rss
twitter

    17 Haziran 2009 Çarşamba

    Ersin Gorkem Kepez Belediyesi Dedi !


    Kepez için hem ilginc hem de basarılı bir transfer hamlesi oldu. Besiktas'ın, Telekom'un Galatasaray'ın ve birçok klubun transfer teklifinde bulundugu Ersin Gorkem bu sezon kume dusen Mutlu Aku den sadece 1 galibiyet fazlası olan Kepez Belediyesine tranfer oldu. Meblağ açıklanmasa da Kepez Belediyesi tarihinin en yuksek ucretli oyuncusu oldugunu dusunuyorum. Ersin Gorkem bu sezon iyi bir performans sergilese de savunma da ayakları yavas oldugunda kısa oyunculara karsı cok zorlanıyor. Hem Ersin Gorkem hem de Kepez Belediyesi'ne bu transfer hayırlı olsun.


    Ersin Gorkem istatistikleri icin; http://www.tblstat.net/pd.asp?p=157

    16 Haziran 2009 Salı

    TBL Final Serisi || Cezalar Belli Oldu


    Meshur Sportmenlik Dışı Faul dudugu ile gerilen ortamda hakem masasını tekmeleyen Rasim Basak 6 mac ceza almıs. Cok daha fazla ceza almasını bekliyordum. Nba de boyle bir hareket yapsa herhalde 6 mac degil de 6 ay bile alabilirdi. Chatman sadece rakip takım oyuncusuuna itmekten 3 mac ceza almıstı. Milli Takım Kocumuz Tanjevic ve Mirsad Turkcan'a da ceza gelmemiş iyi bir emsal oldu a diğer koclar icin, artık istedikleri gibi hakeme itiraz edebilirler hem de soyunma odasına kadar. Mirsad Turkcan gibi de hakeme itiraz edebilirsiniz nasıl olsa cezası yok.

    Diğer cezalar ise;

    Kurul, bugün yaptığı toplantıda, 14 Haziran'da Efes Pilsen ile Fenerbahçe Ülker takımları arasında oynanan Beko Basketbol Ligi play-off final serisi maçında, hakem masasına tekme atmak, uygunsuz küfürlü sportmenliğe aykırı söz ve davranışlarda bulunmaktan, sarı-lacivertli oyuncuya 6 müsabakadan men cezasının yanı sıra 10 bin TL para cezası uyguladı.

    Bu arada, maç sırasında taraftarlarının sahaya yabancı maddeler atması ve bu nedenle oyunun durdurularak 1 kez anons yapılması dolayısıyla 5 bin TL ve küfürlü tezahürat nedeniyle de 7.500 TL olmak üzere, Fenerbahçe Kulübü Basketbol Şubesi'ne toplam 12.500 TL para cezası verildi.

    Bayanlar Avrupa Basketbol Şampiyonası

    Merhaba öncelikle, ben Ömer. Blogdaki ilk yazım bu yazı. Biraz düşündükten sonra gündeme uygun bir şeyler yazmayı uygun buldum. Gündemdeki konulardan biri de 7-20 Haziran tarihleri arasında düzenleniyor olan 32. Bayanlar Avrupa Basketbol Şampiyonası.

    Ilk grup maçlarında 2 galibiyet alarak ikinci olarak bir üst tura çıkan Bayan Basketbol Takımımız, ikinci turda oynadığı 2 maçtan ise 1 galibiyet çıkarabildi.

    Böylelikle Ceyrek Final vizesi alıp alamayacağımız son maçtaki performansımıza bağlı bir hale geldi. Rakip grup beşincisi Belarus.

    Iste grubumuzun son maclar oncesi puan durumu:

    Ve iste son maçlar öncesi yapılan ufak tefek hesaplar;
    - Belarus'u yenersek üçüncü olarak bitiriyoruz grubu.
    - Italya, Litvanya'yı yenerse her şey üçlü averaja kalacak.
    Bizim elimizde +5 var
    Italya'nın +4'u var
    Belarus'un -9'u var
    -7 sayı farkla yenilirsek Italya ile Belarus ilk 4'te yer alacak.(7 sayı fark ile yenilirsek Belarus ile üçlü averajda eşitleneceğiz ancak onlar daha çok sayı attığı için bizim üstümüzde yer alacaklar.)
    - 7 sayının altındaki her yenilgide biz dördüncü olarak çıkacağız.

    Umarız Salı günkü zorlu mücadeleyi kazanır ve hiç bir hesaba bakmadan, grubumuzu üçüncü bitirip Ceyrek Finalde diğer grubun ikincisi Slovakya ile eşleşiriz. Bu zorlu mücadelenin baslama saati 17.45, maçı Ntvspor naklen yayınlayacak.

    15 Haziran 2009 Pazartesi

    Oktay Mahmudi Benetton'dan Ayrılıyor !


    Eurocup da yılın kocu secilen Oktay Mahmudi Benetton'un 3 yıllık yeni teklifi kabul etmediği italyan basınına da yansıdı. Zaten Benetton'da kalmayı duşunseydi coktan imzalardı gorusundeyim. Oktay Mahmudi'nin bundan sonra hangi takıma geçeceği merak konusu açıkcası Rusya veya Ispanya ligi geçip yapacagını dusunuyorum. Bu arada Benetton da eski Efes Pilsen kocu David Blatt ve Litvanyalı koc Rimas Kurtinaitis'ı takımın basına gecirmeyi dusunuyorlar.

    http://www.sportando.net/eng/italia/seriea/2767/mahmuti_rejected_the_proposal_of_treviso.html

    Kesinlik kazanmıs durumda manejerlik sirketinden de ayrıldıgı acıklandı.

    http://www.beobasket.net/page/news/en.html?view=story&id=19417&sectionId=10

    Futbol Devrimi || Abramovic Oncesi ve Sonrası
























    Yukarıda ki tabloda Ingiltere Liginin transfer de harcadıgı para analizi gozukmekte. Kronoloji olarak olarak gidersek; 1950'li yıllarda Premier Ligin en pahalı transferi £65,000' a John Charles Juve den Leeds United'a imza atarak basarırken.
    30 yıl sonra 1980'li yıllarda ligin en pahalı transferi ilk kez 6 sıfırlı transfer olarak tarihe gecen £1,180,000 ' a Trevor Francis Birmingham'dan Nottingham Forest'a transfer olmayı basarıyor.
    1986 yılında ise en buyuk rakama transfer satışı gerceklesiyor ve once £2.3 milyona Mark Hughes Man. Utd'dan Barca'ya, Ian Rush ise Liverpool'dan Juventus'a £3.2 milyona sozlesme imzalayarak tarihe geciyor.
    Ilk 10 milyon kusurluk transfer ise 1996 yılında Alan Sherar 15 milyon pound a Blackburn'den Newcastle'a imza atıyor.
    Ve Premier Ligin degeri artıkca ve gelirlerde aynı orantıda yukseldikce 2002 yılında en buyuk transfer gerceklesiyor ve £29 milyon pound a Rio Ferdinand Leeds United'dan Man. United'a transfer oluyor. Boyle yuksek rakamlara sadece istisnai takımlar transferler yaparken bir anda Roman Abramovic ile baslayan ve Man. City ile devam eden klup satışları bu rakamları inanılmaz boyutlara getirdi.



    Milad olarak da belkide Chelsea'nın satışı olarak gormek hiç de zor olmasa gerek. Ingiltere de ki wikipedia da soylenildiğine gore 2003 yılından bu yana tam £600 milyon harcama yaptıgı soylenmekte tek tek transferleri buraya girmeye gerek yok ama futbol da bir devrimi baslattıgını da soylemek gerekir.







    Manchester City de Chelsea'nin yolunu izleyerek hisselerinin %75’i 2007 yılının Tayland’ın eski başbakanı Thaksin Shinawatra tarafından 80 milyon pound satılır. Man. City'nin satılması ve harcanan paralar da bir anda dengeleri alt ust edecek duzeye gelse de Sportif acıdan Chelsea gibi beklenen bir cıkıs yakalanamaz.





    Ardından yetmiyormuş gibi 360 milyon dolara Abu Dabili United Group'a satıldı ki serveti Abromovic'in en az 10 katı idi. Bakalım ilk senesinde Robinho ve bircok oyuncu transfer etmesine karsın ligde cok istikrarsız bir sezon geciren City belki de yeni sezonda beklentiler ışıgında en cok merak edilen takım ..







    Jo'ya 20 milyon pound Robinho ya 33 milyon pound lar vererek Roman Abomovic'in baslattıgı transfer piyasasında cıtayı cok daha yukarılara cıkaran City, Avrupa futbolunda da bu tur olanakların saglamasına ışık olabilir. Darısı Mansimov'un basına diyip Besiktas'da tek care oldugunu dusunmekteyim.

    TBL Seyirci Ortalamaları !!


    Ozellikle Avrupa ulkelerinde basketbol branşında seyirci gelirleri kluplerin cok buyuk gelir kaynaklarındandır hatta yayın gelirlerinden sonra en buyuk kaynaktır. Ama bizim ulkemizde hiçde oyle gozukmemekte;







    Takım Seyirci
    Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi 2.890,0
    FB Ülker 2.856,7
    Bandırma Banvit 2.401,0
    Pınar Karşıyaka 1.799,7
    Mersin Büyükşehir Belediyesi 1.776,7
    Kepez Belediyesi 1.757,7
    Türk Telekom 1.396,7
    GS Cafe Crown 1.331,3
    Aliağa Petkim 1.208,1
    Oyak Renault 1.203,3
    Antalya Büyükşehir Belediyesi 1.066,7
    BJK Cola Turca 626,7
    Casa TED Kolejliler 556,7
    Efes Pilsen 391,7
    Darüşşafaka Cooper Tires 316,7

    14 Haziran 2009 Pazar

    Engin Atsur @ Besiktas


    Efendiliği ile kişiliği ile saygınlıgı ile tam Besiktas'a yakısacak bir oyuncu. Zaten Besiktaslıdır da. Yıllar once bende Pertneviyel de kısa bir sure bulunmustum idmanlar da ailesi daha o yasta maclarını videoya cekerdi. Cok efendi ve cok saygılı idi. Onu Besiktas forması ile gormeye az kaldı. En sonunda yerli oyuncular arasında en begendiğim oyuncuyu almak uzereyiz. Dünya gençler şampiyonasında Hırvatistan'a attıgı 41 sayı hala dillerde. Birde hocanın da haber1903 de işaret etmesi ile daha fazla umudum var artık bu transferde cok buyuk yetenek uzun soluklu bir kontrat imzalanırsa Besiktas basketbolunda efsane olacagından ve oyun gorusu ile de chatman ile beraber harika bir ikili olacaklarından suphem yok.

    The Hedo Turkoglu Story !














    There are differences between the terms underrated and inappropriately-rated, especially as they relate to hindsight — one is susceptible to it and the other is not.

    Take Steve Nash(notes) for example. There once was a time when the BC-born soccer player was a mere afterthought in elite level basketball discussion. As the years since tell us, Nash would ultimately thrive given the appropriate situation, the world took notice and the "underrated" tag was lost forever. Due to the public (and the league's) misperception, Nash flew under the radar until the truth was exposed. We all adjusted accordingly and a star was born.

    The case of Hedo Turkoglu is a similar, albeit more tragic, example and it's the latter word that sets the two apart. For years the man has been one of the most effective basketball players in the NBA, but unfortunately, he will never share the recognition of teammate Dwight Howard(notes) or sidekick counterparts like Josh Howard(notes) or Pau Gasol(notes).

    While players like Nash, Ben Wallace(notes) and more recently Chauncey Billups(notes) have all taken turns out-performing the expectations people had set for them (earning "underrated" and eventually "legitimate" status along the way), their emergence to the forefront comes more from the general public realizing that what they thought to be true was, in reality, false. These ex-role players and roster fillers had simply come into their own.

    With Turkoglu, the ones who know him understand that good things happen to those around him, and such has been the case since even before 2008's Most Improved Player award. In the form of buzzer-beating jumpers and eerily silent contributions of near 20-5-5, Turkoglu contributes to teams in ways we logically should, but can't quite appreciate.

    We know his track record but we deny his status as one of the league's more valuable players. The most sickening part about it is that we don't even know why we do it. For this reason, Turkoglu distinguishes himself from what are, in actuality, the inappropriately-rated players (think young Nash or pre-Detroit Billups), players who were always capable, just misused. The lack of credit that we give Turkoglu, despite witnessing his personal and team success, contradicts his substantial worth as a player. As far as underrating is concerned, isn't that the true definition of the term?

    Hedo Turkoglu isn't the most handsome pig in the pen, nor the most articulate or flashy but his contributions to the Orlando Magic and to the NBA are significant. If coaches and general managers ever got together in a dark, dank basement to assemble their own Frankenstein-like basketball hybrid, one can assume that the ultimate result would turn out similar to Turkoglu. Given his lumbering aura but more complicated essence, the analogy makes sense.

    Hailing from the Turkish fringe of Europe, Turkoglu boasts the height of a genuine power forward with the same circulatory ice water that runs through the veins of guards Ray Allen(notes) and Jamal Crawford(notes). His utilitarian ways have paced the Orlando Magic all season long and his intangible existence is what the Los Angeles Lakers fear most (okay, second most) heading into the NBA Finals.

    Compared to the players who have seen their stock rise from "underrated' to ... "normal rated," hindsight will have no such positive effect on Turkoglu's legacy because years down the road fans, media and coaches alike will be just as confused about the things he did on a basketball court.

    All of that said, facts don't lie and so with every step the Magic take, the Turkish delight becomes more and more of a legitimate force where it matters most; in the win column.

    But just as we have in the past, we will see this and look away, never truly realizing that Hedo Turkoglu is giving us something we don't even know we want.


    http://sports.yahoo.com/nba/blog/ball_dont_lie/post/Underrating-underratedness-The-Hedo-Turkoglu-st;_ylt=AsoxnI7efZW8naTplFb8Du68vLYF?urn=nba,168036



    Milyar dolarlar verseydik bu kadar reklamımızı kimse yapamazdı. Helal Olsun be Hido. Sen ve Mehmet Okur basketbolu bıraktıgında bi 20 yıl sizin seviyenize gelebilecek bir Turk oyuncu olabileceğini sanmıyorum.


    Gurovic Out ! Rakocevic ve Jankunas In !


    Sezon basında belkide en cok merak edilen 2 oyuncudan biri idi Gurovic. Giricek sakatlıklarla butun sezonu gecirirken Gurovic once cezalar ardından da sakatlıklardan sonra o da ligimizde pek bir varlık gosteremeden sezonu bitirdi. Duyduk ki Kızılyıldız'a geri donuyormus hatta 10-15 dk da olsa Kızılyıldız da genclerle oynamak istediğini belirtmiş Eee bana da bu yaşta 1 milyon kusur para verseler bir sonra ki sezon vefa gostereceğim takıma giderim. Bazı yabancılar Turkiye'ye tatile gelir bazıları ise oynamaya Gurovic bu yasta guzel bir tatil gecirdi diyebiliriz birde ustune o kadar para alarak. Bu sezon ligde toplam oynadıgı mac sayısı 15 cift haneli sayı urettiği mac sayısı 5.

    http://www.sportando.net/eng/europa/esteri/2751/gurovic_wants_to_play_again_for_red_star.html





    Rakocevic icin yapılan acıklamalarda onumuzde ki sezon 3 takımdan birinde forma giyeceği soyleniyor. Siena-Efes veya Tau. Charles Smith cok iyi bir savunmacı olabilir ama hucumda cok bireysel bir oyuncu oldugu icin bir turlu takım oyunu icerisine monte edilemedi. Rakocevic, Aynı Charles Smith ve Gurovic tarzı bir skorer o da cok şut endeksli bir oyuncu ama diger oyunculara gore bir artısı takıma baglı oynar cıkıp dışarı top alıp kendi sutunu yaratmaya calısmaz takım ona her zaman sut yaratır. Rakocevic Efes'e gelirse ki ihtimali yuksel Italya'da o kadar para verilmiyor Euroleague icin onemli bir hamle olacaktır.





    Efes Pilsen 'in pota altı hamlesi ise gercekten muthis. Yası Draft için çoktan geçsede bircok NBA Scoutlarının takip ettiği Jankunas Efes Pilsen ile anlaşmış. Hayırlı olsun. Efes Pilsen icin gercekten cıtayı yukseltecek bir tercih. Bir 4 numarada olabilecek butun yetenekler Jankunas da var. Artık genc Avruplılar Nba de tutunamaycagı cok iyi bildiğinden Avrupa'nın onde gelen kluplerini tercih etmeleri de artık Nba sevdalı oyuncuların sayısının azaldıgının gostergesi olsa gerek. Bir de gelecek sene en az 2 Avrupalı oyuncu kuralı dusunuldugunde de lig icinde onemli verim alınaacaktır.

    Basketbol da Yine Yeni Yeniden ||Dış Rotasyon Ismi Gecenler ; Mustafa Abi - Murat Kaya - Ersin Gorkem

    Bu sezon ki istikrarsız sezondan sonra acıkcası cok fazla şevkim kalmamıştı, bir de yogunluk da eklenince blog ve ajansspor da ki yazıları yavas yavas aksatmaya en sonunda da ne yazık ki bir sure sonra bu yazı işleri ile ilgilenememeye baslamıstım.

    Yine herşey silbaştan baslıyor. Ama bu sefer tek fark aynı kocla devam ediyoruz. Dış rotasyonda elimizde Haluk Yıldırım ve Omer Unver var. Omer zaten fazla sure almıyordu Haluk Yıldırım da yası itibarile artık surelerinde daha bir azalma olacaktır. Gectigimiz yıldan Muratcan Guler ile de devam edilmeme taraftarıyım. Aldıgı maas ile dogru orantılı olarak bir turlu belirli bir istikrar yakalayamadı sut istikrarı ise hala aynı telekom da gecirdiği yıl oyununu geliştirmek yerine daha da geriye atmış. Dış rotasyonumuzda bizle ismi gecen oyunculara bakacak olursak;




    1) Mustafa Abi


    Gectiğimiz sezonu sakatlıklar ile bogusarak geciren Mustafa Abi eskiden oldugu gibi yine Besiktas da kendini bulabilir. Muratcan Guler den cok daha tecrubeli ve cok daha iyi savunmacı olan Mustafa Abi'nin ceza sutları da yine Muratcan Guler'e gore cok daha iyi duzeyde.

    Edit: Muratcan Guler ile yeniden anlasıldıgı icin artık Mustafa Abi defteri de kapanmıs durumda.














    2) Ersin Gorkem



    Ersin de Turkiye standartlarında onemli bir skorer. Savunmada ne kadar aksasa da hucumda yeterli seviyede performans sergileyebiliyor. Sanırım bircok takımın transfer listesinde zor bir transfer gibi gozukmekte ama hangi takım alırsa da o takım adına onemli bir hamle olacaktır.













    3) Murat Kaya



    Aşağıda ki post da belirttiğim gibi yerli piyasasında onemli isimlerinden biri. "Murat Didin doneminde cok almaya calıstık ama Galatasaray ile 3 yıllık sozleşme imzalamıstı. Sozlesmesi bu sezon sonu bitiyor. 3 yıl once almayı basaramamıstık umarım yeni sezonda takıma kazandırırız." Cok begendiğim bir oyuncu ve her sene oyununa bir kademe yukselten bir oyuncu.