter'a çalınan teknik faul takımın düzenini bir nebze olsun bozsa da son periyoda bir sayı farkla 74-73 önde giren taraf Beşiktaş'dı.

    Son çeyrek de Tanjevic'in belki de maçı koparan hamlesi geldi. Belli ki Tanjevic bu maçı kafasında bayağı oynamıştı. 4. periyodun başında Fenerbahce 4 şutor ile sahada idi. Ve bunun da karşılığını kısa sürede aldı skorda 87-79 öne fırladı. Ancak Tanjevic bu hamleleri yaparken Burak Hoca da herkesi şaşırtan hamleler yaptı. Farkın açılması süresince maçın en kritik dakikalarında önce Engin'i ardından da Chatman'ı kenara aldı. Eğer dinlendirmek için aldıysa bunu maçın en kritik dakikalarında yapması kısa ve net bir biçimde yenilgiyi getirdi. Takım tam düzeni oturmuş öne geçmişken takımın en kritik pozisyonunda oynayan ve oyunu çok iyi yönlendiren oyuncuların çıkması takımın ritmini bozdu. Tam o sırada Beşiktaş'ın molası geldi ve mola sonrası Muratcan Güler'in bir blok ve bir top kapması ile oyunda tekrardan dengeyi yakaladık ki Fenerbahce'nin molası geldi. Bu mola sırasında herkes bu savunma direnci ile maçı uzatmaya götürebileceğine hatta galibiyete bir nebze olsun inanmıştı ki ; mola sonrası ilginç biçimde Muratcan Güler'in oyundan çıktığını gördük. Tanjevic'in hamlelerine karşı Burak Bıyıktay'dan önce Engin sonra Chatman şimdi de Muratcan Guler değişikleri hayretler içerisinde bıraktı ki zaten Muratcan değişikliği ile hemen mola sonrası savunduğu kişi Kinsey'in önce bir hucum ribaundı ve gelen üçlük sonra da attığı basket ile son 3 dakika da skor tekrardan 94-83 e geldi. Maçın sonuna doğru da karşılıklı basketlerle 100-92 lik skorla kazanabileceğimiz maçı kaybetmiş olduk. Ve ikinci hedef maçımızdan da yenilgi ile ayrıldık.

    3 yorum:

    Sarıkaya dedi ki...

    Bu bloğu daha önce görmediğime üzüldüm açıkçası.

    Sormak istediğim şu ;

    Beşiktaş'ın bu kadrosunun savunma yapma ihtimali var mı?

    @ asist time dedi ki...

    Öncelikle takımın oturmus duzeni var. Ve bu duzen de savunma tarafı da hucum kadar etkili değil. Takım savunma yapar yapmasına ama o sertlik takımın erken direnclerinin kaybolmasına neden olabilir. Cunku takımda 30+ dakika alan oyuncu sayısı en az 2 oluyor.

    Kadir Er dedi ki...

    Bu biraz da oyuncu karakterleriyle ilgili.
    Mesela takımda Sinan Güler, Kaya Peker yada Ömer Onan gibi savunmayı iyi yapan oyuncularınız yoksa sadece attıklarınız sizi hatırlanır kılar...