rss
twitter

    15 Ağustos 2008 Cuma

    David Blatt den 3.5 milyon Dolarlık Hamle !


        Gun geçmiyor ki bir NBA oyuncusu daha Avrupa' nın yolunu tutmasın.  Nba den Avrupa' ya dönenler kervanına son olarak da Jannero Pargo eklendi. Boykins için telafuz edilen 3.5 milyon dolar dan sonra birçok basketbolcunun iştahını kabartan Avrupa piyasasında; David Blatt ın koçluk yaptıgı Dinamo Moskova takımı 3.5 milyon dolarlık bir ücret karşılığında Pargo yu 1 yıllığına renklerine bağladı.

        Gecen sezon New Orleans da cok önemli bir rolu olan ve bu rolu cok iyi benimseyip harika performans sergileyen Pargo gecen sezonu 10.2 sayı 2.3 asist 2.5 ribaund istatistikleri tutturmayı başarmıştı. Ilinois çıkışlı Pargo 2002 senesinde NBA Draftlarına girmiş ancak seçilememişti. NBA kariyerine aynı yıl çıktığı work outlar ile dikkatini çektiği Lakers da başladı. Sırası ile Lakers, Toronto, Chicago ve son olarak da New Orleans formaları giyen 28 yaşında ki basketbolcu ceza şutlarında çok başarılı olup oyunu çok iyi yönlendirmesi de biliniyor.

    http://www.ajansspor.com/basketbol/nba/h/20080816/david_blattten_35_milyon_dolarlik_hamle.html

    Kaldı 2 ! # Michael Phelps ~ Pekin 2008



    Boşuna demiyoruz bu adam insan olamaz diye ABD'li yüzücü Michael Phelps 6. altın madalyasına da bugun 200 metre bireyselde 1.54.23'lük derecesi ile ulaştı. Phelps 6 altına ulaşarak, Olimpiyat tarihinde 7 altın madalyalı Mark Spitz'in rekorunu egale etme fırsatı da yakaladı. Daha önce hedefini 8 altın madalya olarak açıklayan Phelps hafta sonu 4x100 karışık ve 100 metre kelebekte mücadele edecek.  Bugun NBC televizyonuna  gunluk yaktıgı ve aldıgı kalorileri ile alakalı bir demeç veren Phelpsin  bu demecini ntvmsnbc den alıntı olarak paylaşmadan geçmek olmaz ee boşu demiyoruz bu adam insan olamaz diye ;

    Amerikan NBC televizyonuna demeç veren 23 yaşındaki ABD’li yüzücü Michael Phelps’in başarısının ardında günde 12 bin kalorilik özel olimpiyat diyeti yatıyor. 


      29. Yaz Olimpiyat Oyunları’nda, yüzmede bugün kazandığı 2 altın madalyayla, katıldığı 2 olimpiyat oyununda toplam 11 altın madalyaya ulaşan ve şimdiden oyunlar tarihinde en fazla altın madalya kazanan sporcu olarak tarihe geçen Michael Phelps, “Ye, uyu ve yüz. Bütün yaptığım bu. Vücut sistemime biraz kalori koymak ve dinlenmek yapabileceğim en iyi şey” dedi ve enerji seviyesini yüksek tutabilmek için tüm bu kalorilere gereksinimi olduğunu belirtti.

    Mukayese yapıldığında ve aynı yaşta ortalama bir erkeğin günde 2 bin kaloriye gereksinimi olduğu düşünüldüğünde aradaki büyük fark ortaya çıkıyor.

    Her öğün 4 bin kalori alan Phelps, güne, peynir, marul, domates, kızarmış soğan ve mayonezle dolu üç adet yağda pişmiş yumurtalı ekmek, 2 büyük fincan kahve, 5 yumurtalı omlet, bir tabak tahıl gevreği, pudra şekerli 3 dilim yumurtalı ekmek ve 3 adet çikolatalı krepten oluşan “Şampiyonlar Kahvaltısıyla” başlıyor.

    Phelps öğle yemeğinde, yaklaşık yarım kilo makarnayı gövdeye indirirken üstüne beyaz ekmekten hazırlanmış iki büyük domuz etli ve peynirli mayonezli sandviç ve bin kalorilik enerji içeceği tüketiyor

    ABD’li yüzücü akşam yemeğinde de yine karbonhidrat yüklemesi yaparak yarım kiloya yakın makarna ve bir büyük pizza yiyor, yanında da bin kalorilik bir başka enerji içeceği içiyor.

    14 Ağustos 2008 Perşembe

    Digiturk' den Inanılmaz Asist ...



    TBL KAPALI DEVRE YAYINI !

    Basketbol camiasında son günlerde en çok merak edilen konu cevabını buldu ve Digiturk 2 yıllığına 13.5 milyon dolar gibi rekor bir ücrete basketbol maçlarının yayın haklarını satın aldı. Ihaleye giren diğer kuruluşlar ise fiyatın yüksekliği nedeni ile ihaleden çekilmişler.  


      Önce rakamı tartışmak gerekirse belki de son yıllarda yükselişe geçen Türk Basketbolu adına ilerlemesi için önemli bir hamle olarak düşünülebilir. Havuz içerisinde takımlara dağıtım detayları bilinmese de takımlar çok yüksek bir gelir elde edeceği gözükmekte. Ligimizin her geçen sezon bir kat daha değerlenmesinin de meyvesini yavaş yavaş Avrupa Kupalarında ki başarılardan da görebiliyorsun. Geçen sezon Galatasaray Cafe Crown ile Beşiktaş Cola Turka’ nın Uleb de F8 e kalması Fenerbahçe Ulker in Euroleague de çeyrek final oynaması gibi. Önümüzde ki sezon hemen hemen her takımda ligimizi dömine edecek seviyede oyuncular bulunmakta ; Gurovic – Chatman – Vujanic – Zizic – Austin – Winston vs .. gibi oyuncular ligimizin kalitesinin git gide arttığını bir kez daha kanıtlar gibi. Ligimizin kalbur üstü takımları dışında yayın ihalesinden gelecek paralarda düşünüldüğünde transfer döneminde çok yerinde hamlelerde bulunan ve bütçeleri 1 ile 1.5 milyon dolar arasında bulunan Mersin Büyükşehir Belediye – Banvit- Antalya Büyükşehir Belediye ve Kepez de yayın ihalesi ile beraber kurdukları organizasyon içerisinde çok daha üst düzey organizasyonlar ile rekabet edebilecek ortam sağlanma olasığı da yaratılmış durumda.


      Gelgelelim Digiturk un hamlesine; belki de Türk Basketbolunun geleceği için çok yerinde ve çok cesaret isteyen bir hamle çünkü 2 sene sonra değeri kat ve kat artan Basketbol Ligimizin çok daha yüksek meblağlara ulaşan değerlerin ilk adımı atılmış durumda. Peki ya bundan sonra yayın şekli nasıl olacak Digitürk izleyicilere nasıl bir yayın stratejisi benimseyecek en çok merak edilen bir konu olarak yerini alıyor. Şifre konusu olarak da Federasyon şart koştuğu üzere basketbol maçları şifresiz bir kanalda yayınlanma zorunluluğu var. Digiturk kendi decoderi içerisinde yeni bir kanal açıp öyle de maçları yayınlayabilir o zaman da doğal olarak basketbol severlerin aynı futbol severler gibi Digiturk sahibi olması gerekecek. Aslında mantıkla olan da bu yönde hem bu oluşum ile beraber belki de radyolarda bile basketbol yayınları yayınlanıp basketbolun artık kitlelere yayılmasına daha bir olanak sağlayabilir. Her ne olursa olsun Digiturk un bu hamlesi Türk Basketbolu açısından ileride sıkça hatırlanacağı ve 1-2 seneye Basketbol Ligimizin Avrupa’ nın en iyi liglerinden biri olma yolunda da önemli bir rol oynacağı da aşikar …

    http://www.ajansspor.com/yazarlar/ismailarslan/h/20080814/digiturkden_inanilmaz_asist.html

    Roger Federer # The End


    Belki de Olimpiyatların en buyuk surprizi gerceklesmis durumda, Olimpiyatlar da Tenis branşında 1 numaralı seribaşı Roger Federer, çeyrek finalde ABD'li rakibi James Blake'e 2-0 yenilerek elendi. Şampiyonlugun en buyuk adyalarından biri olan Federer buyuk çekişmeye sahne olan macta 6-4 ve 7-6 lık setlerle 2-0 yenilerek turnuvaya veda etti. 

    Belediyeler in Futbol a Yonelmesi ve Olimpiyatlar da ki Başarısızlık




    Pekin de devam eden Olimpiyatlar da belki de tüm Turk halkı büyük bir hayal kırıklığı içinde. Geçmiş Olimpiyatlara göz attığımız da bizim açımızdan bu denli sonuk geçmesi ve ilerisi için de ışık veren branşlarında bir bir azalmasında ki nedenlerden biri de belediyelerin futbola yonelmesi olsa gerek. Eskiden birçok amator branşta belediyelerin katkısı ile çalışma şartları oluşuyordu.  Halter -Tekvando - Okculuk - Yuzme - Gures gibi branşlar belediyelerin destekleri ile kişisel sporlar da başarımız artıyordu. Ancak son 2-3 senede belediyelerin futbola katkılarında gözle gorunur bir artış bulunmakta. Hem boş stadlara oynayıp hem de belediyelerin bu denli yuksek sekilde futbola yatırım yapmalarından oturu Olimpik branşlar da oyuncuların belki de zor şartlar da hazırlanmalarına veya olimpik branşlara yetenegi olan genc oyuncuların branşında belli bir noktaya gelebilmesi için imkanların zor sağlanmasına neden olabiliyor. Olimpiyatlardan sonra duşunulmesi gerek bir konu oldugunu dusunuyorum zaten birçok branşta da gelen başarısızlıklardan sonra bir yapılanmaya da gidilebileceğini dusunuyorum ..

    Tebrikler Nazmi Avluca ~ #2 Pekin 2008


    Tarihimizin en başarısız geçen Olimpiyatlarında ikinci madalyamızı;  Gureş branşın da Grekoromen de 84 kilo da mucadele eden Konya Şekerspor da profesyonel yaşantısını surduren Nazmi Avluca bronz madalya ile ulaştı.  Milli Gureşcimiz Nazmi Avluca maçtan sonra yaptıgı açıklamada;

     ''Daha önce Avrupa ve dünya şampiyonluklarına ulaşmıştım. Kariyerimde tek eksiğim olimpiyat şampiyonluğuydu. Onu da burada tamamlayabilmek için gerçekten çok çalıştım. Olimpiyat şampiyonu olacağıma inanıyordum ama olmadı. Sonuçta olimpiyatlarda bronz madalya kazanmak da elbette önemli. Fakat hedefime ulaşamadığım için buruk bir sevinç yaşıyorum'' diye konuştu. 


    Yarı final müsabakasında mağlup olduğu Macar güreşçi Zoltan Fodor'un kesinlikle yenemeyeceği bir sporcu olmadığının altını çizen Nazmi Avluca, şunları söyledi: 

    ''İlk iki turda yendiğim Gürcistan'dan Badri Khasaia ve İranlı Saman Tahmasebi aslında daha iyi güreşçilerdi. Fakat yarı final müsabakasında şanssızlıklar yaşadım. Her iki periyotta da kurayı rakibim kazandı. Bunun üzerine özellikle ikinci periyotta riskli güreşmek zorunda kaldım. Son saniyelerde ise bir türlü güreşçiyi minderden sökemedim. Bunun sonucunda da mağlup oldum.'' 

    Avluca, Çinli güreşçiyle yaptığı bronz madalya müsabakasının ilk periyodunda dizinden sakatlandığını ve müsabakayı büyük acı içinde tamamladığını da belirterek, ''En azından bronz madalyayı kazanmam gerektiğini düşündüm. Her şeyimi ortaya koydum. Çok şükür ki hiç değilse bronz madalya müsabakasını kazanmayı başardım'' diyerek sözlerini tamamladı.

    13 Ağustos 2008 Çarşamba

    Rekorlardan Sıfır ' a ; # Taner Sagır


    Nurcan Taylan, Sedat Artuc dan sonra Taner Sagır da Olimpiyatlarda Halter branşında "sıfır" çekenler kervanına katıldı. Oysa ki en büyük madalya umudumuzdu. Peki Olimpiyat tarihimizde en fazla sporcu ile katıldığımız 2008 Pekin Olimpiyatlarında bu kadar kotu bir performans sergilenmesi gercekten büyük bir duş kırıklarına neden oldu diyebiliriz. Turnuvadan sonra tum branşlarda sıfırdan bir yapılanmaya dahi gidilebilir. Taner Sagır a gelecek olursak da Mert Aydın sporx de cok guzel bir degerlendirme de bulunmuş açıkcası paylaşmadan geçmek olmaz;

    Sağır sultan da fıssss

    Dört yıl önceydi. Atina'da bir sabaha halterde Şule Şahbaz'ın doping yaptığı şokuyla başlamıştık. Olimpiyat Köyü'nde, sporcularımızın kaldığı binalarda ölüm sessizliği vardı. Dönemin Halter Federasyonu Başkanı Kenan Nuhut'un yüzü bembeyazdı. Şule, odasından çıkmıyor, kafilenin mentörü Turgay Biçer, genç kızı teselli etmeye çalışıyordu. 
    Saatlerce Köy'de kaldık. Sonrasında topluca halter müsabakalarının yapıldığı salona gittik. 19 yaşındaki Taner Sağır'ı izleyecektik. Kafamız Şule ile o kadar meşguldu ki inanın Taner'in bir şeyler yapabileceği aklımızın ucundan geçmiyordu. Ve o gün Taner Sağır, Türk spor tarihinin en genç Olimpiyat şampiyonu unvanını elde etti. Heyecanlıydık, gururluyduk. Ertesi sabah gazetelerini açanlar, Şule'nin doping olayını küçük bir haber olarak gördüler. Manşette hatta gazetelerin birinci sayfalarında pırıl pırıl bakışlarıyla Taner'in fotoğrafları, haberleri vardı. 
    O günden bugüne Taner Sağır ismi üzerinde hep iyi şeyler duymadık. Dünya şampiyonu olunca sevindik ama mesela bir doping baskınında başkasının idrarını verdiği iddiasıyla şüphelendik. Kısacası geçen 4 yıl içinde Taner Sağır'a bakış değişti. 
    Olimpiyatlar başladığından beri ahlanıp vahlanmaktan gerçek sorunlara fazla el atamıyoruz. Ama Nurcan Taylan ve Sedat Artuç'tan sonra Atina kahramanlarından birinin daha durumunu tam olarak bilemedik. Günlerdir aklımızda hep 77 kiloda Taner Sağır'ın gelip bizleri bu kabustan uyandıracağı umudu vardı. Televizyonlarda, gazetelerde onun ismi bir kurtarıcı gibi duruyordu. Nişanlısı tekvandocu Sibel Güler'le verdikleri romantik ve madalya iştahlı pozlar bile Türk insanına bu umudu vermişti. 
    Dün Taner Sağır, podyuma koparmada 165 kiloda çıkarken duygularımız karışıktı. Ciddi anlamda yüksek bir giriş derecesiydi. Gururumuz da kabarmadı değil. Ama dedim ya aklımızda hep o sıfır tecrübelerinin dayanılmaz ağırlığı vardı. Geçmişte zavallı Hafız Süleymanoğlu ile, "Hafıssss" diye dalga geçen biz medya mensuplarına Tanrı'nın bir cezasıydı bu. 
    Taner geldi ve kaldıramadı. Bu durum 3 kez tekrarlandı. Halbuki kaldırsa madalya için şansını sürdürecek altın alamasa bile şeref kürsüsünde kendisine yer bulacaktı. 
    3 Olimpiyat kahramanının birbiri ardına çektikleri sıfırlar aklıma bazı sorular getiriyor. Bunları galiba Kenan Nuhut'tan federasyon başkanlığını aldıktan sonra binbir felaketle karşılaşan Hasan Akkuş'a sormalı: 
    1.Taner Sağır da mı Nurcan gibi yarışmak istemedi? 
    2.Taner aslında sakattı da buraya görüntü olsun diye mi getirildi? Bu yüzden mi ilk denemede 2.5-5 kilo daha alttan değil de 165'ten başlandı? Kısacası o yüksek kilo bir göz boyama mıydı? 
    3. Taner Sağır sağlamsa antrenörü, ki kendisini çocuk yaşta Ankara Pursaklar'da keşfeden Muharrem Süleymanoğlu'dur, niçin böyle bir riske girdi? Hele hele peş peşe gelen iki sıfırdan sonra. 
    4. Önümüzdeki günlerde podyuma çıkacak İzzet İnce ve Bünyamin Sudaş'ın psikolojik durumları nasıl? Onlara bu anlamda bir destek veriliyor mu? Yoksa onlar da mı sakat? 
    Halterde sıfır çekilebilir. Doğal bir sonuçtur bu. Ne var ki 4 yıl öncenin madalya sahiplerinin tümü aynı akıbete uğruyorsa bunu tartışmak, federasyon başkanından yanıtlar beklemek de kamuoyunun hakkıdır.

    Arkadaş Sen Insan Olamazsın ; Michael Phelps


            Adam mübarek sanki suda koşuyor. Sabah - Öğle - Akşam 3 öğun 8.2 km yuzuyormus, yuzmeyi geçtim gunde 8.2 km yuruyebileceğimi düşünemiyorum. Pekin'deki Olimpiyat Oyunları'nda,  Amerikalı yüzücü Michael Phelps oyunlardaki üçüncü altın madalyasını kazanmış.  Hem de 200 metre serbest yarış da  1.42.96'lık derecesiyle Dunya rekoru kırararak Altın Madalya ya ulaşmış. Daha 23 yaşında oldugunu da unutmayalım Phelps daha once de 400 metre bireysel karışık ve 4 x 100 serbest bayrak yarışlarında, dünya rekoru kırarak altın madalya kazanmıştı.  

         Yani adam hangi yarışa katılsa muhakkak Dunya rekoru kırıyor. Hedefi de Olimpiyat Oyunları'nın tarihinde sekiz altına madalya kazanan ilk sporcu olmakmış.  Zaten 3 u gitti 5 i kaldı. El oglu nasıl evlatlar doguruyor istermisiniz 8 altını 8 dunya rekoru kırarak yapsın ! Phelps in oğlu filan olursa bari Turk yapalım ya her olimpiyatlarda artık Derya Buyukuncu yu gormekten sıkıldım bi kere de finallerde ilk 5 e girer insan.  Bir de dipnot bir altın madalya daha alırsa kariyerinde Olimpiyat Oyunları'nda toplam 10 altın madalyası olan ilk sporcu olacak.  

    edit: An itibari ile 5 altın 5 dunya rekoru kırmış durumda ....




    12 Ağustos 2008 Salı

    Paylaşılamayan Guard; Andre Barrett



    NBA de 4 sezonda 6 ayrı takımda toplam 67 maç oynayabilen ve 3.3 sayı ortalaması tutturan Andre Barrett' ı önemli kılan ise kolej kariyeri ile son olarak NBDL de ki harika performansı. 26 yaşında ki basketbolcu NBDL de 18.4 sayı 8.7 asist 3.2 ribaund istatislikleri tutturarak oyun kurucunun yapması gerekenlerini sahaya en iyi yansıtan guardlardan biri gorunumunu verdi. Ahmet Hoca nın gecen sezonun sonun da soylediği gibi; "Bu oyuncuyu alan şampiyon olur" ifadesini de şimdi cok daha iyi anlıyoruz. Barrett once Maccabi ile anlaştı deniliyordu ama ardında Arroyo nun gelişi ile bu transfer rafa kaldırılmış gibi idi şimdiler de ise Ispanya ' nın iki dev klubu Barrett için rekabet içindeler. Bunlardan biri Tau Ceramica bir diğeri ise Barcelona soylenenlere gore Barcelona ' ya imza atması an meselesi imiş. Bakalım Barrett Avrupa Basketbolu' na nasıl bir giriş yapacak ...

    TBL Kapalı Devre Yayınına Hosgeldiniz ?



        Türkiye Basketbol Liginde yeni sezonda en çok merak edilen konuYayın Ihalesi. Cunku Basketbol Ligimizin değeri git gide artıyor ve bu orantıda ligimizde ki takımların da yayın ihalesinden beklentileri yüksek olmakta. Soylenenlere göre son sezonlar da ligimizi yayınlayan Ntv dışında D-Smart ve Digiturk de Basketbol Ligimizin yayın haklarına sahip olmak için kapalı zarf usulu tekliflerini bildirmişler. Peki olurda D-Smart veya Digiturk den biri yayın haklarına sahip olursa artık TBL yayınları da büyük bir ihtimal şifreli duruma geçecektir. Aslında belki de yayınların şifreli duruma geçmesi ile salonların daha fazla dolmasına neden olabilir. Hatta bu sayede radyolar da bile basketbol yayınları yayınlanıp basketbolun artık kitlelere yayılmasına daha bir olanak sağlayabilir.