rss
twitter

    26 Ocak 2009 Pazartesi

    Basketbol'un Aurelio'su; J.J. Redick



        Oncellikle o kadar yogun bir sene yasıyorum ki blogun varlığını bile unutmus durumdaydım :). Son gunlerde cok şaşırdıgım bir haberi paylasmak icin hemen bloga haberi gecmek istedim cunku guncel olarak federasyona yakın veya gelişmeden direk haberdar olan bir arkadaş daha net bir bilgilendirme yapabilir. 

       Geçtiğimiz senelerde sıkça gündemi meşgül eden yabancı oyuncuların Milli Takım forması giymesi konusu ileri ki bir zamanda yeniden gündemi meşgül edeceğe benziyor. Geçen sene önce Willie  Solomon akabinde birkaç yabancı oyuncu daha basına teklif gelmesi durumunda Milli Takım formasını seve seve giyebileceklerini iletmişlerdi. Aynı şekilde Milli Takım Antrenörü Bogdan Tanjevic tarafından da bir yabancı oyuncuya Milli Takım forması giydirebilecekleri de basına yansımıştı. Bugüne gelirsek o yabancının Orlando Magic forması giyen J.J. Redick olduğu dedikoduları yayılmaya basladı. J.J. Redick'e Ay Yıldızlı formayı giydirmek icin teklifte bulunulacakmış. J.J. Redick bilindiği gibi Ncaa tarihinin en iyi şutorlerinden birisidir. Duke cıkışlı olan (Nedendir bilinmez  bir çok Duke çıkışlı oyuncu bir turlu profesyonel basketbol kariyerlerini en ust seviyeye çıkaramıyorlar) J.J. Redick 24 Haziran 1984 doğumlu olup NBA kariyeri boyunca Orlando Magic forması ile 13.3 dakika ortalama ile sahada kalıp 5.3 sayı 0.8 asist ortalamaları ile oynadı. J.J. Redick Nba de fiziksel eksikliklerinden dolayı o sertlikte başarılı olması için oyununa ekstra bişeyler daha katması gerekir. Ancak Avrupa Basketbol'un da çok büyük bir yıldız olabilir. Milli Takım için şütör eksikliğini de göz önünde bulundurursak 2010 Dünya Şampiyonasında belki de çok daha iddialı konumda girmemizi sağlayan bir hamle olabilir.

    20 Ekim 2008 Pazartesi

    Yeni Yuzu Ile TBL 2008/2009



          Yeni transferler, yeni yayın dönemi ve yepyeni yüzü ile Beko Basketbol Ligi bu hafta oynanan maçlar ile başladı. İlk hafta da oynanan maçlarda en büyük sürprizi hiç kuşkusuz kendi sahasında şampiyonluğun en büyük favorisi olan Efes Pilsen’i deviren Banvit gerçekleştirdi. Bir tarafta kupa da üc maçta yenilgi ile ayrılan Banvit diğer tarafta da üç maçını kazanan Efes Pilsen vardı. Maç içeriisnde Banvit özellikle Crispin önderliğinde o kadar yüzdeli dışarıdan isabet budular ki bu isabet oranı Efes Pilsen’in direncinin erken kaybolmasına neden oldu. Maç genelinde özellikle Crispin 35 sayı 10 asistlik performansı ile takımı tek başına maçı kazandırdı diyebiliriz. Crispin gibi iki ucu keskin bıçak misalı bir guard a sahip olan Banvit’de Efes Pilsen maçında olduğu gibi oyun genelinde Yunus Çankaya ve Agudio da takıma hücum anlamında istikrarlı biçimde katkı sağlarlarsa playoff içerisinde yer bulabilirler. Efes Pilsen cephesinde ise Kasun ve Shumpert gibi oyuncuların eksik olmasına rağmen Banvit’in hücum da ki çok yüzdeli oyunu dirençlerinin erken kırılmasına neden oldu maç içerisinde sevindirici olay olarak da Cenk Akyol’un performansı diyebiliriz. Ergin Ataman yönetiminde geniş kadro içerisinde rotasyonda yer alabilirse kariyerinin ilerlemesi açısından önemli bir rol oynayabilir. 

          Haftanın bir diğer maçında geçen yıl normal sezon lideri Beşiktaş Cola Turka Akatlar’da Kepez Belediyesini yenerek lige galibiyet ile başladı. Takım da Muratcan Güler 18 sayı 6 ribaund 4 asistlik performansı ile takımdan ayrılan kardeşi Sinan Güler gibi komple bir oyuncu olacağının sinyallerini verdi. Hem Muratcan olsun hem de Haluk Yıldırım olsun geçen sezon takımda ki dış yerliler Erkan Veyseloğlu ve Sinan Güler den daha verimliler. Bunlara ek olarak da rotasyonda Ömer Ünver’in de varlığını unutmamak gerek. Ligin yeni Solomon’u olmaya aday Mire Chatman’ın maçın başında sakatlanmasından sonra genç guard Mehmet Yağmur’da çok iyi performans sergiledi ama Mehmet Yağmur’un devamlılığı çok önemli çünkü ileride Chatman’ı dinlendirecek ve oyun genelinde direk takıma katkı verecek bir konumda olması lazım. Şu an için beklentilerin altında performans sergileyen Faison çok yonlu bir oyuncu. Ayakları hızlı ve savunma sertliğini iyi ayarlıyor. Önemli skorerler karşısında ( Giricek - Serkan - Vujanic - C. Smith) yeterli direnci gösterebilir. Pozisyon bilgisi de yüksek hücumda ve savunma da oyunu seyretmiyor. Ancak negatif yönleri de yok değil; Özellikle en dikkat çeken olay tabi ki de istikrarsız dış şutu olması. Bunun nedeni de doğal olarak şutu girmeyince zorlamalar ile daha da negatif yönde etkilenmesi. Hakan Hoca ona özel birkaç set hücumu eklediği takdirde hücumda daha verimli kullanılabilir. Hücumda genellikle savunmacıları ondan daha kısa oyuncular olacaktır bu nedenle hücumda oyuncuları sırtı donuk çok rahat oynayabilir. Beşiktaş Cola Turka’nın şu an için en büyük zafiyeti hiç kuşkusuz pota altı savunması. Austin çok iyi bir hücum da ama savunma da bir o kadar da etkisiz bununla birlikte Sırp pivot Jovo da savunmada ve özellikle ribaund konusunda çok yetersiz görüntü çizmekte. Austin – Jovo ikilisi pota altı savunmasında sertlik konusunda ve özellikle ribaundlarda çok büyük sıkıntı çekebilirler. Kepez cephesinde de en fazla göze batan oyuncu 20 sayı 13 ribaund ve 2 asistlik performansı ile Torrel Martin oldu. Kepez Belediyesinin yabancıları çok kaliteli özellikle Nba Scoutlarının takibinde olan Edin Bavcic ile skor anlamında yeterli potansiyele sahip Kammron Taylor gibi yabancılara sahipler. Bunların yanına rotasyon içerisinde takıma direk katkı verebilecek yerliler katıldığında takım beklenenden yüksek performanslar sergileyebilir. 

          Yeni sezonun ilk maçında son şampiyon Fenerbahçe Ülker de İstanbul’da Ted Kolejliler karşısında hiç zorlanmadan 83-46 lık farklı bir skorla galip geldiler. Oyunun genelinde üstün bir oyun oynayan Gordon Giricek’li Fenerbahçe Ülker’de Solomon’ın ayrılmasından sonra Green önderliğinde takım oyunu çok iyi benimsemesi de göze çarpan en büyük ayrıntı idi. İstanbul da ki bir diğer maçta ise Galatasaray Cafe Crown kupa da yenildikleri Daruşşafaka Cooper Tires karşısında zorlanmadan 73-58 yenmeyi başardı. Oyun genelinde Gurovic takıma yavaş yavaş adapte olmuşa benziyor ama bu sezon ki bence en iyi transferleri Zizic. Özellikle oyun genelinde maksimum veren Zizic oyun zekası ile de TBL de ki uzunlar arasında kendisini bir iki adım öne atıyor. Ligde geçen sezonun Türkiye Kupası şampiyonu ve finalisti bu sezonun da Cumhurbaşkanlığı Kupası sahibi Türk Telekom’ da kendi evinde Erdemirspor’a zorlanmasına rağmen ikinci yarıda ki etkili performansı ile 70-61 lik skorla kazanmasını bildi. Bir ara 10 sayı geriye düşen Türk Telekom Barış Ermiş’in benchten getirdiği direnç ve hava ile skorda önce dengeyi sağladı ardından üst üste bulduğu basketler ile maçı kazanmasını bildi.

    http://www.ajansspor.com/yazarlar/ismailarslan/h/20081020/yeni_yuzu_ile_tbl_200809.html

    11 Ekim 2008 Cumartesi

    Film Seridi || 1581 Gun 5 Antrenor ve Tek Başkan

    => Vicente Del Bosque 233 gun || 8 Haziran 2004












































    => Rıza Çalımbay 264 Gun || 27 Ocak 2005































































    => Jean Tigana 591 Gun || 1 Ekim 2005 ;Uzun yıllar sonra Turkiye Kupası ve Turkiye Super Kupası













































































    => Ertugrul Saglam 492 gun || 1 Haziran 2007













































































    = > Mustafa Denizli || 9.10.2008


    10 Ekim 2008 Cuma

    Adam Gibi Adam Ertugrul SAGLAM


































    Buyukluk her zaman mutevazilik ile baslar. Istifa ederken bile yaptıgı acıklamalar ile gurur duydum. Herşey için Teşekkurler Ertugrul Saglam umarım en yakın zamanda yine Besiktas ile yolların kesişir ...

    Ertugrul Saglam;

    ...Sözlerime ilk önce terör kurbanlarına rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum.. Beşiktaş'ın başına geldiğimde 2.5 yıllık bir plan yapmıştık.. Geçen sezon herşeye rağmen başarılı günler geçirdik. Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool ve Marsilya gibi iki devi yenmeyi başardık. Ancak ligde bariz hakem hataları ile olmadık puanlar kaybettik.. Taraftarımızın desteği ile bir yerlere gelmeye çalıştık.. Bu sezona ise istediğimiz transferleri yaparak başladık.. Bugün şampiyonluk yolunda ezeli rakiplerimizden Galatasaray'ın 3, Fenerbahçe'nin 8 puan önündeyiz. Bugün Trabzon gibi bir deplasmandan puanla dönmeyi başardık. Oraya gidecek olan diğer rakiplerimizin neler yapacağını göreceğiz.. Bu arada bizim için en büyük üzüntü UEFA Kupası'nda Melalist yenilgisi oldu.. Bu nedenle Beşiktaşlı taraftarlardan ve kamuoyundan özür diliyorum.. Benim Beşiktaş'a gelişlerimde ve gidişlerimde benzer olaylar oldu.. Beşiktaş camiasını en iyi şekilde temsil ettiğime inanıyorum. Ancak Beşiktaş'ta teknik direktörlük görevine geldiğimden bu yana ummadık şeylerle karşılaştım. Ben dışarıdaki isimlerle uğraşırken içeridekilerle de uğraşmak zorunda kaldım.. Burada aleyhimde yazan gazetecileri söylemek dahi istemiyorum. Biz sevinirken üzülen, biz üzülürken sevinen Beşiktaşlılar gördüm. Sevgili Beşiktaşlılar ben görevdeyken bir başkası ile görüşülmesine dayanamam.. Yüzüme başkası ile görüşülmedi denilse de yapılan ayaıptır. Bu nedenle görevimden istifa ediyorum.. Bu tabloya bakıp bu sezon şampiyon olurum diyebilirdim. Ben bu toplantıya girene kadar başkasıyla görüşmedik diyenler artık istedikleriyle görüşebilirler.. Ben Beşiktaş'ta Ertuğrul Sağlam oldum.. Ama bir Türk antrenörü olarak yapılanlara dayanamam. Ben başkaları gibi paramı almak için kendimi kovdurtma çabaları içine girmem. İçimizde fırtınalar kopsa da, Beşiktaş'a karşı olan sevgimden dolayı susmak zorundayım. Bu nedenle basın mensubu arkadaşların sorularına cevap vermeyeceğim. Tek dileğim bana yapılanların benim yerime gelene yapılmaması. Taraftarların bana yaptığı ''Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam'' tezahüratını unutamam.. Buraya adam gibi geldim, adam gibi gidiyorum. Herkese, tüm Beşiktaş camiasına teşekkür ediyorum....

    25 Eylül 2008 Perşembe

    " www.besiktasbasket.com " Yayında !!


    Beşiktaş'ın final oynadığı seneye kadar salonlar da basketbol taraftarı diye tanımlayabileceğimiz taraftar sayısı pek azdı. Daha çok futbol taraftarlarının yerini aldığı basketbol salonlarında son 2-3 sene içerisinde basketbola olan ilgi de git gide artmaya başladı ve Beşiktaş Basketbol Takımını da takip edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar yüksek rakamlara ulaştı. Işte bu sebeple seviyeli tartışmaların dönebileceği daha çok basketbolu ele alabilecek transfer haberlerini daha hızlı duyurabileceğimiz ve ortak bir payda da bilgilerimizi paylaşabileceğimiz bir site açmaya karar verdik. Umarım yeterli katkıyı görüp en yakın zamanda hakettiği yeri alır.

    www.besiktasbasket.com

    Shumpert'de Sorun Kalmadı

    Geçen sezon Beşiktaş Cola Turka'da harika bir sezon geçiren ve takımının hem Uleb Cup'taki başarısında hem de Beko Basketbol Ligi'ndeki normal sezon liderliğinde önemli pay sahibi olan Preston Shumpert'in Efes Pilsen ile 2 yıllık anlaşma imzalandığı belirtilmişti. Hatta söylentiler arasında başarılı oyuncunun, ilk yıl için 900 bin dolar, ikinci yıl 1,1 milyon dolar gibi yüksek bir ücret alacağı da yer alıyordu.

    Ancak Shumpert'in sözleşmesinde de yer aldığı gibi Türkiye Ligi'nde bir takımda oynaması için Efes Pilsen'in, Beşiktaş'a 325 bin dolar bonservis parası ödemek zorunda olduğu biliniyordu. Ve Efes Pilsen uzun suredir sonuca varılamayan pazarlıklardan sonra 325 bin doları Beşiktaş'a bonservis bedeli olarak verdi. Preston Shumpert için Turkiye Basketbol Federasyonu lisansı çıkartılması için önünde hiçbir engel kalmadı. Bonservis sorununun çözüme kavuşması ile beraber yeni sezonda Efes Pilsen forması giyebilecek.

    http://www.ajansspor.com/basketbol/tbl/h/20080925/shumpertte_sorun_kalmadi.html

    22 Eylül 2008 Pazartesi

    Avrupa Piyasasının Kalburüstü Son Free Agent'ları

    1- Marcus Fizer




    Maccabi Tel Aviv yakın bir zaman da oyuncuyu serbest bıraktığını açıkladı. Euroleague'de geçtiğimiz sezon 15 maçta 11.5 sayı 3.6 ribaund ortalamaları tutturan Fizer geçmişte yaşadığı sakatlıklardan ötürü kariyeri boyunca beklentilerinin altında performans sergiledi. Ancak pota altında önemli bir caydırıcı güç olan Fizer'ın yakın zamanda Rusya'ya doğru yol tutan oyuncular arasında yer alacağını düşünüyorum.






    2- Alex Acker



    Draft'da seçildikten sonra Avrupa'da ilk senesinde Yunanistan'da çok başarılı bir sezon geçiren Acker ardından Barcelona'da Navarro'nun yerine transfer edildi ancak bir türlü beklentileri karşılayamayarak takım içinde güveni yavaş yavaş yitirdi. Daha çok içeriye dalışları ile savunmanın düzenini çok rahat bozabilen oyun içerisinde ritm buldu mu çok rahat skor gücü olan Acker ile yaz boyunca yasadığı sakatlıktan oturu Nba Yaz Liginde de yer alamamıştı. Birkaç Nba takımları ile work-out lara çıkan Alex Acker Nba ihtimali azalırsa Euroleague takımlarından biri ile anlaşması bekleniyor.


    3- Daniel Santiago




    Ismi Malaga ile özdeşleşen Porto Riko'lu pivot sert olması ve sırtı dönuk oyunda asist özelliği bulunması onu diğer uzunlardan ayırt eden en belirtici özellikti. Her yaz döneminde NBA kovalayan oyuncular arasında yer alan Santiago'yu Ispanya'nın en başarılı kluplerinden Barcelona ve Real Madrid'de yakın takipde. Bir zamanlar Efes Pilsen'in de listesinde yer alan Santiago'nun son yaptığı açıklamada Ispanya ve Rusya liginden çok ciddi teklifler aldığını ifade etti.

    4- Arvydas Macijauskas



    Henüz resmi olarak serbest bırakıldığı açıklanmasa da 3 aylık sure zarfına uzanacak sakatlık surecinden ötürü Olympiakos klubu gelecek 2 sezonluk 4.4 milyon euroluk masrafını da göz önünde bulundurarak Macijauskas'ı gözden çıkarmışa benziyor. Hatta kulisler de Arvydas Macijauskas'ın serbest bırakılması durumunda David Blatt'ın koçluk yaptığı Rus takımı Dinamo Moskova'nın transfer teklifinde ısrarcı olacağı konuşulmakta.

    Yine Milli Takım Yine Farklı Kimya


    Bogdan Tanjevic yönetiminde ki Milli Takım yine farklı bir kimya oluşturarak Avrupa Basketbol Şampiyonası eleme maçlarında başarılı bir grafik çizip 6 da 6 yapmayı başardı ve gelecek sene Polonya'da düzenlenecek Avrupa Basketbol Şampiyonasına gitmeye hak kazandı. Ilk geldiği günden bu yana Milli Takım'ın istikrarsız bir görüntü çizmesi kamuoyunun bir kısmında Bogdan Tanjevic'e karşı bir güvensizlik oluşmasına neden oldu.

    Bogdan Tanjevic'in belki de en büyük şansızlığı Türk basketbolunun en iyi jenerasyona sahip olduğu bir dönemde takımın başında olması. Bazı oyuncular vardır ki kendi takımlarında sezon boyunca çok iyi performans gösterirler ama Milli takım kadrosuna alındığı vakit yeterli süreleri alamayacağını düşünerek kadro tercihlerinin dışında kalırlar. Bu nedenle her Milli Takım döneminde kadro seçimleri birçok eleştirileri de beraberinde getiriyor.

    Bu ay içerisinde de yine farklı bir kadro seçimi ile elemelere hazırlanan Milli Takım çok iyi bir takım kimyası oluşturarak grupta oynadığı 6 maçı da kazanmasını bildi. Tıpkı Dünya Şampiyonasında ki performansımız gibi. Ancak önümüzde Avrupa Şampiyonası örneği de var. Artık zaman da daralıyor; ilk günden bu yana hedef olarak koyulan 2010 Dünya Şampiyonasında hala belirgin bir güven oluşmuş değil.

    Önümüz de ki Avrupa Şampiyonasında yine sıfırdan bir kimya oluşturmak yerine elemelerde oturan kimyanın üzerine birkaç rütüşle eklemeler yapılarak öyle devam edilmelidir. Yoksa her sene sıfırdan farklı rotasyonlar oluşturulası istikrarsız bir görüntü çizilmesine neden olabilir.

    16 Eylül 2008 Salı

    Dennis Mims Besiktas'da !

    Yaptığı flaş transferler ile bu sezon da iddialı bir takım kuran geçen sezonun normal sezon lideri Beşiktaş Cola Turka 3 sezondur Turkiye'de basketbol oynayan; sırası ile Ted Kolejliler - Ormanspor ve Yesilyurt forması giyen 15.10.1980 South Carolina doğumlu olan 2.06 boyunda ki Mims ile 3 yıllık anlaşma sağlandığı öğrenildi.

    Mims gecen sezon %64 ikilik isabet oranı ile 13.2 sayı 11.3 ribaund istatistikleri tutturdu.Aynı zamanda Turk bir bayan ile de evli olup bir de çocuğu olan Mims'in 3 sezondur da Turkiye'de oynadığı baz alınarak bu transferin Turk statusunde oynama ihtimalinden ötürü tercih edildiği düşünülüyor. Uzun zamandır yerli uzun arayışlarını sürdüren Beşiktaş Dennis Mims hamlesi ile Mario Austin,Jovo Stanojevic,Adem Ören, Cevher Ozer ille birlikte geniş bir uzun rotasyonunada sahip olmuş oldu. Mims Besiktas forması ile çıktığı 2 hazırlık maçında 4 sayı ortalama ile mücadele etti.

    29 Ağustos 2008 Cuma

    Yeni Goruntusu ile Efes Pilsen 2009

     Sezona Ergin Ataman yönetiminde sil baştan başlayan Efes Pilsen, kadrosunu da yeni sezon öncesi büyük ölçüde yeniledi. Geçen sezon Beşiktaş Cola Turka ile çok başarılı bir sezon geçiren Ergin Ataman kendisi ile beraber büyük başarılar elde ettiği Sinan Güler, Kaya Peker ve Preston Shumpert’i de Efes Pilsen’e getirdi.

     

     

    Efes Pilsen tarihinde Euroleague’de Final Four yaptığı sezonlarda takımın başında hep Ergin Ataman vardı ve çalıştırdığı yıllarda başarıyı yakalarken yaptığı en kilit hamle her seferinde Avrupalı oyun kurucu transferi olmuştur. Bu sezonda tercihlerini geçmiş dönemde çok yüksek potansiyele sahip olan ve Avrupa’nın önemli şutorleri arasında gösterilen ancak yaşadığı sakatlıklardan sonra genç yaşta istikrar sorunu yaşayan Milos Vujanic’i tercih ederek kapattılar. Belki de Vujanic hamlesi ile beraber yapılan Engin Atsür hamlesi de daha bir anlam kazandı. Çünkü kolej kariyerinde Kirk Hinrich gibi bir guard olması beklenen Engin takımı çok iyi yönetebilmesi ve bunun yanında basketbol IQ sunun çok iyi olması ile biliniyor. Bu doğrultuda Engin ile Vujanic i beraber oynatarak rakiplerinin savunma konsantresini pas alışverişini azaltmaya yönelik olmasını sağlayabilir.

     

    Bütün yabancılarını yollayan Efes Pilsen’de dış rotasyonda Charles Smith,Bootsy Thornton, Sinan Güler,Preston Shumpert ve kadrolarında bulunan Mustafa Abi ve Cenk Akyol ile sezona giriş yapıyorlar. Bu isimler arasında Cenk Akyol ve Mustafa Abi rotasyon dışında kalabilecek gibi gözukuyor. Hem Ender Arslan’ın da varlığı düşünülürse ara ara Vujanic’i iki numaraya kaydırıldığında rotasyon içerisinde yabancı oyunculardan birinin de verimliliği düşük olabilir. Charles Smith daha çok kendi şutunu yaratabilen çok iyi bir şutor , Preston Shumpert’de Charles Smith kadar olmasa da geçen sezon oyununa çok şey katan ve savunmasını da standart düzeye getirebildi.

    Ancak ne Thornton kadar sert ne de Smith kadar iyi bir şutor olmaması rotasyon içerisinde süre olarak onu bu iki oyuncunun arkasında bırakıyor. Ergin Ataman sistem içerisinde daha çok kısa oyuncuların içeriye driveları ile savunma konsantresini dağıtıp veya oyun başında uzunları kullanarak rakip uzunların dirençlerini düşürüp dışarıda ki oyuncuları aktif olarak kullanmaya çalışır.

    Euroleague’de ki hedefler ve lig de ki beklentileri baz alırsak uzun maratonda Smith 33 yaşında olması Thornton ‘ın da istikrarlı bir şutu olmaması dolasıyla Shumpert’in sezon boyunca göstereceği performans takımın başarıya ulaşabilmesi için kilit nokta olacaktır. 

    Son olarak transfer edilen Mario Kasun daha önce Nba de Orlando Magic’de forma giymişti. Nba’de 28 maçta 2.9 sayı, 2.1 ribaund ortalamaları ile oynadıktan sonra Barcelona ile 2006 yılında 3 yıllık sözleşme imzaladı. Ancak yaşadığı sakatlıklardan sonra geldiği Barcelona da bir turlu beklentileri karşılayamamış. Gecen sezon 31 maçta 15 dakika ortalama süre alarak 8 sayı 3.3 ribaund ortalamaları tutturdu. Almanya’da şimdi Murat Didin’in çalıştırdığı Opel Skyliners’da 2003-04 sezonunda ULEB CUP’da 10 maçta 13.6 sayı, 8.8 ribaund ortalamaları ile mücadele eden Kasun Avrupa’da ise Alman Ligi takımlarından RheinEnergie Koln, Hırvatistan’da Zrinjevac Zagreb ve Gorica takımlarında da formaları giymişti. Aslında Mario Kasun daha çok Milli Takım kariyeri ile biliniyor. 2005 Avrupa Şampiyonası’nda Hırvatistan takımı ile 11.4 sayı, 6 ribaund ortalamaları ile mücadele ederek Avrupa piyasasında bir anda hit olmasını sağlamıştı ve Avrupa’da Barcelona’ya transfer olmuştu. Ancak hiçbir zaman Avrupa kariyeri Milli Takım’da gösterdiği performans gibi olmadı. 

      Uzun rotasyonunda diğer bir transfer ise Yunan Milli Takım kaptanlığını da yapmış tam bir görev adamı ve her koçun isteyebileceği oyunculardan olan Michalis Kakiouzis transfer edildi. Aslında Efes Pilsen’e uzun zamandır böyle dışarıdan istikrarlı şutu olan bir uzun transferi edilmemişti. Belki de bu sezon ki en iyi transferleri de olabilir çünkü; Kakiouzis’ in varlığı Kasun,Kaya Peker ve Kerem Gönlüm’ün çok üst seviyede bir performans sergilemesine yardımcı olabilir. Kakiouzis’in savunmacısını her zaman dışarı çekmesi ile içeride diğer uzunlara çok rahat hareket alanı bırakmasını sağlayacaktır. Kasun,Kaya ve Kerem gibi sert içeriyi çok rahat domine edebilecek uzunlar da olduğu surece her daim Kakiouzis’in varlığı takım için çok olumlu yansıyacaktır. 

      Ergin Ataman yine istediği ve kendi sistemi içerisinde gerektiği zaman sert, tam saha baskı yapabilecek, gerektiği zaman içerde çok rahat skor bulabileceği ve en önemlisi gerektiği zaman dışarıdan da kalburüstü şutorlere sahip bir takım kurdu. Ergin Ataman’lı yeni görüntüsü ile Efes Pilsen takımı bu sezon hedeflerine ulaşabilecek hem başarılı bir koça hem de her türlü sistem içerisinde yer alabilecek bir kadroya sahipler …

    http://www.ajansspor.com/yazarlar/ismailarslan/h/20080829/yeni_goruntusu_ile_efes_pilsen_2009.html