rss
twitter
    Fenerbahce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
    Fenerbahce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

    23 Şubat 2011 Çarşamba

    Fenerbahçe’nin Jengası, Diana Taurasi ve Penny Taylor Taşları !


    Fenerbahçe Kadın Basketbol takımı son birkaç aydır kalbindeki hançerle yaşıyor sanırım bunda herkes hem fikir peki şimdi ne olacak demek istiyorum. Durumu şöyle özetleyelim:

    Fenerbahçe Euroleague’de gruplarda oynadığı tüm maçları kazandı. Son iki maç öncesi Diana Taurasi doping skandalı oraya çıktı. Hacettepe kesin olarak dedi, Taurasi doping yapmıştır! Taurasi ile sözleşme feshedildi. Arkasından Taurasi’nin yakın arkadaşı Penny Taylor da psikolojisi bozulduğu için ayrıldı ve Fenerbahçe bir darbe daha yedi. Taurasi ısrarla dedi ‘ BEN DOPİNG YAPMADIM ’ WNBA Tarihinin gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerinden, en profesyonel oyuncularından biri bunu dediği zaman inanmamak elde de değil.

    Amerika’da yalan makinesi da giren Taurasi yalan söylemediğini hayranlarına kanıtladı.Ancak resmi olarak kurtulamamıştı. Federasyonumuzun resmi doping kontrol merkezi Hacettepe bir dünya skandalına imza attı. ‘ PARDON BİZ YANLIŞ BAKMIŞIZ DOPİNG YAPMAMIŞSIN ’ ESPN-YAHOO-…. Gibi dünyanın en önemli haber kaynaklarına tek kelime ile rezil olduk. Fenerbahçe bu arada aldığı yaralara yara değil de kalbine bir hançer saplanması sonunda ne yaptı diyelim, genç yetenek Angel Mc Coughtry takıma kattı. Ama Taurasi seviyesinde bir oyuncu değildi tabikide takımın tüm ahengi bozuldu. Her şeye rağmen Final Four için kenetlenildi. Avrupa derbisi kazanıldı ve bir üst tura çıkıldı rakip Spartak oldu. Tabiî ki sezon başından beri kurulu olan Jenga taşlarının en altta ki iki taşının bir anda dikkatsizce çekince olan oldu sonunda, Spartak’a Caferağa’da 86-78 yenilerek avantajı rakibine kaptırdı Fenerbahçe.

    Fenerbahçe Diana Taurasi’yi geri getirmek için Amerika’ya ekip gönderdi. Geri dönmesi için ne yapılabilir hiçbir fikrim yok açıkça, Taurasi yeniden Avrupa’da oynamaktan artık çekindiğini belirtti ve “Bu ceza sona erdiği için mutluyum. Benim yaşadıklarım sayesinde diğer sporcular bunu yaşamaktan kurtulabilir. Bundan sonra bir Avrupa ülkesinde oynamadan önce işlerin nasıl yürüdüğüne daha dikkatli bakacağım” dedi.

    Taurasi’nin Geri dönmesi için açılan internet sitesi 6.500 kişi destek vermiş durumda : http://www.comebackdiana.com/

    Aziz Yıldırım Maç Sonu Açıklamaları :
    “Esas nokta biz buralara gelirken Avrupa Şampiyonluğu için yola çıkan bir kadro kurduk. Hacettepe Doping Merkezi ve Türkiye Basketbol Federasyonu elele önce teşhis koydular, kanser dediler, 3 ay sonra da kanser değil dediler. O arada hasta öldü zaten. Çok ağır hesap sorarım. Avrupa şampiyonluğumuz güme gitti. Biz ona göre bir takım oluşturmuştuk. Türkiye Basketbol Federasyonu aklını başına alsın. Gitmiş Amerikalarda geziyorlar. Toplanıp hemen karar versinler. Biz bu oyuncuları getirirsek oynatabilir miyiz, oynatamaz mıyız? Bu şekilde giderse lig şampiyonluğunu da kaybettirecekler. Herkes aklına başına toplasın. Biz de olanlara göre şeyler uygulayacağız. Ancak onlar bu utançla yaşayacaklarsa sorun yok. Yapılan çok ayıptır.”

    Not : “You’ll Never Walk Alone Dee” (Asla Yalnız Yürümeyeceksin Dee), “Diana What Doesn’t Kill You, Makes You Stronger” (Diana, Seni Öldürmeyen Şey, Seni Güçlendirir” yazılı pankartlar açan taraftarlar yıldız oyuncu lehine tezahüratlarda da bulundular.

    Ömer Oğuz Uluscutürk - Twitter.com/Uluscuturk

    1 Şubat 2011 Salı

    Euroleague'de 100 Yıllık Derbi || Fenerbahçe - Galatasaray MP


    Bugün Bayanlar Basketbol tarihinin en önemli günlerinden biri. Avrupa'nın bayanlarda en prestijli turnuvası olan Euroleague'de 2.tur eşleşmesinde, TBBL'nin en iyi iki takımı Fenerbahçe ve Galatasaray MP birbirleri ile eşleşti.

    Euroleague 2.turunda serinin ilk maçı bugün saat 20.00 da Caferağa Spor Salonunda, 2. maçı ise 4 Şubat Cuma günü Abdi Ipekci Arena'da oynanacak. Bakalım Euroleague'e taşınan bu derbi mücadelesinde hangi takım çeyrek final vizesi alacak.

    24 Aralık 2009 Perşembe

    Burak Bıyıktay vs. Bogdan Tanjevic || Hucum vs. Savunma



    Bu hafta oynanacak Fenerbahce Ulker - Beşiktas Cola Turka maçı belki de bu sezonun en ilginç maçlarından biri olacak. Fenerbahce'nin cezası bitiyor ve bu sezon ilk seyircili maçına bizim karşımızda çıkıyor. Diğer bir ilk ise Abdi Ipekci Spor Salonunun Kısa Kulvar Avrupa Havuz Şampiyonasından sonra ilk lig maçına kapılarını açıyor olması.

    Abdi Ipekci'de ki mücadele de bir tarafta ligin en az sayı yiyen takımı diğer tarafta ise ligin en skorer takımı karşı karşıya gelecek. Fenerbahce özellikle Telekom maçında da sıkca görüldüğü gibi rakiplerine kolay kolay ikili oyun şansı vermiyor. Bunu aynı zamanda Milli Takım'da da bariz şekilde görmüştük. Bogdan Tanjevic'in savunma sisteminde her zaman kilit oyuncular yer aldı. Milli Takım ilk yıllarda Fatih Solak'ı daha sonraları da Ömer Aşık'ı bu sistemde önemli roller verdi. Ama hafta sonu oynanacak maçta Ömer Aşık'ın olmaması belki de uzun yıllar sonra uzun rotasyonunda Fenerbahce ile başa baş bir mucadele edeceğimiz anlamına geliyor. Şu an için boyalı alanda sadece Oguz Savas ve Semih Erden ile etkili olmaya çalışacaklar. Hem Rasim hem de Preldzic de bu pozisyona ara ara kaysalarda daha cok dışardan oynayan oyuncular olduğundan Cevher Özer karşısında hem savunma da hem hucumda ustunluk sağlayacaklarını dusunmuyorum.

    Ama unutulmaması gereken bişey var o da tüm kısa oyuncuların uzun oyunculara yardıma gitmesidir. Geçen sene final serisinin 3. maçında Efes Pilsen ilk yarı boyunca pota altında üstünlük kuracağına inanıp nerede ise butun oyunları pota altında oynamıştı. Ama ilk yarı bittiğinde Ergin Ataman skorboard'a baktığında o pota altın da üstünlük kurduğun rakibin kısalarının hem savunma da hem de hucumda ki hareketli yardımlaşmalarından ötürü 37-28 lik skorla geride olduğu görüyordu. Ve belki de şampiyonluğu getiren serinin 2-0 dan 4-2'ye gelmesini sağlayan hamleyi gercekleştirdi Ergin Ataman, o da "Içeri de oynayamıyorsak artık dışardan oynanan oyun ve en önemlisi Adam Adama savunmadan vazgecip Alan Savunması gecilmesi." işte bu iki hamle Efes Pilsen'e geçen sezon şampiyonluğu getirdi. Peki bu hamleyi yapan başka bir takım hatırlıyormusun tabi ki Avrupa Basketbol Şampiyonasın da Slovenya takımı idi. Oyun ne zaman sıkışsa hem Efes Pilsen hem de Slovenya Milli Takımı'da Bogdan Tanjevic'in savunma sistemini bu iki hamle ile geçebilmeyi başardı.

    Yavaş yavaş maça geçecek olursak, Beşiktaş adına en kritik oyuncu tabiki Mire Chatman. Istediği zaman karşısında hangi guard olursa olsun çok rahat üstünlük kurabilecek bir oyuncu. Bu sefer karşısında sert savunmalara karşı direnci hemen düşebilen Green olacaktır. Hucumda ise Chatman'ı büyük bir ihtimal Ömer Onan ve Kinsey savunacaktır. Tarrence Kinsey gibi bir oyuncum olsun asla savunma da ve hucum da o pozisyonda endişe etmem. Kinsey çok beğendiğim oyunculardan biridir; savunması da hucumu da hep belli bir çizgide istikrarlı şekilde devam etmekte. Belki de Hido Cleveland'ı elemese idi şu anda Quicken Loans Arena 'da benchden kombinesi ile LeBron James ve Shaq'ı birlikte izliyor olabilirdi. Ama Engin Atsur'un varlığı işte bu nokta önem kazanıyor. Chatman'ın oyundan düştüğü anlarda aynı düzeyde makina işlemeye devam edecektir.

    Fenerbahce özellikle Lonny Baxter'ı ısındırmamak için bazen tam saha baskı bazen ikili yardımlar ile top aldırmamaya çalışacaklardır. Maçın ilk çeyreğinde Baxter eğer gününde olursa ve Oğuz'u faul problemine sokabilirse savunma da Fenerbahce'nin direncini en az 2-3 seviye aşağı indirebilir. Bu nokta da Cevher'e önemli rol düşüyor şahsi kanaatim Cevher'in çoğu pozisyonda dışarıya Semih'i çekmeli çunku Cevher, Semih'e göre bariz biçimde hız avantajı var zaten Semih'in en büyük dezavantajı savunma da ayaklarının yavaşlığı. Bu nedenle maçın başında Cevher ve Baxter, Oğuz ve Semih'e üstüklük kurmamaları için hiçbir neden yok.

    Buyük bir ihtimal iki takımda çift guard sistemi ile oynayacaklardır. Ama çift guard oynamaları iki takım için de farklı nedenlere dayanıyor; Kinsey-Greer veya Mrsic - Omer rotasyonlarını irdelersek neden Fenerbahce'nin en az sayı yiyen takımı olduğu anlayabiliriz. Hem Kinsey hem de Ömer Onan ligimizin en kaliteli dış savunmacıları. Diğer isim ise zaten Sinan Guler. Işte bu oyun sistemi yukarıda ki tez ile uyuşmuyor. Tanjevic'i yenen takımların ortak hamlesi neydi dışardan oynamak işte bu savunma rotasyonu sayesinde Fenerbahce'in yenilgi sayısı sadece iki. Bizim açımızdan değerlendirdiğimizde ise Newley'in yokluğu bu rotasyon içerisinde en büyük eksiklik. Engin - Chatman ikilisi de bence ligimizin en iyi guard ikililerinden biridir. Birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar. Ama Fenerbahce'ye karşı Newley'in yokluğunda Haluk Yıldırım ve ara ara Kerem Ozkan şans bulacaktır. Ikisi de hucumda guvenilir eller degil. Oyun sıkıştığı anlarda eğer ki dışardan bir skorer çıkaramazsak Chatman'ın eline bakmaya başlarız ve korktugumuz basımıza gelir çunku Chatman tek başına Fenerbahce'ye karşı baş edemez.


    Burak Hoca pek zone savunma yaptırmayı sevmiyor. Ama bu maçta özellikle rakibin kaybettiği maçlara da baktığımızda kesinlikle gerekli. Cunku Bogdan Tanjevic cok tecrubeli bir koç eğer maçın başında Baxter ve Cevher ikilisi ile pota altında üstünlük sağlarsak 4 zone 1 adam adama savunmaya geçecektir. Yani Chatman'ı rakip alanda adam adama savunup diğer 4 oyuncuya alan savunması yaptıracaktır. Bunun da bir örneğini gormustuk o da yine Avrupa Basketbol Şampiyonasında Ispanya'ya karşı idi. Gasol kardeşler ve Garbajosa'ya karsı Tanjevic yine tecrubesi ile B planına geçip Rucky Rubio'yu bazen Kerem bazen de Sinan ile adam adama oynatıp diğer 4 oyuncuya alan savunması yaptırmıştı ve bu hamle işe yarayıp bize tarihi bir zafer yaşatmıştı.

    Bogdan Tanjevic bugüne kadar bütün hamlelere karşı bir hamlesi oldu tabi oyuncu kaliteleri baz alınarak ama yenildiği maçlarda tek ortak yan yapılan alan savunmalarına karşı performansları idi. Ikiye Uc alan savunmasına karşı Fenerbahce'nin zorlanacağını dusunuyorum. Cunku ne Semih'in orta mesafe şutu var ne de Oguz Savas'ın pas yeteneği var. Topu içerden yönlendirmek veya Semih'e alan yaratmak pek avantajlarına gelmeyecektir. Işte bu nokta da Preldzic ve Giricek'in gostereceği performans cok onemli. Atarlarsa çok büyük problem olur ama şutlar girmezse onların yavas yavas direnclerinin düşmesine neden olacaktır. Maç içinde 3 kritik nokta ele alınmalı; Alan Savunması, Chatman ve tabiki Ribaundlar ...

    3 Ağustos 2009 Pazartesi

    Sayıların Dili || #71


    71; Dün oynanan TFF Super Kupa maçında Fabian Ernst'in ilk top kaybı yaptığı dakika.

    2 Ağustos 2009 Pazar

    TFF Süper Kupa'nın Ardından || Diziliş Aynı Sistem Farklı


    Gecen sezon ve bu sezon başında ki hazırlık maçlarında Besiktas genellikle 4-1-2-2-1 dizilişi ile sahaya yayılıyordu. Ama bu maçta başarıyı getiren alışılagelmiş rotasyon da birbirinin yedekleyen Bobo ile Nobre'nin beraber oynaması yani sistemde yapılan bir değişiklik nerdeyse 3 değişikliğe sebep oldu.

    1) Bobo'nun sola geçmesi ile; rotasyonda ortada ve solda oynayan Yusuf Simşek'i sağ tarafta oynatmaya itti. Solda oynarken arkasında Ibrahim Uzulmez guvencesi olan Yusuf'un ilk yarı boyunca daha çok Erhan'ın sıkça boşalttığı alanları doldurması yuzunden ilk 45 dakika boyunca hucumda nerdeyse sadece 1 dakika topa hukmetti.

    2) Bobo'nun sola geçmesi ile, Tello da sola yakın oynamak zorunda kaldı cunku; Ismail surekli hucuma cıktığı için Tello sık sık Ismail'in ve Bobo'nun boşalttığı alanları doldurdu ve bu yuzden de orta da pas dagıtımını gerceklestiremedi.

    3) En onemli değişiklik de dizilişimizin zorunlu olarak 4-1-4-1 şekline donmesi. Bu dizilişte en önemli oyuncular kimdir tabiki kanat oyuncuları peki saha da kimler vardı Sol çizgi de Bobo ve sağ cizgi de Yusuf yani kanat oyuncu özelliklerini barındırmayan oyuncular. Bu oyuncular bir nebze olsun gecen sezon sol iç de oynadılar ama bu maçta daha cok cizgi de oynadıklarından cok fazla efor sarfettiklerinden oturu takımı verimlilikleri git gide azaldı.


    Işte bir Bobo'nun sol tarafa geçmesi sistemde birçok değişikliğe yol açtı. Ilk yarı boyunca iyi bir performans sergiledik. Yusuf'un direkten donen topu, Nobre'nin kaçırdığı gol ve penaltı pozisyonları ile uretken bir ilk yarı geçirsek de ikinci yarı Nihat'ın oyuna girmesi ile yine sistem de değişikliğe gidildi.

    1) Oncelikle Tello Yusuf'un yerine sağa gecti.
    2) Nihat'da Tello'nun gorevini yapmak yerine çok önde durunca da Fink-Ernst ikilisi bu sefer 2 oyuncu ile degil 3 oyuncu ile ugrasmak zorunda kalınca Fenerbahce 2.yarı orta alanda cok daha fazla topa hakim oldu ve Cristian-Emre-Alex uclusu oyunu kanatlara daha sık yaymaya basladılar.

    Ikinci yarı da sistem içerisinde Nihat, Tello'nun, Tello'da Yusuf'un rolunu ustlenemeyince hucumda butun organizasyon Ernst ve Bobo'nun ustune bindi. Onlara da sık sık Cristan-Emre ve Gokhan Gonul'den pres yedikleri için direncleri duşmeye basladı.

    Ardından çalınan penaltı da fiziksel anlamda sezon bası olması dolayısı ile dusus yasayan Besiktas'ın tamamen direncini dusurmesine sabep oldu ve kupayı da Fenerbahce'ye getirdi. Ilginç bir ayrıntı Yunus Yıldırım bugune kadar 4 penaltı çalmış bunların 3'u Fenerbahce'ye ne kadar ilginç bir tesaduf.



    Son olarak da Nobre'yi de ne zaman gelişen bir kombine atak sonucunda plase ile gol atarken gorucez merak ediyorum. O golu de atamıyorsan senin Batuhan'dan veya hatta Mehmet Yıldız'dan ne farkın kalır, aynı mucadeleyi ileride Mehmet Yıldız'da gosteriyor. Nasıl basketbol da bir şutor takımını hayal kırıklığına ugratmamak ve şut isabet oranı yuksek seviye tutmak için sabah akşam şut idmanı yapıyorsa Nobre'nin de sabah akşam şut idmanı yapması lazım artık.