rss
twitter

    31 Ekim 2009 Cumartesi

    Besiktas 85-74 Mersin B.B.



    Engin Atsur'un yoklugunda onemli bir galibiyet aldık. Mac yayını olmadıgı için mac ile alakalı bilgiler sunamıycam ama onumuzde ki haftalarda oynayacagımız sırası ile Telekom ve Efes macları oncesi takım için iyi bir moral oldu.

    30 Ekim 2009 Cuma

    EuroCup'da Kura Cekimi || Canlı Takip


    Torbalar aşağidaki şekide belirlendi. en zor torba ilginctir ki 4.Torba gibi duruyor.

    1TORBA: Alba Berlin, Aris, Benetton, Ventspils, Le Mans, Spirou, Joventut Badalona, Nancy

    2.TORBA: Hemofarm, Zadar, Unics Kazan, Azovmash, Kızılyıldız, TÜRK TELEKOM, Gran Canaria, Nymbruk

    3.TORBA: Turow, St, Petersburg, Cholet, Bonn, Biella, Siauliai, Triumph, GALATASARAY CAFE CROWN

    4.TORBA: D.Moskova, Valencia, Panellinios, BEŞİKTAŞ COLA TURKA, Brose, Bilbao/Donetsk, Teramo, Hapoel

    *Butun Torbalar Cekildi

    A Grubu; Alba Berlin - Azovmash - Galatasaray - Teramo

    B Grubu; Le Mans- Hemofarm - Triumph - Valencia Basket

    C Grubu; Aris - Zadar - Siauliai - Hapoel Jeruselam

    D Grubu; Joventut - Unics Kazan - Telekom Basket - Besiktas

    E Grubu; Spirou Basket - TurkTelekom - St. Petersburg - "QR6"

    F Grubu; Benetton - Kızılyıldız - Cholet - Dinamo Moskova

    G Grubu; Nancy - Gran Canaria -Turow - Panellinios

    H Grubu; Ventspils - Nyumburk - Bonn - Brose Basket


    Hemen rakipler ile alakalı kısa bir degerlendirme yapmak istersek; Galatasaray'ın grubu Besiktas ve Turk Telekom'un grubuna gore daha zor bir grup goruntusu cizmekte. Besiktas'ın gruubnda Badalona oldugunu varsayarsak en kolay grubu Telekom cektiği soyleyebiliriz. Takımlar gruplarında ilk 2 sırada tamamlamak için mucadele edeceklerini dusunursek Besiktas ve Galatasaray'ın işleri Telekom'a gore daha zorlu.

    27 Ekim 2009 Salı

    I LOVE THIS GAME !!




    Perde açılıyor tahminleri alalım;


    MVP: LeBron James
    Savunmacı: Ron Artest
    Altıncı adam: Jason Terry
    Çaylak: Blake Griffin
    MIP: Greg Oden
    Koç: Phil Jackson

    Sayı: Dwyane Wade
    Ribaund: Dwight Howard
    Asist:Jose Calderon
    Top çalma:LeBron James
    Blok: Dwight Howard


    Doğu ilk sekiz:

    1- Cavaliers
    2- Celtics
    3- Magic
    4- Bulls
    5- Raptors
    6- Heat
    7- Hawks
    8- Wizards

    Batı ilk sekiz:

    1- Lakers
    2- Spurs
    3- Mavericks
    4-Blazers
    5- Jazz
    6- Hornets
    7- Suns
    8- Denver

    Final:
    Lakers-Celtics

    Sampiyon:
    Lakers

    Goran Nikolic Mersin'de


    Turkiye de basketbol oynayıp taraflı tarafsız birçok basketbolseverin beğenisini kazanan Goran Nikolic tekrardan Turkiye'ye dondu. Mersin'de Umit Sonkol Telekom'a gidince bir turlu 4 numara pozisyonunda kaliteli bir uzun bulamamışlardı ve şimdi hedefi 12 den vurmuş gibiler. Mersin adına cok yerinde bir transfer ozellikle hucumda cok buyuk katkılar sağlayacagı aşikar. Ilk 2 haftayı yenilgi ile kapatan Mersin bu hafta sonu da kendi sahasında Besiktas'ı agırlayacak. Ahmet Kandemir cogu zaman Besiktas maclarından galibiyet cıkaran bir koç bakalım iki takımı da zor maç bekliyor. Nikolic transferinin bir başka onemi ise Avrupa pasaportlu olması bu donemde ozellikle yabancı kontenjanında 3+2 (en az 2 Avrupa pasaportlu oyuncu) oldugunu da dusunursek cok iyi zamanda cok yerinde bir transfer hamlesi oldu. Son olarak da bu transferden sonra Mersin'de yabancı sayısının artması ile beraber genc oyuncuları Mijatovic ile yollar ayrılabilir.

    Besiktas - WBC Raiffeisen || Canlı Skor Takibi


    - Maça klasik beşimiz Chatman - Newley - Muratcan Güler -Cevher - Baxter beşiyle baslıyoruz.
    - 11-5 lik bir seri ile maça basladık.
    - 07.00; 15-9 önde olan taraf Besiktas.
    - Ilk periyod 26-15 sona eriyor.
    -Ikinci ceyrekte skor 29-22 Besiktas ustunlugu ile devam ediyor.
    - Maçta ikinci ceyrek devam ediyor skor; 33-22
    - 38-25 lik skorla ustunlugumuz var.
    Ilk yarıyı 49-35 önde tamamladık.

    Ilk yarıda ki skor dagılımı;

    Lonny Baxter 12 sayı
    Brad Newley 8 sayı
    Chatman 17 sayı
    Engin 6 sayı
    Adem Oren 2 sayı
    Cevher 2 sayı
    Fletcher 2 sayı

    2.yarı da 60-40 lık skorla ondeyiz.
    Mac artık koptu diyebiliriz son periyoda 75-54 onde giriyoruz.
    Son ceyrekte fark 13 sayıya indi; 88-75 lik skorla ustunlugumuz devam ediyor.
    Macta sonlara dogru yaklasırken 95-80 lik Besiktas ustunlugu devam ediyor.

    Mac tamamlandı ve 100-81 kazandık.

    Skor dagılımı;

    Mire Chatman; 34 sayı
    Lonny Baxter 20 sayı
    Cevher Ozer; 13 sayı
    Kevin Fletcher; 9 sayı
    Brad Newley; 11 sayı
    Engin Atsur; 6 sayı
    Haluk Yıldırım; 3 sayı
    Muratcan Guler; 2 sayı
    Adem Oren 2 sayı

    26 Ekim 2009 Pazartesi

    Kerem Gonlum'un Cezası Belli Oldu


    Cezası 1 sene olarak acıklandı. Artık Kerem Gonlum'un 2010 Dunya Sampiyonasında oynama ihtimali de kalmadı. Efes Pilsen itiraz edip acaba ceza iner mi bilinmez ama olası itiraz da bile Fenerbahce cephesi bu işin peşini bırakacagını sanmam.

    Ceza metni için

    25 Ekim 2009 Pazar

    TSL 10.Hafta Eskişehirspor-Beşiktaş


    Çok kritik ve önemli bir haftayı yine iyi futbol oynamadan ama belkide bu sezonun en değerli 3 puanını alarak kapattık. Maçtan önce sezon başından beri bütün maçlarda direk oynamış, rahatlıkla takımın omurgası diyebileceğimiz ve istikrarlı bir şekilde iyi oynayan Ferrari, Sivok ve Ernst'in olmaması, hafta içi gerçekten üst düzey mücadele sergilenerek oynanan Wolsburg maçı sonrası oluşabilecek yorgunluk akıllarımızda soru işareti olarak belirdi. Yorgunluk sorunsalınında sadece Türk takımları için geçerli olduğunuda belirtelim. Eskişehir'dede takımı taşıyan çok önemli oyuncuları yoktu. Eskişehirspor'un milli maç arası ve Ankaraspor'u bay geçmesi dolayısıyla 3 haftadır maç yapmaması kimilerine göre avantaj, kimilerine göre dezavantajdı.

    Eskişehir maça gerçekten şaşırtıcı bir sistemle başladı. Beşiktaş'ı kendi sahasında bekleyip, kapacağı toplarla kontratak yapmak yerine savumayı ortasaha çizgisine kadar çıkartıp Beşiktaş'a baskı kurmak istedi. Bunda istedikleri kadar başarılı olamadıklarını düşünüyorum. Beşiktaş ise her zamanki gibi final pası sorunu yaşadı. Ceza sahasının önüne kadar gelip orda bir pas hatasıyla hem olabilecek gol pozisyonuna giremeyip, dönen topun kendi kalemizde tehlike olması şampiyonlar ligi gibi Avrupa'nın en üst düzey liginde oynayan Beşiktaş'a hiç yakışmıyor. Kasımpaşa maçındada dediğimiz gibi Nihat ve Bobo gibi çok süratli 2 forvetimiz var. Rakibin defans bloğunu ortasahaya çıkarmış ve çok ağır stoperleri var ama koskoca Beşiktaş takımı final pasını yapıp pozisyona giremiyor. İnanılacak gibi değil. Bunda Tabata'nın yorgunluğununda çok büyük etkisi vardı. Tabata'nın yorgunluğunun fiziksel değil mental olduğunu düşünüyorum. Çünkü Wolsburg maçında uzatmalarla beraber maksimum 10 dakika oynadı. Bir hafta içinde çok önemli ve stresli 3 maçı mental anlamda kaldıramadığı apaçık belliydi. Çünkü daha maçın başında inanılmaz top kayıpları yaptı. Buda yüzde yüz konsantrasyon eksikliğiydi. Mustafa Denizli'de bunu görmüş olmalı ki 2. yarıya Tabata'yı oyundan çıkarıp, yerine sağbek Erhan'ı aldı.

    Bunun akabinde Ekrem'i sol açığa çekip Tello'yu da forvet arkasına aldı. Bu hamlenin başarılı olduğu pek söylenemez. Çünkü Eskişehir yorulana ve Nobre oyuna girene kadar 3. bölge dediğimiz forvet bölgesine belkide hiç gidemedik. Eskişehirspor 70. dakikaya kadar gücünü hiçde ekonomik kullanmadı. Yorgunluk emaresi göstermesi gereken taraf Beşiktaş idi ama tam tersi Eskişehirspor'un deyim yerindeyse 70. dakikadan sonra pili bitti. Nobre'nin girmesiyle top Eskişehir ceza alanı ve önünde oynanmaya başladı. Nobre'nin boş kaleye kaçırdığı gol gerçekten akıl alacak gibi değildi. Neyseki Eskişehir'in kullandığı bir duran topun dönüşünde Ekrem ile golü bulduk. Ekrem gerçekten çok değerli bir gol attı. Bu gol bizi resmen hayata bağladı. Golden sonra Nihat'ın egoistliği sonucu kaçan pozisyon Nihat'a hiç yakışmadı. İyi bir hazırlık dönemi geçirmeyen Nihat'tan sanırım ilk devre bitene kadar iyi bir performans beklemek pek akıl kârı değil. Maçın son anlarında Rüştü'nün yaptı çok kritik kurtarışlar vardı. Neyseki maçın sonu mutlu bitti.

    Maçta Beşiktaş adına ön plana çıkanlar üst düzey mücadeleleri ve konsantrasyonlarıyla 3 İbrahim'di. Tabiki Rüştü'nünde hakkını teslim etmek lazım. Kasımpaşa maçıyla birlikte iyi bir performans sergilemeye başladı. Hakem Tolga Özkalfa'da son dakikalarda kalemizde çok büyük bir tehlike olmasına neden olan Eskişehir'li oyuncunun eliyle oynamasını görememesi dışında gerçekten çok iyi bir maç yönetti. Maçın en çirkin olayı ise; Beşiktaş'ın altyapısından çıkan Bülent Kocabey'in maç bittikden sonra forma değişimi yapıldıkdan sonra Eskişehir taraftarının gazına gelip Beşiktaş formasını yere atmasıydı. Sırf taraftarına şirin gözükmek için kendisini yetiştiren camianın formasını yere atması tam anlamıyla terbiyesizlik ve cahillikti.

    İyi oyun olarak değil ama sonuç olarak Beşiktaş adına mutlu geçen bir haftayı geride bıraktık. Büyük takımlar her zaman iyi futbol oynayarak maç kazanmaz. Büyük takım demek ne kadar kötü oynarsa oynasın o maçı kazanan takım demektir. Eskişehirspor karşısında aldığımız bu galibiyetin, bugünkü Fenerbahçe-Galatasaray maçınıda düşünürsek lig maratonunda rotamızı çizdiğini söylersek yanlış olmaz herhalde. Mustafa Denizli bu takımın altıyla üstüyle fazla oynamazsa şampiyon olurmuyuz bilemem ama bu takım şampiyonluk yarışını ligin sonuna kadar götürür.

    23 Ekim 2009 Cuma

    Tbl'de 2.Hafta


    24 Ekim Cumartesi
    13:00 Erdemir - F.Bahçe Ülker (
    Spormax)
    15:00 Bornova Belediyesi - Tofaş
    15:30 Beşiktaş Cola Turka - Antalya BŞB (SkyTürk)
    16:00 Türk Telekom - Mersin BŞB
    18:00 Oyak Renault - Pınar Karşıyaka

    25 Ekim Pazar
    16:00 Efes Pilsen - Banvit (SkyTürk)
    16:00 Aliağa Petkim - Darüşşafaka Cooper Tires

    26 Ekim Pazartesi
    18:00 Kepez Belediyesi - G.Saray Cafe Crown (Spormax)

    22 Ekim 2009 Perşembe

    Bu Adamı Alandan Allah Razı Olsun


    O nasıl ikinci hamledir ya ...

    20 Ekim 2009 Salı

    Şampiyonlar Ligi II Wolfsburg maçı Artılar ve Eksiler

    Çok zor bir 90 dakika bizi bekliyor. Sanırım becerilerimiz dışında biraz da şansa ihtiyacımız olacak.
    Grupta Wolfsburg 3 puan ile ikinci sırada biz ise henüz puan alamadık. Dolayısıyla puanla dönmemiz gereken bir karşılaşma.
    Fakat kesinlikle Rusya'da yaptığımız hataya düşmemeliyiz. Öncelikle oyunu kontrol etmeli ve bireysel hatalar yapmamalıyız. Basit oynamak gerek bu tür maçları.
    Rakip CSKA dan son derece çabuk ve hızlı oynayan bir ekip aynı zamanda.
    Onların en büyük artıları zaten oyunu çabuk organize etmeleri ve direk hücumu düşünmeleri. Özellikle Boşnak oyuncuları Misimovic bu anlamda çok önemli bir oyuncu. Yanlız şu bir gerçek ki bu oyuncuyu durdurmak için mesela İ.Toramanı önlibero yapılıp üstüne de markaj görevi verilirse bu maçı bitiremeyiz. Çünkü araya çok çabuk ikinci bir adamı sokuyorlar ve ellerinde iki tane komple forvet var. Yerden ve havadan son derece etkililer üstelik ikili mücadelelerde sürekli ayakta kalıyorlar. Bu anlamda Sivok ve Ferrari'ye büyük bir iş düşecek.
    Özellikle hava toplarında Dzeko'nun üstünlüğü başımızı çok ağrıtabilir. Yan toplara çok dikkat etmeliyiz. Keza Grafite özellikle driplingleri ve tekniğiyle ağır savunmamızı çok zorlayabilir.
    Şu bir gerçek ki CSKA maçında ki gibi ikinci yarı sürekli kontra yersek karşımızda Krasiç değil Dzeko ve Grafite olacak. Bu bilinçle oynamalıyız.

    Öncelikle Beşiktaş'ın bu zorlu maçlarda kolay ve çabuk gol yeme hastalığından kurtulması gerekiyor. Yani oyuna bir direnç koyması gerekiyor.
    Beşiktaş maça iki Alman oyuncusuyla başlamayı ve orta saha üstünlüğünü rakibe vermemeli. Ayrıca Yusuf'un bu maçta oynamaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü oyunu böyle kopmle oynayan takımlara karşı birde eksik kalırsanız hiç şansınız kalmaz.
    Gördüğüm kadarıyla en büyük eksileri geri dönüşlerde yer hatasını çok yapıyorlar. Çok hücumu sevdikleri için ayağa pas yapan takımlara karşı boş alan bırakıyorlar. Yani bunu set hücumlarında bile yapabiliyorlar.

    Bir şeyi ortaya koyalım. Bu tür maçlar öncelikle kaybetmeme maçlarıdır. Biz maalesef Manu değiliz içerde dışarda mutlak 3 puan için oynayalım. Bu maçta öncelikli hedef kontrollü oyun ve 1 puan olmalı. Eğer ki rakibin zaaflarını kullanabilirsek bundan yararlanabiliriz.

    Maça kesinlikle Nobre ile başlamalıyız. Bunun nedeni Bobo'ya karşı olmam değil fakat rakibin kendi sahasında ne kadar rahatsız edersek organize olmalarını o kadar geciktirmiş oluruz.
    Oyunu kontrol etmek içinde iyi bir Tello ve Tabata'ya ihtiyaç var.

    Bu maç için düşündüğüm kadroya gelince ;


    Şansımız açık olsun umarım kazanırız...